GeriDeniz SİPAHİ İyi ki var dediklerimden
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İyi ki var dediklerimden

RABİA Tekince...

 
Benim süper kahramanlarımdan biri...
Bir karınca gibidir; hiç durmaz, sürekli projeler geliştirir.
Telefonla ararım.
Dünyanın bir başka coğrafyasından çıkar.
Bir gün Amerika’dan, bir gün Azerbaycan’dan, bir gün Dubai’den, bir gün Avrupa’nın herhangi bir yerinden ses verir.
Alır eline çantasını, geliştirdiği projeleri uluslararası dev firmalarla birlikte hayata geçirir.
Bir kızı, bir oğlu var.
Onlara da yetişir, ailesine de, biz dostlarına da...
Ve tanıdığım en yürekli, en merhametli kadınlardan biridir.
Yıllar önce İzmir’de Ege Özel Çocuklar Vakfı’nı kurdu. Vakfın bir de okulu var. ‘Işıldayan Özel Çocuklar Eğitim Merkezi’ adı gibi ışıldayan çocuklarımızı yetiştiriyor.
Rabia; otizmli çocukların eğitimi için varını yoğunu harcadı.
Aslında bu ve benzeri eğitim kurumlarını, imkanları çok daha fazla iş insanları yapmalıydı ama Rabia bütün gücünle vakfı bugüne kadar yaşatmayı başardı.
Bugün 200’den fazla öğrenci bu vakıfta eğitim görüyor.
Ben de birkaç kere gidip gördüm okulu...
Sadece öğrenciler değil, aileler de eğitiliyor burada...
Çünkü bazıları ne yapacaklarını bilmiyor.
Birilerinin elinden tutmasını bekliyor.
Bir yandan hayatın akışı, bir yandan da o çocukların eğitimi, topluma kazandırılması, aile yükünün biraz olsun paylaşılması.
İşte Rabia ve Rabia gibiler toplumsal konularda hep taşın altına elini koyan insanlar oldular.
Hepsi birer kahraman, hepsi cennetlik...
İyi ki varlar...

 
Özel çocuklara da
eğitim verecekler

KORONA salgını hepimizi evlerde tutuyor.
Birçok kişi evden çalışmak zorunda bu günlerde...
Okullar da tatil; en azından nisan sonuna kadar açılmayacak.
Sonrasındaki gelişmelere göre eğitim yaza sarkacak ya da bu yıl defteri kapatacağız.
Şimdi çocuklarımız online eğitim alıyor.
Birçok okul internet üzerinden Milli Eğitim Bakanlığı’nın ders programına ek olarak kendi eğitim programlarını veriyor.
Peki bu özel çocuklarımız ne yapacak?
Dolayısıyla aileler nasıl davranacak?
İşte Rabia yine boş durmuyor.
Diyor ki;
“Özel gereksinimli çocuklarımız zorunlu tatil nedeniyle özel eğitim desteğimizden uzak kaldılar. Onlar da tıpkı akranları gibi online eğitim alabilirler. Ergoterapi çalışmasından psikolojik desteğe kadar tüm çalışmaları online olarak yapabilmek için siz de özel çocuklarımıza destek çağrımıza katılın. Ücretsiz bize ulaşın...”


Ege Özel Çocuklar Vakfı’nın iletişim adreslerini veriyorum.
Telefonları 05412903818... @egeozelcocuklarvakfi da sosyal medya adresleri...
Hangi dersler mi olacak?
Disleksi, disgrafi, özel öğrenme güçlüğü, diskalkuli, ergoterapi, duyu bütünleme, çocuk psikiyatrisi, aile danışmanlığı, sosyal iletişim bozukluğu, davranış bozukları...
Derslerden de anlaşılacağı gibi sadece çocuklar için değil, aileler için de dersler var.
Rabia hem iş kadınlığın, hem dostluğun, hem sivil toplum örgütçülüğün bir harika...
Seninle gurur duyuyorum.

