Sonucun kölesi olmak yerine sürecin öğrettiklerine açık olun!

Günaydın haftanın ilk günü ama yarını saymazsak 2019 yılının son günü de diyebiliriz.2020 yılını yoğun hissedeceğimiz bir ocak ayına giriş yapıyoruz. Bu durum sizleri kaygılandırmasın ama yıla başlarken ilk zamanlarında 10 Ocak 2020 tarihinde Yengeç burcunda bir Ay tutulması ile başlayacağız. Daha yeni bir güneş tutulması yaşandı ve etkileri bu hafta kendini göstermeye başlayacak. Bugünlerde kendinizi köşeye fazla sıkışmış hissedebilirsiniz. İşler bir şekilde yoluna zaten girecektir ama bizlerin artık bu denli köşeye sıkışan durumlara düşmeyecek kadar hayatı öğrenmiş olması gerekmez mi?

Deneysel gözlemlerime göre özellikle Yengeçler ve Yükselenleri Yengeç olanlar sürekli hissettikleri köşeye sıkışmışlıkları farklı tarzlarda dile getiriyorlar. Sosyal medyadan gelen yorumlardan bir-ikisi şöyle:

- “Aygül Hanım yengeç burcuyum, ne olur biri sura üflesin artık”

Bir diğer yengeç burcu yorum yazmış

- “Aygül Hanım bu yılda ölmeyi beceremedim, ayağımı kırdım 2 ay oturacağım” diye…

Önce tebessüm ettim. Zekice kullanılmış espriler, tamam haksız da değiller. Şartlar onları zorladı ama bu geçtiğimiz yıl onlara çok şey öğretti. Umutsuzluğa kızıyorum…

Canım yengeçler, bu yıl öğrendikleriniz sizlere 100 yıl yeter. Şimdi öğrendiklerini uygulama ve tecrübelerini konuşturma yılı…Haydi göreyim sizi…

 

Hayat zaten sonsuz bir yolculuk değil!

 

Yaşam inişli çıkışlı bir yolculuk aslında. Belki bugün, belki yarın belki de 30 yıl sonra ama önünde sonunda ayrılacağımız bir yol. Bu yolu kusursuz yürümek mümkün değil. Arada dinlenmek, yorulmak veya bir köşede bizi taşıyan birini beklemek mümkün. Bu yol içinde gidiş şeklinizi siz belirleyeceksiniz. Özgür bir iradeniz var ve yol belli…

2020 yolu belli nitelikler taşıyor? Bu yolda size sorulacak sorular?

-Elinizden gelenin en iyisini yapıyor musunuz?

-Özgürlüğünüzden ödün veriyor musunuz?

-Adaletten yana mı davranıyorsunuz?

-Köleleşmek veya bencillikle hareket etmek durumunda mısınız?

-Hoşgörü gösteriyor musunuz?

-İnsanlara karşı esnek misiniz?

 

“İyi insan” olmak dışında nasıl bir savaşımız olabilir ki?

 

Yukarıdaki liste 2020 yılının en önemli listesi diyebilirim. Bu listeyi uygularsanız işte yaşadığınız “An”ı onurlandırırsınız. Bakın şunu unutmayın. İyi insan olmaktan vazgeçmek bir anlık bir tuzaktır. Bu yolda sürekli böyle kalabilmek için mücadele veriyor olmanız gerekmektedir. Yukarıdaki listeye uyarsam başarısız olurum diye bir düşünceniz varsa bunu hemen kafanızdan silin. İlişkide başarısız olabilirsiniz, işte başarısız olabilirsiniz ya da hayatın bambaşka bir dinamiğinde başarısız olabilirsiniz. Bu demek değil ki hep böyle olacak. O başarısızlık sizleri daha doğru bir başarıya hazırlayacak. Bunu bir talihsizlik olarak değerlendiremezsiniz. Başarısızlık korkusunun sizi tembel biri yapmasına izin vermeyin.

06 ocakta kavuşacak Satürn ve Plüton kavuşumu üretmeyen insanı mutsuz edecek. Başarıyı elde etmek ve güç gösterisi yapmak yerine tüm iç disipliniyle bu yolda üretmeye devam edenlerin kazandığı bir zaman olacak. Mühim olan hayatınızda hiçbir duruma fazla anlam yüklememeniz ve abartmamanızdır. Herkesin arkasında yanlış ve aptalca kararların olduğu yıllar vardır. Her türlü ihtirasın, zayıflığın, boşluğun, göz yummanın, iyiliklerinin sömürülmesinin ve çabalarının karşılıksız kaldığı bir hayat…

 

Dememiz o ki; Geçmişle, gelecek arasında sıkışmayan insan özgürdür. Bir yıl daha geride kaldı ve siz artık siz değilsiniz. En önemlisi hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Mutlu günler dilerim…

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Sivri bir dil, ruhsatsız bir tabanca gibidir.

