Hey dekan bey! Ne yapıyorsunuz?

Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof. Orhan Acar, öğrencilerle videokonferans yaptığı sırada kameranın açık olduğunu unutuyor ve şöyle diyor:

“Kızların resimlerini de görüyoruz böylece, çaktırma.”

Hey dekan bey Ne yapıyorsunuz

Bir üniversite dekanının...

Öğrencisinin cinsiyetini unutması şarttır.

Öğrencisine hangi gözle bakmayacağını bilmesi şarttır.

Ağzından çıkanı kulağının duyması şarttır.

Sapıkça yaklaşımlar içine girmemesi şarttır.

Gizlide de açıkta da aynı tutum içinde olması şarttır.

Öğrenci olgusunu içselleştirmesi şarttır.

*

Dekan bey, bir anda sarf ettiği o çirkin sözlerle...

İşte bu şartların hiçbirini taşımadığını ortaya koymuş oldu.

*

Yapabileceği tek bir şey vardı:

İstifa etmek.

O da onu yaptı.

Hey dekan bey Ne yapıyorsunuz

BODRUM’DA YIKILAN KAÇAK VİLLALAR

YILMAZ Özdil’in yazlığının kaçak kısımları, CHP’li Bodrum Belediyesi tarafından yıkıldı.

*

Bu arada...

Can Dündar’ın Bodrum’daki sarayı andıran villasında da kaçaklar olduğu ortaya çıkarıldı.

*

Bunlar iyi, güzel ama yetmemeli.

Sadece gazetecilerin villalarının, yazlıklarının kaçaklarına değil...

Bodrum’da kaçağa kaçan her villaya, her yazlığa ödünsüz bir şekilde odaklanmak gerekir.

Hey dekan bey Ne yapıyorsunuz

ERSİN KORKUT’A HİTABE

Köpeğinin ölümü sana bir türlü haber verilemedi ya... Buradan yakaladın bizi Ersin Korkut...

*

Köpeğine duyduğun o benzersiz sevgi ve tutkuyla yüreklerimizde taht kurdun Ersin Korkut...

*

Samimiyetinle, hakikiliğinle, gözyaşlarınla... Bütün önyargılarımızı ezdin geçtin Ersin Korkut...

*

Kötü bir insan olmadığına, iyilikle dolu olduğuna, kalbinin güzelliklerle dolu olduğuna ikna olduk Ersin Korkut...

Hey dekan bey Ne yapıyorsunuz

DENİZ BAYRAMOĞLU

KANAL D Haber, artık Deniz Bayramoğlu’na emanet.

*

Dünkü Hürriyet’te Deniz Bayramoğlu’nun bir açıklaması yer aldı.

Şöyle diyor:

*

“Kanal D Haber’in bir geleneği var. Durduğu yer belli. Bir haberci, bir haber sunucusu için adeta kutup yıldızı. Türkiye’nin en değerli habercileri bu koltukta haber sundu. Bugüne kadar bu koltukta oturmuş büyük gazetecilerin, televizyoncuların inşa ettikleri bu geleneğin sorumluluğunu tüm ağırlığıyla omuzlarımda taşıyorum. Umarım Türk halkının güvenine, sevgisine ve teveccühüne mazhar olabilirim.”

*

Bizim meslekte...

Geleneğe pek sahip çıkılmaz. Geçmişe topyekûn saygıya pek rastlanmaz. Tevazu çoktandır unutulup gitmiştir. Eleştiride cömertlik, övgüde cimrilik esastır.

*

Meslekteki tüm bu hastalıklara şifa olacak nitelikte bir açıklamayla yeni görevine başlayan Deniz Bayramoğlu’na...

Büyük bir içtenlikle ve hararetle sonsuz başarılar diliyorum.

AVM’YE ÖZLEM YAZISINI NİYE YAZDIM?

İNSANLARIMIZA uzun bir süredir tek sosyalleşme alanı olarak AVM’ler sunuluyor.

Onlar da ne yapsınlar?

AVM’ler açılınca soluğu oralarda aldılar.

Uzun kuyruklar oluşturdular.

*

“Niye geliyorsunuz?” diye sorulunca da...

“Özledik, ondan geliyoruz” diye cevap verdiler.

*

Bir baktım:

Bu özlemi aşağılayan aşağılayana...