 
Daha fazla desteği hak ediyorlar

ŞU korona günleri bir geçsin.
İzmir’in önemli sivil toplum örgütlerinin liderlerini alıp Rabia’nın kurucusu olduğu Ege Özel Çocuklar Vakfı’na götüreceğim.
Tek başına, kısıtlı imkanlarla yüzlerce çocuğun, ailenin kurtarıcı oldu bugüne kadar...
Bence çok daha büyük desteği hak ediyor.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de bu konuya duyarsız kalmayacağını düşünüyorum.
O çocuklar hepimizin çocukları ve hepsi de destek bekliyor.
Ben kendi adıma bu desteği vermeye çalışıyorum ama çok daha fazlası gerekiyor.

 
Hoşuma gitti bu kampanya

RABİA bütün çevresini, tanıdıklarını devreye soktu. Şimdi sosyal medyada da bir kampanya dönüyor. Ben de destek veriyorum. Sanatçılar, gazeteciler, siyasiler bu kampanyaya katılıyor. Ve gönüllü öğretmenler arıyorlar. Siz de destek olmak istemez misiniz?

 

Ortak akla daha çok ihtiyaç var

GERÇEKTEN DE dünyanın hiç yaşamadığı bir süreçten geçiyoruz.
Büyük ve önemli sandığımız birçok konunun aslında ne kadar küçük ve anlamsız olduğunu görüyoruz.
Ben İzmir’in her zaman sağduyusuna inanmışımdır.
Bir süredir sivil toplum örgütleri, meslek ve sanayi odaları arasında uyumlu bir işbirliği var.
Bu kıskandıracak boyutta ilerliyor.
Oda ve borsa başkanları geçen gün ortak bir deklarasyon yayınlayarak bunu bir kez daha hatırlattılar.
“Halkımızla, işçisiyle işvereniyle milletçe dayanışma, birlik ve beraberlik ruhuyla moralimizi bozmadan, motivasyonumuzu yüksek tutarak bu süreci de elbirliği ile aşacağımıza inancımız tamdır. Bizler de meslek kuruluşları olarak üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız” dediler.
Virüsü yeneriz, göreceksiniz önümüzdeki ay her şey yerli yerine oturmuş olacak.
Ama ekonomiyi toparlamak, bu travmayı atlatmak biraz zaman alacak.
İşte bu dönemde ortak akla daha çok ihtiyaç var.

X

Marka yaratmak kadar korumak da zor

BARBAROS Tapan’ın Nusret Gökçe’yle yaptığı röportajı büyük keyifle okudum.


Tapan; Nusr-Et’in Los Angeles şubesinin açılışını dünya yıldızlarıyla dolu film galalarından farkı olmadığını söylüyor. Ve “25 yıldır Los Angeles’ta yaşıyorum, böyle ses getiren, bu kadar çok konuşulan başka bir açılış görmedim” diyor.
Gerçekten çok mutlu oldum.



Çünkü yıllardır yazdığım bir konu var.
İtalya kendi mutfağını dünyaya çok iyi anlatıyor.

Yazının Devamını Oku

Bir düzenleme de onlar için yapalım

HÜKÜMET, Meclis’e gönderdiği bireysel emeklilik sigortası ve enerjiyle ilgili bazı düzenlemelerle birlikte başka konulara da yeni eklemeler yapacak.


Örneğin pandemi nedeniyle beklenen tesislerin boş kalmasından dolayı bazı ertelemeler yapılacak.
Daha önce hazine arazileri üzerine kurulu turizm tesislerinin devlete yaptıkları ecrimisil ödemeleri bir yıl süreyle ertelenmişti. Pandemi ve ekonomik kriz nedeniyle bu süre bir yıl daha uzatılacak.
Doğru bir karar...
Gerçekten de pandeminin bazı sektörlere etkisi çok daha olumsuz oldu.
O yüzden olması gereken, doğru bir karar...
Keşke imkanlar el verse de sektöre çok daha büyük destekler yapılsa...

Yazının Devamını Oku

Barselona yaptı Çeşme yapamaz mı?

AVRUPA’nın bazı yerlerinde ilginç etkinlikler yapılıyor. Örneğin Barselona Kovid-19 salgınına rağmen sosyal mesafenin korunmadığı 5 bin kişilik bir rock konseri düzenledi.



