Prof. Dr. Berkan Reşorlu

Hipospadias (Peygamber sünneti) ya da doğuştan sünnetli olmak nedir?

24 Ağustos 2021
Hipospadias (peygamber sünneti), idrar deliğinin peniste normalde olması gereken yerin daha alt kısmında olması durumudur. Bu hastalarda penisin ön tarafında sünnet derisi tam olarak gelişmemektedir, halk arasında “peygamber sünnetli” ya da “doğuştan sünnetli” olarak tanımlanmasının sebebi de budur. Esas olarak penis içindeki idrar kanalının kısa kalması nedeni ile meydana gelen bu durumun çocuğun ilerleyen yaşlarda fiziksel ve psikolojik açıdan sorunlar yaşamaması için kısa süre içinde tedavi ettirilmesi gerekir.

SEBEBİ NEDİR?

Doğuştan sünnetli ya da peygamber sünnetli gibi masum ifadelerle tanımlanan bu durum aslında ancak ameliyatla düzeltilebilen ciddi bir gelişim bozukluğudur. Neden oluştuğu tam olarak bilinmese de bazı hormonal ve genetik faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir.

Yaklaşık olarak 300 doğumdan 1’de görülmektedir. Son 25 yıldır görülme sıklığı artan bu bozukluk düşük doğum ağırlığı olan çocuklarda ve çeşitli hormon içeren kirleticilere maruz kalanlarda daha sık izlenmektedir. Hipospadiaslı kişilerin %7’nin aile bireylerinde hipospadias görülmesi genetik yatkınlığın bir göstergesidir. Yine hipospadias ogularının %10’da inmemiş testis, %9-15’de kasık fıtığı izlenmektedir.

TEDAVİSİ

Hipospadiasın tedavisi cerrahidir. Ameliyat her yaşta yapılabilse de en uygun zaman aralığı 6 ay – 1.5 yaş arası dönem kabul edilmektedir.

Kozmetik ve fonksiyonel açıdan normal bir penis elde etmek amacıyla tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu hastaların tedavi edilmezse yaşayabileceği sorunlar;

Bu konuda tanımlanmış birçok ameliyat tekniği söz konusudur. En sık kullanılan ameliyat teknikleri bir sonda üzerinden idrar yolunun tüp haline getirilmesi ve penisin ucuna kadar taşınması esasına dayanmaktadır. Bu ameliyat tekniklerinde sünnet derisi kullanılmakta olup, bu çocukların sünnet edilmemesi oldukça önemlidir.

 

Yazının Devamını Oku

Çocuklarda altını ıslatma ve tedavisi

5 Temmuz 2021
Beş yaşını bitirmiş bir çocuk gece uykusunda idrar kaçırmaya devam ediyorsa buna alt ıslatma (enürezis nokturna) denilmektedir. Beş yaşından önce çocukların gece altını ıslatması anormal bir durum olarak kabul edilmemektedir. Alt ıslatma sorunu erkek çocuklarda daha sık izlenmekte ve görülme oranı yaşla birlikte azalmaktadır. Beş yaşındaki çocukların yaklaşık %15’inde gece altını ıslatma problemi mevcuttur. Görülme sıklığı her yıl %15 oranında azalarak ergenlik döneminde yaklaşık %1’e düşmektedir. Bu bilgi bize gece altını ıslatmanın çocuğun normal gelişim sürecinin gecikmesinden kaynaklandığını düşündürtmektedir.

Gece altını ıslatma nedenleri

Bu sorunun kökeninde büyük oranda genetik yatkınlık vardır. Anne ya da babada alt ıslatma öyküsü varsa çocukta %44, her ikisinde birden bu sorun varsa %77 oranında alt ıslatma sorunu görülmektedir.

Gece idrar üretiminin artması: Geceleri salınan ve vücutta su tutulmasını sağlayarak idrar üretimini azaltan ADH hormonunun salınım ritminde problem varsa gece idrar üretimi artmakta ve idrar kaçırma ile sonuçlanmaktadır.
Derin uyku ve uyanma sorunları: Bu çocuklarda mesane doluluğunu algılayamama veya algılandığı halde uyanamama problemi vardır.

Mesanenin istemsiz kasılmaları: Genellikle gündüz işeme semptomlarına da yol açan bu durum geceleri idrar kaçırma sorununa da yol açabilmektedir.