Günaydın yepyeni bir günden hepinize…

Çok oldu yazmayalı sizlere…

Bir ara acaba çok ara verdim beni unutmuşlar mıdır diye düşünmedim değil :)

*

Bugün duruma el atmak istedim. Çünkü gökyüzü pek bir düşük ritimle çalışıyor. İzlerinde yeryüzünde yeterli uyumu yakalaması için en azından iki kelam bir şeyler karalayayım dedim.

*

Bu hafta gerçekten yönetmesi önemli bir haftaydı.

Bu konuda size katılıyorum. Geriye bugün ve yarınımız kaldı. Biraz bizlere sert ve mesafeli duygular getirmeye açık görülüyor. İşler pek yolunda gitmiyor gibi gelebilir. Sanki engelleniyormuş gibi ya da çevrenizden bir baskı görüyormuş gibi hissedebilirsiniz.

*

Yazının Devamını Oku

Terazi Yeni Ayı! Mutlu ve Huzurlu Olmadığın Bir Yerde Zaman Kaybetme

16 Ekim Cuma günü saat 22.30’da Terazi burcunun 23 derecesinde yeni ay gerçekleşecektir. Yeni ay enerjisi yeni başlangıçlara, yeni kararlara, yeni umutlara insanı hazırlamaktadır. Yaşamınızda görünmeyen şeylerin ya da “mış” gibi yaptığınız konuların ortaya döküldüğü bir etki içindeyiz.

Ruhsal gücünüzün tükendiği ve artık dayanmak zorunda olmadığınıza inandığınız konuların ayyuka çıkması denilebilir. Öncelikli konusu ilişkiler, evlilikler ve ortaklıklar olacaktır. Bu konularda süregelen denge arayışlarımızın sonuna geldik diyebiliriz.

Yeni ay, iyi bir gelecek destekçisi olan şans vurgusu yapan oldukça güçlü Spica sabit yıldızı üzerinde gerçekleşecektir. Terazi naifliği ile sabit yıldızın birleşimi yeni ay ile birlikte başarı merdivenlerinin basamaklarını birer birer yürümenizde büyük söz sahibi olacaktır. Bu önümüzdeki gerçekleşecek 15 günlük süreç oldukça heyecan verici görülebilir. Tabi ne yapıyorsunuz ya da neyin peşindesiniz bu hikayenize göre değer kazanacaktır.

Ortaklıklar, insan ilişkileri, aile konuları ön planda olurken telafi edilmesi gereken olaylarda öfke ve sinir şeklinde gerginlikler yaratabilir.

Yeni ay, İkizler ve Yay aksındaki ay düğümlerine olumlu açı yaparak kadersel değişimlerin önünü açacaktır. İlk başta sizlere olumsuz gibi görünen gelişmeler ilerde iyi ki gerçekleşmiş dedirterek hayatınızda dönüm noktası olmasına neden olabilir.

Yazının Devamını Oku

Merkür Gerilemesi Akrep Burcunda Başlıyor! Sürprizlere Hazır Mısınız?

Evrendeki hiçbir gezegen geriye gidemez. Geriye dönük bir gezegen, sadece bir optik illüzyonun sonucudur.

Tüm gezegenler Güneş'in etrafında döner. Dünya ile ilgili bakış açımıza göre, bazen bir gezegenin durup geri hareket denilen geriye doğru gittiği ve sonra tekrar durup doğrudan hareket olarak adlandırılan ileri gideceği görülmektedir.

Geriye dönük bir dönemde, herhangi bir pratik girişimi ilerletmek iyi bir fikir değildir. Bunu yapmaktansa hazırlanmak ve daha sonra Merkür'ün doğrudan evresinde ilerlemek daha iyidir.