AVM de özlenir miymiş? Nesi varmış AVM’nin özlenecek?

Falan filan.

*

Bu aşağılamalara içerledim ve kendimi derhal AVM’leri özleyenlerin yanında hizaladım.

Pişman mıyım? Asla!

Aksine çok mesudum.

ÖLDÜRMEKTEN SÖZ EDENLERE GELSİN

ÖLDÜRMEKTEN söz edenlere Sezai Karakoç’tan gelsin...

Sezai Karakoç der ki:

*

“İslam’ı öylesine canlı ve diri yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin.”

YENGE, ENİŞTE, ELTİ, GÖRÜMCE, KAYIN FALAN

KARDEŞİMİN eşi Kübra, Habertürk’te çalışıyor.

*

Kübra’nın basın hayatında yer almasında benim bir toz zerresi kadar bile katkım olmadı. Hangi kademeye geldiyse bileğinin hakkıyla geldi.

*

Kübra, bugünlerde köşe yazıları da yazmaya başladı.

Yazdığı yazılarda savunduğu tezlerin bir kısmını asla ve kata paylaşmıyorum.

*

Buraya kadar her şey normal yani...

*

Anormal olan şey şu:

“Yenge menge” falan diye...

Kübra’nın yazıp çizdikleriyle benim adımın yan yana getirilmesi.

*

Ne yani?

“Ben ayrı bir bireyim, o ayrı bir birey” falan diye basmakalıp laflarla kafa mı ütüleyim şu saatten sonra?

*

Galiba en iyisi şöyle demek:

Yazı söz konusu olduğunda... Bırak yengeyi, enişteyi, kaynı falan... Emmoğlum olsa bile tanımam.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Aranan aday niye Ahmet Necdet Sezer olmasın ki?

“Sustu, sustu, sustu... Işık olayında konuştu” diye bir eleştiri yazdım dün Ahmet Necdet Sezer için.

 

Ağır bir eleştiri değildi ha!

İmbat rüzgârı gibi hafif bir eleştiriydi.

*

Hatta eleştiri bile sayılmazdı yazdıklarım.

Minnacık bir yadırgama denilip geçilecek cinstendi.

*

Öyle bir tepki aldım ki...

Yazının Devamını Oku

Anayasa Mahkemesi palyaçoluk yeri değildir

Gençler pek bilmez:

 

Eskiden darbeler şu iki parolayla “Geliyorum” derdi:

*

- BİR: Genelkurmay’ın ışıkları yanıyor.

*

- İKİ: Genç subaylar rahatsız.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Peki, iyi tamam... Sunmayın halkoyuna

İyi niyetli bir yazı yazdım.

Dedim ki:

*

“İstanbul’da yol kenarlarındaki yeşil peyzajlar, benim hoşuma gidiyordu. Yerine yapılacak olanı da pek sevmedim. Ama bu benim kişisel görüşüm. Belki İstanbul halkı, benden farklı düşünüyor olabilir. Bu konu halkoyuna sunulamaz mı?”

*



Yazının Devamını Oku

Bozulur bu ateşkes

Dikkatinizi çekti mi?

Şu ana kadar...

Şu koca yeryüzünde...

Bir tek kişi bile...

“Ermenistan haklıdır” demedi, diyemedi.

Putin’i, Macron’u, Trump’ı...

Hatta ve hatta Paşinyan’ı bile...

Böyle bir şey demedi, diyemedi.

Yazının Devamını Oku

Azerbaycan’dan üç kadın portresi

Tarafsız Bölge’de üç Azerbaycan kadınını tanıdım.

Biri sanatçı... Biri bürokrat... Biri siyasetçi...

Üçüne de hayran kaldım.

*

Üçü de bilinçli... Üçü de yürekli... Üçü de kararlı... Üçü de dikkatli... Üçü de ölçülü... Üçü de konuya fazlasıyla hâkim... Üçü de dünyaya açık... Üçü de müthiş hatip... Üçü de çok iyi yetişmiş...

*

Tek tek tanıtmak isterim bu üç Azerbaycan kadınını:

Yazının Devamını Oku

GATA’nın meczubuna dair

Adı Ali Edizer...