Yazının Devamını Oku

Böbrek taşı oluşumundan korunma yolları

1 Haziran 2021
Böbrek taş hastalığı oldukça yaygın izlenen bir sağlık sorunudur ve görülme sıklığı son 30 yılda dramatik bir şekilde artmaktadır. Yaşamı boyunca bir kişinin böbrek taş hastalığına yakalanma oranı 1980’li yıllarda %3 olarak bildirilirken, 90’lı yıllarda bu oran %5, günümüzde ise %10 olarak bildirilmektedir. Bu artıştan özellikle sedanter yaşam tarzı ve değişen beslenme alışkanlıkları sorumlu tutulmaktadır.

Hayatında bir kez taş hastalığı tanısı alan ve tedavi olan kişilerin yaklaşık yarısında 5 yıl içerisinde taş hastalığının tekrar oluştuğu görülmektedir. Bu nedenle taşsızlık sağlanan hastalarda yapılması gereken ilk iş tekrar taş oluşumunun önüne geçmek olmalıdır. Bunun için tüm taş hastalarının uyması gereken birtakım koruyucu önlemler vardır. Bu koruyucu tedbirlerin ana noktasını diyet alışkanlıklarının düzenlenmesi ve yaşam tarzı değişiklikleri oluşturmaktadır.

Sıvı alımının artırılması

Sıvı alımı hava sıcaklığına göre günlük en az 2.5 – 3 L arasında olmalıdır. Ya da başka bir deyişle kişinin günde 2 L idrar çıkaracak kadar sıvı tüketmesi sağlanmalıdır. Sıvı tüketiminin gün içine yayılarak (sirkadiyan tarzda) ve sıvı kaybının arttığı zamanlarda (egzersiz, sıcak hava vb) arttırılarak yapılması önemlidir. Günlük sıvı alımını yalnızca yarım litre arttırmak taş oluşma riskini %80 oranında azaltmaktadır. Sıvı alımını arttırmak idrar hacmi arttırmakta, bu da idrar içerisinde taş oluşturan kristallerin yoğunluğunu azaltarak taş oluşumunu engellemektedir.

Sıvı çeşidi olarak nötral PH’ ya sahip ve kalorisiz içecekler tercih edilmelidir. Genel olarak tüketilmesi önerilen sıvı sudur. Suyun sertliğinin taş oluşumunda etkili olmadığı birçok çalışma ile gösterilmiştir. Limon, portakal ve greyfurt suyu gibi sitrattan zengin sıvıların taş oluşumundan koruduğu bilinmektedir.

Düzenli egzersiz ve spor yapmak

Düzenli yapılan egzersiz ve spor ile taş kristallerinin atılımı kolaylaşır. Ama spor yaparken mutlaka yeterli sıvı alımı sağlanmalıdır. Yine düzenli spor yapmak hipertansiyon ve obezite gibi taş oluşumunu kolaylaştıran hastalıkları engellemeye yardımcı olur.

İdeal kiloyu korumak taş oluşumundan korunmanın bir diğer yoludur. Obezitenin idrarı asidik hale getirdiği ve taş oluşturan kristallerin atılımını arttırdığı bilinmektedir.

Diyette hayvansal proteinlerin kısıtlanması

Yazının Devamını Oku

Kronik prostatit nedir?

21 Mayıs 2021
Prostat, erkeklerde semen (meni) içeriğinin bir kısmının üretildiği, idrar kesesinin hemen altına yerleşmiş yaklaşık ceviz büyüklüğünde bir bez dokusudur.

Bu bez dokusunun iltihabi hastalığına prostatit adı verilmekte olup, sıklıkla genç ve üreme çağındaki erkekleri etkilemektedir. Bu hastalığa bağlı şikayetler 3 aydan uzun sürdüğünde kronik prostatit olarak adlandırılmaktadır.

Kronik prostatit nedenleri

Altta yatan sebebe göre 2 başlık altında incelenmektedir. Sebep bakteriyel mikrobik bir enfeksiyon ise kronik bakteriyel prostatit olarak adlandırılmaktadır. Altta yatan bakteriyel bir sebep yokken benzer şikayetlerin görüldüğü ve sebebin tam olarak bilinmediği formuna ise kronik prostatit / kronik pelvik ağrı sendromu adı verilmektedir. Olguların yaklaşık %90’ını bu ikinci tip hastalık oluşturmaktadır.

Semptom ve bulgular

Tipik olarak alt pelvis bölgesinde özellikle testisler ile makat bölgesi arasında ağrıya sebep olur. Ağrı, alt karın bölgesine, penise ve sırta doğru da yayılabilir. Sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, ani sıkışma hissi gibi idrar yapmakla ilgili şikayetlere yol açar. Ağrılı boşalma ve boşalma güçlüğü ise en sık izlenen seksüel sorunlardır.

Tedavisi nasıl olur?

