GeriEngin KRATZER İKİSİ DE EFSANE
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İKİSİ DE EFSANE

ROGER Federer ve Rafael Nadal gibi ‘sporcu kişiliğine sahip’ tenisçiler bir daha kolay kolay gelmez. 36 yaşındaki Federer Avustralya öncesi fazla turnuva maçı oynamadı.

Ancak çok verimli antrenman yaptı. Baseline çizgisine yakın çabukluk ve vuruş çalışmalarının yanı sıra fitnes  yaptı. 20’ye yakın antrenman seti oynadı,  yüzlerce servis attı.

NADAL, OYUNUNU GELİŞTİRDİ

Beş yaş küçükNadal ise yeni koçu Carlos Moya ile, durağan seyreden oyununa yeni ivmeler kazandırdı. Forehand vuruşları eskisine göre daha derin, spinli ve etkili geliyor. Servislerini de geliştirdi. Solak olduğu için sağlakların pek alışmadığı açılara daha etkili ve derin servisler atıyor. Ayrıca servislerini rakiplerin göbeğine doğru atarak onların hareket kabiliyetlerini kısıtlıyor.

Finalde puanlar, ralliler fazla uzamadı (beşinci set hariç). İki tenisçi de fazla yorulmamak için ilk fırsatta toplara riskli vurarak rakibi sıkışık duruma düşürüp adeta infaz etmeye çalıştı. Beşinci set adeta başlı başına  bir maça sahne oldu. Bu sette önce Nadal, Ferderer’in servisini kırarak çok önemli avantaj sağladı. Fakat Nadal birden telaşlandı. Basit hatalar yaptı. Bu sefer Federer, Nadal’ın servisini kırdı. Nadal dağıldı. Federer tekrar kararlığını ve agresifliğini kazandı. Nadal’ın ondan sonraki çabaları yetmedi ve Federer zafere ulaştı.

X

TED Open'da 73. yıl

Bu sene oynanan TED Open finalinde şampiyon olan Avustralyalı James Duckworth seyredilmeye değerdi.

29 yaşındaki tenisçinin maçlarda ortalama 180-190 km/h hızla attığı servisleri, rakiplerinden gelen toplara anında doğru vuruş seçimleri yapması ve süratli geri oyunuyla izleyicileri adeta büyüledi. Duckworth, şampiyon olduğu TED Open sonrasında ATP’nin açıkladığı dünya klasmanında kariyerinin en üst sırasına (No.65) çıkmış oldu. Avustralyalı raketi daha üst sıralarda göreceğimize eminim.

TED OPEN’DAN GRAND SLAMLERE

Çünkü TED Open gibi bir Challenger serisi turnuvası Grand Slamler gibi büyük etkinlikler için adeta bir köprü niteliğindedir. Bugüne kadar TED Open’a Alexander Zverev, Marin Cilic, Matteo Berrettini, Ilya Ivashka ve Karen Khachanov gibi isimler katıldı. Bu isimler dünya klasmanında ilk 10’a girmiş oyuncular.

FİNANS KURULUŞLARI NEREDE?

Ne üzücüdür ki böyle köklü bir spor etkinliğinin uzun süreli bir ana sponsoru bulunmamakta. Her yıl bankalarımız milyonlarca TL kâr yaptıklarını açıklıyorlar. Bir banka veya finans kuruluşu çıkıp da ‘’Biz tenisi destekliyoruz.’’ diyemiyorlar mı? Bugün her bir banka bir spor dalını seçip rahatlıkla uzun vadeli bir sponsorluk anlaşması yapabilir. Uzun vadeli derken kastettiğim en az 5 yıl. Biz de ise maalesef bu süre 1-2 yıl ile sınırlı. Basit bir örnek vermek gerekirse, Fransa Açık tenis turnuvasının ana sponsoru bildim bileli BNP Paribas bankası. Evet, o bir Grand Slam bizimkisi ise bir Challenger.

BİZİM GRAND SLAM

Fransa Açık, Paris şehri ile özdeşleşti. TED Open ise İstanbul ile özdeşleşti. Bu da TED Open’ı ‘’bizim Grand Slamimiz’’ yapar. İstanbul Challenger öncesi sponsor olmayışı TED kulübü başkanı Mehmet Tınaz’ı çok düşündürdü. Bu olumsuzluğa rağmen turnuvayı kulübün kendi imkanlarıyla yapmaya karar verdi.

Yazının Devamını Oku

Djokovic tarih yazamadı

Tek erkekler finalinde müthiş tenis, gözyaşı, hırs, mücadele ve tenis izlemeye hasret bir seyirci kitlesi vardı.

Şampiyonluk maçında dünya 1 numara Novak Djokovic ve 2 numara Daniil Medvedev karşılaştı. 25 yaşındaki Rus tenisçi Medvedev oyuna hızlı ve kararlı başladı. Maçın daha ilk oyununda kendisinden 9 yaş büyük olan Sırp raket Djokovic’in servisini kırdı. Djokovic ise karşılaşmaya tedirgin ve biraz titrek başladı. Medvedev, Djokovic’in oyun planına izin vermedi. Şöyle ki; Djokovic, Medvedevi koşturmaya başladığında Medvedev koşar halde vurduğu agresif topları rakip sahanın ortasına attı. Bu durumda Djokovic, ortaya süratli gelen topları istediği şekilde yönlendiremedi. Böylece Djokovic, oyun planından çıktı. Hiç alışık olmadığımız şekilde file önüne çıkmaya başladı. Burada da başarılı olamadı. Djokovic, maçta bir türlü hakimiyet kuramadı. Az da olsa eline gelen fırsatları da yaptığı yanlış seçimler ile değerlendiremedi. Medvedev, ise son zamanlarda başta fiziksel kondisyonunu ve servisini geliştirdi. Ayrıca sahanın ortasına seken toplarını da eskisine göre çok daha agresif ve süratli vurmaya başladı. Uzun rallilerde Medvedev, Djokovic’ten daha az hata yaptı. Medvedev, maçın ilk iki setini net bir şekilde 6/4 alıp, üçüncü sette ise 5-2ilerideydi. Servis kendisindeydi. Ve şampiyonluk sayısı atıyordu. Birden bu kaliteli tenisin devam etmesine hasret kalan seyirciler Medvedev’e karşı negatif bir tezahürata başladı. Medvedev, şaşkınlığından dolayı servisini bir süre atamadı. Atınca da çift hata yaptı. Ardından bir çift hata daha yaptı. Böylece Djokovic, maçın başından beri ilk defa Medvedev’in servisini kırmış oldu ve durum 5-3 oldu. Djokovic, servisini alıp durumu 5-4’e getirdi. Saha değişiminde Djokovic, koltuğunda havlusunu yüzüne tutup seyircinin kendisine verdiği destekten ötürü duygulandı ve ağlamaya başladı. İki oyuncu korta geri geldiklerinde heyecan doruktaydı. Medvedev, maç sayısında tekrar çift hata yapmasına rağmen kariyerinin ilk Grand Slam unvanına ulaşmasını bildi.

