GeriAhmet HAKAN Hocalara kıymayın efendiler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hocalara kıymayın efendiler

“ŞU hayatta tanıdığın en barışçıl, en demokrat, en karınca incitmez, en şiddet karşıtı, en özgürlükçü, en vicdanlı beş kişi say” deseler...

Prof. İbrahim Kaboğlu’nu muhakkak sayarım.

O İbrahim Kaboğlu ki...

Hocalara kıymayın efendiler

Her dönemde demokrat...
Her dönemde özgürlükçü...
Her dönemde vicdanlı...
Her dönemde şiddet karşıtı...
Her dönemde barışçı...

Olmuş, olabilmiş ender isimlerdendir.

Herhangi bir terör örgütü ile İbrahim Kaboğlu arasında bağ kurmak, sadece ve sadece teröristlerin işine yarar.

Dünyanın bütün teröristleri, “İbrahim Kaboğlu’na da terörist diyorlar, bize de” diyerek kendilerini aklamaya kalkar.

Her taşın altında FETÖ aranmasına ben de sonuna kadar kılım ama İbrahim Kaboğlu gibi bir hocayı FETÖ’den ya da terörden üniversiteden atmak ancak FETÖ’nün işi olabilir.

O derecedir yani.


HAYIR DEMEK TERÖRİSTLİK İSE
YÜCE devletimiz bu seçeneği niye koyuyor ahalinin karşısına?

Ne yani? Devletimiz teröre sandık yoluyla dediğini yaptırma imkânı mı sunuyor?

Hayır seçeneği, teröristlerin çok hoşuna giden bir seçenek ise... Teröristleri sevindirecek bir seçeneğin ne işi var orada?

Neden tek seçenek konmuyor aziz milletimizin önüne? Neden? Neden?


NİYET HAYR, AKIBET HAYR
BAŞBAKAN Binali Yıldırım, “Hayırlı işler”, “Hayırlı cumalar”, “Hayırlı günler” gibi geleneksel ve dini temennilerin hayırcıların işine yaramaması için bir çıkış noktası bulmuş.

Diyor ki Binali Bey:

“Hayır başka... Hayr başka... Biz ‘niyet hayr, akıbet hayr’ sözündeki gibi hayrcıyız. Onlar ise düpedüz hayırcı.”

Güzel bir buluş.
Fakat işlemez.

Ses benzerliği o kadar fazla ki...

Farkı ahaliye anlatmak çok ama çok zor.

Yani fazla üstüne gitmesin bu buluşunun Binali Bey.


KORKARIM FETULLAH
HAYIR cephesini sayarken...

FETÖ, PKK, HDP, CHP falan deniliyor ya...

Korkarım yeryüzünün en sinsi, en tersten gidici, en hesapçı, en tuzakçı, en plancı adamlarından biri olan Fetullah, sırf hükümet kanadını zor durumda bırakmak amacıyla...

“Biz evet diyoruz, ölüleri bile mezardan çıkarmak lazım” türü bir trollük yapabilir.

Aman dikkat!
Aman! Aman!


SEN UNUTMA KEMAL BEY
NAZLI Ilıcak’ı, Ali Bulaç’ı, Ahmet Turan Alkan’ı, Şahin Alpay’ı, Cumhuriyet yazarlarını biz unuttuk.

Sen unutma Kemal Bey.

Kimse takmasa da kimse etkilenmese de kimse görmese de kimse umursamasa da...

Hep söz et onlardan Kemal Bey.


EN REİSÇİ KİM?
REİS en tepede olduğu müddetçe bunu saptamak mümkün değil.

Ne zaman ki...

Reis’i savunmak acayip riskli bir hale gelir...

Ancak işte o zaman anlarız en hakiki Reisçi kimdir.


YENİ BİR ÜNİVERSİTE
KURDURURLAR mı bilmiyorum ama...

“Görevine son verilen akademisyenler üniversitesi” diye bir üniversite kurulsa...

Bayağı iş yapar.


KENDİMLE ANKET
EN büyük sırrın nedir: En küçük sırrım bile yok ki.

Ölünce nereye gömülmek istersin: Fark etmez.

En sevdiğin film: Fargo.

En sevdiğin şarkı: Bir kızıl goncaya benzer dudağın.

Lüzumsuz çıkışlar karşısında ne dersin: Diego dur Allah’ını seversen zaten ortalık karışık.

Hangi derneğe üye olmak istersin: Beni üye kabul etmeyecek bir derneğe.

En sevmediğin huyun: Biteviye alaycılık.

Aşk mı, sevgi mi: İkisi arasındaki farkı hiçbir zaman bilemedim.

En zorlandığın şey: Az kelimeyle çok şey anlatmaya çalışmak.