Merkür, her yıl üç kez gerilemeden geçer. Gerileme döneminden önce yavaşladığı için biz buna durağanlaşma diyoruz. Merkür o zaman güç kaybetmeye başlar ve bu nedenle yeni girişimler bu dönemde iyi sonuç veremez. Merkür gerilemesi döneminde, herhangi bir yeni işe girmemeniz veya olduğunuz yerde kalmanız en iyisidir. Aslında Merkür, her zaman aynı yönde ve aşağı yukarı aynı hızda, Güneş'in etrafında dönmeye devam eder. Merkür gerilemesi dönemlerini bilmek, girişimlerinizi önceden planlamanıza yardımcı olabilir, böylece yoldan çıkmazlar.

3 Kasım’a kadar devam edecek olan Merkür gerilemesi bize ne hissettirecek?

Merkür gerilemesinde iç yansıma o kadar güçlü olacak ki belki de göremediğiniz ne varsa görmek zorunda kalacaksınız.Akrep burcu, demek olayları daha net görmek demektir. Çünkü Akrep gerçeği ortaya çıkarmanın işaretidir.İlişkimize ya da yaptığımız işlere nasıl bağlandığımız veya birbirimize verdiğimiz sözlerdir.

Akrep gizemleri bulmak ve çözülmeyen her şeyi çözmek ister. Önümüzdeki 3 hafta aslında harika ötesi olaylarla karşılaşacaksınız. Biliyorum bu size pek inandırıcı gelmedi ama bu konuda samimiyim.11 derecede başlayacak bu gerileme çok önemli bir derecede gerçekleşmektedir. Eski astrologlar buna 'yaşamın kapısı' olarak tabir eder. Merkür’ün bu gerilemesinin zaten Uranüs’e karşıt olması bunun ne kadar sürprizli ve harika olacağını bize zaten işaret etmektedir. Bazı durumları aşırı dramatize etmediğiniz sürece oldukça güçlü bir dönem içinde olduğunuzu söylemek doğru olur.

Gelecek için endişelenmek yerine zamanın içinde çözümler bulmak ve zamanın tadını yakalamak çok önemli olacak. 

11. derece ustalıktır. Sizi bir konuda ustalaştırmaya gelecek bir gerileme yaşayacaksınız. Bunun için kendinizi bu ustalık zamanına hazırlayın ve büyüyün. Korkularınıza yenilmeyin. Aksi halde kendinizi öfkeli ve sinirli hissedersiniz. Ya da çevrenizde herkes size böyle davranıyor gibi gelir.

Yazının Devamını Oku

Mars gerilemesi : “İçimde yılgın rüzgârların ayak sesleri…”

Günaydın yepyeni bir haftadan hepinize değerli dostlarım,

Güzel bir haftaya daha başlıyoruz. Bugün pek bir ayağımı sürüdüm.Yazı yazmakla yazmamak arasında kaldım. Sonra içimdeki bu boş durgunluğun biraz köpürmesine yazı yazmanın iyi geleceğini düşünerek bilgisayar başına geçtim.

Size de oluyor mu bilmiyorum. İnce düşünülmemiş ve ucunda kırılmış olduğum her şeyden ışık hızıyla soğuyorum. Neden?

Biraz dur kızım hemen soğuma yapma diyorum ama başaramıyorum. İçimde bir şey kırgın ve yorgun kalıyor. Kendime dönüyorum ve hemen kendimle sohbet ederken şu cümleyi söylerken buluyorum “ben olsaydım yapmazdım”…

Ben olsaydım yapmazdım dediğim her şeyi neden yaşıyorum. Halbuki ben “yapmıyorum”…

Belki de yapmadığımı sanarak mı hareket ediyorum?

Bu hafta kimsenin tavuğuna kışşşt denmemesi gereken, gözünün üstünde kaş var diye söylenmemesi gereken bir hafta içine girdik. Gerçeklerle her an yüzleşebilirsiniz.Eğer siz bir “gerçekseniz” bu asla büyük bir problem olmaz. Sahi siz “gerçek” kalmayı başardınız mı?

Bugün dedemin mektuplarına ihtiyaç duydum. Bakim bugün 40 yıl önce ne yazmış dedim.

Sonra 72 yaşında kaleme aldığı bir mektubu buldum.Ekim ayında yazmış.Pek manidar,pek hoş.. Hadi gelin gidelim yıllar önceye…

Yazının Devamını Oku

"İyi yaşamı kendi dışında arayan biri, iyi bir yaşam aramıyor demektir."

Günaydın yepyeni bir haftadan ve yeni bir günden….

Günler birbirini kovalıyor ve nasıl geçtiğini hiç anlamıyoruz.

