2017 yılına girerken bir ‘palto’ hikâyesi

SİLİVRİ soğuk... Her zamankinden de soğuk cezaevinin duvarları...

Gazeteci, eşine haber gönderiyor...

 

“Bana bir palto ve bir çift bot getir lütfen...”

 

***

 

Eşi alıp götürüyor...

 

Ancak kapıdan verilen cevap şu:

 

“Kapüşon şartlara uygun değil...”

 

***

 

Bir başkasını götürüyor.

 

Ceket düğmelerine takmış Türk adaleti yine hayır diyor:

 

“Bu düğmeler cezaevi şartnamesine uygun değil...”

 

***

 

Eşi istenen şartları yerine getirmek için Levent’te bir mağazaya giriyor ve daha iki cümle söylemişken, satış elemanı son derece nazik bir sesle sözünü kesiyor:

 

“Cezaevi için mi hanımefendi...”

 

***

 

Arkasından ikinci soru:

 

“Eşiniz gazeteci mi yoksa akademisyen mi...”

 

Evet bu olay, 45 gündür neyle suçlandığını tam olarak bilmeden içeride yatan gazeteci arkadaşımız Kadri Gürsel’in hikâyesidir.

 

***

 

Bu ülkenin yetiştirdiği en bilgili, en nazik, en dürüst gazetecilerinden birinin hikâyesi...

 

FETÖ ile yakından uzaktan hiçbir ilişkisi olmayan, hayatı terör örgütleriyle mücadele ile geçmiş bir demokrat...

 

***

 

Gogol’un “Palto” hikâyesi 1842’de yayınlanmıştı.

 

Bu da 2016 yılının son ayında yazılan bir palto hikâyesi...

 

Ülkemizin 2017 yılına nasıl bir demokrasi sicili ile girdiğini gösteren hazin bir hikâye...

 

HEPİNİZE SELAMLAR İÇERİDEKİ ARKADAŞLAR

 

- Murat Sabuncu, Musa Kart ve Cumhuriyet gazetesinden arkadaşlarımız...

 

- Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan, Ali Bulaç, Şahin Alpay, Mümtazer Türköne, Hüsnü Mahalli... m Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay... Ve tutuklu öteki gazeteciler... Sizi unutmadık...

 

Hepinize selamlar...

 

GÜNÜN ŞARKISI

 

NİALL HORAN: “This Town (Tiesto Remix)”

 

Bu çocuk harika söylüyor. Şarkı çok güzeldi. Yeni çıkan Tiesto Remix’i de yılbaşı için harika bir dans şarkısı olmuş.

 

Bugünden dans etmeye başlayabilirsiniz.

 

 

NİHAYET MAKUL BİR ÇİZGİYE GELİYORUZ

 

 

TÜRKİYE, İran ve Rusya arasında varılan anlaşmanın Türkçesi şöyle:

 

- BİR: “Esed” siyaseti dönemi kapandı.

 

Yani Türkiye, Esad’ı devirme politikasından vazgeçiyor.

 

Akıllıca bir karar...

 

***

 

- İKİ: “Nusra” politikası değişiyor.

 

Türkiye bugüne kadar Nusra’yı meşru muhalefet olarak kabul ediyordu.

 

Önceki günden itibaren bu örgütü de “Ortak mücadele edilecek terör örgütü” listesine alıyor.

 

Bu da akıllı bir karar...

 

***

 

- ÜÇ: Kısaca... Moskova anlaşması, Ahmet Davutoğlu siyasetinin sona erişi anlamına geliyor.

 

***

 

Emin olun Türkiye açısından en makul ve en iyi çizgi bu olacaktır.

 

 

YILBAŞI İÇİN YENİ TÜRK ŞARKILARINDAN SEÇME

 

- Mabel Matiz: “Fena Halde”... Tipik bir Mabel Matiz şarkısı. Artı çok güzel bir ritim. Sözler her zamanki gibi iyi...

 

***

 

- İpek Demir: “Unutuverdim”... “Sana söyleyecek sözlerim vardı/İnan biraz önce tam aklımdaydı/Seni görünce heyecan sardı/Yanına gelince unutuverdim”... Herkesin yüreğinde bir noktaya dokunacak çok sıradan ama harika sözler.