27 Mart tarihinde gerçekleştirilen etkinlik sonrası konsere katılanlar tek tek takip edildi. Ve koronavirüsün bulaştığına dair bir belirtiye rastlanmadı.
Palau Sant Jordi kapalı spor salonunda düzenlenen konser öncesi tüm seyirciler Kovid-19 testinden geçirildi. Özel bir havalandırma sisteminin kullanıldığı mekanda tüm seyirciler FFP2 tarzı maskeler taktı, tuvalet ve barların kullanımında ise bazı özel kurallara dikkat edilmesi istendi.
Tabii konser olunca sosyal mesafe kuralına uyulmadı.
Germans Trias i Pujol Hastanesi doktorlarından Josep Maria Llibre, bu konserle büyük bir Kovid-19 deneyi yaptıklarını ve doğru önlemler alındığı taktirde bu tarz organizasyonların güvenli olduğunu ispatladıklarını söyledi.
Barselona dışında İspanya’nın bazı şehirlerinde de benzer etkinlikler yapıldı.

Yazının Devamını Oku

Bu işletmeler daha fazlasını hak ediyor

17 Mayıs’tan sonra kademeli bir geçiş olacağı kesin. 50-60 binlerden 18 binlere inen vaka sayısı elbette umut verici. Ama daha önce de 2 binlere kadar indirdiğimiz vakaları, dikkatsizliğimiz sonucu yine 30 binlere çıkarmıştık.


Aslında bu algoritmayı hepimiz öğrendik.
Rakamlar gidişatı çok net gösteriyor.
17’sinden sonra 5 binlerin altına inemeyeceğiz.
Peki bu sefer ne yapmalıyız?
Ay başında maaşını alan insanlar için değişen bir durum yok. Ta ki işleriyle ilgili herhangi bir sıkıntı oluncaya kadar...
Ben yazınca bazen sert eleştiriler alıyorum.

Yazının Devamını Oku

O uzun masalarda hayat konuşulur

LEZZET dünyasına ilgim yeni değil. Bir kere büyük bir ailede yetiştim. Ailede herkes iyi yemek yapardı. Müthiş, kalabalık sofralar kurulurdu. Ve her seferinde lezzet sörfü yapılırdı. Ve elbette o renkli sofralarda hayatı konuşurduk.


Kendimizi, gördüklerimizi, yaşadıklarımızı, hissettiklerimizi, hayallerimizi anlatırdık.
Yemek hayatı güzelleştiren en önemli ayrıntılardan biridir.
Yıllar içinde gastronomi derneklerine, kulüplerine üye oldum.
Ve müthiş tadımlara...
Sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde...
Damak biraz gelişince, o derslerden biraz bir şeyler öğrenince tatların harmonisi farklı oluyor.

Yazının Devamını Oku

10 bin adımı at primi kap

BÜLENT Kutlu; Vizyon 100 Kurucu Üyesi, dijital stratejist...


2004 yılında Turkish Society Network parolasıyla dünyada ve Türkiye’de bir ilk olan Wishnee sosyal medya platformunun kuruluşuna öncülük etti. Sosyal medyanın gelecekte çok önemli bir yeri olacağına ve bu alanda yatırım yapılması gerektiği konusunda Türk yatırımcılarını bilgilendirme çalışmalarını yürüttü.
Farklı alanlarda ve sektörlerde çalıştıktan sonra 2019’da mentor ve mentilerin sanal ve gerçek ortamda bir araya geldikleri Mentee Turkey platformunu kurdu.
Vizyon 100 de; dijital dönüşümü merkeze alan üst düzey yöneticilerin yer aldığı bir platform...
Pandemi dönemi dijitalleşmeyi daha çok ön plana çıkardı. Büyük şirketler önce evden çalışmayı teşvik ettiler, bazıları da hibrit bir modeli önerdiler.
Bir yılın sonunda Google, Amazon gibi şirketler aşı olanları yeniden ofislere çağırmaya başladılar, yaz sonundan itibaren de hibrit bir model uygulayacaklarını açıkladılar.
Kutlunun bu süreçle ilgili bazı notları var.

