Yetiş Ayşe...

 Zaman zaman yazıyorum sizlere Yetiş Ayşe’yi, hurriyet.com.tr’de yayınlanıyor her pazartesi.

Haberin Devamı

İki kişi çalışıyoruz Yetiş Ayşe’de... Önce Merve ve bendik, şimdi Aslı ve ben olduk.
Aslı üç senedir benimle, canını dişine takarak Yetiş Ayşe’yi hazırlıyor, devamını takip ediyor.
Ben Yetiş Ayşe’yi başlattığımda böyle bir sevgi yumağı haline geleceğimizi öngörememiştim.
Yardımlar yapıyoruz okur dostlar sayesinde. Neler neler yapıyoruz bir bilseniz...
Bazen çarşı pazar gezerken “Ben Ayşe Aral’ım” diyorum, suratıma boş boş bakıyorlar.
“Aaa pardon diğer adım da Yetiş Ayşe” diyorum, o zaman sarılıyor aynı insanlar.
Yaptıklarımızı size yazmayacağım, yapacaklarımızı yazacağım.
İşi büyüttük biz, oley!
International Inner Wheel Club of İstanbul Europa da kucağını açtı bize.
Başta Şeyda Campaner olmak üzere her birine çok teşekkürler.
Şeyda’yla Bodrum’da, ben yüzmek için çırpındığım sırada o sırt üstü yatarken tanıştık.
İyi ki var, iyi ki varlar...
Geçenlerde iki çocukla ilgili e-posta geldi.
Birinin kalbi delik, aynı ben gibi. Ben de kalbi delik doğanım.
İkinci e-posta ise karaciğerle ilgili. Eee ben karaciğerim şoka girdi diye az kalsın ölüyordum.
Şimdi bu çocuklar, gençler için nasıl atmasın bizim kalbimiz?
Dünya çapında bir doktor olan Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos, “Ben bu kalp ameliyatını bedava yaparım” dedi.
Bir miktar paraya ihtiyacımız var, onu da Dr. Kalangos’un asistanı Berrin Okutan, Şeyda, ben ve Aslı bir araya getireceğiz inşallah.
Nisan ya da mayıs ayında ameliyat olacak çocuğumuz.
Karaciğer sorunu olan çocuğumuzun ameliyatı için bir doktor ve hastane arıyoruz.
“Yetişin bize, 23 yaşındaki bir genç kız için ne olursunuz” diyecektim sizlere... Yazacaktım “yardım edin” diye...
Son dakika konuştum, ameliyat olmuş bizim kız.
Tüm emeği geçenlere bin kere teşekkürler, iyi ki varsınız...
İnsan çok kıymetli, insan hayatı da...
Herkes iyi olsun, aç kalmasın, hasta olmasın...
Tek dileğim bu Allah’tan.

Yakmak...

Haberin Devamı

Şuursuzun biri Müjdat Gezen’in ikinci göz ağrısı olan okulunu yakma girişiminde bulundu geçenlerde...
İkinci göz ağrısı diyorum, çünkü birincisi biricik kızı Elif’tir, biliyorum.
Neden yakmaya kalktı okulu?
Yok efendim Abdülhamid’in torunu hakkında kötü konuşmuşmuş Müjdat Abi!
Kafaya bakar mısınız adamdaki!
Kendisi Abdülhamid’in avukatı ya, içmiş içmiş kederinden, sonra da gidip okulu ateşe vermiş!
Sorgusunda “Müjdat Gezen, Osmanlı padişahlarından Abdülhamid Han’ın torununa hakaret ettiği için yaptım. Alkolün etkisiyle olayı gerçekleştirdim. Katıldığı televizyon programında padişah hakkında ileri geri konuştu. Bu sırada stüdyodan da gülüşme sesleri geliyordu. Çok kafama takıldı. Olayı bu nedenle gerçekleştirdim, pişmanım” diyen adam hemen salıverildi.
Bunun üzerine de “Kimseden korkum yok, vatani duygularla yaptım” diye cengaverleşti!
Hatta ve hatta hayatında ağzına içki koymadığını söyledi.
Sonrasında çok şükür adalet yerini buldu da savcılığın itirazıyla bu şuursuz tutuklandı.
Seneler önce, amcam Oğuz Aral vefat edince heykelini yapıp bir parka koymuşlardı. Bir şuursuz da o heykeli parçalamıştı. O kişi bulunamamıştı.
Daha sonra heykel tamir edilmiş ama ikinci kez saldırıya maruz kalmıştı.
Nedir bu yakıp yıkma olayı? Nasıl bir insafsızlık bu?
Neyin intikamı bu? Nasıl bir hissizlik, nasıl bir anlayış?
Bu tip insanlarla aynı havayı soluyabiliyoruz ya!
Bi gidin, bi gidin...

Yazarın Tüm Yazıları