Novak, bu sezon tarihi rekorlar peşindeydi. Amacı aynı yıl içerisinde 4 Grand Slam turnuvasını kazanmak ve Olimpiyat şampiyonu olabilmekti. Böylece ‘’Golden Slam’’ unvanına sahip olacaktı. Sezona çok iyi başladı. Önce Avustralya Open’ı kazandı. Sonra Fransa Açık turnuvasının yarı finalinde toprak zemin kralı Nadal’ı mağlup edip finalde ise Yunan tenisçi Stefanos Tsitsipas’ı yenerek sezonun ikinci Grand Slam'ini de kazandı. Ardından müthiş bir performans göstererek kariyerinin 6.Wimbledon şampiyonluğuna ulaştı. Yolculuğuna Tokyo Olimpiyatlarında devam etti. Yarı finalde Alman Alexander Zverev’e kaybedince ‘’Golden Slam’’ rüyası sona erdi. Bronz madalya maçında da İspanyol Pablo Carredo Busta’ya mağlup olunca madalyasız kaldı. ‘’Golden Slam’’ unvanını kaçırmış olsa bile Djokovic’in bir amacı daha vardı. Avustralyalı efsane tenisçi Rod Laver’ın 52 yıl önce aynı yıl içerisinde kazanmış olduğu 4 Grand Slam şampiyonluk unvanını tekrar kazanarak tarihte Rod Laver’ın yanında yerini almak. Djokovic, bu hedefleri koyduğunda esasen en büyük meydan okumayı bizzat kendisine yapmış oldu. Sezon ilerledikçe kazanma baskısı arttı. Baskı artınca da gerek Olimpiyatlarda gerekse de son durak olan US Open’da istediği başarıyı elde edemedi.

Maçın sonunda iki oyuncunun birbirine söyledikleri:

Djokovic Medvedev’e: Grand Slam unvanı kazanmayı hak eden bir oyuncu varsa o da sensin.

Yazının Devamını Oku

Kadınlarda genç jenerasyon

Bu sene Amerika Açık tenis turnuvasında oynanan tek kadınlar finali sürprizlerle doluydu. Böyle bir Grand Slam finaline bugüne kadar hiç şahit olmadık. Bundan sonra da şahit olabileceğimize pek inanmıyorum.

Geçen seneki US Open tribünleri pandemiden dolayı boştu. Tenise hasret kalan seyirciler kadınlar finalinde 23 bin kişilik Arthur Ashe merkez kortunu tamamen doldurdular. İki finalistin de yaşlarına baktığımızda adeta bir junior şampiyonası izliyor gibiydik. Bir taraftan İngiltere adına oynayan henüz 18 yaşındaki Emma Raducanu diğer taraftan ise Kanada adına oynayan 19 yaşındaki solak tenisçi Leylah Annie Fernandez finalde karşı karşıya geldiler.

Raducanu, Amerika Açık turnuvası başlamadan birkaç hafta önce dünyada ilk 150 tenisçi arasında olup henüz kimsenin pek tanımadığı bir tenisçiydi. US Open’ın elemelerine bile girmesi mümkün değildi. Ancak son oynadığı Wimbledon turnuvasında İngiliz Tenis Federasyonunun kendisine vermiş olduğu Wild Card(Kontenjan) ile 4.tura çıktı. Fakat 4.tur maçını nefes darlığından dolayı bitiremedi. Ancak Wimbledon’da aldığı puanlarla klasmandaki sıralamasını yükselterek US Open elemelerine son anda girebildi. Raducanu, zorlu eleme maçlarında beklenmedik bir şekilde 3 turu geçerek ana tabloya çıktı. Turnuvanın ana tablosunda devam edebileceğini hayal etmediğinden dönüş uçak biletinin tarihini sürekli erteliyordu.

SET KAYBETMEDEN 10 MAÇ

İngiliz tenisçi, tenis tarihinde bir ilke imza atarak ön elemelerden gelip bir Grand Slam turnuvasında şampiyon olan tek tenisçi unvanına sahip oldu. Emma Raducanu, iki haftada 10 maç yapıp set kaybetmeden Amerika Açık’ta şampiyon oldu. Final yolunda 2020 Tokyo Olimpiyat şampiyonu İsviçreli Belinda Bencic ve gündemde olan Yunanlı Maria Sakkari gibi güçlü tenisçileri eledi. Rumen asıllı babası Ian ve Çin asıllı annesi Renee, Raducanu henüz 2 yaşındayken İngiltere’ye yerleştiler. 5 yaşında tenise başladı. Okulda çok başarılıydı. Ailesi onu çok disiplinli yetiştirdi. Ailesinin yetiştirme tarzı Raducanu’nun mental dayanıklılığını güçlendirdi. Babasından dolayı tenisteki rol modeli Rumen ‘’Simona Halep’’. Korttaki hareketleri de Halep’i andırıyor. Annesinden dolayı ise rol modeli Çinli ‘’Lİ Na’’. Oyun tarzındaki agresifliği de Li Na’nın oyun tarzına benziyor. Raducanu’nun bilhassa agresif vurduğu ve yönlendirdiği çift el backhandleri önemli bir silahı. Genç yaşına rağmen bu istikrarlı oyunu geleceğe dönük onu zirvede tutabilecek bir özellik.

 

44 SENELİK HASRET BİTTİ

Kadınlarda İngilizlerin son Grand Slam şampiyonu 1977 yılında Wimbledon’ı kazanan Virginia Wade idi. 44 sene sonra Raducanu’nun tekrar bir Grand Slam kazanması İngiltere'deki tenise olan ilgiyi canlandıracaktır.

Yazının Devamını Oku

İspanya'da Türk finali

Altuğ Çelikbilek ve Cem İlkel iki pırıl pırıl genç profesyonel tenisçimiz. İkisi de bugün dünya klasmanında kariyerlerinin en üst sıralamalarında bulunuyorlar.

Altuğ, bu sezon ATP sıralamasında 31 basamak yükselerek 172 numaraya; Cem ise 21 basamak yükselerek 188. sıraya çıktı. Haftalarca ülkeleri dolaşıp turnuva oynuyorlar. Altuğ ve Cem dokuz yaşından beri birbirlerini tanıyor, tenis oynuyor, antrenman yapıyorlar. Çok iyi arkadaşlar.

Geçtiğimiz hafta İspanya’nın güneyinde bulunan Pozoblanco bölgesinde Challenger turnuvasına katıldılar. Kuralarının sonucunda Cem ana tablonun üst tarafında Altuğ ise alt tarafında yer aldı. 32 kişilik fikstürde 6 İspanyol raket vardı. Turnuvaya ilgi büyüktü. Bir taraftan Cem diğer taraftan Altuğ rakiplerini tek tek yenmeye başladı. Hatta Altuğ çeyrek finalde coşkulu bir izleyici kitlesi önünde turnuvadaki son İspanyol tenisçiyi mağlup etme başarısını gösterdi.

İkisi aynı otelde iki farklı odada kalmalarına rağmen genelde bir odada vakit geçirdiler. Birbirlerinin maçlarını izleyip birbirlerine destek oldular. Yarı finale çıktılar. Maçlarını kazansalar İspanya’da bir Türk finali olacaktı. Aynen de öyle oldu. Altuğ ve Cem final günü tribünleri dolduran İspanyol seyircilere üç setlik tenis ziyafeti izletti. Maçı Altuğ kazandı.



KORTTA RAKİP, KORT DIŞINDA ARKADAŞLAR

Yazının Devamını Oku

Tenis ve olimpiyatlar

Tenisteki en son olimpiyat şampiyonu 1924 yılında Fransa oyunlarında kaldı.