 

- Koliva: “Oy Oy Sevdiğum”... Hepimizin “Türkiye” dediğimiz bir günde, “Ben sana gönül vermem/Sen unutursun çabuk” sözleriyle Karadeniz’e götürüyor...

 

***

 

- Fate Fat: “Sokağın Kafası”... Türk rap’i nedir diye sorarsanız, işte budur. “Bizi kaydetmişler doğarken/Kaybedenler kulübüne” cümlesiyle başlayan damardan bir Türk arabesk rap’i... Genç bir Türk sokağının hikâyesi...

 

- Sinan Akçıl: “Başka Şansın Yok”... Çok güzel bir yılbaşı şarkısı... Mustafa Sandal’ın eski şarkıları tadında. Değişik, harika bir ritim. Ah bir de girişteki o detone konuşma olmasa... Vallahi “Tam işte bu şarkı” diyeceğim.

 

***

 

- Sinan Özen: “Yıkılır İstanbul”... “Vallahi yıkılır İstanbul bu gece/Sen öyle salına salına gelince.” Sinan Özen’in şarkılarını severim. Bunu da çok sevdim.

 

 

 

GÜLEN, ‘CEKETİMİZİ ALIP BU OKULLARI DEVLETE DEVRETMEYE HAZIRIZ’ DEMİŞ

 

 

GEÇEN gün Darbeler Komisyonu raporunu okurken şu ilginç bölüm dikkatimi çekti.

 

***

 

“Komisyonumuzca 15.10.2012’de bilgisine başvurulan Zaman gazetesi imtiyaz sahibi Alaaddin Kaya, (şu an FETÖ davasından tutuklu) asker ve medya ilişkilerine dair yaptığı açıklamada şunları söyledi:

 

‘Dönemin Devlet Bakanı Işılay Saygın Hanımefendi, onunla bir sohbet sırasında Çevik Bir’in kendisinin mahalleden arkadaşı (olduğunu söyledi)... Neticede Işılay Saygın Hanımefendi’yle beraber Genelkurmay’a gittik... O günün şartlarında Sayın Gülen.. biz bu okulları devletimize devredelim, bu olay burada kapansın dediler.

 

Bu anlamda benim Genelkurmay’a gittiğim gün aynı zamanda Hürriyet ‘Gülen okulları devrediyor’ başlığıyla çıktı.

 

Sayın Çevik Bir, ‘Sabahtan beri karargâhın bir numaralı gündem maddesi okulları kaça alacağımızın hesap edilmesidir’ dedi.

 

Ben çok şaşırdım dedim yani bunu vermek isteyenler ceketleriyle beraber verecekler, ben öyle hissediyorum siz bu para işini nereden çıkarttınız, böyle bir şeyi nasıl düşünebilirsiniz. İnanamadı, oturmuşlar uzun uzadıya maddi hesaplar yapmışlar bu okulları kaça alırız filan diye...”

 

***

 

Gülen devlete açıkça “Bu okulları devralın” demiş...

 

Devlet 28 Şubat ortamında bu okulları devralsaydı acaba bugünkü iktidar, onun yanlıları, neler derlerdi...

 

***

 

AKP iktidarının ilk 12 yılında hasret ve bağlılık selamları gönderdiği Gülen’in bu okullarını Milli Eğitim’e geçirseydi iyi olmaz mıydı...

 

***

 

Yani bugün herkes ağzına geleni söylüyor ama o günlere bakınca görüyorsunuz ki...

 

Kimse masum değilmiş...

 

ŞUURSUZ ADAM, YANİ KATİL FETÖ’CÜ ÇIKINCA DEVLET TEMİZE Mİ ÇIKIYOR

 

ADAM hayâsızca saldırıyor Hürriyet’e...

 

Neymiş, Rus Büyükelçi’yi öldüren katil haberinde hiç FETÖ’cü kelimesi geçmiyormuş...

 

Koskoca Almanya, aradan 48 saat geçmiş, hâlâ katil için “IŞİD’ci militan” diye açıklama yapmıyor... Ama bizim arkadaş, daha katil cesedin başında elinde silah dolaşırken teşhis etmiş...

 

Tamam adam FETÖ’cü...

 

Eee ne oldu şimdi...

 

Desteklediğin iktidar, onun istihbaratı, polisi, elini yıkayıp attı mı sorumluluğu üzerinden yani...