Yazının Devamını Oku

Hayat, öngörü ve gelecek

KİMSE salgının bu kadar uzun süreceğini düşünmemişti.


Ne devletlerin böyle bir hazırlığı vardı, ne de özel sektörün...
Çok kitap okudum, bu konuları işleyen çok film seyrettim ama bir buçuk yılı bulan bu pandemi dönemini hayal bile edememiştim.
Geçen gün düşündüm.
Kovid 19 salgınının bir pandemiye dönüşebileceğini ve hayatımızı etkileyebileceğini ilk, ne zaman, kiminle konuşmuştuk diye...
2019’un aralık ayıydı ve İzmir Alsancak’taki Arkas Sanat Merkezi’nde yine güzel sergilerden birindeydik.
İçine girenler bilir.

Yazının Devamını Oku

Küçük yatırımcı henüz krizi bilmiyor

PANDEMİ sürecinde daha çok evlerde olunca alışkanlıklarımız, ilgi alanlarımız da değişti. Örneğin borsaya milyondan fazla yeni yatırımcı geldi. Yıllarca yüzde 65’lerin altına düşmeyen yabancı yatırımcı oranı yüzde 45’lere gerilirken; bunu yerli yatırımcılar karşıladı.


Etrafımda bunu gözlemliyorum.
Borsaya olan ilgi aslında tasarruflar açısından önemli bir gelişme...
Çünkü borsaya girerken, şirkete ortak oluyorsunuz.
Finansal okur yazarlık arttığı sürece bu ilgiyi çok değerli buluyorum.
Ancak bizde birçok konuda olduğu gibi kulaktan dolma bilgilerle, arkadaş tavsiyeleriyle, sosyal medya yönlendirmeleriyle yatırım yapıyoruz.
Bu dönemde aslında küçük yatırımcılar büyük hayal kırıklıkları yaşamadı.

Yazının Devamını Oku

İşletmeler için daha fazlasını yapalım

TAM kapanmanın ardından hayatın nasıl normale gireceği belli olmaya başladı.


Hükümet Bilim Kurulu’nun tavsiyelerine göre hareket edecek.
Yani 17 Mayıs’tan sonra her şeyin bittiğini zannetmeyin.
Büyük ihtimalle hafta sonu yasakları bir süre daha devam edecek.
Hafta içi 19.00 değil ama belki 21.00’den sonra yasaklar sürecek.
Kapanmanın ardından önce okullar ve sınavların açılması bekleniyor. İkinci aşamada tek dükkan olarak tanımlanan kuaför, avukatlık bürosu ve küçük esnafın açılabileceği ifade ediliyor.
Kafe ve restoranların üçüncü aşamada, masa sınırlaması ve dış mekân şartıyla açılmasının daha doğru olacağı da ifade ediliyor.

Yazının Devamını Oku

Bu kolaylığa alıştık daha da güçlendirelim

TÜRKİYE dijitalleşmede epey mesafe katetti.


Örneğin ben “e-devlet” şifremle birçok işlemi yapabiliyorum.
Eskiden olduğu gibi muhtara gidip ikametgah, nüfus idaresine gidip nüfus sureti almama gerek yok.
İlgili yerlere girip bir tuşa basınca hepsi karşıma geliyor.
Çok dikkat ediyorum ama trafik cezası alıp almadığımı arada girip sorguluyorum.
Hastanede yaptırdığım bütün kontroller bende bir dosya halinde vardır.
Ama olmasa da yine bir tek tuşla girip bütün tahlillerimi, hangi doktora gidip muayene olduğumu, koyulan teşhisi tek tek görebiliyorum.

Yazının Devamını Oku

Yeşil korunursa projeye destek

GEÇEN hafta İzmir Ticaret Odası’nın konuğu Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ydu.


Dijital yapılan bu toplantıyı ben de izledim.
Kılıçdaroğlu siyasete girmeden, iş dünyasıyla ilgili düşüncelerini, çözüm önerilerini anlattı.
Oda üyeleri Kılıçdaroğlu’na sorular sordu, o da yanıtlar verdi.
Bunlar arasında Çeşme’yle ilgili bir soru dikkatimi çekti.