Biliyorum bazı insanları affetmeyeceksiniz,

Affedilir gibi de değil…

Bu zaman bu şekilde yangınını sürdürürken siz kendinizi söndürerek ilerlemeyi başarmalısınız. Bizler sürekli sizlere gökyüzünden haberler sunuyoruz. Sizi en çok ilgilendirenin iyi mi kötü mü olduğu hususu oluyor. Aslında bizler hafta genelini gökyüzü şifrelerimizi çözerek Ay’ın konumuna göre bu haftayı nasıl geçireceğinizi deşifre etmeye çalışıyoruz. Zaman zaman isabetli oluyor zaman zaman olmuyor. Kendinizi sürekli astroloji ile ilgilenerek delirtmeyin. Kararında ve tadın da hareket etmenizi öneriyorum. Bunun için bende elimden geldikçe sosyal medyamda sizlere burçları daha esprili ve komik anlatmaya çalışıyorum. Astro Şifa 2021 Ajandanız artık basıma verildi. Bunları 2021 içinde sürekli elinizde bakarak inceleyebileceksiniz. Önceden planlar yapıp kendinizi daha kolay kontrol edebileceksiniz.

Bunun için elimizden geldikçe sizlerin Ay’ın hareketleri ve açıları hakkında bilgiler sunarak kendi hayatınızdaki tezahürünü anlamanızı istiyoruz. Bu demek değil ki iyi ya da kötü olarak gelişen durumu tanımlanmak zorundasınız. Hiçbir astrolog size gününüzün iyi ya da kötü olacağını söyleyemez. Bunu siz nasıl kontrol eder ve nasıl bakarsanız bu öyle şekillenir. Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ demiş atalar…

Boşa demiş olamazlar dimi?

Ay’da gökyüzünde boşuna duruyor olamaz?

Gökyüzündeki 12 eşit parçaya bölünmüş burçlar takımyıldızları da boşuna orda durmuyor sanırım.

Yazının Devamını Oku

1 EKİM KOÇ DOLUNAY! Yoksunluktan daha ağır yoksulluk mu var?

Ekim ayına hoş geldiniz…

Koç dolunayı ile giriş yapmak gerçekten heyecan verici olacak.

Genellikle Koç ve terazi burcundaki dolunaylarında insanlığın çok zorlandığını gözlemliyorum. Ekim ayı biraz daha fazla etrafımızı değil kendimizi kontrol etmemiz gereken bir ay olarak değerlendirilmelidir.

Dün biraz yoksunluk sendromunu araştırdım. Okuduğum bir kitap da önüme yoksunluk cümlesi çıktı. Sonra oradan bu cümlenin ne ifade ettiğine doğru yola çıktım. Ne kadar fazla koç burcundaki yaşayacağımız dolunay etkilerini anlatıyordu…

Yoksunluk sendromu demek; Madde bağımlılarının maddeye ulaşamadığında ya da ara verdiğinde yaşadığı krize deniliyormuş. Bazen de annelerin bebeklerini memeden kesmek istediklerinde yaşanılan bağımlılık sorunlarının adına verilen isimmiş.

Ne tuhaf dimi?

Yoksunluğunu çektiğimiz şeylerin de hastasıyız aslında…

Sanırım hepimiz birer hastayız :)

Bir şey istemek o şeye duyulan açlıkla ilgilidir

Yazının Devamını Oku

Savaşı Başlatan Kaybeder. Azerbaycan Doğum Haritası Ne Diyor?

Günaydın yeni bir haftadan hepinize merhaba... Bu hafta hayatımızdaki en önemli ve güçlü etkiler barındıran haftalardan biri olacak. Yaşam bize bu hafta tüm taşları yerine oturtmamız için fırsatlar sunacak. Tabi ki taşları bulmak için biraz sarsılmak gerekli olabilir. Taşlar nasıl dökülsün yoksa değil mi?

Mars gerilemesi savaş atmosferi dedik, 2020 yılı salgın hastalık dedik, yeni bir düzen kurulacak vs. diye söz ettik.

Acaba hala astrolojinin varlığından şüphe eden ve bunu araştırmayan insanlar var mı diye merak ediyorum. Yani bunun bir inanç meselesi üstünde olduğunun farkında olmayan var mı? Astroloji muazzam bir şekilde çalışıyor.

Bu hafta elinize, kolunuza, dilinize hakim olun lütfen. Hiçbir tuzağa çekilmemeye özen gösterin.1 Ekim'de Koç dolunayı gerçekleşecek. Bu yönetilmesi en zor dolunaylardan biri olabilir. Bunu lütfen iyi yönetelim. Bunun için yazıyı ayrı hazırlıyorum.

