300 milyon dolarlık bir ‘Çöl Yolculuğu’nun kalem kalem bilançosu

Kafasında dünyanın en ünlü festival ve eğlence etkinliği düzenleyicisi AEG ile bugüne kadar hiç yapılmamış bir festivali düzenlemek vardı. “Rock müziğin en büyük kurucu babalarını” aynı sahnede bir araya getirecek ve 300 milyon dolarlık bir ekonominin kapısını aralayacaktı.

PAUL Tolett, Rolling Stones’un Rio de Jeneiro’daki konserinden sonra soyunma odasına girdiğinde, dünyanın bugüne kadar yapılmış en büyük konser ekonomisinin ilk adımını atıyordu.

 

1999 yılından beri dünya müzik festivalleri listesinde hızla yükselen Coachella festivalini düzenleyen Los Angeles merkezli Goldenvoice şirketinin en üst düzey yöneticisiydi.

 

*

 

Kafasında dünyanın en ünlü festival ve eğlence etkinliği düzenleyicisi AEG ile bugüne kadar hiç yapılmamış bir festivali düzenlemek vardı.

 

“Rock müziğin en büyük kurucu babalarını” aynı sahnede bir araya getirecekti.

 

*

 

“Once in a life” yani “Hayatta ancak bir kere olabilecek” bir şey yapmak istiyordu.

 

Rolling Stones’la Beatles aynı sahneyi paylaşacaktı.

 

*

 

Amacı, İkinci Dünya Savaşı sonrası doğan ve Woodstock’u yaşayan kuşağa bir tür veda ayini düzenlemekti.

 

Mick Jagger dinledi ve şunu söyledi:

 

“You mean a Coachella for old people...”

 

Hadi 60’ların Rolling Stones jargonu ile Türkçeye çevireyim:

 

“Yani bir tür moruk Coachella’sı demek istiyorsun...”

 

*

 

73 yaşındaki Mick Jagger fikri beğendi ve kabul etti.

 

Dünyanın bugüne kadar yapılmış en büyük müzik ekonomisi böylece oluştu.

 

Desert Trip yani Çöl Yolculuğu” adı verilen tarihin en baba rock’çıları bu hafta sonu ve gelecek hafta sonu Los Angeles yakınındaki Indio bölgesinde 3 gece boyunca aynı sahneyi paylaştılar.

 

*

 

Rolling Stones, Betles (Paul McCartney), Pink Floyd (Roger Waters), The Who, Bob Dylan ve Neil Young art arda sahneye çıktı.

 

*

 

Ben de oradaydım ve bu devasa organizasyonun ekonomik tarafını yazıyorum.

 

300 milyon dolarlık bir ‘Çöl Yolculuğu’nun kalem kalem bilançosu

 

BİR MORUK EKONOMİSİ


ÜNLÜ
müzik dergisi Billboard’a göre iki hafta sonu boyunca yapılacak 6 konserin box office’i, yani bilet satışı 150 milyon doları buluyor. 

 

Bu rakam Streaming müzik yüzünden zor anlar geçiren müzik endüstrisi için bir mucize.

 

Ama mucizeden öte aynı zamanda bir rekor.

 

Bu yaz başında yapılan ve rekorla kapanan Coachella müzik festivalinin bilet satışı 84 milyon dolardı.

 

Şimdi 150 milyon dolarlık bu rakamla tarihi bir rekor kırılmış oluyor.

 

Moruk ekonomisi” sadece bilet satışları ile kalmıyor.

 

İki hafta sonu boyunca oteller, restoranlar, taşıma ve öteki işlerle birlikte 2 hafta sonunda Coachella Vadisi’ne 300 milyon dolar para girecek.

 

Görüyor musunuz, moruklarda, yani yaşlılarda hâlâ iş var.

 

300 milyon dolarlık bir ‘Çöl Yolculuğu’nun kalem kalem bilançosu

 

COACHELLA CADILLAC  İSE BU UZAY GEMİSİ


 
ESKİ bir müzik yapımcısı, Jim Guerinot “Çöl Yolculuğu, apayrı ve yepyeni bir olay” diyor ve devam ediyor:

 

“Eğer her yıl yapılan Coachella festivali, müzik festivallerinin Cadillac arabası ise bu 3 gece uzay gemisidir...”

 

SATILAN BİLETE GÖRE YAŞ ORTALAMASI KAÇ


Çöl Yolculuğu”nu düzenleyen Goldenvoice şirketinin baştaki amacı “Baby boomer kuşağı” için nostaljik bir veda festivali düzenlemekti. 

 

İkinci Dünya Savaşı sonrası doğan ve o dönemde mutluluk doğumlarının artışı nedeniyle “Bebek patlaması” olarak isimlendirilen bu neslin üyeleri 70 yaşına geldi.