 

Sen onu bunu bırak da şu soruyu niye sormuyorsun...

 

Nasıl oluyor da bu adam hâlâ o polisin içinde... Nasıl oluyor da 8 defa Cumhurbaşkanı’nın korumasını yapmış...

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ocak sonuna kadar 'Dry kalmak' için dört adımlık bir rehber

İçkici terminolojisini bilmeyenler için önce “Dry kalmak” ne demek ona bakalım.

İngilizce “Kuru kalmak” gibi bir anlamı var ama asıl manası “İçki içmemek”...

*

Aralık ayı içki ayıdır.

Genellikle ocağın ilk haftası da devam eder...

Sonra “Bir duralım” duygusu basar insanı...

Ama istim üzerinizde, hız almışsınız, hatta sırılsıklamsınız...

Bir de 65 plus eve kapatılmışsınız...

Nasıl duracaksınız?

Yazının Devamını Oku

12 boş tabut ve avluda faili meçhul bir ceset

Bugünkü hikâyemiz son zamanlarda streaming platformlarda çok moda olan bir “Unsolved Mysteries...”

Yani “Çözülmemiş esrarengiz olaylar” kategorisinden...

Yaşanmış bir polisiye...




Yazının Devamını Oku

Fikri Bey kardeşim bu kareye bir de sen bak

Önceki gün çekilen bu fotoğraf karesinde ne görüyoruz...

Cumhurbaşkanı Erdoğan aşı oluyor...

*

Tamam güncel olan o...



Ama gözümüzü hafifçe sağa ve sola çevirince ne görüyoruz...

Yazının Devamını Oku

Bir selfie fotoğrafı ve üç gün önce atılan bir tweet

Önümüzdeki not defterinde iki tarih var...

Biri 11 Ocak 2021...

Yani geçen pazartesi günü...

Öteki ise bundan 3 gün öncesine ait...

Yani 8 Ocak 2021...

Önce ikincisinden başlayayım...

Gördüğünüz bu fotoğraf geçen pazartesi günü Kahire’de çekildi... Eminim MİT’in elinde de vardır, çünkü açık istihbarattan gelen bir fotoğraf...

Dikkatle bakarsanız arka planda 4 bayrak göreceksiniz...

Yazının Devamını Oku

Bugün ayaktaysa kendisi ve bu iki insan sayesinde

Dün Posta gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Ebru’nun zaferi”...

Aslında, bu başlığı Adnancı çetenin mahkûm olduğu gün ben atmalıydım...

Ama Posta’yı kutluyorum...

Benim 25 yıldır takip ettiğim bir olaydı bu...

Adnancı zalimlerin “Adnan Hoca” olduğu günlerde, herkesin ondan korkup sindiği günlerde, onun zulmüne uğrayıp da tek başına mücadele eden bir kadın vardı.

Adı Ebru Şimşek...

Bu çete ona yapmadığı zulmü bırakmamıştı...

Yazının Devamını Oku

Hangisi fazla: 'Önce Türküm' diyen mi 'Elhamdülillah Müslümanım' diyen mi

Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl yaptığı “Türkiye’nin eğilimleri” araştırmasının sonuçları 7 Ocak günü yayınlandı.

Her yıl olduğu gibi sonuçları bir sosyolog gözüyle ilgiyle okudum.

Araştırmanın siyasi sonuçlarına hiç girmeyeceğim...

Çünkü beni hiç ilgilendirmiyor.

Ama sosyal ve kültürel sonuçlarında çok çarpıcı bazı öyle ilginç rakamlar var ki, işte onları anlatmak istiyorum.

Belki 2023 seçimleri için partilere yol gösterebilir.

En ilgincinden başlayayım.

SORU ŞU:

Yazının Devamını Oku

Klarnet: Dış politikanın yükselen yumuşak gücü

Son zamanlarda Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinin müdavimi oldum.

Çünkü Türk dış politikasının en gizli nabzı orada atıyor....

Özellikle Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın dış gezilerinde...

Bakanlık sitesi arşivine konan bu gezilere ait görüntüler, gazete ve televizyon haberlerine pek yansımayan “yeni trendleri” anlatıyor...

Şu an önümde son iki geziye ait görüntüler var...

Birincisi Libya’dan...

