GeriAhmet HAKAN Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar’ı neden sevmemeye başladılar?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar’ı neden sevmemeye başladılar?

Kampanyalar düzenleniyor peş peşe...

Bilhassa Akit gazetesinden bir ismin başını çektiği kampanyalar.

 Önce “Cem Yılmaz’ın son filmine gitmiyoruz” kampanyası yaptılar.

 Şimdi de “Recep İvedik 6’ya gitmiyoruz” kampanyası yapıyorlar.

*

Peki dertleri ne bu arkadaşların?

*

Cem Yılmaz sinemasının niteliği mi?

Hiç alakası yok.

Recep İvedik karakterinin düzeyi mi?

Hiç alakası yok.

Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar’ı neden sevmemeye başladılar

Cem Yılmaz Kazdağları ile ilgili bir paylaşım yaptı ya...

Şahan Gökbakar hükümete azıcık aykırı gitti ya...

İşte tek neden bu!

*

Cem Yılmaz son gösterisini Külliye’nin salonunda yapıverse...

Şahan Gökbakar “Tayyip Erdoğan’ı çok seviyorum” deyiverse...

Anında yelkenleri suya indirecekler.

*

Kafaları şöyle işliyor bu kampanyaları başlatanların ve omuz verenlerin:

*

BİR: İktidara, Erdoğan’a, AK Parti’ye bir biçimde selam çakıyorsan... Hangi filmi çevirirsen çevir, senden iyisi yok.

*

İKİ: İktidara, Erdoğan’a, AK Parti’ye bir biçimde aykırı gidiyorsan... Hangi filmi çevirirsen çevir, senden kötüsü yok.

*

 “AK Parti’ye AK Parti içinden yapılan kötülükler” diye bir liste yapılsa...

Bu muazzam sığlık, garanti birinci olur.

TABİİ İŞİN BİR DE ŞÖYLE BİR YÖNÜ VAR

CEM Yılmaz ile Şahan Gökbakar...

Hükümete, Tayyip Erdoğan’a, AK Parti’ye inceden minicik bir selam çakmış olsalardı...

İflah olmaz hükümet, Tayyip Erdoğan, AK Parti düşmanları...

Şimdiye çoktaaan bu iki ismin üzerinde ter ter tepiniyor olurlardı.

*

Yani bu iş iki yönlüdür ve bu nedenle bir Türkiye dramıdır!

BAYILDIĞIM İKİ TEPKİ

OKUDUĞUNU anlamayanlara, ne yazıldığına bakmayanlara, fanatizmden gözü kör olmuşlara, sersem sepelek duyar kasanlara, pozisyon aydınlarına, gerekçesiz saydıranlara, her şeyi çözdüğünü sananlara...

Şu iki cümleyle karşılık vermeye bayılıyorum:

BİR: Ticari! Bekleme yapma.

İKİ: Boş yapma.

Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar’ı neden sevmemeye başladılar

TUNÇ SOYER İZLENİMLERİ

İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer nasıl biri?

 İdeolojik olarak sekter, belli bir yaşam tarzının dışındakilere karşı katı, yüzü gülmeyen, espriye kapalı bir başkan mı?

 Yoksa işini sonsuz ciddiye alan, kahvehanelerin önünden geçerken “Selamün aleyküm” diyen, İzmir’in yoksul mahallelerini pek seven bir başkan mı?

*

İzmir’e gittim, Tunç Soyer’le buluştum, konuştum, gözlemledim, eşi Neptün Soyer’le tanıştım...

Ve çok ilginç izlenimler derleyip döndüm.

HEPSİ YARIN BU KÖŞEDE...

Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar’ı neden sevmemeye başladılar

AMMA DA GENÇMİŞİZ HA!

DÜN AK Parti’nin kuruluş yıldönümüydü.

17 yıl önce 3 Kasım 2002’de kuruldu AK Parti...

*

İşte tam da böyle bir günde...

Kanal D Haber’de aktardığı kulislerle olaylar yaratan muhabirliğin yüz akı Seçil Özer’den geldi bu fotoğraf.