 

Ama satışa çıkarıldığında biten biletlerin alıcılarının yaş ortalaması 51...

 

Bu da çok genç insanların da bu konserlere geldiğini gösteriyor.

 

Medya bu festivali “Oldchella” yani “Yaşlı Coachella” olarak nitelese de, gençler de burada...

 

Tesadüfe bakın ki, buraya 3 arkadaş geldik, bizim yaş ortalamamız da 51.

 

GRATEFUL DEAD  VEDA EKONOMİSİ


MÜZİK
sektörü durgunluk yaşarken festivaller mucize yaratıyor. 

 

Çöl Yolculuğu” 150 milyon dolarlık bilet satışı ile bir numaraya yerleşirken onu izleyen 3 büyük konser şunlar:

 

- İKİ NUMARA: 109 milyon dolarla Rolling Stones “Zip Code turnesi”.

 

- ÜÇ NUMARA: 52 milyon dolarla, 2015 Grateful Dead “Elveda Turnesi”. Cihicago ve Santa Clara’da iki konser.

 

- DÖRT NUMARA: 18.2 milyon dolarla, 2014 George Strait Arlington Veda turnesi.

 

BİLET FİYATLARI  3 BİN DOLARI BULUYOR


KONSERLERİN
yapılacağı “Empire Polo Field”da 35 bin kişilik oturacak yer var. 

 

Biletlerin fiyatları şöyle:

 

- VIP için hazırlanan özel paket: 3000 dolar.

 

- Oturulacak yerler: 700 ile 1600 dolar arası.

 

- Ayakta durulan yerler: 400 dolar.

 

- Bir gecelik bilet: 200 dolar.

 

- Konsere gitmek için shuttle otobüs günlük abonmanı 25 dolar.

 

AMATÖR KARABORSACILARIN BÜYÜK HAYAL HAYAL KIRIKLIĞI


BİLETLER
3 ay önce satışa çıktığı zaman ilk gün tükendi. 

 

Ancak bunların bir bölümünün ileride karaborsadan satıp kendi bilet parasını çıkarmak isteyen amatör karaborsacılar olduğu anlaşıldı.

 

Çünkü 1500 dolara satın aldıkları biletleri önceki gün 400 dolardan elden çıkarmak zorunda kaldılar.

 

16 ŞEF, GURME BOOMER’LAR İÇİN YEMEK PİŞİRİYOR  


- Woodstock, çulsuzlar festivaliydi. 

 

İnsanların tuvalet ihtiyacını gidereceği yerler bile çok kısıtlıydı.

 

- Aynı insanlar bu defa bir lüks ekonomisinde konser dinliyor.

 

- Festival alanında 250 yiyecek-içecek standı var.

 

- 16 şef gurmeler için yemek pişiriyor.

 

- Şarap meraklıları için 178 ve 250 dolarlık paket programlar var.

 

- 1960-70 ve 80’leri anlatan büyük bir fotoğraf sergisi açıldı.

 

BUSİNESS CLASS’TA TÜRKİYE’DEN KONSERE GİDEN 8 KİŞİYDİK


- “Çöl Yolculuğu” konserlerine en fazla bilet şu ülkelerden satıldı:

 

ABD, Kanada, Güney Amerika, İngiltere, Almanya.

 

- Gelenlerin yüzde 20’si Amerika Birleşik Devletleri dışından. Yüzde 50’si California dışındaki eyaletlerden.

 

- Ben her zamanki konser yoldaşım Gazella Tur’un sahibi Velid Gazel ve Koç Holding Marka Müdürü Okyar Tuncel ile gittim.

 

- Benim gittiğim THY Los Angeles uçağında konsere giden 5 kişi daha vardı. Business class’ın arka bölümünde de kimse var mıydı öğrenemedim.

 

- Araba kiralamak için Avis’in bürosuna geldiğimizde büyük bir kuyruk vardı. Çoğu konser için öteki ülkelerden gelenlerdi.

 

O kadar çok bekledik ki, sırada bizlere su ve dondurma dağıttılar.

 

SANATÇILAR KAÇ PARA ALDILAR

 

BILLBOARD dergisine göre Rolling Stones, Paul McCartney ve Roger Waters 10’ar milyon dolar, The Who, Bob Dylan ve Neil Young 1’er milyon dolar aldılar.

 

Ancak cuma günkü Wall Street Journal gazetesine göre üç büyükler 20’şer milyon dolar aldılar.

 

300 milyon dolarlık bir ‘Çöl Yolculuğu’nun kalem kalem bilançosu

 

NOT: Bu tarihi konserlerin ekonomi dışı ayrıntılarını bugün sayfa 21’deki köşemde okuyabilirsiniz.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızı'ndan çıktı

Evet bildiğimiz Türkbükü’ndeki Maça Kızı’ndan...

