GeriAhmet HAKAN İşte bunlardan dolayı ‘Yaşasın Cumhuriyet!'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İşte bunlardan dolayı ‘Yaşasın Cumhuriyet!'

Kendisine düşmanlık yapanlara bile “eşit yurttaşlık” hakkı tanıyor ya...

“Şehzadeyim”, “padişah torunuyum” falan diyenleri anında ıskartaya çıkartıyor ya...

Aileden, sülaleden gelen her türlü ayrıcalığı yerlere çalıyor ya...

Halk çocuklarının halkın oylarıyla iktidar olmasına imkân veriyor ya...

Saltanat rejimlerinin riyakârlıklarını ortadan kaldırıyor ya...

Kapı kulluğunun, dalkavukluğun yerine fazileti koyuyor ya...

Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmeyi hedef alıyor ya...

İşte tam da bunlar nedeniyle... YAŞASIN CUMHURİYET!

YAŞ ALMANIN FAYDALARI

Nasihat etmenin tadını çıkarırsın.

İdare edilirsin.

Gevezeliklerine katlanırlar.

“Siz”den “sen”e ışık hızıyla geçme hakkın olur.

Erken bir vakitte “Hadi bana eyvallah” dersin ve kimse yadırgamaz.

İşte bunlardan dolayı ‘Yaşasın Cumhuriyet

FOTOĞRAFIN DİLİ OLSA

PUTİN: Oturmaya mı geldik yahu! Haydi hep beraber: Pınarbaşı burma burma yar yar yar aman!

MERKEL: Durun yahu! Ne yapıyorsunuz? Benim yerim pek dar... Benim yerim pek dar...

ERDOĞAN: Caney caney işte meydaney... İyi günün dostu... Nerdesin haney... Nerdesin haney...

MACRON: Sol adımın at beriye/Seke seke dön geriye/Şu Paris’in düz halayı/Salla omzun al aşağı...

‘MÜSLÜM’ FİLMİNE DAİR

Çıtayı çok yükseğe çıkarmadan...

Büyük beklentiler içine girmeden...

Bir başyapıt izleme hevesine kapılmadan...

Giderseniz...

Çıkınca kendinizi iyi hissedebilirsiniz.

HALK TV’DE MİNE KIRIKKANAT’I DİNLERKEN MIRILDANDIKLARIM

En haklı davayı savunsa bile insanı o haklı davadan soğutur.

“Bugün biz mağduruz, yarın onlar mağdur olacak” diyor. Vallahi diyor. Billahi diyor.

Galiba kripto AK Partili! Öyle ki o konuştukça insan en yakın AK Parti teşkilatına üye olma arzusuyla doluyor.

“Biz ve onlar”, “biz ve onlar”, “biz ve onlar”... Başka bildiği yok.

Üç televizyon programına daha katılsa... CHP barajı geçemez. 

HAY AĞZINA SAĞLIK ÜMİT ÖZDAĞ!

İSTANBUL Erkek Lisesi’nde müdür yardımcısı olarak görev yapan Metin Kuşçu, İzmir Marşı’nı söyleyen kız öğrencilere tokat atmış.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, işte bu müdür yardımcısına şöyle seslendi:

“Sen Yunan mısın? Tohumunda mı Yunanlık var? Şehitlerin adı geçen bir marş seni neden rahatsız etti?”.

“Yunan tohumu” tarzı nitelemelerden hiç hoşlanmam ama bazen muhatabına hak ettiği dilden konuşmak da şart oluyor.

KILIÇDAROĞLU YERİNE GENEL BAŞKAN YETİŞTİRİYORMUŞ!

NASIL yetiştiriyor acaba?

“Bak kardeşim... 10 seçime girip 10’unu da kaybetmek için şunları şunları yapacaksın...” falan diyerek mi?

İşte bunlardan dolayı ‘Yaşasın Cumhuriyet

RADYO: ÇOK HARBİ BİR MECRA!

RADYOCU kardeşim Adem Metan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu konuk aldı geçen akşam.