Aradan 44 sene geçtikten sonra 1968 yılında Meksika Olimpiyatları'nda sadece gösteri sporu olarak tenis tekrar gündeme geldi. Aradan 20 yıl daha geçtikten sonra tenis resmi ve kalıcı spor dalı olarak 1988 Seul Olimpiyatları'nda nihayet kabul edildi.

TOKYO 2020

Tenis maçları Tokyo metropolüne bağlı Koto ilçesinde bulunan Ariake Tenis Parkı'nda oynanıyor. Merkez kort 10 bin kişi kapasiteli. Merkez kortun üstü, çatı sistemi ile kapatılabilmekte. Ancak korona nedeniyle son dakika alınan karar ile maçlar seyircisiz oynanmakta ve tribünler boş. Sadece çalıştırıcı, idareciler ve akredite olan yetkililer maçları seyrediyor. Zemin ise sert kort.

Ana hatları ile teniste olimpiyatlara katılım şartları ise şöyle: Kadın ve erkekler tekler kategorisine dünya sıralamasında ilk 56 arasında olan tenisçiler Olimpiyatlara katılıyor. Ancak bu oyuncuların daha önce muhakkak kendi ülkelerini milli müsabakalarda temsil etmiş olmaları koşulların arasında. Çiftlerde ise dünya sıralamasında bulunan ilk on çift oyuncusu yine aynı ülkeden dünya çiftler sıralamasında ilk üç yüz arasında olanlar ile eşleşebilmekte. Tekler, Çiftler ve karışık çiftler olmak üzere toplam 172 tenisçi Tokyo 2020’de mücadele edecek. Profesyonel raketler burada para ödülü ve klasman puanları için değil ülkelerini temsil etmek için ter dökecekler.

HAVA ŞARTLARI ZORLUYOR

Tenisçilerin en çok şikâyet ettikleri konu ise Tokyo’daki havanın aşırı sıcak ve nemli olması. Gölgede 40 dereceyi bulan sıcaklık sayesinde toplar havada daha süratli süzülüyor ve zeminde daha yüksek sekiyor. Maçlar üç set üzerinden oynanıyor. İki seti alan maçı kazanmış oluyor. Her sette Tie Break uygulaması var. Örneğin üç setlik bir maçta tenisçiler bu iklim şartlarında 3-4 litre su kaybedebilmekteler. Maçını kazanıp ertesi günü tekrar korta çıkacak olan tenisçilerin vücutlarındaki su dengesini tekrar toparlaması için takribi 30 saatlik kısa bir süre kalması performansı olumsuz etkileyebilir..

DJOKOVİC TARİH YAZMAK İSTİYOR

Dünya bir numarası olan Novak Djokovic, Tokyo Olimpiyatları'nda altın madalya için mücadele ediyor. Bu sezon sırasıyla Avustralya Açık, Fransa Açık ve Wimbledon’da şampiyon oldu. Tokyo’da altın madalya kazanıp ardından da Amerika Açık'ı kaldırırsa aynı yıl içerisinde dört Grand Slam ve Olimpiyat altını ile Golden (Altın) Slam unvanını alarak tarih yazmış olacak.

Yazının Devamını Oku

Son durak Novak Djokovic

Wimbledon tek erkekler finali esasen keyifsiz başladı. Novak Djokovic maçın henüz ilk puanında servisi ile çift hata yaptı.

İlk kez bir Grand Slam finaline çıkan Matteo Berrettini ise tutuktu. Berrettini’nin basit hataları ve Djokovic’in yaptığı birkaç yanlış seçim şampiyonluk karşılaşmasının birinci setin ilk oyunlarının seyrini sönük hale getirdi. Ancak tecrübeli Sırp Djokovic oyunu rölantiye aldı.

Vuruşlarının süratini düşürüp kontrolü arttırdı. Berrettini ise tam tersi vuruşlarını hızlandırdı ancak telaşlı ve aceleci kararlar ile gereksiz hatalar yaptı. Bu durum Berrettini’nin toplarının genelde filenin daha yüksek olduğu yan taraftaki ağa takılmasına sebep oldu. Birinci setin dokuzuncu oyunundan itibaren oyun kalitesi yükseldi. Djokovic 5/2 ilerde olmasına rağmen bu avantajı koruyamadı ve Berrettini seti Tie Break’e taşıdı. Berrettini, geriden gelmenin öz güveni ile dünya bir numaraya karşı Tie Break’i ve böylece ilk seti kazanmayı bildi.

BERETTINI

25 yaşındaki İtalyan oyuncu Berrettini, Wimbledon öncesi hazırlık turnuvası sayılan Queens Clup’ta şampiyon olmuştu. Berrettini, Wimbledon’ın yarı finalinde Roger Federer’i üç sette yenen ve son seti 6-0 kazanan Polonyalı Hubert Hurkacz’ı kortta adeta çaresiz bırakmıştı. Berrettini 1.96 m boyunda. Saate ortalama 200km hızında servisler atabiliyor. Forehandler’i adeta ateş edermişçesine vuruyor.

SERVİS KARŞILAMA

34 yaşındaki Djokovic finale kadar sadece bir set kaybetti. Kaybettiği seti de ilk turda henüz zemine alışamadığı ve sürekli kaydığı maçta kaybetti. Yarı final karşılaşmasındaki Djokovic’in rakibi Kanadalı Denis Shapovalov, mükemmel oynamasına rağmen set alamamıştı. Djokovic Pazar günü otuzuncu Grand Slam finalini oynadı. Büyük tecrübe… Djokovic’in bana göre en önemli vuruşu servis karşılama. Berrettini’nin füze gibi attığı servisleri Djokovic, büyük bir ustalık ve vücut dengesi ile çimin kalmadığı arka çizgideki topraklı alana yönlendirdi. Djokovic ilk seti verdikten sonra üç seti arka arkaya kazanarak kariyerindeki yirminci Grand Slam unvanını da kazanmış oldu. Djokovic’in rakipleri, Djokovic’e karşı inanılmaz iyi oynamalarına rağmen bir türlü kazanamamalarının nedenlerine kısaca bakalım;

TENİSTE MENTAL GÜÇ ÖNEMLİ

Nedenlerin başında mental güç geliyor. Yani baskı altında titrememek veya telaş etmemek ya da zamansız risk almamak. Oyucuların bir kısmı kritik puanlarda toplara aşırı güçlü vurmayı tercih ediyorlar. Buda onları hataya zorluyor. Dediğim gibi, tüm bu saydıklarım teknik veya fizik kondisyon ile alakalı konular değil. Tamamen mental. İşte tam bu noktada Djokovic’in gücü ve tecrübesi ortaya çıkıyor. Djokovic güçlü vuruşlarına ne zaman biraz incelik ve ek ustalık katması gerektiğini çok iyi biliyor. Anlık oyun taktiğini değiştirebiliyor. Zaten müsabık tenis oyununu genel anlamda yüzdelere bölersek ortaya çıkan tablo şudur:Yüzde 20-25 arası 'teknik', yüzde 30-35 arası 'fizik kondisyon. Geriye kalan yüzde 40 ise 'mental'

Yazının Devamını Oku

Altuğ Çelikbilek, Portekiz’de şampiyon

Milli tenisçimiz Altuğ Çelikbilek, Porto Open turnuvasında kariyerinin altıncı, ATP Challenger seviyesinde ise ilk şampiyonluğunu aldı.