*

Önce “Vay be, amma da gençmişim” diye mesaj attım Seçil’e... “Erdoğan da gençmiş” diye karşılık geldi. Ardından “Tamamen unutmuşum, nerede çekilmiş bu fotoğraf?” diye sordum. “Katar gezisinde çekilmiş” cevabını aldım. Seçil’e son sorduğum soru şu oldu: “Nereden buldun bunu?”. Cevap şöyleydi: “Arşiv taraması yaparken karşıma çıktı”.

TÜRKİYE’NİN EN ÜNLÜ KALEMSEVERLERİ

HAFTA sonu düzenlenen “Kalem Festivali” münasebetiyle Türkiye’nin en ünlü kalemseverlerini yazıyorum: Tabii ki öncelikle bizim Doğan Hızlan’ımız... Ardından gelen isimler ise şunlar: Murat Bardakçı, Ekrem İmamoğlu, İbrahim Kalın, Nabi Avcı, Sunay Akın, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sefer Turan, Prof. Muhittin Şimşek, Tuncay Özilhan...

ACI GERÇEKLER

Eğer herhangi bir maratonda Kenyalı bir atlet varsa geri kalanların vay haline!

*

Eğer gözleri yatırmış bir WhatsApp mesajı bekliyorsan gelmez o mesaj...

*

Eğer “Ölüm De Var” isimli bir kitap yazdıysan önünde imza kuyruğu olmaz.

*

Eğer ortamda bir İzmirli varsa bilin ki en çok eğlenecek olan odur.

*

Eğer bir kedi sana sırnaşıyorsa tek bir amacı vardır: Ödül maması!

 

X

Soğan ekmek yerlermiş

İktidar milletvekillerinden biri çıkmış...

“Gerekirse soğan ekmek yeriz, yine de teslim olmayız” diyor.

*

Bir başkası ise çıkmış...

“Eti gramla, domatesi taneyle yiyin” diye tavsiyede bulunuyor.

*

İddia ediyorum:

Milletvekili sıfatını taşıyan bu kişilerin temel derdi...

Ne vatandaşı ikna etmek ne de vatandaşa moral vermek.

Yazının Devamını Oku

PKK ile ilişkiler nasıl minimize edilebilir?

CHP’li Engin Altay, katıldığı bir televizyon programında HDP’ye şu tavsiyede bulunmuş:

 

“HDP’den PKK ile ilişkilerini minimize etmelerini bekleriz.”

*

Minimize etmenin anlamı şudur:



Yazının Devamını Oku

Gelin, helalleşelim

“Birazdan döneceğim sana” deyip de bir türlü dönmediklerim...

 

- Turp gibi sağlam olduğum halde, “Ben biraz rahatsızlandım” diyerek ektiklerim...

*

- “Mutlaka iade edeceğim” diyerek aldığım kitaplarını asla iade etmediklerim...

*

- Lokantada tam hesap ödeme vakti lavaboya giderek hesabı kilitlediklerim...

*

- “Ben de tam seni arayacaktım” diye kandırdıklarım...

Yazının Devamını Oku

Merkez Bankası eski başkanından trol yaratan karanlık

Benim gözümde Durmuş Yılmaz...

- Ciddiye alınacak bir adamdı.

- Bir ağırlığı vardı.

- Söylediği söz bir değer taşırdı.

*

Ve fakat...


Yazının Devamını Oku

Zamanın ruhunun 10 yıl, 20 yıl gerisinde

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Başörtülü bakan... Neden olmasın? Artık aşmalıyız böyle şeyleri” denseydi.

Bir anlamı, bir karşılığı, bir etkisi olurdu.

*

Çünkü böyle bir mesele vardı.

Ve zamanın ruhu, buna yönelik bir şey söylemeyi gerektiriyordu.

*

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Helalleşelim. Yüzleşelim. Tarihsel yaraları saralım” falan denseydi.

Yazının Devamını Oku

Kemal Bey’in çevresi helalleşmeye hazır mı?

Kemal Bey, helalleşmeye çok hevesli ve arzuluymuş gibi görünüyor.

Bu iyi, bu güzel, bu şahane, bu takdire şayan bir şey.

*

Peki ama ya Kemal Bey’in çevresi.

Acaba onlar da hevesli ve arzulu mu helalleşmeye?

Mesela...

Başörtülü bir kadın gördüklerinde içlerinden, “Bitecek sizin saltanatınız, bitecek! Az kaldı. Bekleyin hele” diye hırslanan Kemal Bey’in ekran cengaverleri?