Fark ettim ki Süleyman Soylu...

Başka hiçbir yerde olmadığı kadar rahattı, insani yönlerini ortaya koyabiliyordu ve muhabbete süper açık duruyordu.

Buradan çıkardığım ders şudur: Radyo, diğer mecralara göre çok ama çok daha harbi bir mecra!

X

Danimarka çok medeni ülke şekerim

Hop şöyle cümleler yükselir sağımızdan, solumuzdan:

 

- Norveç çok medeni ülke şekerim... Başbakan’a ceza kesiliyor.

*

- Danimarka acayip modern bir ülke şekerim... Başbakanı cam siliyor.

*

- İsviçre çok uygar şekerim. Cumhurbaşkanı bisikletle işe gidiyor.

*

Hep özeniriz, hep gıpta ederiz bu ülkelere.

Yazının Devamını Oku

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

“Kanal İstanbul, Montrö’yü etkiler mi?” diye soru var ortada.

Geçen akşam Tarafsız Bölge’de işte bu soruyu sordum uluslararası hukuk alanında uzman bir isim olan Prof. Dr. Selami Kuran’a.

Selami Hoca...

Canlı yayında... Kalktı ayağa... Eline bir çubuk aldı... Ve başladı harita üzerinden anlatmaya.

“Yeni başlayanlar için 10 dakikalık bir Montrö dersi” gibi bir şeydi yaptığı.

Net, sarih, anlaşılır ve basit bir şekilde anlattı mevzuyu.

*

Sonucu açıklıyorum:

Yazının Devamını Oku

Nalet olsun içindeki magandaya

Mustafa Üstündağ adlı oyuncu, Bodrum’da rallicilerin ödül törenini basmış.

Küfürler, kıyametler, vurmalar, kırmalar, saldırganlıklar, silahlar falan...

*

Ralli bu ya ralli!

Rallideki hangi anlaşmazlık, böylesine kontrolsüz bir öfkeye yol açabilir ki?

Rallideki hangi ihtilaf, böylesine bir sokak çocuğu kavgasını tetikleyebilir ki?


Yazının Devamını Oku

Amiraller, bildiri, kumpas

Amirallerin bildirisiyle ilgili...

İki gündür...

Kumpas lafları dolaşıma sokulmaya başlandı.

*

Söylenenlere göre...

- Aslında bildiri, gece yarısı yayınlanmayacakmış.

- Bazı eller devreye girmiş, bildiri gece yarısı yayınlanmış.

- Bazı amiraller, bildirinin son halini görememişler.

- Bildiri, amirallerden kaçırılarak yayınlanmış.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya “Bu gidiş nereye?” diye sordum

Vaka sayıları artıyor. Hem de çok fazla artıyor. Halkta bıkkınlık var. Hem de çok fazla bıkkınlık. Tam kapanma dendiğinde akla ekonomi geliyor. Aşı konusunda hız kesildi. Pek bir ilerleme yok gibi.

İşte bu ahval ve şerait altında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

İlk sorum şu oldu:

“Bu gidiş nereye Sayın Bakan?”

Bakan Koca’nın ilk sözleri şu oldu:

*

“Vaka sayılarında ciddi artış var. Bunda mutasyon tabii ki etkili ama sadece mutasyonla açıklayamayız. Önlemleri gevşettik maalesef.”

*

Yazının Devamını Oku

Soru ve cevaplarla amiral bildirisi

SORU: Ne yani? Emekli amiraller mi darbe yapacak?

- CEVAP: Bizim kısa tarihimiz, “Yüce Türk Milletine” diye başlayan darbe bildirileriyle dopdoludur. Bu yüzden “Yüce Türk Milletine” diye başlayan bir bildiri gördük mü işkilleniyoruz. Hele bildirinin altında “Amiral” imzası görünce daha da işkilleniyoruz. Hele bildiri, gece yarısı gelince... Büsbütün işkilleniyoruz. Şimdi ben soruyorum: İşkillenmeyelim de ne yapalım?