Altuğ, tenise 4 yaşında Antalya ATİK kulübünde tenis antrenörü olan babası Kemal ile başladı. Challenger serisi turnuvalar her profesyonel tenisçinin gelişmesinde büyük önem taşır. Tenisçiler ATP klasmanında yükselmek için Challenger turnuvalarının sunduğu yüksek seviyedeki maçlarda tecrübe kazanma fırsatı elde ederler. Bu turnuvalarda geleceğin Grand Slam oyuncuları, dünya klasmanında tepede olup farklı nedenlerden dolayı tekrar düşüşe geçip toparlanmaya çalışan tenisçiler ve gençler kategorisinde zirvede olup profesyonel arenaya girmeye çalışan gelecek nesil raketler kozlarını paylaşırlar. Herkesin tek amacı, maç kazanıp puan toplamak. Challenger serisinde şampiyon olmak bir üst seviye olan ATP World Tour turnuvalarına katılmanın yolunu açıyor. ATP Dünya Tur serisi ise 250, 500, 1000 ve 1500 olarak sınıflandırılmakta. Bu turnuvalarda daha fazla para ödülü ve daha çok puan kazanma fırsatı var.

Altuğ, bu şampiyonluğu ile Marsel İlhan ve Cem İlkel’den sonra Challenger Turnuvası kazanan üçüncü Türk olarak tarihe geçti. Altuğ, Alman antrenörü Tobias Hinzmann ile Hamburg şehrinde çalışmalarını sürdürüyor.

Altuğ’un şu ana kadar en önemli galibiyeti eski dünya on numarası olan Ernest Gulbis’i yenmiş olması.

Gulbis, Letonyalı bir tenisçi. Eylül ayında ise Türkiye-Letonya ile Davis Cup yani milli maç oynayacak.

Davis Kupası Kaptanımız Marsel İlhan’ın Altuğ ile ilgili yorumları ise  şöyle; "Altuğ bu sezon çok iyi bir çıkış yaptı. Bu formunu koruması çok önemli. Letonya’nın bir numarasını daha önce yenmiş olması bizim için önemli avantaj."

İPEK ÖZ ÇIKIŞTA

Bugün yirmi bir yaşında olan solak tenisçimiz

Yazının Devamını Oku

Geleneklerin turnuvası Wimbledon

İlk Wimbledon etkinliği 1877 yılında düzenlendi. Wimbledon Londra’nın Güneybatısında bulunan bir ilçe.

Turnuvanın oynandığı kulübün adı ise All England Kulübü. Şimdi 134ncüsü oynanıyor. Wimbledon tenis turnuvası geleneklerine sadık kalmaya devam ediyor. Kadın tenisçilere 'Lady' (Hanımefendi), Erkelere ise 'Gentleman' (Beyefendi) diye hitap ediliyor. Kortta beyaz kıyafet giymek zorunlu. Zemin ise doğal ve özel ekilmiş çim. Birde unutmadan turnuvanın meşhur kremalı çileği. İki haftada ortalama yüz doksan bin porsiyon tüketiliyor. Bu saydıklarım geleneklerin sadece birkaçı.

Ev sahiplerinin en çok hasret kaldıkları ise Wimbledon turnuvasında bir İngiliz’in şampiyon olması. Seksen beş yıl önce Fred Perry erkelerde ilk İngiliz olarak kutsal çimde birincilik kupasını kaldırdı. Ondan sonraki kupa tam yetmiş yedi yıl sonra geldi. Andy Murray kupayı tekrar Britanyalılara hediye etti. Kadınlarda ise 1977 yılında Virginia Wade’in şampiyonluğu dışında bekleyiş devam ediyor.

Wimbledon sürekliliğini hep korudu .Dünya savaşları hariç. Birde geçen sene pandemi nedeniyle iptal edildi. Son hatırladığımız ise 2019’da Roger Federer ve Novak Djokovic arasında oynanan final idi . Hani Federer, lehine olan iki maç sayısını kaybederek Djokovic’e şampiyonluğu tepside sunduğu yıl. Wimbledon organizatörleri kendilerini önceden sağlama almıştı. İptal edilen 2020’deki turnuva için sigorta şirketinden 140 Milyon Dolar (Takribi Bir Milyar iki yüz Milyon Türk Lirası) para aldılar.

DİKKAT KAYGAN ZEMİN!

Wimbledon’da en çok konuşulan konu zeminin ne kadar kaygan olduğu. Turnuvaya bir yıl ara verildi fakat nerdeyse iki sene boyunca merkez kortta çim bile ekilmedi.

Bu durum merkez kortta tenisçilerin kayıp düşmelerine, düşüp oyuna devam etmelerine, sakatlanmalarına ve hatta turnuvadan çekilmelerine sebep oldu.

Yıllarca Wimbledon’un çim kortlarının çok hızlı olduğu gündemdeydi. Güçlü servisleri olan oyuncuların tek vuruşta puan kazanmaları seyir açısından izleyicilere pek zevk vermiyordu. Zamanla çimin ekme yönü değiştirildi. Çim, zemin üzerinde ortalama sekiz milimetrelik hav yüksekliğine göre biçildi. Buda yeşilliği biraz olsun yavaşlattı. Fakat topların alçak ve kayarak sekmesini tabii ki engelleyemedi. Tenisçiler bu zeminde oynamak için alt tabanı düz ve tırtıllı olarak (Kabarcıklar) özel üretilen tenis ayakkabıları ile oynuyorlar. Bu kabarcıklar oyuncuların rotasyonu sırasında zeminde kaymamalarını ve dengeli durmalarını sağlıyor. Bu takribi iki senelik süreçte Merkez kortun çim ekimi ve bakımı fazla yapılmadı ve kort neredeyse hiç kullanılmadı. Sadece All England kulüp üyeleri turnuva öncesi bir veya iki defa çift maçı oynamışlardır. Çimin üstünde fazla oynanmadığı için çim henüz taze ve oturmamış. Wimbledon başlamadan önce diğer on yedi kortta üyeler sürekli oynadığından kayma ile ilgili fazla olumsuz haberler gelmiyor.

Yazının Devamını Oku

Solak tenisçiler baş belası olabilir

İstatistiklere göre dünya nüfusunun %10’u solaktır. Teniste de solak tenisçi sayısı azdır. Dünya sıralamasında erkeklerde ilk on tenisçi arasında olan sadece üç tenisçi (Rafael Nadal, Jimmy Connors, John McEnroe ) Grand Slam şampiyonu olmuşlardır. Tabii burada Avustralyalı efsane tenisçi Rod Laver’ı da unutmamak gerekir.

Kadınlarda ise 18 Grand Slam şampiyonluğu olan efsane Martina Navratilova ve doksanlı yılların başında dokuz Grand Slam kupasına sahip Monica Seles yer alıyor. ATP’nin güncel ilk 100 sıralamasında on beş solak tenisçi var. Bunların kralı da Rafael Nadal. Arkasından ise öldürücü Forhandleri ile Kanadalı Denis Shapovalov ve diğerleri geliyor. Kadınlarda ise iki kez Wimbledon Şampiyonu Petra Kvitova ve dünya eski bir numara Alman Angelique Kerber başı çekiyor.