Yıl 1992, Şubat sonu Mart başları ve yine gökyüzünde Satürn-Mars gezegenleri Kova burcunda kavuşuyor. Bu zaman aralığında neler yaşandığını sizler de araştırıp okuyabilirsiniz. Ben bugün biraz yazı içinde Azerbaycan’daki kardeşlerimizin merakını giderecek ve biraz olsun fütüristtik bir bakış açısı yakalamalarına yardımcı olacak bir harita analizi hazırladım. Umarım işlerine yarar.

Şimdi zaman tüneline binip 1992-93-94 yıllarına yolculuğa çıkıyoruz:

İlk dikkat çeken tarihteki olay: 

Ermenistan ile Azerbaycan arasında Karabağ Savaşı yaşanıyor. Ermeniler, Karabağ’da bulunan Hocalı kasabasına ansızın baskın yapıyor. Ermeniler acımasızca Azeri vatandaşları öldürüyor. Hocalı katliamı diye geçiyor. Bu büyük bir katliam ve asla unutulmaması gereken bir olaydır.

Bunu 28 Mart 2020 tarihinde Twitter'da ve Satürn Kova yazısı içine yazmıştım. Yani geçmişteki bu olayın aynı gökyüzü ile geldiğinden söz etmiştim. Astroloji muazzam incelikli bir şekilde çalışıyor.

Yazının Devamını Oku

EKİM-KASIM ÖZET: Gerçek renklerimiz cesaretimizden gelir.

Günaydın yeni bir günden…

 

Gündemimiz yoğun ve telaşlı…

Hayatımızı tamamen değiştiren Satürn-Plüton ve Jüpiter gezegenleri dizilimi Mars gezegeni tarafından tetiklenmeye başladı. Tüm ekim ayı hatta kasım ayı da dahil bu durum yüksek bir etkileşim içerisine bizleri sokacak.

 

Bunu korku ve endişe duymanız için değil farkında olmanız için konuşuyorum. Bu durum illaki kötü şeyler olacak anlamı taşımaz. Hayatınızda sizi zorlayan şeyleri artık değiştirme zamanı olduğunu gösterir. Ama siz bunun ne olduğunu tanımlayamazsanız kendinizi hareketsiz ve yönsüz bir şekilde hisseder ve kötü yorumlarsınız.

 

Asıl burada anlatılmak istenen gezegenlerin bizim hayatımızı değiştirdiği değil. İçinde bulunduğumuz zamanı anlamamız için bize yıldızların diziliminin bir açıklama yapmasıdır. Gezegenler yüzünden bunlar yaşanmaz. Her şey benim, senin ve diğerleri yüzünden olur.

Gezegenler masumdur…

Yazının Devamını Oku

Hoş geldin sonbahar! Gökyüzünde 2.Sezon başlıyor….

Günaydın hepinize yepyeni bir günden daha…

Bugün sonbahara giriş yapıyoruz…Terazi mevsiminin havadar duyarlılığı, Başak mevsiminin dünyevi, topraklı doğasından hoş bir değişikliktir. İşte bu zamandan en iyi şekilde nasıl yararlanacağınız?

 

Kendinizi çok yorgun ve halsiz hissedebilirsiniz. Bu bir Başaktan teraziye geçiş dönemidir. Toprak elementinden hava elementine geçiş öyle kolay değildir.

 

Şu an fonda Ricky Nelson çalıyor. “Lonsome town” dinliyorum.

Bir milyon şey düşünüyorum…

Kafamdakiler o kadar çok ki.

Aynı zamanda kafamdakiler öyle boş ki…

Yazının Devamını Oku

Abartı, gerçeğin öfkesine yenilmiş halidir.

Günaydın hepinize yepyeni bir günden ve yepyeni bir haftadan…

Biliyorum aslında insanın en büyük ihtiyacı bir gram ilgi, bir gram güzel söz, bir gram güler yüz değil mi?

Birinin sana inanıyor olması…

Dünya haksız bulsa onun seni haklı bulması…

 

Bazen hayatta her şeyle başa çıkabilecek gücü sadece bunların bir gramıyla bulabilirsiniz ama…

İşte…

Bazı şeylerin zamanı ve nedeni var…

Zamanı kabul etmek öyle kolay değil.

Yazının Devamını Oku

Yeniay sabahı: Hayatınız bir kitap olsaydı nasıl bir önsöz yazardınız?