Tedavi altta yatan sebebe göre planlanmaktadır. Bakteriyel prostatit varlığında uzun süreli antibiyotik kullanımı gerekmektedir. Uzun süredir devam eden ya da tekrarlayan enfeksiyonlarda ise 6 aya kadar süren antibiyotik tedavisi uygulanabilmektedir.

Antibiyotik tedavisinden fayda görmeyen olgularda ağrı kesici ve iltihap önleyici ilaçlar, kas gevşetici ajanlar, idrar yapmayı kolaylaştırıcı (alfa-bloker) ilaçlar kullanılmaktadır. Prostat masajı, prostat içindeki iltihaplı sıvıların boşalmasına yardımcı olur. Sıcak oturma banyosu ve sıcak terapileri kişinin rahatlamasını sağlayan uygulamalardır.

Yazının Devamını Oku

Sertleşme sorununda penis protezleri

5 Nisan 2021
Penis protezi (mutluluk çubuğu) cinsel ilişki için gerekli sertleşmeyi (ereksiyon) sağlayamayan erkeklerde ereksiyonu sağlamak için penis içine ameliyatla yerleştirilen slikon yapıda implantlardır.

Penis protezinin kaç çeşidi vardır?

Bükülebilir (Tek Parçalı) ve Şişirilebilir (İki ve Üç Parçalı) olmak üzere iki tipi vardır. Bükülebilir tiplerde hasta ilişki sırasında penisi düzleştirmekte, bitiminde ise bükerek saklamaktadır. Şişirilebilir protezlerde ise hasta ilişki öncesi yumurtalıkların yanına yerleştirilen ufak bir pompa ile penisi şişirerek sertleştirmekte, ilişki bitiminde ise protezi indirerek normal hale getirmektedir.

Kimlere uygulanır?

Sertleşme sorununa diğer tedavilerden yeterli yanıt alınamadığında veya diğer yöntemlerle hastaların beklentilerinin karşılanamadığı durumlarda uygulanan son basamak tedavi yöntemidir.

Dışarıdan belli olur mu?

Yazının Devamını Oku

Prostat nedir, görevi nedir?

17 Şubat 2021
Prostat, erkeklerde meni içeriğinin bir kısmının üretildiği, idrar kesesinin hemen altına yerleşmiş yaklaşık ceviz büyüklüğünde (10–20 gr) bir bez dokusudur. Prostat bezinin salgıladığı sıvılar, vajina içerisinde meninin akışkan hale gelmesini sağlamakta, aynı zamanda içerdiği maddeler sayesinde spermleri çevresel faktörlerden koruyarak vajinal ortamda hayatta kalabilmelerini sağlamaktadır.

Prostatın en sık görülen hastalıkları nelerdir?

Prostatın yaygın olarak izlenen 3 hastalığı vardır;

1. Prostat İltihabı (Prostatit)
2. İyi Huylu Prostat Büyümesi (Benign Prostat Hiperplazisi)
3. Prostat Kanseri

Prostatit: Prostat ve çevresindeki dokuların iltihabi hastalığı olup, sıklıkla genç ve üreme çağındaki erkekleri etkilemektedir. En sık görülen bulgu ve şikayetler; ateş, halsizlik, idrar yaparken yanma, idrar yapma güçlüğü, acil idrar yapma ihtiyacı, kanlı idrar, makat çevresinde ağrı, ağrılı boşalma ve sertleşme sorunlarıdır.

İyi huylu prostat büyümesi (BPH): Yaşla birlikte büyüyen prostatın etrafını sardığı idrar kanalına baskı yapması sonucu idrarın rahat atılamaması ile karakterize bir durum olup, 50 ve 60’lı yaşlardaki erkeklerin yaklaşık yarısında; daha ileri yaş grubundaki erkeklerin ise %90’da idrar yapmakla ilgili problemlere yol açmaktadır. Erken teşhis ve tedavinin önemli olduğu iyi huylu prostat büyümesinde geç kalındığında böbrek yetmezliği, mesane taşı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, hatta kronik irritasyona bağlı mesane kanseri gelişebilmektedir.

Yazının Devamını Oku

Erken boşalmayı önlemek mümkün mü?

8 Şubat 2021
Erken boşalma erkeklerde en sık izlenen cinsel fonksiyon bozukluğu olup, her 5 erkekten 1’inde izlenen bir durumdur. Tanım olarak penisin vajene girmesinden önce ya da hemen sonra, sınırlı bir cinsel uyarıyla, kişinin istemi olmaksızın boşalması ve bu olayın kişide belirgin bir sıkıntıya yol açması durumu olarak tanımlanır. Erken boşalmayı tanımlayabilecek medikal bir zaman aralığı olmasa da birçok doktor tarafından bu süre cinsel birleşmeyi takiben 1 dakika içerisinde boşalmanın gerçekleşmesi olarak kabul edilir.