SOLAK TENİSÇİLERİN FARKI

Peki, bu solak tenisçilerin özellikleri nedir ve sağ eli ile oynayanlara karşı olan avantajları nelerdir? Bir inceleyelim. Sol elle oynayanların azınlıkta olduğuna göre, sağlak tenisçilerin solak rakipleri ile karşılaşması pek fazla mümkün olmuyor. Karşılaştıklarında ise sağ elle oynayanların oyun planını değiştirmesi kaçınılmaz oluyor. Sağ ellerini kullanan tenisçilerin, rakiplerinin backhandlerine yönlendirdikleri çapraz vuruşların cevabı alışılmış şekilde Backhand olarak geri gelemiyor. Onun yerine solaklar, spinli, açılı, süratli ve yüksek seken Forhandleri ile sağlak rakiplerinin Backhandine baskı kuruyorlar. Sağlaklar için diğer önemli bir değişiklik ise sol elini kullanan tenisçilerin servislerini karşılamak. Solakların attıkları servislerin topları farklı falsolar ile sektiğinden bu duruma alışmak bir kaç oyun sürebiliyor. Sağ elini kullanan tenisçiler genelde ikinci servislerini rakibin Backhandlerine yönlendirirler. Aynı servisi solak tenisçiye attıklarında ise solaklardan Backhand yerine füze gibi Forhandler ile karşılaşırlar.



Yazının Devamını Oku

Djokovic, final tecrübesini konuşturup 19. zafere uzandı!

Yıldızı parlayan 22 yaşındaki Yunan tenisçi Stefanos Tsitsipas ilk kez bir Grand Slam finaline çıktı.

Tsitsipas finale kadar dünya sıralamasında ilk on arasında olan iki tenisçiyi eledi ve sadece üç set kaybetti. Tsitsipas çok yönlü bir oyuna sahip. Tek el spinli, acılı ve yüksek seken backhandleri ile rakiplerini kortun dışına ve arka çizginin arkasına itebiliyor. Etkili ve güçlü vurduğu forehandleri ve ayrıca servisleri en önemli silahı. Tsitsipas yarı finalde 4 saate yakın mücadele sonunda Alexander Zverev’i geçmişti. O maçta da finalde olduğu gibi ilk iki seti kazanan Yunan raket, Zverev'in maça ortak olup durumu 2-2'ye getirmesinin ardından final setinde bir break geri düşmesine karşın geri dönüp maçı 3-2 kazanmıştı.

GEÇEN YIL YARI FİNALDE KARŞILAŞTILAR

Yunan tenisçi daha önce Novak Djokovic’i sert zeminde iki defa yenmişti. Geçtiğimiz Ekim ayında ise Fransa Açık turnuvasının yarı finalinde Djokovic ile karşılaşmıştı. Djokovic ilk iki seti kazanmasına rağmen 1.93m boyundaki Tsitsipas pes etmeyip iki set üst üste kazanarak maçı beşinci sete taşımıştı. Ancak beşinci sette pili bitince o seti 6/1, maçı da 3-2 kaybetmişti.

DJOKOVIC '19' İÇİN SAHAYA ÇIKTI

Otuz dört yaşındaki Dünya bir numarası Novak Djokovic 19. Grand Slam şampiyonluğu için korta çıktı. Sırp tenisçi yarı finalde dayanıklılığını, taktiksel becerilerini, fiziksel ve mental gücünü en üst seviyede tutarak toprak kortların kralını Rafael Nadal’ı dört saatlik muhteşem bir maçın sonunda dört sette yendi. Djokovic’in en iyi vuruşlardan biri servis karşılama. Arka çizgiye yakın oynayan 1.87m boyundaki Djokovic’in diğer bir özelliği de seken topları tam düşüş anında karşılayarak rakiplerini koşturması.

Bu sefer üç büyüklerin arasında bir final izleyemedik. Nadal, Federer, Djokovic fikstürün üst tarafındalardı. Federer çekilince diğer ikisi ‘’Erken Finalde’’ karşılaştı. Tablonun alt tarafında ise Next Generation (Gelecek Nesil) ekibi vardı. Avusturyalı Dominic Thiem beklenmedik bir şekilde birinci turda turnuvaya veda etti. Danil Medvedev için "Toprak zeminde fazla bir şey yapamaz" dendi. Dördüncü tura kadar çıktı ve Tsitsipas’a yenildi. Alman Zverev de Tsitsipas’a mağlup olmaktan kurtulamadı. Yıldızı parlayan İtalyan tenisçilerden Musetti ve Berrettini’yi Djokovic saf dışı bıraktı. Diğer İtalyan Sinner’i de Nadal eledi.

TSITSIPAS FİNALE MÜTHİŞ BAŞLADI

Yazının Devamını Oku

Bu finali tahmin eden zengin olurdu

Fransa Açık kadınlar finalini seri başı olmayan Barbora Krejcikova ve 31 numaralı Anastasia Pavlyuchenkova’nın oynayacaklarını tahmin eden biri olsaydı bahis oyunundan çok zengin olurdu.

Esas favoriler ise değişik nedenlerden turnuvadan çekildi veya elendi. Dört Grand Slam şampiyonu ve iki numara Naomi Osaka basın toplantılarına katılmadığından WTA (Kadınlar Tenis Birliği) yöneticileri ile takıştı ve ikinci tur maçına çıkmadan turnuvadan çekildi.

Dünya bir numara ve 2019 Roland Garros şampiyonu Ashleigh Barty ikinci tur maçını omzundaki sakatlığı nedeniyle yarıda bıraktı. Omzundaki zorlama ise Paris’te turnuva öncesi yapmış olduğu servis antrenmanı sırasında nüksetti.

WTA sıralamasında üç numara Romen tenisçi Simona Halep turnuva öncesi sol baldırındaki zorlama nedeniyle katılamayacağını ilan etmişti.
Geçen yılın şampiyonu ve yine iddialı olabilecek Polonyalı Iga Swiatek ise çeyrek finalde elendi.

Yazının Devamını Oku

Djokovic - Nadal maçı başka gezegende oynandı

Uzaylıların adı Rafael Nadal ve Novak Djokovic... Fransa Açık'ta günün ikinci maçı Fransa’da değil adeta başka bir gezegende oynandı.

Fransa Açık'ta Tek Erkekler'in ilk yarı final maçı Yunanlı Stefanos Tsitsipas ile Alman Alexander Zverev arasında oynandı. Müthiş bir karşılaşma oldu. Tsitsipas bu sezon toprak sahada en çok maç kazanan isim. Yunan oyuncu maça çok hızlı başlayarak ilk iki seti kazandı. Tsitsipas tek el backhand, Zverev ise çift backhandi kullanıyor. Tsitsipas’ın vurduğu backhandler daha spinli ve açılı iken Zverev’in ise daha güçlü ve düz.

Alman Zverev arka çizgiye daha yakın durup baskı kuran riskli bir oyun stiline sahip. Tsitsipas'ın ise daha sabırlı ancak defanstan kontratak vuruşlara geçebilen bir oyunu bulunuyor.

İkinci setin sonunda Zverev’in tribünde maçı izleyen abisinden aldığı tüyo şöyleydi; "Oyunda kal toplara aşırı sert vurup basit hatalar yapma’’

Zverev daha sabırlı oynayarak setleri eşitledi. Beşinci setin başındaki oyunların çoğu berabere ve avantaj olarak gidip geldi fakat Tsitsipas 4-1 öne geçti. Zverev 3-5 gerideyken dört maç sayısını kurtardı. Ancak bu da Tsitsipas’ın üç buçuk saat sonra finale çıkmasını engelleyemedi. Yunanlı tenisçi böylece kariyerinde ilk kez bir Grand Slam finaline çıkmış oldu.

