GeriAhmet HAKAN Canan Kaftancıoğlu istifa etmeli ya da görevden alınmalı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Canan Kaftancıoğlu istifa etmeli ya da görevden alınmalı

Hata benim değil günah benim değil...

Önce birkaç kelam

SON günlerde

Yoksa ben biraz fazla mı abartıyorum?
Gerçekten de iktidar dururken muhalefeti eleştirmenin şehvetine mi kapılıyorum?
CHP söz konusu olduğunda biraz fazla mı abanıyorum?
Yapılmış bir hatanın üzerinde tepiniyor muyum?

Falan demeye başlamıştım...

Vicdani bir sızlanma içindeydim yani.

Fakat kardeşim, bu CHP öyle bir parti ki, insana iki dakika vicdani sızlanma fırsatı bile vermiyor.

Alın işte Canan Kaftancıoğlu olayı.

Neresinden tutsan dökülüyor.

Neşet Ertaş’ın “Hata benim, günah benim, suç benim” türküsü var ya...

CHP ile ilgili yazdıklarım söz konusu olduğunda...

Ben o türküyü şuna çeviriyorum:

“Hata benim değil, günah benim değil, suç benim değil.”

Canan Kaftancıoğlu istifa etmeli ya da görevden alınmalı


İSTANBUL'DA ESNAF GEZİSİNE BİLE ÇIKAMAZLAR
O tweet’leri atan birinin CHP gibi merkeze yakın siyaset yapma iddiasındaki bir partinin İstanbul İl Başkanı olması, CHP’yi İstanbul’da geriletir.

O kadar geriletir ki...

CHP’liler...

İstanbul’da esnaf gezisine bile çıkamaz.


DÜŞMAN KURGULASA BAŞARAMAZDI
AK Parti, MHP ve bilumum CHP düşmanları bir araya gelseler...

Ergen siyaseti yapmaya teşne, siyasi olgunluktan nasibini almamış Canan Kaftancıoğlu gibi bir ismin CHP’ye başkan olmasının vuracağı darbeyi CHP’ye ömür billah vuramazlardı.


CHP İSTANBUL'U NASIL KAZANACAK?
ERMENİ meselesinde...
HDP meselesinde...
“Mustafa Kemal’in askerleri” meselesinde...
Devlet meselesinde...

Kendi partisinin tabanının duyarlılıklarından bile bu kadar uzak düşmüş birinin, İstanbul’un genelinde partisinin oylarını nasıl artıracağını biri bana izah edebilir mi?

Görüşlerin HDP’ye yakınsa... HDP’yi kendine daha yakın görüyorsan... HDP ile daha paralel düşünüyorsan...

Gidersin HDP’de siyaset yaparsın.

CHP’de ne işin var?


DOMUZ MESELESİ
KİM ne yerse yer... Lafı bile olmaz.

İsteyen domuz eti de yer... Bir şey demeyiz.

Canan Kaftancıoğlu istifa etmeli ya da görevden alınmalı


Fakat kardeşim, eğri oturup doğru konuşalım, Türkiye gibi dine en uzak kesimlerin bile “domuz” dendiğinde şöyle bir irkildiği memlekette...

Domuz pirzolası üzerinden sosyal medyada espri falan yapmaya kalkışanlar, İstanbul gibi Türkiye’nin en büyük şehrinde anamuhalefeti temsil ederlerse...

Ta en baştan kaybetmeye mahkûm olurlar.


ANNEYE KÜFÜR OLAYI
ŞUNA şahidim:

Gezi’nin içinde yer alanlar arasında küfredenlerden daha çok o küfürlere şiddetle itiraz edenler vardı.

Gözümün önünde yüzlerce kişi Tayyip Erdoğan’a ve yakınlarına yönelik küfürleri engellemeye çalıştı.

Küfürlü duvar yazılarının silindiğine tanık oldum.

Hatta bugün tutuklu bulunan Osman Kavala, Gezi zamanı duvarlara yazılan bu tür galiz sözleri elinde boya fırçasıyla silmişti.

Hal böyleyken...

Küfürlü bir duvar yazısını sosyal medyada paylaşacak denli sorumsuz birinin CHP gibi bir partinin İstanbul İl Başkanı olması, CHP’nin kaldırabileceği bir yük olmamalıdır.

Ve bu öyle büyük bir sorumsuzluktur ki...

Özür bile kurtarmaz...

Sorumlu bir makama gelmemişsindir...

Özür dilersin, belki kurtarır.

Ergensindir, aklın başında değildir...

Özür dilersin, belki kurtarır.

