Dr. Hüseyin H. Serdar
Dr. Hüseyin H. Serdar
Dr. Hüseyin H. SerdarYazarın Tüm Yazıları

İkisi bir arada, hayat bayram olsun 

Birçok ürün ‘ikisi bir arada’ takdimiyle, albeni oluşturularak insanların tercihine sunulur.  Uluslararası bir pazarlama stratejisidir bu.

Haberin Devamı

‘İkisi bir arada’nın yarattığı talep daha sonra, özellikle hazır kahve sektöründe ‘üçü bir arada’ akımına dönüştü. 
Belki de bu akım ilk olarak tıraş bıçakları alanında başladı, bilemiyorum. 
İkili, üçlü derken şimdi, beşli tıraş bıçaklarını konuşuyoruz. 
Altı üstü sakal, bıyık, kıl...  
5’liyle belki de yüzünüz kesilmez, tam bir sinekkaydı tıraş olunur. Hiç denemedim...  
*
Pazarlama politikalarında sınır yok...  
Bir emlak firmasının ‘Ev alana araba hediye’, diğerinin ‘3+1 daire alana eve hediyesi bizden’ diye yaptıkları reklamları hatırlıyorum.  
Ticaret bu; beğeni oluşturmak, sarfiyat yaratmak için durmadan çalışan, araştırma geliştirme yapan şirketler kazanıyorlar. 

İKİSİ BİR ARADA DERKEN 

İkisi bir arada derken niyetim satış, pazarlama, ticareti yazmak değildi, konu oraya gitti... 
Bugün dini ve milli, iki bayramı bir arada yapıyoruz. 
Ramazan Bayramı’nın üçüncü günündeyiz. 
Oruç, kaza, vakit ve teravih namazları, hatim, dua, zikir, sadaka, zekat, yardım, ziyaret, ibadet derken bir ay tamamlandı. Kula gösteriş ve riyadan uzak, Allah rızası kazanmaya yönelik ibadet yapanlar karşılığını bu dünyada da, ahirette de alırlar. 
*
Dine yönelen insanların daha sakin, daha merhametli, daha sevecen, anlayışlı, yardımsever ve şefkatli, kul hakkına girmekten ve hak yemekten kaçınan, insan, hayvan ve çevre hukukunu gözeten, devletin, milletin ve vakıfların varlıklarına el atmayan, dokunmaya korkan, korkmakla kalmayıp onları daha da dikkatle kollayıp, gözetip zenginleştiren, doğru sözlü, güvenilir, sözüne sadık, “eline, beline, diline sahip olan bireyler” olmaları beklenir. 
Bunları yapanlar ve yapmaya çalışanlar için bu gün bayram.  
Güzel insanlar için bayram vaktidir... 

Haberin Devamı

GEÇMİŞE MAZİ DERLER 

‘Nerede o eski bayramlar’ duygusallığına girmeyeceğim. 
Zamanımızın bayramları böyle kardeşim... 
İşine gelirse!

O bayramları bayram yapan, o zamanın insanlarıydı. 
O zamanın insanlarının ortaya koydukları değerler ve yaşam biçimleri şimdi özlemini çektiğimiz bayramları aratıyor birçoklarımıza. 
Ne yazık ki ‘geçmişe mazi derler!..’ 
Laf aramızda, bayramlar hep çocuklar için...  
Bayram, çocuklara daha çok yakışıyor. 
Zaten tadını da onlar çıkartmıyorlar mı? 
*
Harçlık, şeker, çikolata. 
Lunapark, oyun, oyuncak. 
Ciciler, güzel kıyafetler. 
Ayakkabılar... 
Hepsi çocuklarımız için... 
Onlar mutlu olsunlar bari... 

Covid-19, deprem, sel, afet, kıyamet, hastalık, ölüm, hayat pahalılığı, işsizlik derken mutsuz, umutsuz ve neşesiz geçen bu günlerden bir an önce kurtulma dileği içerisinde ki bizlere bu bayram biraz moral olacak. 
Bayram; çocukların, gençlerin, yaşlıların ve yalnızlık içerisinde yaşayanların, yüzlerinde gülümseme, gözlerinde sevinç ışıltısı görülünce daha güzel oluyor.  
İşte o zaman, herkese bayram oluyor. 

MUSTAFA 

Haberin Devamı

BİRAZ önce, ‘Bayramlar çocuklara daha çok yakışıyor’ dedim. 
Bunu daha önce gören, yetim bir çocuk olarak yaşama tutunan, işgal edilen bir vatanı, sömürgeleştirilen bir milleti bağımsız ve egemen yapan, çelik gibi bir iradeye sahip, ölümünden sonra da ortaya koyduğu idealleriyle yaşayan, bir ulusun kaderini değiştiren, sevgisi gitgide büyüyen kahraman Mustafa’yı unutmayalım...  

Bugün 23 Nisan...  
Çocuk bayramı. 
Dünyadaki ilk ve tek çocuk bayramı. 
Türk milletine ait bir şerefin dünya çocuklarına hediyesi, dünya çocuklarının bayramı. 
*
Bizler için çocuk bayramı; atalarımızın acılarının, öksüzlüğünün, kul olmaktan özgür bir birey olmaya başlayan yolculuğunun, soyu sebebiyle yaşadığı topraklarda aşağılanmadan kurtulduğu, Türk olduğunu haykırabildiği, ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ sözüyle artık vatanında hür ve egemen olduğu, bu coğrafyada yaşayan herkesi de bu onura ortak ettiği, ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ilkesiyle de mutluluğunun en masum duygularla, çocukça dışa vurumundan ibarettir. 
*
İşgalci devletlerin, Osmanlı devlet yönetimini ele geçirilerek işgal ettiği, işgal kuvvetlerinin İstanbul’a karargah kurduğu, halkı esir ettiği zamanları hatırdan çıkartmamalı. 
O günlerde Mustafa Kemal, az sayıda arkadaşının önüne düşmüş, 19 Mayıs 1919 ‘da Samsun’a çıkarak bağımsızlık mücadelesinin ateşini yakmış, bir yıl sonra da, 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisini açarak milli direnişi içeride hainlere, cephelerde de dış düşmanlara karşı amansız savaşlar yapmıştı. 
23 Nisan’ı anlamak için tarihi de doğru okuyup anlamak gerekir. 

Haberin Devamı

ÇOÇUKLARIN BAYRAMI 

Bu bayram, 23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’dır. 
Bu bayram bize, bizim çocuklarımıza, yetim Mustafa, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten değerli bir hatıradır. 
TBMM ve Cumhuriyet onun emaneti ve mirasıdır. 
Ve bu mirasa sonuna kadar sahip çıkmak ise çocukluk döneminden itibaren, ölünceye kadar onu anlamak ve korumakla olur. 
O yüzden yaşasın 23 Nisan... 
Bu yüzden, her geldiğinde “23 Nisan, Neşe Doluyor İnsan...” 

Çocuklarımız bugün dünya çocuklarıyla birlikteler. 
Törenler, şenlikler, yürüyüşler, eğlenceler, folklor, müzik, şarkılar, marşlar çocuklar için...  
Çocuklar mutlulukla, coşkuyla, neşe içerisinde yaşasınlar. 
Yaşasınlar ki, dünya bayram yerine dönsün...

Yazarın Tüm Yazıları