Ne yani?

Yazının Devamını Oku

Sezai Karakoç’un benim için 7 anlamı

BİR: Mehmet Âkif, Necip Fazıl... Bu silsilenin devamıdır.

İKİ: Cemal Süreya, Turgut Uyar... İkinci Yeni’nin yalnızıdır.

*

ÜÇ: Büyük Doğu, Diriliş... Diriliş üniversitesinin tek başına her şeyidir.

*

DÖRT: Diriliş Partisi... Onurlu bir particiliğin tek örneğidir.

*

BEŞ: Koşu bittikten sonra da koşan atlar... İşte o atların şairidir.

*

Yazının Devamını Oku

Osman Öcalan’ın ölümü HDP’de nasıl karşılandı?

Nasıl karşılanacak?

Büyük, çok büyük bir kayıtsızlıkla karşılandı.

Böyle bir şey hiç olmamış gibi davrandılar.

*

Osman Öcalan’ın abisinin heykelini dikmeyi düşünenler, Osman Öcalan’ın ölümü için bir harf bile söylemediler.

*

Osman Öcalan’ın abisine her fırsatta bin selam yollayanlar, Osman Öcalan’ın ölümünü zerre kadar umursamadılar.

*

Osman Öcalan’ın abisine “Sayın” demek için fırsat kollayanlar,

Yazının Devamını Oku

Polonya-Belarus sınırında insanlık can çekişiyor

Belarus, Avrupa’ya gıcık.

Sırf bu yüzden...

“Gelin sizi Polonya üzerinden Avrupa’ya geçireyim” diyerek Irak, Suriye, Yemen, Afganistan’daki potansiyel göçmenlere çağrı yaptı.

Böylece Belarus’a 20 bine yakın göçmen geldi.

*

Belarus’un ilk yaptığı iş, bu göçmenleri Polonya sınırına sürmek oldu.


Yazının Devamını Oku

Bir cani yetiştirmek istemiyorsanız

Oğlunuzun empati duygusunu geliştirmesini en birinci vazife edinin.

- Oğlunuza canlı sevgisini, özellikle de hayvan sevgisini aşılayın.

*

- Oğlunuzun yanlışlarına yanlış demesini bilin.

*

- Haklı haksız her durumda oğlunuzun tarafını tutmaktan kaçının.

*

- Oğlunuzun her arzusunu tatmin etmeye odaklanmayın.

*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıçlı katliam şu beş sonucu doğurmalı

BİR: İnternetten leblebi, çekirdek satar gibi Samuray kılıcı satılmasının önüne geçilmeli. Samuray kılıcına ulaşım, bu denli kolay olmamalı. Bu tür kılıçların, “Hediyelik eşya” kategorisine alınmasına yasak konmalı.

- İKİ: Canavarca hisle cinayet işleyecek denli hasta ruhlu kişilerin, devlet tarafından takibi yapılmalı ve tedavi altına alınmalı. Takip ve tedavi işi, ailenin inisiyatifine bırakılmamalı.

*

- ÜÇ: Cinayet işleyecek denli sorunlu çocuğuyla ilgilenmeyen, o çocuğa kılıç alabilecek parayı veren anne baba da bu işten sorumlu tutulmalı. Hiç değilse vicdanen yargılanmalı.



*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıcıyla kadın katleden adam deli mi?

Adı: Başak Cengiz.

Mimar bir kadın. Gencecik. Nişanlı.

Ankara’da yaşıyor. Bir inşaat firmasında çalışıyor.

Çalıştığı firma, genç kadını geçici görevle İstanbul’a gönderiyor ve İstanbul’da yaşamaya başlıyor Başak.

Ataşehir’de bir otelde kalıyor. İşine servisle gidiyor.

Derken bir gün...

Otele servisle gitmek yerine yürüyerek gitmeyi tercih ediyor.

Ataşehir caddelerinde yürüyor

Yazının Devamını Oku

Atatürk taşıyıcı ve birleştirici kolon oldu

Atatürk’ü artık, Kemalizm’in dar kalıplarına sıkıştırmadan anıyoruz.

Atatürk’ü artık, bir hayat tarzının dayatması olmaktan çıkararak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, sadece bir kesimin bayrağı haline getirmeden anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, resmi ve zorlama etkilerden arınarak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, alabildiğine sivil, alabildiğine katılımcı biçimde anıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Lütfü Türkkan grup başkanvekili olmasaydı ne olacaktı Yavuz Bey?