Yeniay sabahından günaydınlar hepinize…

Hayatınızı bir pergel gibi yaşamak bu dönem cazip olabilir. Kendi hikâyenizi kuruyormuşsunuz gibi yaşamak…

Ömer Hayyam’ın mısralarında dediği gibidir belki de;

“Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz iki başımız var, bir bedenimiz ne kadar dönersem döneyim çevrende er geç baş başa verecek değil miyiz?”

Mesela bir kez kilo verdiğinizde devamı gelir…

Bir kere paranız olduğunda yeniden cesaretlenirsiniz.

Bir kere okuldan mezun olduktan sonra ya da bir kere gerçek bir ilişkide olduğunuzda gerisi gelir.

Bir gün o sigarayı içmediğinizde nihayet yeniden yaşamaya başlayacaksınız ve bu noktaya kadar yaptığınız her şey bir tür yaşanmamış sayılacak. İçindeki tüm güç yeniden şekil alacak ve iyi haber bunu yapabilecek tüm gücü bulabileceksiniz. Buna inanmak zor şimdilik ama bu bir gerçek.

Bu yeniay sabahı ile tamamen varoluşunuzun zenginliğine odaklanmalısınız.

Yazının Devamını Oku

Herkesle iyi geçinemezsiniz.

Şu sıralar insanlara tahammül etmeniz ve sabır göstermeniz iyice zorlaşıyor. Kariyerinizde ilerlerken herkesle arkadaş olmaya çalışmanız normal bir şey. Müşterilerle, iş arkadaşlarınızla, patronunuzla… Fakat herkesle anlaşmak mümkün değildir. Sizin davrandığınız gibi karşılık göremediğinizde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Bu yüzden herkesle iyi geçinmek için zorlamayın kendinizi.

Bu dönem kendinizi zorlamaktan daha çok sakin olmanız gereken bir dönemdir. Bir okuyucum mail atmış, Aygül Hanım sizi kanyonda gördüm konuştuk. Bundan öncesinde sizi çok kibirli ve ukala buluyordum. Benim derdimi dinlediniz ve uzunca konuştunuz. Bunun için hakkınızı helal edin. Sizin için o kadar çok bunu düşünmüştüm ki. Bunu bilin ve ben bu yükten kurtulayım diye yazmış. Bir yandan hoşuma gitti, gülümsedim. İçinde insanlık adına güzel duygular beslemeye devam etmek için özür diliyor.

Bir yandan da üzüldüm. Nasıl onu bu kadar meşgul etmişim. Neden böyle düşünmesine neden oldum. Yargılamanın aslında insanın üzerine ne denli bir yük oluşturduğunu gördüm. Görmediğiniz ve yaşamadığınız bir hayatı yargılayarak bir fikre ulaşıyorsunuz. Düşünsenize bu yük öyle ağır geliyor ki karşınızdaki kişiye bunu bilmesi ve kabul etmesi için bilgi veriyorsunuz. Çünkü iyi bir insansanız bir müddet sonra o yükü taşıyamıyorsunuz. Birileri sizin kalbinizi kirletiyor. Sonra böyle düşünmesine neden olacak sebebi bulmaya çalışırken benimle yıllarca küs olan bir arkadaşımın kendisine bunları söylediğini söyledi.

 

Oooo sordukça baktım bir bilinmeze doğru gidiyorum. Dur orada dedim.

İsmini söyleme sakın. Tamam dedi.

Ben helal ettim deyip işin içinden kaçtım.

Sevmiyorum bu tarz muhabbetleri yahu,

O onu dedi, bu bunu dedi…

Yazının Devamını Oku

17 Eylül Başak Burcunda Yeni Ay: İhtiyacın Olan Tüm Desteğe Artık Sahipsin

Evren bize her ay küçük bir hediye verir. Bu o kadar küçük ki, kolayca gözden kaçabilir. Bu hediyeyi kaçırmamak için gökyüzü çizelgesi bize yardımcı olur. Bu güzel hediyenin adı 'yeni ay’dır. Her 28-30 günde bir oluyor.

Astrolojik terimlerle ifade edersek yeni ay, ayın birçok evresinden biridir. Özellikle, ay ve güneşin hizalandığı evredir. Güneş, ayın arkasında parlayarak bizi onun görüşünden alıkoyar. Yeni ay, yeni bir ay döngüsünün başlangıcını işaret eder ve genellikle beraberinde bir dizi yeni başlangıç ​​getirir. Bu, yeni ayların kendini yansıtma, rota düzeltme ve hedef belirleme için özellikle ideal bir zaman olduğunu gösterir.