Bana göre Tsitsipas ve Paris’te beklenmedik bir şekilde ilk turda elenen Avusturyalı Dominic Thiem, Next Generation (Gelecek Nesil) ekibinde toprak zeminde en iyi oynayan tenisçiler.

Tsitsipas’ın koçluğunu mesleği antrenörlük olan babası yapıyor. Tsitsipas antrenmanlarını genelde Fransa’nın güneyinde bulunan Patrick Muratoglu tenis akademisinde sürdürüyor. Boş zamanlarda ise filmcilik ile uğraşıyor.

Djokovic 19. Grand Slam unvanına doğru

Yazının Devamını Oku

Final öncesi final

Rafael Nadal ve Novak Djokovic. İki ezeli rakip. Birbirlerini çok iyi tanıyorlar.  Nadal, Fransa Açık Turnuvası'nda 13 kez şampiyon oldu. Djokovic dünya bir numarası. İki tenisçi bugün yarı final maçında kozlarını 58. kez paylaşacaklar.

Nadal toprak zeminde 26 maçın 19'unu kazandı. Djokovic ise sert zeminde 27 maçın 20'sini kazandı. İspanyol tenisçi Paris’te yarı finale gelene kadar sadece bir set kaybetti. O da Arjantinli Diego Schwartzman'a karşı. Nadal, Schwartzman ile oynadığı maçtan sonra, "Seti kaybetmem bir şekilde iyi oldu. Bundan sonraki maçıma daha fazla antrenman yaparak hazırlanacağım" dedi.  

Djokovic ise 4. Tur'da Lorenzo Musetti ve çeyrek finalde Matteo Berrettini gibi iki güçlü İtalyan oyuncuyu yendi. Musetti henüz 19 yaşında olmasına rağmen Djokovic’e karşı belki de hayatının oyununu oynayarak ilk iki seti kazandı. İkinci setin sonunda tribünlerin sokağa çıkma yasağından dolayı boşaltılması sürecinde iki oyuncu soyunma odasında beklediler. Oynsa tekrar

Korta tekrar geldiklerinde maçın o ana kadar Musetti'de olan momentumu Djokovic’e geçti. Sırp tenisçi üçüncü setin ilk 6 puanını üst üste kazandı. Tribünlerin tamamen boş olmasıyla Musetti, onu destekleyen  coşkulu seyirciden mahrum kaldı. Maç adeta bir antrenman maçına dönüştü. Ve o andan itibaren Djokovic üstünlük kurarak bu zorlu karşılaşmayı kazanmasını bildi.

Çeyrek finalde Djokovic’i bekleyen dokuz numaralı Berettini vardı... İlk iki seti Djokovic üçüncü seti ise Berettini kazandı. Dördüncü sette 4/3 Djokovic ilerdeyken saat tam 22:54’de tribünler boşaltılırken yine iki oyuncu soyunma odalarına gönderildi. Geri geldiklerinde ise Djokovic avantajını koruyarak seti ve maçı kazanmayı bildi.

HAVANIN ISINMASI VE ZEMİNİN KURU OLMASI NADAL'IN LEHİNE

Paris’te havanın ısınması ve zeminin kuru olması Nadal’ın lehine. Topların sekişi yükseliyor. Bu da Nadal’ın aşırı spinli vurduğu topların daha yükseğe sekmesine neden olacak. Bu durumda arka çizgiye yakın konumda oynayan ve oyunu yönlendirmeyi seven Djokovic, baseline (arka çizgi) 'dan biraz geriye gidebiir ve az da olsa  defans durumuna geçebilir. Djokovic, "Nadal’a karşı bu zeminde oynamak dünyanın en büyük meydan okuması, çok zor bir maç" diyor.  Nadal ise; "Bu bir final maçı değil. Her puan adeta bir maraton olacak. Ve kazananın işi bitmiş olmayacak." yorumunu yaptı. Bu ikilinin galibinin finaldeki rakibi, Alexander Zverev –Stefanos Tsitsipas yarı final maçının kazananı olacak.

Yazının Devamını Oku

Fransa Açık'ta Nadal her zamanki gibi favori

Bundan takribi sekiz ay önce Fransa Açık finalinde Rafael Nadal, Novak Djokovic’i set kaybetmeden yenerek kariyerindeki 13’üncü Roland Garros Şampiyonluğunu kazanmıştı.

Pandemiden dolayı Fransa turnuvası Ekim ayına ertelenmişti yani mevsim sonbahardı. Yağmurdan dolayı toprak zemin nemli ve ağırdı. Tam Nadal’ın sevdiği ortamdı.

Yarın ise Fransa Açık yine bir ilkbahar etkinliği olarak başlıyor. Tesisteki üç adet büyük kortların her birine sadece biner seyirci alınacak. Diğer yan kortlara ise günlük seyirci kapasitesinin sadece yüzde 35’i maçları canlı izleyebilecek. Çeyrek finallerden itibaren bu sayı beş bine ve yüzde 65’eçıkacak. Ayrıca merkez kort Philippe Chatrier’de gece maçları da başlayacak.

TOPRAK ZEMİNDE OYNAMAK ÇOK FARKLI

Hava artık ısındığından, zemin daha kuru ve hızlı olacak. Bu ortam güçlü servis atan ve bitirici vuruşlara sahip olan oyunculara az da olsa avantaj sağlıyor. Az da olsa diyorum çünkü toprak korta puanlar uzun sürüyor. Bu da tenisçilerde daha fazla fiziksel dayanıklılık gerektiriyor. Her puanı yeniden kurgulamak lazım. Bu da sabır ister. Rakip ise taktiksel hamlelerine alışıp karşılık veriyorsa bu sefer stratejini değiştirmen gerekiyor. Bir de toprak zeminde koşu stili çok farklı. Belirli pozisyonlarda topa kayarak gitmezsen rakip seni kontrpiyede (ters ayak) bırakabilir. Bu durumda ‘’kaygan’’ zeminde toparlanmak hayli güçtür. Ayrıca Clay yani kil-kiremit tozunda top sekişi birden yön değiştirebilir. Oyuncunun çabuk refleks gösterip, vuruşu doğru yönlendirmesi gerekiyor. Anlayacağınız her maç küçük ayrıntılar ile dolu uzun bir maraton.

NADAL FAVORİ

Pazar günü başlayacak olan Fransa Açık turnuvasını ana tablosunda Rafael Nadal üçüncü seri başı. Bundan iki hafta önce Roma finalinde Novak Djokovic’i toprak zemine yendi. Nadal formda. Kariyerinde bugüne kadar Fransa’da 102 tekler maçı oynamış ve bunların 100’nü kazanmış. Şimdi ise 14’ncü kez Roland Garros şampiyonluk kupasını kaldırmak istiyor. Nadal toprak kort ile adeta bütünleşiyor. Nadal’ın olduğu tarafta ezeli rakipleri birinci seri başı Djokovic ve sekiz numara Federer var. Roger Federer iki diz ameliyatı geçirdi. 15 ay turnuva oynamadı. İki hafta önce ilk kez toprak zeminde Cenevre turnuvasının ikinci turunda İspanyol Pablo Andujar’a üç sette yenilmişti. Federer fiziksel olarak kortta fit duruyordu. Ancak kendisinden alışmadığımız basit hataları ise biraz paslanmış görüntüsü veriyordu açıkçası. İsviçreli raketin geri dönüşü biraz belirsizliklerle dolu. Federer’in Paris’te olası Nadal’ın rakibi olmadan önce yoluna çıkacak çok zorlu rakipleri var.