Yazının Devamını Oku

Sevgi var, mesafe yok

EROL Hülagü’yü reklam ve perakende dünyası çok iyi tanır. Sektörün kendini anlatmasında, tanıtmasında büyük katkısı vardır.


Zeynep Hülagü’yü de eğitim sektörü çok iyi bilir. Çalıştığı kurumlara hep katkı sağlayan, sektörü büyüten isimlerden biridir.
Kızları Nilipek’i çok küçükken tanıdık, sevdik.
Yıllar geçti, genç kız oldu, üniversite okumak için İstanbul’a Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’ne gitti. Sonra Hollanda’daki Maastricht Üniversitesi’nde Biyolojik Psikoloji’yi bitirdi.
Bu arada müzik hep hayatında oldu. Farklı gruplarda yer aldı ve bir gün solo bir albüm çıkardı.
“Sabah...”
Herkesin sabahı farklıdır.

Yazının Devamını Oku

Kapanma doğru ama destek şart

17 gün kapanacağız; yeterli olup olmayacağını göreceğiz.


Elbette bu süreci yönetmek çok kolay değil.
Her devlet imkanları doğrultusunda vatandaşına destek oluyor.
Devletin yapması gerekenler var ama vatandaşa düşenler de bulunuyor.
Dün de yazdım, bazıları eleştirdi.
Normaldir.
Söylemek istediğim şuydu;

Yazının Devamını Oku

Sanatçı dostlar bu platforma üye olun

BU dönemin en büyük mağdurları da sanatçılar oldu.


Tiyatrolar kapalı, sinema salonları da öyle...
Yeme içme sektörü de durunca müzisyenler de ne yapacaklarını bilemediler.
Düğünler, davetler, özel toplantılar azaldı, daha doğrusu yapılamadı.
Bizde özellikle müzisyenler aldıkları kaşelerle hayatlarını devam ettikleri için bu etkinlikler olmayınca büyük bir mağduriyet oldu.
Özellikle lokal sanatçılar arasında intihar edenler oldu. Bu haberler hepimizin içini sızlattı.
Bu süreçte bütün dünyayı yakından takip ettim.

Yazının Devamını Oku

Siyasete popülizm de girince böyle oluyor

İZMİR gibi çok kültürlü bir şehirde büyüdük. Mahallemizde, yaşadığımız çevrede levanten çok aile vardı. Rum kökenli komşularımız da vardı, Ermeni arkadaşlarım da...


Saint Joseph’i kazandığım gün, okulun girişine kazananların listesini asmışlardı.
Sınıfta, okulda da o kadar çok arkadaşım oldu ki...
Bizi birleştiren hep ortak değerlerimizdi.
İzmir, Türkiye, Atatürk sevgisiydi.
Kimin nereden geldiği, nerede doğduğu, kimlerden olduğu hiç önemli değildi.
Bizim için önemli olan arkadaşlıklardı, dostluklardı, ailelerdi, birlikte geçirdiğimiz vakitlerdi.

Yazının Devamını Oku

Temas etmeden tatil yapmak ister misiniz?

PANDEMİYLE bazı alışkanlıklar değişecek. Ve, hayatımıza teknoloji yeni imkanlar, olanaklar, alternatifler sunacak.Örnek mi?



Salgının azaldığını ve tatile gittiğinizi düşünün. Ve, aklınızdan pandeminin en kötü günleri hala gitmiş değil. Hiçbir yere dokunmak istemiyorsunuz, kimseyle yakın temas kurmak istemiyorsunuz. Bunu nasıl yapabilirsiniz?
Size bu imkanı sunan bazı çözüm önerileri var...
Sadece akıllı telefonunuzu kullanıyorsunuz. Bir uygulamayı indiriyorsunuz; konakladığınız tesisin tüm hizmetlerinden, dil engeline takılmadan faydalanabiliyorsunuz.
Nasıl mı?
Otele gitmeden bir sağlık karnesi dolduruyorsunuz. Otele varıldığında temassız check-in özelliğiyle resepsiyon kuyruğunda beklemiyorsunuz. Oda için kapı kartı almadan, oda kapınızı cep telefonuyla açılabiliyorsunuz. Mobil uygulamada yer alan menüler ve kataloglar sayesinde ortak kullanılan yüzey miktarı en aza indiriliyor. Bu sayede yiyecek ve içecek siparişlerini cep telefonundan sadece odaya değil, oteldeki her hangi bir bölgeye talep edebiliyorsunuz. Bu bölge lobi, sahil ve hatta tekne bile olabiliyor. Tüm bu hizmetlerin ödemesi için ise para kullanmaya veya POS cihazına gerek kalmadan mobil ödeme ile gerçekleştirilebiliyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