Yeterince ilginç bir şekilde, çoğu insan bilinçsizce bu enerjiye uyum sağlıyor, yeni alışkanlıklar yaratma, yeni projeler başlatma ve yeni ayla aynı zamanda yaşam değişikliklerini başlatma eğiliminde oluyorlar.  Daha da güzeli, yeni ayın taze enerjisini bilinçli olarak kucaklamanın, bu geçişleri daha da ileriye taşımanıza izin vermesidir. Yani bilmek sizi büyütür. Evrende hiçbir şeyin tesadüf olmadığını görmek başka bir boyuttur.

Duygularınızdan kurtulmaya hazır mısınız? 

Tam da ihtiyacınız olan desteğe sahip olduğunuzu duymaktan göreceğiniz bir yeni ay gerçekleşiyor. 17 Eylül saat: 14:05’te gerçekleşecek olan yeni ay yılın en iyi dönemlerinden biri. Bir şey başlatmak için daha iyi bir zaman olamaz. Bu yeni ay, geleceğinizin temelini oluşturmak için planlar yaparken geçmişinizle bağlantı kurmanız ve eksikleri tamamlamanız için size ilham verecek. 

Son zamanlarda astrolojik hava oldukça çalkantılıydı. 

Mars, 9 Eylül'de geriye doğru gitti, bizi 14 Kasım'a kadar yavaşlatacak ve aynı zamanda Satürn ile sert bir yüzleşmeye başlattı. Kimin size yar olacağını ya da yar olmayacağını göreceğiniz bir süreç başlıyor. Bu tür bir duygular en sakin kişiyi bile ortaya fırlatabilir! 

Bir çekişme içindeki Mars ve Satürn, egoların çatışmasına dönüşmesidir.

Yeni projelere, işlere veya alışkanlıklara başlamak, genellikle yeni bir ay sırasında harika bir harekettir, ancak bu sefer, Mars ve Satürn arasındaki açı sizleri yavaşlatıyor ya da nasıl başa çıkacağım duygusunu verebilir. Kendinize yeni bir düzen kurmak zorundasınız ve bunun bedelini göğüslemeniz gerekmektedir.

Yazının Devamını Oku

Kimsenin sırtına koyduğu yastık ya da duygusal iyileşme stratejisi değilsiniz!

Günaydın herkese…

Mars gerilemesi başladı ve sizlerde bu sabah biraz kırgın biraz yorgun uyandığınızı görüyorsunuz.

Bir yanınız buruk, bir yanınız küs, bir yanınız sizi hiç anlamayan insanlarla dolu öyle değil mi?

Hayat tuhaf bir yolculuk…

Bir sabah uyanırsınız aşk acısı ile,

Bir sabah uyanırsınız parasızlıkla,

Bir sabah uyanırsınız iyi bir test sonucu alabilmek için,

Bir sabah uyanırsınız hayal edemeyeceğiniz güzelliklerle karşı karşıyasınız…

Bir gün gelir bir sabah uyanamazsınız…

Yazının Devamını Oku

Dolunay: Senelerce sürünmüş durmuş şeylerin son kavşağı.

Günaydın herkese, dolunay yarışı başladı.

Duygular ve arzular yüksek ama bir o kadar da donuk öyle değil mi? Size bir sır vereyim mi?

Bu tam bir kendinizi “soğutma” ve “bırakma” dolunayı…

 

Ne savaşlar veriyor kalbiniz?

Belki de bedeniniz ne savaşlar veriyor?

Bi dakka! ya aklınız nasıl savaşıyor?

 

Vücutta her şey hiç durmadan çalışıyor. Bir makine düşünün.

Yazının Devamını Oku

02 Eylül Balık dolunayı; “bir hakikat buldum”

Günaydın yepyeni bir günden hepinize,

 

Hoş geldin eylül diyerek açılışı yapıyoruz.

Her ay gibi bu eylül de gelip geçecek. Yaşama fazla anlam yükleyen yine bizleriz.