Erken boşalma nedenleri 

Erken boşalmanın nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Ama çoğu zaman altta yatan depresyon ya da anksiyete gibi psikolojik bir stres kaynağı vardır. Daha nadiren altta yatan fiziksel bir sebepte olabilir: hormonal problemler, ürolojik hastalıklar, ürogenital enfeksiyonlar ve yaralanmalar gibi. Uzun süre seksüel aktivitede bulunmayan erkeklerde ya da yeni bir partner edinenlerde erken boşalma problemi daha sık izlenmektedir. Birçok erkek yaşlandıkça ve seksüel olarak deneyim kazandıkça boşalma süresini uzatmayı öğrenmektedir.

Tanı nasıl konulur? 

Erken boşalmanın tanısında temel olan doktor hasta görüşmesi ve detaylı anamnez alınmasıdır. Erken boşalmaya neden olan altta yatan hormonal problemler, ürogenital enfeksiyonlar, erektil disfonksiyon gibi fiziksel problemler varsa bunlara yönelik araştırma ve tetkikler yapılır. Uygun hastalarda boşalma süresi hastadan öğrenilebilir. Çeşitli sorgulama formları ile hastanın yakınmaları daha objektif olarak değerlendirilebilir.

Erken boşalmanın tedavisi 

Eğer erken boşalmaya başka bir hastalık neden oluyorsa (örneğin, kronik prostat iltihabı veya hipotiroidi gibi), bu hastalığın tedavi edilmesinin erken boşalma sorunu üzerinde olumlu etkileri olacaktır.

Davranışsal ve psikoseksüel tedaviler 

Erken boşalmaya yol açan psikolojik ve kişilerarası sorunların çözümü için çiftlere psikoseksüel ve ilişki danışmanlığı verilmesi psikolojik tedavinin amacını oluşturur. Genel olarak bu yöntemler kısa dönemde hastaların %50-60’ında iyileşme sağlayabilmektedir. Ancak cinsel davranış tedavisi uzun sürelidir ve çiftlerin katılımını gerektirir. Klinik deneyimler davranış tedavileri ile sağlanan etkinliğin genel olarak uzun döneme yansımadığını göstermiştir. Bu nedenle psikoseksüel/davranış tedavilerinin ilaç tedavileri ile birlikte kullanılmasının erken boşalma sorunu olan hastaların çoğunluğu için en uygun tedavi seçeneği olduğu konusunda görüş birliği vardır

Yazının Devamını Oku

Erkek infertilitesi nedenleri ve tedavisi

22 Ocak 2021
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), infertiliteyi cinsel olarak aktif ve korunmayan çiftlerin bir yıl içerisinde doğal yollarla gebelik elde edememesi durumu olarak tanımlamaktadır.

Evli çiftlerin yaklaşık %15’i istemelerine rağmen doğal yollarla çocuk sahibi olamamaktadır.

İnfertilitede erkeğin rolü nedir?
İnfertilite nedeniyle başvuran çiftlerin yaklaşık yarısında anormal sperm parametreleri ile karakterize erkeğe ait faktörler tespit edilmektedir.

Erkekte infertilite yapan sebepler nelerdir?
Erkek infertilitesinin başlıca sebeplerini testise ait hastalıklar (varikosel, inmemiş testis, kabakulak orşiti, vb.) hormonal nedenler, genetik sebepler, sperm kanallarındaki tıkanıklar, enfeksiyonlar, kanser, ilaç kullanımı ve sistemik hastalıklar oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra sperm parametrelerinde bozukluk saptanan infertil erkeklerin yaklaşık %30- 40’ında altta yatan herhangi bir sebep bulunamamaktadır.

Azospermi nedir?
Azospermi erkeklerde meni içerisinde hiç sperm bulunmaması durumudur. İnfertilite nedeniyle başvuran çiftlerde %10-15 oranında izlenmektedir. Azospermi, tıkayıcı ve tıkayıcı olmayan olarak iki başlık altında incelenmektedir. Tıkayıcı olan grupta testiste sperm üretimi normaldir; ancak sperm kanallarının doğuştan yokluğu, enfeksiyon, ameliyat veya travma gibi nedenlerle sonradan tıkanmasından dolayı sperm iletimi engellenmektedir. Tıkayıcı olmayan azospermi durumunda ise testiste sperm yapımı ya hiç yoktur ya da meniyle dışarı çıkacak yoğunlukta olmayacak kadar azalmış durumdadır.

Azospermi tedavisi nasıl yapılır?

Yazının Devamını Oku