YENİ NESİLE FIRSAT

Yazının Devamını Oku

Fransa'nın dört silahşörleri

Jean Borotra, Jacques Brugnon, Henri Cochet ve Rene Lacoste, ‘’Dört Silahşörlar’’ 1930 yıllarında Fransa’ya 6 kez Davis Kupasını kazandırarak ülkelerini dünya tenis haritasına yazdırdılar.

Roland Garros bildiğimiz Fransa Açık tenis turnuvası onların anısına hayata geçirildi. Günümüzde Lacoste markası timsah amblemli klasik Polo yaka t-shirtleri hepimiz biliriz. Rene Lacoste 15 yaşında ilk defa tenis raketini eline almasına rağmen üç kez Fransa, iki defa Amerika açık ve iki kere Wimbledon şampiyonu oldu. Timsah lakabını kendisine Amerikalı bir spor yazarı verdi. Nedeni de Rene Lacoste’un kortta rakiplerini adeta yavaş yavaş dişleri ile kemirip yutması ve saf dışı bırakmasıydı. Rene emekli olduktan sonra lakabını bir dünya markasına dönüştürdü.

Corona salgınından dolayı Roland Garros bir hafta gecikmeli başladı. Toplam Para ödülünü ortalama yüzde 30 oranında düşürdüler. Fransa Açık dört Grand Slam turnuvasında biri olup toprak sahada oynanıyor. Cumartesi gününe kadar elemeler devam edecek. Pazar günü ana tablo maçları başlayacak. Elemelere dünya sıralamalarına göre kadın ve erkek olarak 128’er tenisçi katılıyor. Bunları aralarında olabilmek çok önemli bir başarı. Amaç üç tur geçerek ana tabloya çıkabilmek. Bu zor bir iş. Hele toprak kortta her puanı adeta kazıyarak kazanman gerekiyorsa. Elemeler adeta bir cadı kazanı. Bir Grand Slam’de ana tabloya çıkmak için mücadele etmek bildiğimiz turnuvalara benzemez. Çok farklı oyuncu tipleri var. Örneğin biraz yaşını almış zamanında dünya sıralamasında ilk yüz hata ilk ellilerde olan tecrübeli oyuncular, toplara ölümüne vuran yeni nesil genç tenisçiler, sadece turnuva masraflarını karşılayabilmek ve artan para ile yaşamlarını sürdürebilmek için mücadele edenler, çünkü burada ilk turda elensen bile on bin Avro para kazanıyorsun. Bir de çekirdekten toprak zeminde yetişip rakiplerine kene gibi yapışıp az hata yapanlar… Açıkçası her puan için ölümüne oynamadan ana tabloya girmek hayal.

BİZİM DÖRT SİLAHŞÖRLER

Öne elemeye bizden 4 oyuncu katıldı. Kadınlarda Çağla Büyükakçay ve Pemra Özgen Erkeklerde Altuğ Çelikbilek ve Cem İlkel. Bu dörtlünün bir Grand Slam etkinliğinin ön elemesine girmeleri yıl içerisinde turnuvalardan aldıkları puanların ile orantılı. Kadın ve erkelerde dünya sıralamasında ikişer bin tenisçi dört kıtada turnuvalarda oynadıklarını varsayarsak bizim tenisçilerin Paris’te yüz yirmi sekizin arasına girmeleri hafife alınacak bir başarı değil. Pemra ve Cem ilk turda elendi, Çağla ve Altuğ ikinci turda.

Türk Tenisin bu dört değerli oyuncumuzun Roland Garros’daki duygularını kısaca paylaşmalarını istedim onlar da beni kırmadılar. Aynen aktarıyorum..

ÇAĞLA BÜYÜKAKAÇAY: Bu sene de geçen yıl gibi elemeler seyircisiz oynandı. Alışık olmadığımız durumlar var. Test, otelde veya kulüpte yeme içme zorunluluğu gibi... Ama Grand Slam’de tabii ki bambaşka bir duygu. Beni çok motive ediyor. Bu sene dört Türk olarak katılmamız çok güzel. Yağmur, rüzgâr ve soğuk hava nedeniyle şartlar kolay değildi. Ben iki maçımı da geç saatlerde oynadım. Bu sene kort zemini ve top seçimi bana çok hızlı geldi. Umarım seneye daha iyi bir Roland Garros haftası geçiririm.

ALTUĞ ÇELİKBİLEK:

Yazının Devamını Oku

Yankı kortların Sergen Yalçın’ı

WIMBLEDON’da şampiyon olarak göğsümüzü kabartan Yankı Erel, tenise 6 yaşında Tekirdağ’da başladı. Üstün yetenekleri sayesinde kısa sürede sivrildi. Yaşıtlarından o kadar farklıydı ki, kendisinden 2 yaş büyükleri yenip ulusal şampiyonluklar kazandı.

Solak olan Yankı rakiplerini zekice ve onlar kadar enerji harcamadan yeniyor. Ben Yankı’nın oyun zekasını ve kabiliyetini Sergen Yalçın’a benzetiyorum. Oyununu geliştirdi, uluslararası gençler sıralamasında ilk 20 tenisçi arasına girmeyi başardı ki bu pek kolay olan bir şey değil.

Şimdi ise dünyanın en önemli turnuvalarından biri olan Wimbledon gençler kategorisinde çiftlerde şampiyon oldu. Kuşkusuz çok değerli bir galibiyet. Ancak Yankı’nın profesyonel kariyeri daha yeni başlıyor. Yani Yankı henüz yolun başında. Çok çalışması gerekecek ve en önemlisi tenisin dışında kişiliğini de geliştirmesi önemli. Yankı bundan böyle profesyonel tenisçi olma yolunda olan gençlerimize çok önemli bir örnek olacaktır.   

DJOKOVIC TiLKi GiBiYDi

Djokovic ile Anderson arasındaki Wimbledon tek erkekler finaline gelince... Djokovic maça rahat başladı. Adeta bir tilki gibi sabırlıydı. Anderson ise tam tersi gergin başladı. Böyle olunca da normalden çok fazla basit hata yaptı. Anderson ritmini üçüncü sette yakaladı fakat burada da Djokovic’in özgüveni devreye girdi ve Sırp tenisçi şampiyonluğu bırakmadı.

 

Yazının Devamını Oku

Tenis maçlarının unutulmaz spikeri

Fahri İkiler ’in vefatı ile tenis dünyamız çok değerli birini yitirdi. Fahri abi başta Grand Slam turnuvaları olmak üzere tenis maçlarının duayen yorumcusu ve spikeri idi.

TRT ekranlarından Fahri İkiler ‘in sunduğu ve daha beyaz topların kullanıldığı Wimbledon turnuvalarını izlemek ayrı bir keyif idi. Fahri abi yorumları sakin, abartısız ve doğru zamanlamada yapardı. Tenisi bilen ve bilmeyen de maçları rahat takip ederdi.