Eskiden kendimi iyi hissetmek ve mutlu olmak için çok çaba harcardım. Şimdi hiç öyle telaşlarım yok. Önüme ne gelirse mutlu olmayı başarıyorum. Bazen öyle bir kırılıyorum ki başka türlü bir kırılma yok gibi. Sonra bir şey oluyor yine kırılıyorsun. Sanki öncekiyle hiç aynı değil gibi…

 

Yıllar önce bir olay yaşamıştım. O olayın neden böyle geliştiğini eğer şöyle olsaydı böyle olacağına dair tezlerim vardı. Aynı harita döngülerinde o olayı yaşadığım kişiyi bulup 15 yıl önce yaşanılan o yanlış anlaşılmayı çözmek için tekrar bir açıklama getirdim. Evet, doğru her şey yanlış anlaşılmış ve gerçekten anlaşılmamıştı.

Bunu gördüm.

Ama daha fena bir şey gördüm. 

Yazının Devamını Oku

Mars gerilemesi: Problemleriniz üzerinde kuluçkaya yatın!

Biliyorum, her yerde okuyorsunuz eylül senaryolarını…

Yok şöyle olacak, yok geliyor yaklaşmakta olan gibi ifadelerle ömrünüzden ömrünüzden gidiyor…

Bu insanoğlunun her şeyi bilme isteği neden hep başına bela oluyor diye düşünüyorsunuz. Ama bir türlü iki konuyu birbirinden ayıramıyorsunuz.

Geleceği bilmemiz gerekseydi Allah zaten bize bunu takdir ederdi.

Mars gerilemesini kafanıza takmayın! Bu dönem hayatınızın en gerçek ve başarılı dönemi olmaya aday!

İnsanlar çoğu zaman karşılaştıkları problemlerin, kendi çözme kabiliyetlerinden çok daha büyük olduğundan şikâyet ederler. Çözümün tamamen kendi elimizde olduğunu genelde bilmeyiz. Oysa sadece sımsıkı kapalı yumruğu açmak yeterlidir. Aslında çözüm, kapalı olan elimizdedir ama biz onu fark etmeden aramaya devam ederiz. Şimdi avcunuzu açacaksınız ve o sıkıca sıktığınız şeyleri serbest bırakıp çözeceksiniz. İçe dönme zamanı geldi. Bu sizi ürkütmesin.

 

Astroloji ilmi ile ilgilenen çok kişiyiz ve hepimiz başka bir şey söylüyoruz!

Neden?

Yazının Devamını Oku

Kendinizi yetersiz ve değersiz hissetmeyin

Günaydın yıldız savaşçıları,

Hep aklım sizde…Napıyorlar acaba diyorum içimden. Ama bu hafta girişine hemen bir yazı kondurmak istedim. Çünkü yılın en önemli ve yönetilmesi gereken haftasına giriş yapmış bulunmaktayız.

 

Bu hafta Venüs gezegeni Plüton, Jüpiter ve Satürn ile karşı karşıya kalacak. Aynı zamanda 29-30-31 Ağustos civarında Ay oğlak burcuna geçerek burayı tetikleyecek. Malumunuz biliyorsunuz ki 9 Eylül sonrası Mars koç burcunda gerileme hareketine başlayacak. Gündem yoğunlaşmaya doğru gidiyor.

 

Bunlar topluca bakıldığında bizlere çok şey ifade ediyor ama sizlere bunları açıklarken doğru cümleler kullanarak anlatmak hepsinden önemli diyebiliriz.

Yani bu açılar gelir geçer ama siz ne okuduğunuz ve hissettiğinizi asla unutmazsınız. Bu yıllarca benimde başıma geldi. Bu yüzden en doğru şekilde anlatmayı umut ediyorum.

 

Kendinizi yetersiz ve değersiz hissettiğiniz bir dönemde olabilirsiniz ama GEÇECEK!

Yazının Devamını Oku

Merkür-Güneş Kavuşuyor… Bir şey yapmak zorunda değilsin.

Dün bir tartışmaya girmemek ve restleşmemek için bulunduğum ortamı sakince terk ettim.

Giderken geride maskemi unutmuşum. Sırt çantamla haldur huldur sahile yürürken bir baktım ki maskem yok. Hoppa geri dönsem dönemem.

Bir yerden maske istesem kim verir?

Birkaç markete girdim. Yok maskemiz dediler yolladılar.

Nöbetçi eczanelere bakıyorum ama uzakta birçok yer.

 

İyice gerildim. Tartışmayayım diye kaçtığım alanda unuttuğum maskeme mi yanayım, çantamda yedek olmayışına mı? Arabamın anahtarının yanımda olmayışına mı?

Eve dönemeyişime mi?

Evde tazecik yaptığım kızılcık şurubum vardı…Buz gibi… Onu içemediğime mi?

Yazının Devamını Oku