Cahilsindir, bir cahillik etmişsindir...

Özür dilersin, belki kurtarır.

Ama anamuhalefet partisinin Türkiye’nin en büyük şehrine il başkanı olmuşsun...

Özür dilersin...

İşte bu kurtarmaz.


CHP'YE YAPILAN BÜYÜK KÖTÜLÜK
CANAN Kaftancıoğlu olayı...

En çok CHP’ye umut vermiş kişileri, CHP’den beklentisi olanları yaralamalıdır.

Çünkü bu olay, görece ivme kazanmış partilerini geriye götürecek bir olaydır.

Geriye götürmese bile...

Farklı kesimlerden oy alma kapasitelerini göçüreceği muhakkaktır.


HANGİSİ DAHA BÜYÜK BASİRETSİZLİK
EĞER Kemal Kılıçdaroğlu...

Canan Kaftancıloğlu’nun attığı o tweet’leri bilerek ve o tweet’ler üzerinden CHP’nin yıpratılacağını öngörerek...

Canan Kaftancıoğlu’nun adaylığına destek verdiyse...

Yaptığı basiretsizliktir.

Eğer Kemal Kılıçdaroğlu...

Canan Kaftancıloğlu’nun attığı o tweet’leri bilmeyerek... Ve o tweet’ler üzerinden CHP’nin yıpratılacağını öngöremeyerek...

Canan Kaftancıoğlu’nun adaylığına destek verdiyse...

Yaptığı çok daha büyük basiretsizliktir.


DEMOKRASİYE YAPILAN BÜYÜK KÖTÜLÜK
TÜRKİYE’de demokrasinin en büyük sorunu iktidarın kendini denetimsiz hissetmesidir.

Doğru dürüst muhalefet olmadığı için...

Muhalefet umut vermediği için...

Aklı başında bir muhalefet stratejisi ortaya çıkmadığı için...

İktidar, kendisini denetimsiz hissetmekte ve dilediği gibi davranmakta...

Hem Canan Kaftancıoğlu olayı hem de CHP’nin sergilediği beceriksizlikler...

İşte bu açıdan demokrasiye yapılan kötülükten başka bir şey değildir.

X

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Ali Edizer diye bir doktor var.

Daha önce yaptığı çeşitli densizlikler ve izansızlıklar yüzünden “olay adam” haline gelmiş, hatta GATA’daki görevine son verilmişti.

*

Fakat adam rahat durmuyor abi!

Densizliğe, izansızlığa, abuk sabukluğa devam ediyor.

*

Ne dediğini yazmaya bile tenezzül etmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Ne yaptınız İlhan Bey

CHP, ne güzel bir şey tutturmuştu!

“128 milyar dolar nerede” diye...

*

128 milyar doların hortumlandığı algısı yaratılıyordu.

Ve bu algı, zihinlere kazınıyordu.

*

İşgüzar kamu görevlileri, asılan pankartları polis ve zabıta marifetiyle anında engelleyerek...

Yazının Devamını Oku

Danimarka çok medeni ülke şekerim

Hop şöyle cümleler yükselir sağımızdan, solumuzdan:

 

- Norveç çok medeni ülke şekerim... Başbakan’a ceza kesiliyor.

*

- Danimarka acayip modern bir ülke şekerim... Başbakanı cam siliyor.

*

- İsviçre çok uygar şekerim. Cumhurbaşkanı bisikletle işe gidiyor.

*

Hep özeniriz, hep gıpta ederiz bu ülkelere.

Yazının Devamını Oku

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

“Kanal İstanbul, Montrö’yü etkiler mi?” diye soru var ortada.

Geçen akşam Tarafsız Bölge’de işte bu soruyu sordum uluslararası hukuk alanında uzman bir isim olan Prof. Dr. Selami Kuran’a.

Selami Hoca...

Canlı yayında... Kalktı ayağa... Eline bir çubuk aldı... Ve başladı harita üzerinden anlatmaya.

“Yeni başlayanlar için 10 dakikalık bir Montrö dersi” gibi bir şeydi yaptığı.

Net, sarih, anlaşılır ve basit bir şekilde anlattı mevzuyu.

*

Sonucu açıklıyorum:

Yazının Devamını Oku

Erkan Oğur’a yapılan yobazlığın ta kendisidir

İflah olmaz bir türkü severim ben.

Ama yüzyılların izini taşıyan türküleri severim. Çağlar ötesinden gelip bizi tam kalbimizden yakalayanları... İlk söyleyeni belirsiz anonimleri... Sözleri gayet basit ama bir o kadar da derinlikli olanları...