*

- SORU: Bildiri yayınlamak suç mu?

- CEVAP: Elbette suç değil. Geçen hafta emekli büyükelçiler, benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. Kim çıkıp “Bunlar darbeci” dedi? Bu arada eski milletvekilleri de yine benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. “Darbe” diyen çıktı mı? Demek ki burada başka bir şey var.

*

- SORU: Burada ne var? Emekli amiral, görüş açıklayamaz mı?

- CEVAP: Tabii ki açıklar. Açıklıyorlar da zaten. Televizyonlara çıkıyorlar. Kişisel yaklaşımlarını ortaya koyuyorlar. Sosyal medyada yazıp çiziyorlar. Kimse de onlara bir şey demiyor. Ama siz “Aramıza hiçbir alt rütbeli girmesin, biz amiraller olarak şöyle bir posta koyalım” derseniz, tehditkâr ifadelerle dolu bir bildiriyi gece yarısı gündeme düşürürseniz... Her demokratik ülkede “Ne oluyor yahu” diye sorulur. En azından “Bunlar, bir iklim mi yaratmak istiyor? Bu işin arkasında ne var?” denir.

*

Yazının Devamını Oku

Amiraller bildirisine dair gelişigüzel ON NOT

Not bir- ‘Yüce Türk milletine’ dendi mi işkillenirim

Yüce Türk milletine!” diye başlayan hiçbir bildiriden hoşlanmıyorum.

Çünkü bu seslenişin tınısında...

27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve de 15 Temmuz var!

*

Kaldı ki...

Radyo zamanlarının üslubudur bu.

Siyah beyaz televizyonlarda kalmıştır.

*

Yazının Devamını Oku

Kafe ve lokantalara ramazanda açık olma hakkı tanınmalı

Şu andaki uygulama şöyle:

 

Akşam saat 19.00 itibarıyla tüm kafe ve lokantalar kapanıyor.

*

Ramazan itibarıyla ise uygulama şöyle olacak:

*

Bütün kafe ve lokantalar kapalı.

*

Bu karar, yeniden gözden geçirilirse...

Yazının Devamını Oku

Hayatımın dilemması: Sinovac mı BioNtech mi?

“Geleneksel yöntemden şaşmayacaksın arkadaş” diyorlar.

Hop, başlıyor kalbim Sinovac diye atmaya.

*

“Yeni teknolojileri denemek lazım arkadaş” diyorlar.

Hop, bu sefer kalbim BioNtech diye atmaya başlıyor.

*

Bilmem kaç bin yıllık Çin kültüründen söz ediyorlar.

Hemen Sinovac’a ısınıyorum.

Yazının Devamını Oku

İşimiz aşıya kaldı

Vaka sayısı açısından...

Avrupa birincisiyiz.

Dünyada dördüncüyüz.

40 binleri geçmiş durumdayız.

Varyantlar kaplamış her bir yanımızı.

En çok da İngiliz varyantı.

*

Durduramıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

Hangi olay olursa olsun... Hangi parti söz konusu edilirse edilsin... Hangi siyasi grup işin içine girerse girsin...

Ben her zaman ve her durumda...

“Suçun şahsiliği” prensibinden zerre kadar ödün vermedim.

*

Ensar olayında böyle davrandım.

Milyonlarca dayak yemeyi göze alarak...

*

CHP’de ortaya çıkan taciz ve tecavüz olaylarında...

Yine aynı prensibe göre hareket ettim.

Yazının Devamını Oku

Alerjiyi azdıralım Atatürk kabartmalı nişan verelim

28 Şubat sürecinde gazetelerde yapılan haberlere genelde şöyle başlanırdı:

 

“Adını açıklamak istemeyen üst düzey bir askeri yetkili dedi ki...”

*

Saygı Öztürk’ün dünkü köşesinde gördüm ki...

O kalıp, şuna dönüşmüş:

*

“Adını açıklamayan bir yargı mensubu dedi ki...”

*

Yazının Devamını Oku