Tenis kurallarını herkesin anlayacağı basit bir dilde anlatırdı. İstanbul’a gelmeden önce muhakkak beni önceden arardı. Fahri abi ile muhabbet etmek çok keyifliydi. Kendisine bir şey sorulduğunda hemen cevap vermezdi. Önce birkaç saniye gözlerin içine bakardı sonra konuşurdu. Bu kendisine has bir davranıştı

Araştırmayı çok severdi. Yılarca uğraştı ve kimsenin bugüne kadar başaramadığı Türk tenisi ile ilgili İnanılmaz detaylı bir arşiv hazırladı. Tenis camiasının unutulmaz spikeri Fahri İkiler’e Allahtan rahmet ailesine ve tenis camiasına başsağlığı dilerim.

Yazının Devamını Oku

3 günlük tenis maçlarına son

Teniste köklü değişiklikler yapma zamanının geldiğine kanaat getiren ATP, Kasım ayında ilk kez deneyeceği yeni kuralları yakın gelecekte yürürlüğe sokacak.

‘Devrim’ niteliğindeki yeni kurallar Kasım ayında Milano’da, 21 yaş altında dünyanın en iyi 8 tenisçisinin katılacağı özel bir turnuvada uygulanacak. Sürenin kısalmasını sağlayacak birçok değişikliğin yapılacağı maçlarda setler, 6 yerine 4 oyun üzerinden oynanacak.

TENİS, hiç şüphe yok ki bireysel sporların en popüleri... Roger Federer, Rafael Nadal, Novak Djokovic, Serena Williams, Maria Sharapova gibi marka olmuş isimler tıpkı futbol ve basketbol yıldızları gibi ilgi görüyor. Her ne kadar popülaritesi devam etse de tenisin son yıllarda ciddi bir krizin içerisine girdiği bir gerçek. Özellikle erkek tenisi ‘yeni yıldızlar’ yetiştirememenin sıkıntısını yaşıyor. Bugün dünya klasmanında ilk 5’te yer alan bütün tenisçiler 30 ve üzeri yaşta.

SADECE 21 YAŞ ALTI SPORCULAR

80’li yıllarda erkekler dünya sıralamasında ilk 10’da yer alan tenisçilerin yaş ortalaması 23’tü. Bugün ise 28 yaşın üstünde. Dünya 1 numarası Nadal 31, onu takip eden Murray 30, Federer 36, Wawrinka 32, Djokovic 30 yaşında. Gençler iyi tenis oynuyor olabilir ancak maçın galibini yine ‘tecrübe’ faktörü tayin ediyor. Profesyonel Erkek Tenisçiler Birliği (ATP), bu işin böyle devam etmeyeceği bilinciyle ‘devrim yapma’ kararı aldı.

TURNUVANIN SLOGANI: GELECEK JENERASYON

 ATP, önümüzdeki Kasım ayında Milano şehrinde sadece 21 yaş altı tenisçilerin katılacağı özel bir turnuva düzenleyecek. 21 yaş altında dünyanın en iyi 8 tenisçisinin katılacağı turnuvada yeni kurallar geçerli olacak.
Sloganı ise ‘next generation’ yani gelecek jenerasyon. Milano’da ilk kez denenip yakın gelecekte yürürlüğe girecek yeni kurallar sayesinde, halen ortalama 2 saat olan erkek maçlarının süresi kısalacak ve heyecan artacak. Yani, toplam 11 saat 5 dakika süren ve 3 günde tamamlanabilen John Isner-Nicolas Mahut maçı bir daha tekrarlanmayacak!

TENiSTE DEVRiM YARATACAK 5 YENi KURAL

Yazının Devamını Oku

Federer’in sırrı

BİR Grand Slam finalinde üstat Roger Federer karşısında bu kadar çok basit hata yaparsan kazanma şansın imkansızlaşır.

Marin Cilic özellikle forehand’leri ile yaptığı hataların dışında, kendi kapasitesini fazlasıyla zorlayan vuruşlar denedi ve topların çoğunu sahanın dışına attı. Federer çok süratli gelen toplarda bile raketiyle inanılmaz uyum sağlıyor. Dün kortta Cilic değil başka bir isim de olsa Federer’in bu olağanüstü oyununa ayak uyduramayabilirdi.

SAKATLIĞIN VARSA SAHAYA ÇIKMA

Federer’de şu gerçeğe dikkat çekmek istiyorum. 35 yaşındaki ‘Ekselansları’, kariyerinde sakatlıktan dolayı sadece bir kez uzun ara verdi. Federer antrenman temposunu ve dinlenme süreleri teknik ekibiyle konuştuktan sonra belirliyor. Vücudunun kaldırabileceği kadar çalışıyor. Bakın bu Wimbledon’da sakatlıktan dolayı 10 sporcu maçlarını yarıda kesmek zorunda kaldı. Bunların arasında Novak Djokovic, Feliciano Lopez, Martin Klizan gibi üst düzey tenisçiler de vardı.

Roger Federer bu konuda çok hassas ve görüşü şöyle:

“Eğer bir oyuncu sakatsa ve buna rağmen sahaya çıkıyorsa doğru değil. Bir tenisçi, var olan bir sakatlıktan dolayı kortu terkediyorsa bu rakibe ve seyirciye saygısızlıktır.”

Yazının Devamını Oku

Fiziksel güç tecrübeyi yendi

WIMBLEDON finalinde fiziksel gücün tecrübeyi yenmesine tanık olduk. 37 yaşındaki Venus Williams’ın rakibi 23 yaşındaki Garbine Muguruza bu turnuvada muhteşem bir performans sergiledi.

Dünya 1 numarası Angelique Kerber ve eski formunu yakalayan Svetlana Kuznetsova’yı eledi. Muguruza, çim zeminde mükemmel hareket ediyor, toplara agresif vuruyor. Oyuna mükemmel odaklanması bir başka artısı.

Şampiyonluk maçı dengeli başladı. İki oyuncu da kendi servis oyunlarını kazanıyordu. Venus bir oyunda servisleri ile üç çift hata yaptı ancak attığı ikinci servislerin hızı da saatte 170 kilometreyi buluyordu. Servisleri sürekli Muguruza’nın vücuduna yönlendirdi. Böylelikle rakibinin açısını daraltmayı amaçladı.

RALLİLER UZAYINCA VENUS DAĞILDI

Venus 5-4 öne geçti, iki set sayısını değerlendiremedi. Muguruza game’lerde eşitliği sağladı. Venus bir an dağıldı ve servisini kırdırdı. Bu sefer Muguruza 6-5 öne geçti. Ralliler uzadı, bunun sonucunda momentum daha genç olan Muguruza’ya geçti. İspanyol tenisçi böylelikle ilk seti kazandı.

İkinci setin ilk game’inde Venus tekrar servisini kaybetti. Ralliler uzadıkça Venus’te yorgunluk belirtileri başladı. Muguruza’nın kazanmaya olan inancı, Venus’ün ise çaresizliği arttı. Muguruza adeta çelikten bir duvar gibi Venus’ün her hamlesine karşı koydu ve ikinci seti 6-0 kazanarak hakkı ile şampiyon oldu.

Bakalım Muguruza tenisin kraliçesi olabilecek mi?

Yazının Devamını Oku