Daha doğrusu Maçakızı’nın kurucu ortağı Sahir’in İstanbul’daki yalısından.

Arkasında çok güzel bir hikâye var ama önce dün gece gelen haberle başlayayım.

ABD’nin yeni başkanı Biden dün sabaha karşı Dışişleri Bakanlığı’na kimi getireceğini açıkladı.

Bakanlığa getireceği isim Antony Blinken’miş...

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir gitarist geliyor.

Ama önce dün sabaha karşı bu haberi okuduğumda ilk aklıma gelen şeyi yazayım...

Yazının Devamını Oku

Demir Lady mi güçlü yoksa Çelik Kraliçe mi

İngiliz sarayını anlatan “Crown” dizisinin son bölümünü, tabii yine çok severek izledim.

Bu sezonun bana en ilgi çekici gelen bölümü, sonlarda Kraliçe Elizabeth ile Başbakan Thatcher arasındaki konuşmaydı.

*

Falkland savaşını kazanan, yaptığı radikal reformlarla İngiliz ekonomisini düze çıkarmak üzere olan Thatcher, bunlara rağmen popülaritesini kaybetmiş, artık partisi içinde zayıflamıştır.



Partisi istifa etmesini istemektedir.

Yazının Devamını Oku

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

2019 yılında Lady Gaga’nın o harika caz konseri için Las Vegas’a gittim.

1. Dördüncü gidişimdi. Bugüne kadar bana kimse orada bir “Mob Museum” olduğunu söylememişti.

Yani bir “mafya müzesi”nin...

Bu müze 14 Şubat 2012 günü açılmış. Bina 1933 yılında yapılmış ve uzun yıllar Las Vegas posta bürosu ve mahkemesi olarak hizmet vermiş.



Yani Las Vegas mafyasının üyeleri bu binadaki mahkeme salonunda yargılanmış ve mahkûm olmuş.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp grupları çorabı delik kareyi niye çok sevdi

Bu fotoğraf bize bir WhatsApp grubundan geldi.

İlk gören eşim Tansu’ydu...

Altında şu yazıyordu:

“En sağdaki Prof. Uğur Şahin, aşıyı bulan biliminsanı. Almanya’da çekilmiş. Kucaktaki kardeşi diş hekimi, ayakta çorabı delik olan modacı olmuş.”

*

Evde hepimiz ilk bakışta çok sevdik bu kareyi.

Tansu çok etkilendi ve Instagram hesabından paylaştı.

Ancak bir süre sonra bir izleyicisinden şu notu aldı:

“Fotoğraf 1975’de Düsseldorf’a göçmüş bir aileye ait...”

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi'nin minberindeki hayalet

Yanan Vaniköy Camisi’nin yeni yöneticisi Uğur Vanioğlu camiyi teslim alırken bir sayfalık ayrıntılı bir devir teslim belgesini imzaladı.

Belgenin adı “Mülhak Vakıflar Devir Teslim Tutanağı”...

Bu tutanağı görmedim
ama eski tutanaklardan
bildiğim bir şey var.

Bu tür vakıf devir teslimlerinde her şey madde madde yazılır.

Neler mi?

Caminin işletme defteri.

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Patlamayan şampanya patlayan bir gazoz ve...

Pazar günü Formula 1 final törenini izliyorum...

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp, Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

*

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Herkes Formula 1’in geleneksel şampanya patlatma seansını bekliyor.

Ama o ne?

Gazoz patlıyor...

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

İktidardaki şeytan mı daha tehlikeli, muhalefetteki mi

Farkında mısınız...

Amerikan başkanlık seçiminin ortaya koyduğu çok tuhaf bir durum var:

KAZANAN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla seçildi.

KAYBEDEN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla kaybetti...

Terazinin bir tarafı daha ağır bastı...

Ama öteki tarafı da ağır bastı...

Gelin öyleyse bu tuhaf şeytan terazisinin iki tarafında ne vardı ona bakalım...

Seçim sonrası

Yazının Devamını Oku

Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.


Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku

Depremden bir hafta önce önüme gelen papyonlu adam

1948 yılının ekim ayında bir gün...

Tahminen 5 veya 6 Ekim günü...

İzmir’in Kordon Boyu’ndan geçen bir otomobil fotoğrafta gördüğünüz bu binanın önünde durur...

Şoförün yanındaki kapı açılır, yuvarlak gözlüklü, papyonlu ve ince yapılı bir adam iner...

Biraz sonra binanın önünde kendisini karşılayanlarla birlikte bu pozu verecektir...

Bu fotoğraf karesi 72 yıl arşivlerde kaldıktan sonra bu yıl eylül ayında yayınlanan bir kitapta gün yüzüne çıkacaktır.

Kadere bakın ki, bu kitap, İzmir’de cuma günü yaşanan depremden bir hafta önce

Yazının Devamını Oku