Hayata karşı duruşun: Ben yoruldum hayat, gelme üstüme.


ÖLÜM YILDÖNÜMÜ VESİLESİYLE
DİNLEMEYE DOYAMADIĞIM 7 CEM KARACA ŞARKISI
1- NAMUS BELASI: Namus belasına yatanları hicvettiği halde namus belasına yatanları övüyormuş gibi algılanan güzel şarkı.

2- DENİZ ÜSTÜ KÖPÜRÜR: Öyle etkileyici bir şekilde söyler ki Cem Karaca bu şarkıyı, denizin üstünü gerçekten de köpürtür.

Hocalara kıymayın efendiler

3- EMMOĞLU ELE BENZER: Cumhuriyet tarihinin içinde “Kürt” geçen ilk türküsü diyebiliriz buna.

4- SEN DE BAŞINI ALIP GİTME: Nil Burak’la söyler Cem Karaca bu şarkıyı... “Alkışı gördüm, ihaneti gördüm” bölümünde adamı titretir.

5- RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI: Klasik otomobilleri, İspanyol paça pantolonları, geçmişteki günleri anımsatan muazzam bir şarkı.

6- ALLAH YÂR: Çağdaş bir ürperti gibi çağdaş bir ilahi... Muhteşem.

7- OH BE: Tarihin en muhteşem ayarı... Kendisine “dönek” diyenlere “Ben döneksem döndün diye memleketime/döndüm baba döndüm işte oh be” diyor şarkıda.

X

E ama Erdoğan haksız mı birader?

Atatürk’ün bu ülkeye kazandırdığı en önemli kazanımlardan biridir Türk kadının seçme ve seçilme hakkına kavuşması...

Taaa 87 yıl önce verilmiş bu hak.

Üstelik Avrupa’nın birçok ülkesinde henüz bu hak tanınmamışken.

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 87 yıl önce tanınan bu hakla ilgili olarak yayınladığı mesajda şöyle demiş:

*

“Her ne kadar kadınlarımız, seçme ve seçilme hakkını 1934 yılında elde etmişlerse de, haklarını özgürce kullanmaya AK Parti ile başlamışlardır.”

*

Bu cümleden yola çıkarak...

Yazının Devamını Oku

İki köşe yazısının satır aralarına sıkışan bilgi

Dün gazetelerde köşe yazılarını okurken...

İki köşe yazısının cümleleri arasına sıkışmış şu iki bilgiye rastladım:

*

- BİR: Meğer Dünya Bankası’nın istatistik açısından bir Performans Endeksi varmış. Türkiye bu endekste 128 ülke arasında en iyi ilk 20’deymiş.

*

- İKİ: Meğer TÜİK’in istisnasız tüm verileri, aralıksız olarak uluslararası denetime tabi tutularak denetleniyormuş.

*

Bunlar gerçek mi abi?

Hakikaten de böyle mi?

Yazının Devamını Oku

Şahap Kavcıoğlu TÜİK'e iletişim dersi vermeye gitsin

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, kısa bir süre önce... Meydan okuyan ve herkesi çok şaşırtan bir hamle yapmıştı.

“Birazdan Merkez Bankası’na gidiyorum” demiş ve bütün gözlerin kendisine çevrilmesini sağlamıştı.

*

Taraftarları coşmuştu.



“Yaşa Kılıçdaroğlu! Var ol Kılıçdaroğlu! Şimdi Merkez Bankası düşünsün! Müthiş hamle! İşte budur!”

Yazının Devamını Oku

Öncelikle kestane balının diyarından selamlar

Son günlerde herkesin dilinde bu selamlama.

“Nedir? Nereden çıktı bu?” falan diye minik bir araştırmaya giriştim.

Ve hemencecik buldum!

Gündüz kuşaklarının başa güreşen programlarından Esra Erol’un programında bir hanımefendi, “Kocamın kredi kartlarını bile ben ödedim ama o Şengül’le kaçtı” iddiasıyla ekrana çıkmış.

Stüdyoda esip savuruyor.

Eşi ise canlı yayına Zonguldak’tan bağlanmış.

*

Hanımefendi, kendisini bırakıp Şengül’le kaçan kocasına saydırıyor da saydırıyor.