GATA’da başhekim yardımcısı... Yaptığı paylaşımlar nedeniyle görevden alındı... Adam herkesin dilinde... Ben de şöyle bir baktım paylaşımlarına... Çok ilginç bir portre var karşımızda... Şöyle bir portre:

*

Adam, tam bir magazin düşkünü.

Ajda Pekkan’ın aşklarından falan söz ediyor.

*

Adam, tam kadın öfkesine maruz kalabilecek bir tip.

Eşini aldatan erkeklere, ikinci/üçüncü eş almayı öneriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Ayıptır ayıp

Bir sosyal medya hesabı var.

Palavracı bir hesap. Her tarafından pislik akıyor. Küfürler, hakaretler, kabalıklar, çirkinlikler falan.

*

Bu hesabın işi gücü Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’la ilgili yalanlar uydurmak.



“Ali Erbaş şöyle dedi”

Yazının Devamını Oku

Bir Paşinyan ağlıyor gözleri yaşlı

“Paşinyan” sözcüğünü duyunca nedense aklıma ilk gelen şey kafiye uydurmak.

- Mesela “Paşinyan / Perişan” gibi...

- Mesela “Paşinyan / Pişman” gibi...

Küçümsüyorum bu uğraşı ama yine de kendimi alamıyorum kafiye uydurmaktan.



*

Yazının Devamını Oku

300 cihatçı palavrası 300 Spartalı’dan esinlenme mi?

Azerbaycan’a 300 cihatçı gitmiş.

 

Batı basını bunu yazıyor. Macron bunu söylüyor. İçimizden bazıları da buna sarılıyor.

*

“300 cihatçı gitti... Türkiye gönderdi...” deyip duruyorlar.



Yazının Devamını Oku

Hasta sayısı vaka sayısı meselesine dair

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarını dikkatle dinledim.

Bakan Fahrettin Koca...

Semptom göstermeyenlerin hasta sayılmayacağını, bu nedenle 28 Temmuz’dan beri günlük veri tablosunda yer almadıklarını söylüyor.

*

Semptom göstermeyenleri “hasta” saymamak mümkün.

Çünkü semptom göstermeyenler hem sağlık sistemimize yük olmuyorlar, hem de gerçekten “hasta” özelliği taşımıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şurada:

Yazının Devamını Oku

İslam cumhuriyeti değil kolpacılık cumhuriyeti

Ermenistan...

- Haksız.

- İşgalci.

- Saldırgan.

*

Azerbaycan ise...

- Haklı.

- İşgale uğramış.

- Saldırıya cevap veriyor.

Yazının Devamını Oku

‘Orada ne işimiz var’ sorusunun cevapları

Azerbaycan’da şöyle bir işimiz var:

 

Aynı dili konuştuğumuz kardeşlerimizin topraklarına bir saldırı düzenlendi. Kardeşlerimiz vatan savunmasında. Bizim de onların yanında olmak gibi bir insanlık görevimiz var. İşimiz budur.



*

Libya’da şöyle bir işimiz var:

Yazının Devamını Oku

Mazlum Azerbaycan’ın yanındayım

Bir Azerbaycan duyarlılığım yoktu benim eskiden.

 

Bakü’ye son gittiğimde oluştu bu duyarlılık bende.

Dükkânlarında alışveriş yaptım, sokaklarında dolaştım, insanlarıyla konuştum, havasını kokladım.

*

Ve şunu fark ettim:


Yazının Devamını Oku

İki adam ve yapılması gereken iki şey

Birinci adam... Dar paçalı maganda

ÜSTÜ açık arabasını yol kenarına çekmiş. Arabanın önüne oturmuş. Mehter Marşı’nı açmış. Silahı ateşliyor. Silah ateşlenirken de arabada bayrak beliriyor.



*

Bu dar paça pantolonlu magandayla ilgili yapılabilecek iki şey var:

*

Yazının Devamını Oku

Hasımları gülüyor dostları çıldırıyor

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bir süre öncesine kadar...

Hasımlarını çıldırtır, dostlarını ise güldürürdü.

*

Fakat bir süredir, hatta uzunca bir süredir tam tersini yapıyor.

Hasımlarını güldürüyor, dostlarını ise çıldırtıyor.

Sadece son birkaç günden üç örnek vereceğim:

*

ÖRNEK BİR:

Yazının Devamını Oku