Savunma Bakanı geçenlerde Libya’yı ziyaret etti...

Orada düzenlenen gecenin en vurucu cümlesini gazetelerde ve internet sitelerinde okuduk.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp kâbusu-Neee o çıplak fotoğrafları başkalarına mı vereceksin

Herkesin kulaktan kulağa sorduğu soruyu ben açıkça sorayım: Hani pandemi sırasında erkek WhatsApp gruplarında karşılıklı atılan o çıplak kadın fotoğrafları var ya...

Yapılan o erkek geyikleri...

Hani bir uçtan ötekine şifreli diye fantezi meraklılarının yaptığı o anatomik paylaşımlar...

Kadınlar, siyasetçiler hakkında o yazılıp çizilen fıkralar...

Paylaşılan siyasi karikatürler...

Normal sohbetlerimizde ağzımıza almayacağımız ifadeler, kavramlar, küfürler...


Yazının Devamını Oku

O dört saatte beni en çok şaşırtan şey

İki gündür önümdeki iki fotoğrafa bakıp bakıp soruyorum...

O iki fotoğraf şu:

Sakallı bir adam, Senato başkanının koltuğunda oturuyor...

Bir başka sakallı adam da Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin koltuğunda...



Pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar...

Yazının Devamını Oku

Bir gün herkes o koltuktan kalkmayı tadacak ama nasıl

Amerikan Senatosu’nun seçilmiş insanları, alenen kışkırtılmış kadınların ve adamların saldırısına uğradığı sırada...

Avrupa’nın seçilmiş insanlarından birinden şu Twitter mesajı geldi:

“Şundan emin olun. Benim başbakanlıktan ayrılmam çok sıradan ve sıkıcı bir şekilde olacaktır...”

Mesajın altında, Almanya’nın seçilmiş başbakanı ve şu an dünyanın en başarılı lideri sayılan Angela Merkel’in adı vardı.  

Hesap gerçekten onun mu, yoksa birisi onun adına şaka mı yapıyor tam öğrenemedim...

Ama hepimiz biliyoruz ki, onun görevden ayrılması gerçekten çok sıradan bir şekilde olacak...

Nasıl mı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir Big Lebowski atasözü: Bir gün bir adam gelir ve

Benim kült filmim “Big Lebowski”nin 3 bowlingci kahramanının yanında, bir de yan karakteri var...

Onun adı yok...

Sadece “The Stranger”, yani “Yabancı” diye biliyoruz...

Arada bir bowling salonunun barında tek başına otururken görürüz onu...

Genellikle de Jeffrey Lebowski’ye ettiği büyük laflarıyla hatırlarız...

Mesela aklımdan hiç çıkmayan şu lafı:

“Bir ülkede bazen bir adam gelir ve...”

“Yabancı” 

Yazının Devamını Oku

Steve Jobs'un dediği olsaydı pandemide kaç video gelirdi

Son zamanlarda başladığım “podcast sohbetler”de bugün konuğum özel sektörün en büyük enerji dağıtım şirketlerinden biri olan EnerjiSA’nın CEO’su Murat Pınar...

Epeydir aradığım bir insandı.

Çünkü elinde müthiş bir veri tabanı var.

20 milyon müşteriye hizmet götürüyor. 11 bin çalışanı var.

Dolayısıyla pandemi sırasında kim ne tüketti, ne kadar evde oturdu, ne harcadı, bugün durum ne herkesten iyi biliyor.

Karşımda uzun saçları ve hali tavrı ile klasik bir enerji şirketinden çok Silikon Vadisi’nde yükselen bir startup tipi duruyor.  


Murat Pınar

Türkiye hakkında ona sormak istediğim çok şey var.

Yazının Devamını Oku

Bu Müslüman kadın 9 Şubat'ta çok önemli bir işi başaracak

Biz Boğaziçi rektörünü tartışırken 9 Şubat günü uzayda çok ilginç bir şey olacak.

Mini Cooper araba büyüklüğünde bir araç Mars’ın yörüngesine oturacak.

Ve bu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) uzaya gönderdiği bir araç olacak.

Aracın adı “Hope”.

Yani “Umut”.

Tarihte ilk defa Müslüman bir ülkenin uzaya attığı araç böylesine ileri bir noktaya gidiyor...