Yazının Devamını Oku

Kurtar beni Bülent Abi

Hakkında yazdığım eleştirilere cevap verdi Bülent Arınç. Uzun, upuzun metnin bir yerinde bana şöyle seslenmiş: “Seninle yaşamak zorunda olduğu için acısı her fotoğrafında yüzünden okunan kedin Sekter’e dahi acıyorum.” Hemen kedim Sekter’e dönüp sordum: “Ne diyorsun buna?” Kedim Sekter, hiç ama hiç beklemediğim bir cevap vermesin mi? Yüzüne her şeyi göze almışlara özgü bir ifade kondurup “Kusura bakma ama adam haklı” demesin mi? Bu apaçık nankörlük karşısında çok bozuldum. Öfkeyle zıpladım: “Nasıl haklı ya? Bunu nasıl dersin? Şunca zamanlık yaşanmışlıklar var.” Sekter de bunun üzerine aşağıdaki yazıyı kaleme aldı. Noktasına, virgülüne dokunmadan yayınlıyorum:

Fotoğraflarıma bakanlar, genelde “Aman da ne şirin şey, aman da ne şeker şey, ben bunu yerim yahu” diyorlar, başka da bir şey demiyorlar.

Zannediyorlar ki ben gamsız, kasavetsiz, mutlu mesut yaşıyorum.

Ahmet Hakan’ın elinden çektiğim acıları asla fark etmeyip bana alenen ciğercinin kedisi muamelesi yapıyorlar.

Çok şükür, çok şükür!

Nihayet bunu fark eden bir kişi çıktı:

Bülent Arınç!

O engin ferasetiyle, o muhteşem basiretiyle, o meşhur uyanıklığıyla, o asla külyutmaz tabiatıyla...

Yazının Devamını Oku

Aldıklarını buldukları sananlar hizbi

“Aldıklarını buldukları sananlar” diye nitelendirebileceğimiz bir hizip var.

Tayyip Erdoğan tarafından kendilerine verilenleri, kendi marifetleriyle elde ettiklerini sananlardan oluşan bir hizip bu.

*

Kimdir bunlar?



Mesela

Yazının Devamını Oku

Gazetecilerin hiç değişmeyen fıtratı

İslami literatüre azıcık egemen olan herkesin kolayca bilebileceği bir hadis vardır:

“Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar” diye başlayan hadis.

*

Geçenlerde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, işte bu meşhur hadisi okudu kürsüde.

*

Bazı yayın organları, bu hadisi alıntılayıp...


Yazının Devamını Oku

Üzerimize taş yağdıracak bir olay: Müslüme olayı

İddialar korkunç... Söylenenler felaket... Haberler kan dondurucu...

- Müslüme’nin babası, meğer dedesiymiş.

- Müslüme’nin annesi, kayınpederim bana tecavüz etti demiş.

- Müslüme’nin abisi de dedesinin çocuğuymuş.

*

Bu korkunç iddialar, bu felaket söylentiler, bu kan dondurucu haberler...

Yeni soruları da gündeme getiriyor:

*

Yazının Devamını Oku

Genco Erkal’a açılan dava: Zincirleme lüzumsuzluklar

Genco Erkal yargılanıyor. Adliye koridorlarındaydı dün.

Gerekçe?

Attığı tweet’ler. Suçlama: Cumhurbaşkanı’na hakaret.

Açtım baktım tweet’lerine. Okudum tek tek.

Okuduklarım, Genco Erkal gibi usta bir sanatçının kıratına yakışmayacak türde ergen siyasi atarlardı.

Her gün sosyal medyada tonlarcasını gördüğümüz türde.

*

Tweet’lerde işlenen temalar şunlar: “

Yazının Devamını Oku

Soğan ekmek yerlermiş

İktidar milletvekillerinden biri çıkmış...

“Gerekirse soğan ekmek yeriz, yine de teslim olmayız” diyor.

*

Bir başkası ise çıkmış...

“Eti gramla, domatesi taneyle yiyin” diye tavsiyede bulunuyor.

*

İddia ediyorum:

Milletvekili sıfatını taşıyan bu kişilerin temel derdi...

Ne vatandaşı ikna etmek ne de vatandaşa moral vermek.

Yazının Devamını Oku

PKK ile ilişkiler nasıl minimize edilebilir?

CHP’li Engin Altay, katıldığı bir televizyon programında HDP’ye şu tavsiyede bulunmuş:

 

“HDP’den PKK ile ilişkilerini minimize etmelerini bekleriz.”

*

Minimize etmenin anlamı şudur:



Yazının Devamını Oku

Gelin, helalleşelim

“Birazdan döneceğim sana” deyip de bir türlü dönmediklerim...

 

- Turp gibi sağlam olduğum halde, “Ben biraz rahatsızlandım” diyerek ektiklerim...

*

- “Mutlaka iade edeceğim” diyerek aldığım kitaplarını asla iade etmediklerim...

*

- Lokantada tam hesap ödeme vakti lavaboya giderek hesabı kilitlediklerim...

*

- “Ben de tam seni arayacaktım” diye kandırdıklarım...

Yazının Devamını Oku

Merkez Bankası eski başkanından trol yaratan karanlık

Benim gözümde Durmuş Yılmaz...