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, benim sevdiğim, saydığım ve takdir ettiğim bir siyasetçidir.

Kendisini destekleyen sayısız yazı yazdım.

Siyasette kişisel olarak her zaman iç tutarlılığını korumaya özen gösteren bir yapısı vardır Ağıralioğlu’nun.

*

Fakat dün Lütfü Türkkan olayıyla ilgili olarak yaptığı açıklamayı okuyunca...



Yazının Devamını Oku

Onlarda iptal kültürü... Bizde linç kültürü...

Batı'da iptal kültürü diye bir şey çıkmış.

Nedir iptal kültürü?

Şöyle bir şey:

*

Herhangi bir ünlü...



Yazının Devamını Oku

Baştan sona kadar Lütfü Türkkan olayı

Bu kaçıncı vukuat?

Önce çakarlı arabasını çocuğunun kullanması yüzünden epey konuşuldu. Sonra çiftliğini görüntüleyen gazeteciyi darp ettirmesi yüzünden gündem oldu. Arada yaptığı tartışmalı sosyal medya paylaşımlarının yol açtığı bir sürü tatsızlıkları saymıyorum. Kısacası Lütfü Türkkan, İYİ Parti’nin vukuatlı ismi olup çıktı. 

SIRADAN BİRİ DEĞİL

İYİ Parti açısından sıradan bir isim değil Lütfü Türkkan. Ta en başından beri Akşener’in yanında yer aldı. Finansal destek sundu partiye. Milletvekili seçildi. Partinin en önemli koltuğu olan Grup Başkanvekilliği’ne getirildi. Yani İYİ Parti’yi kıyısından köşesinden temsil etmiyor. Tam göbeğinden temsil ediyor. 



KÜFÜR, KÜFÜR, KÜFÜR

Yazının Devamını Oku

Kanaat önderi falan kalmadı

Etkili ve sözü dinlenir kanaat önderinin temel özellikleri şunlardır:

- İyiye iyi, kötüye kötü demesini bilecek.

*

- Bir muhalefet partisi mensubu gibi iktidarı devirmeye kendini adamayacak.

*

- Bir iktidar mensubu gibi her şeyi savunmaya kendini adamayacak.

*

- İktidara sonsuz vururken muhalefeti kollamayacak.

*

Yazının Devamını Oku

Çilem Doğan’ın bitmeyen çilesi

Kimdir Çilem Doğan?

Yıllarca kendisine sistematik bir şekilde şiddet uygulayan ve başkalarıyla para karşılığı ilişkiye girmeye zorlayan bir erkeği öldürmek zorunda kalan bir kadın.

*

Ya boyun eğmeye devam ederek ölmeden mezara girmiş olacaktı Çilem Doğan.

Ya da...

Kendini savunacaktı.

İkincisini seçti.

Yani kendini savunmayı.

Yazının Devamını Oku

Sayın dedi

“Bana hiç sevmediğin bir tepinme biçimini söyle” deseler...

Şu cevabı veririm:

*

Bir siyasetçi, bir gazeteci, bir akademisyen...

Yanlışlıkla, farkında olmaksızın, bir hata olarak...

“Sayın Öcalan” dediğinde...

Hemen “Aaaa! Bak! Bebek katiline Sayın Öcalan dedi” diye üzerinde tepinmek.

Aslında, Türkiye’de her kesimin bayıldığı bir tepinme biçimidir bu.

Yazının Devamını Oku

Falih Rıfkı’dan beri değişmeyen şey

Falih Rıfkı Bey’i pek severim.

Üslubuna, belagatine bayılırım.

Onun “Zeytindağı” adlı eseri, başucu kitabımdır.

*

Falih Rıfkı Bey’in “Gezerek Gördüklerim” adlı bir kitabı da var.

O kitapta yer alan bir bölüm şöyledir:

*

“Fransızların Midilli adasını işgal ettiği haberi İstanbul’a geldiği zaman birçok Türk’ün sözü şu olmuştu: ‘Bakalım İngiltere ne diyecek?.’ Şark âleminde kendini İngiltere’den ilk tedavi eden memleket Türkiye oldu.”

*

Yazının Devamını Oku