Bir ödev ve düşündürdükleri

OĞLUM Atlas’a Piri Reis’teki öğretmeni Melike Gevrek 23 Nisan’la ilgili bir ev ödevi vermiş. “Dersimiz Atatürk” filmini izleyip kendine göre notlar çıkarmasını istemiş Melike öğretmen...


Atatürk’ü, felsefesini, hayata bakışını, bizlere bıraktığı mirası okuyarak, anlayarak, içselleştirerek büyüdük.
Hala “Atatürk” dendiğinde gözlerimiz dolar.
Atlas’ı da dünyanın kabul ettiği bu önemli lideri anlatarak büyütüyoruz.
Bu filmi yıllar önce izlemiştim.
Turgut Özakman’ın senaryosunu yazdığı Atatürk’ün hayatını konu alan bir filmdi. Yönetmenliğini Hamdi Alkan yapmıştı. Filmde Halit Ergenç Atatürk’ü canlandırmıştı.
Filmde dede rolünü üstlenen Çetin Tekindor, torunu rolünü üstlenen Batuhan Karacakaya ve arkadaşlarına Atatürk’ü anlatıyordu.

Yazının Devamını Oku

En doğrusu hibrit modelle çalışmak

AŞILAR konusundaki fikrim, tavrım belli...


Bu salgını yenebilmemiz için aşılardan başka bir çare gözükmüyor.
O yüzden aşı tartışmalarının yapıldığı günlerde gidip FAZ 3 çalışmasına katıldım.
Yaşadıklarımı da belirli aralıklarla yazdım.
Aşımın üzerinden 5 ay geçti.
Neredeyse hiçbir yan etki yaşamadım.
Aşı oldum diye de; tedbirleri bir kenara bırakmadım.

Yazının Devamını Oku

Hafta sonları tam kapanalım

UZMANLARLA, bilim insanlarıyla konuşuyorum; çoğunluk tedbirlerin daha da sıkılaştırılmasından yana...


Örneğin hafta sonları işim gereği çıkıyorum, gazeteye geliyorum.
Ama bir trafik yoğunluğu görüyorum.
Alışverişe çıkan insanlarla caddeler sokaklar dolu...
Düşünüyorum; bu işler hafta içinde yapılamaz mı?
Hafta sonları özellikle tam kapanma olmaz mı?
Her devlet, hükümet kendi pandemi planını yapıyor.

Yazının Devamını Oku

Ofislere geri dönüş başladı

PANDEMİNİN ilk gününden beri yazıyorum.


Evden çalışmak ve verim almak mümkün değil diye…
Nitekim dünya devlerinden de benzer açıklamalar geliyor.
Pandemi nedeniyle çalışanlarına uzaktan çalışma imkanı tanıyan Amazon, sonbaharla birlikte ofise dönüleceğini açıkladı.
Google’da da işler değişti. Pandemi öncesinde de esnek çalışma modellerine sıcak bakan ve şirketi böyle dizayn eden Google; nisan sonu itibariyle ofisten çalışılmaya başlanacağını söyledi. Eylül ayında ise tüm çalışanların haftada 3 gün ofise gelmesini zorunlu hale getireceklerini açıkladı.
Bizde de bazı gruplar, holdingler evden çalışmayla ilgili açıklamalar yaptılar ve bazı kadroların kalıcı olarak evden çalışacaklarını duyurdular.
Şu net ki;

Yazının Devamını Oku