- Ciddiye alınacak bir adamdı.

- Bir ağırlığı vardı.

- Söylediği söz bir değer taşırdı.

*

Ve fakat...


Yazının Devamını Oku

Zamanın ruhunun 10 yıl, 20 yıl gerisinde

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Başörtülü bakan... Neden olmasın? Artık aşmalıyız böyle şeyleri” denseydi.

Bir anlamı, bir karşılığı, bir etkisi olurdu.

*

Çünkü böyle bir mesele vardı.

Ve zamanın ruhu, buna yönelik bir şey söylemeyi gerektiriyordu.

*

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Helalleşelim. Yüzleşelim. Tarihsel yaraları saralım” falan denseydi.

Yazının Devamını Oku

Kemal Bey’in çevresi helalleşmeye hazır mı?

Kemal Bey, helalleşmeye çok hevesli ve arzuluymuş gibi görünüyor.

Bu iyi, bu güzel, bu şahane, bu takdire şayan bir şey.

*

Peki ama ya Kemal Bey’in çevresi.

Acaba onlar da hevesli ve arzulu mu helalleşmeye?

Mesela...

Başörtülü bir kadın gördüklerinde içlerinden, “Bitecek sizin saltanatınız, bitecek! Az kaldı. Bekleyin hele” diye hırslanan Kemal Bey’in ekran cengaverleri?

Ne yani?

Yazının Devamını Oku

Sezai Karakoç’un benim için 7 anlamı

BİR: Mehmet Âkif, Necip Fazıl... Bu silsilenin devamıdır.

İKİ: Cemal Süreya, Turgut Uyar... İkinci Yeni’nin yalnızıdır.

*

ÜÇ: Büyük Doğu, Diriliş... Diriliş üniversitesinin tek başına her şeyidir.

*

DÖRT: Diriliş Partisi... Onurlu bir particiliğin tek örneğidir.

*

BEŞ: Koşu bittikten sonra da koşan atlar... İşte o atların şairidir.

*

Yazının Devamını Oku

Osman Öcalan’ın ölümü HDP’de nasıl karşılandı?

Nasıl karşılanacak?

Büyük, çok büyük bir kayıtsızlıkla karşılandı.

Böyle bir şey hiç olmamış gibi davrandılar.

*

Osman Öcalan’ın abisinin heykelini dikmeyi düşünenler, Osman Öcalan’ın ölümü için bir harf bile söylemediler.

*

Osman Öcalan’ın abisine her fırsatta bin selam yollayanlar, Osman Öcalan’ın ölümünü zerre kadar umursamadılar.

*

Osman Öcalan’ın abisine “Sayın” demek için fırsat kollayanlar,

Yazının Devamını Oku

Polonya-Belarus sınırında insanlık can çekişiyor

Belarus, Avrupa’ya gıcık.

Sırf bu yüzden...

“Gelin sizi Polonya üzerinden Avrupa’ya geçireyim” diyerek Irak, Suriye, Yemen, Afganistan’daki potansiyel göçmenlere çağrı yaptı.

Böylece Belarus’a 20 bine yakın göçmen geldi.

*

Belarus’un ilk yaptığı iş, bu göçmenleri Polonya sınırına sürmek oldu.


Yazının Devamını Oku

Bir cani yetiştirmek istemiyorsanız

Oğlunuzun empati duygusunu geliştirmesini en birinci vazife edinin.

- Oğlunuza canlı sevgisini, özellikle de hayvan sevgisini aşılayın.

*

- Oğlunuzun yanlışlarına yanlış demesini bilin.

*

- Haklı haksız her durumda oğlunuzun tarafını tutmaktan kaçının.

*

- Oğlunuzun her arzusunu tatmin etmeye odaklanmayın.

*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıçlı katliam şu beş sonucu doğurmalı

BİR: İnternetten leblebi, çekirdek satar gibi Samuray kılıcı satılmasının önüne geçilmeli. Samuray kılıcına ulaşım, bu denli kolay olmamalı. Bu tür kılıçların, “Hediyelik eşya” kategorisine alınmasına yasak konmalı.

- İKİ: Canavarca hisle cinayet işleyecek denli hasta ruhlu kişilerin, devlet tarafından takibi yapılmalı ve tedavi altına alınmalı. Takip ve tedavi işi, ailenin inisiyatifine bırakılmamalı.

*

- ÜÇ: Cinayet işleyecek denli sorunlu çocuğuyla ilgilenmeyen, o çocuğa kılıç alabilecek parayı veren anne baba da bu işten sorumlu tutulmalı. Hiç değilse vicdanen yargılanmalı.



*

Yazının Devamını Oku