Üstelik güzel bir haber daha var. Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu bilimsel Mars projesinin başında 33 yaşında bir kadın var.

Adı

Yazının Devamını Oku

Yatak odasında devrim yapan bir kadının 14 ve 51 numaralı sorusu

Geçtiğimiz 9 Eylül 2020 günü Londra’da bir kadın öldü...

77 yaşındaydı...

Geçen yılın sessiz ölümlerinden biriydi... Ama, bu dünyadan ayrılırken arkasında çok gürültülü bir yakın geçmiş bırakmıştı...

Simone de Beauvoir’larla başlayan “birinci dalga feminizm”in, ikinci dalga sörfçülerinden biriydi...

Ve o kadın bizim erkek neslimizin dimağına çok korkutucu iki soruyu sokmuştu...



Yazının Devamını Oku

Fikri kardeşim başörtüsü flama da, kimin flaması

Önceki gün şunu artık iyice anladım...

Bu ülkenin iyiye gitmesi için...

Şu Allah’ın belası kutuplaşmadan kurtulması için...

Allah rızası için...

Bazı tipleri televizyonda canlı yayına katiyen çıkarmamak gerekiyor...



Yazının Devamını Oku

İlk gün: 'AKP içinden destek için çok sayıda mesaj geliyor'

Şimdi anlatacağım konuşmayı 3 gün geciktirerek yayınlıyorum.

İki nedenden dolayı bilerek erteledim.

Birincisi bu sözleri söyleyen Kılıçdaroğlu’ndan yazmak için izin istedim.

İkinci ve daha önemlisi ise...

Bu konuşmayı yılın ilk günü yayınlamak istedim.

Çünkü o felaket yılından sonra 2021’e umutla girmeyi arzuladım...

Geçen salı günü...

Yer Ankara’daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi...

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin en güzel yeni yıl kartpostalı

Önceki gün arkadaşım Ahmet Acar’ın cenazesine katılmak için arabayla Ankara’ya gidip geldik...

İlk defa Kuzey Marmara otoyolunu kullandım...

İstanbul dışına çıkışı çok kolaylaştırmış...

Yolu en az 30-40 dakika kısaltıyor.

İstanbul’a dönüşte, bugüne kadar bana en çok heyecan veren duvar resimlerinden birine rastladım.

“Pasific” benzin istasyonunun market duvarına çizilmiş olağanüstü bir Türk bayrağıydı bu...

Kim çizdiyse gerçekten çok başarılı...

Bayrağın dalgalanışına o kadar güzel bir hareket vermiş ki, insan önünde durup fotoğraf çektirmeden geçemiyor....

Yazının Devamını Oku

Beluga balinası ve Amur kaplanı ile uyuyan hücrelere mesaj mı

Dün Rusya Devlet Başkanlığı’nın internet sitesinde dolaşırken çok ilginç bir şeyle karşılaştım.

Biliyorum bazılarınızın aklına hemen şu soru gelecek.

“Ne işin var senin oralarda?”

Sedat Ergin soktu kanıma bunu...

Biliyorsunuz, o, başlığında “resmi” kelimesi bulunan her devlet sitesini ziyaret eder.

Tabii ki, onun Rusya resmi internet sitesine girip dolaşması ile benimki arasında esaslı bir fark var.

Onun ilgi alanı “Diplomatik belgeler”, “Resmi heyetler arasındaki görüşmeler” ve “Dokümanlar” bölümü olur...

Ya ben Rusya Devlet Başkanı’nın sitesine girersem ne görürüm?

Yazının Devamını Oku

Kaybettiğim bir tebessüm ve en güzel komşularımız

‘Hayatın şeyleri” bazen insanı en hazırlıksız anında yakalar...

Kendinizi mütevazı ve sakin bir yılbaşına hazırlarken çalar birden kapınızı...

En hazırlıksız olanı ise yüzünüzdür öyle anlarda...

O yüz ne hissettiğini anlatamayacak kadar çaresizdir çünkü...

Pazar akşamı işte böyle oldu...

Hiç beklemediğimiz, en hazırlıksız anımızda öğrendik oda arkadaşımın ölümünü...

ODTÜ’nün eski rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar benim ilk akademik yoldaşımdı...

Aynı yıl yurtdışından dönüp, Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde göreve başladık....

Yazının Devamını Oku