İşte bu yüzden “Ben bir türkü sözü yazdım, üstelik de besteledim” diye ortaya çıkanlara karşı hep mesafeli olmuşumdur. Çünkü bu tür iddialardan genellikle yapay sonuçlar çıkar.

*

İbrahim Kalın’ın sözü ve müziği kendisine ait olan ‘Hiç Oldum’ adlı bir türküyü seslendirdiğini duyunca...

“Eyvah” dedim.

Ve bin türlü önyargıyla açıp dinledim türküyü.

*

Yazının Devamını Oku

Nalet olsun içindeki magandaya

Mustafa Üstündağ adlı oyuncu, Bodrum’da rallicilerin ödül törenini basmış.

Küfürler, kıyametler, vurmalar, kırmalar, saldırganlıklar, silahlar falan...

*

Ralli bu ya ralli!

Rallideki hangi anlaşmazlık, böylesine kontrolsüz bir öfkeye yol açabilir ki?

Rallideki hangi ihtilaf, böylesine bir sokak çocuğu kavgasını tetikleyebilir ki?


Yazının Devamını Oku

Orhan Pamuk romanında Atatürk’le alay mı ediyor?

Orhan Pamuk’un son romanı “Veba Geceleri” ile ilgili bir tartışma çıkmış durumda.

İddiaya göre:

Orhan Pamuk, romanında Atatürk’le alay ediyor!

*

İnceleme ve araştırmalarımın sonuçlarını aktarıyorum:

*

“Veba Geceleri” romanında bir “Kolağası Kâmil” var.

Yazının Devamını Oku

Kemal Kılıçdaroğlu ve kahkahalar, kahkahalar

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimden önce CNN Türk’te bir programa çıkmıştı.

Program sunucusu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun...

“İstanbul’u kazanacağız, Ankara’yı kazanacağız” türü sözlerini fazla iddialı bulmuş ve kahkahalar atmıştı.

*

Ne olmuştu o günlerde?

Başta Tuncay olmak üzere...

CHP’nin tüm ekâbir takımı...

Öfkeyle, kinle, hınçla...

Yazının Devamını Oku

Amiraller, bildiri, kumpas

Amirallerin bildirisiyle ilgili...

İki gündür...

Kumpas lafları dolaşıma sokulmaya başlandı.

*

Söylenenlere göre...

- Aslında bildiri, gece yarısı yayınlanmayacakmış.

- Bazı eller devreye girmiş, bildiri gece yarısı yayınlanmış.

- Bazı amiraller, bildirinin son halini görememişler.

- Bildiri, amirallerden kaçırılarak yayınlanmış.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya “Bu gidiş nereye?” diye sordum

Vaka sayıları artıyor. Hem de çok fazla artıyor. Halkta bıkkınlık var. Hem de çok fazla bıkkınlık. Tam kapanma dendiğinde akla ekonomi geliyor. Aşı konusunda hız kesildi. Pek bir ilerleme yok gibi.

İşte bu ahval ve şerait altında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

İlk sorum şu oldu:

“Bu gidiş nereye Sayın Bakan?”

Bakan Koca’nın ilk sözleri şu oldu:

*

“Vaka sayılarında ciddi artış var. Bunda mutasyon tabii ki etkili ama sadece mutasyonla açıklayamayız. Önlemleri gevşettik maalesef.”

*

Yazının Devamını Oku

Hürriyet’in yayıncılık anlayışına ters bir haber

İçtenlikle bir gayretimiz var Hürriyet’te.

Herkesin hakkına hukukuna saygı göstermek için çabalıyoruz. Sorumluluğu bulunmayan kişileri sorumluymuş gibi göstermekten kaçınmaya çalışıyoruz. Yargı kararı ortaya çıkmadan yargısal hükümlerde bulunmaktan uzak duruyoruz.

*

Titizleniyoruz bu konularda. Gayret ediyoruz.

*

Ama yayıncılıkta bazen yol kazaları da oluyor, olabiliyor.

*

Geçen gün sadece ve sadece Hürriyet’in internet sitesinde bir haber çıktı. Çok kısa bir süre yayında kaldı bu haber.

Bildirici amirallerin yakınlarını da konu eden bir haberdi bu.

Yazının Devamını Oku

Soru ve cevaplarla amiral bildirisi

SORU: Ne yani? Emekli amiraller mi darbe yapacak?

- CEVAP: Bizim kısa tarihimiz, “Yüce Türk Milletine” diye başlayan darbe bildirileriyle dopdoludur. Bu yüzden “Yüce Türk Milletine” diye başlayan bir bildiri gördük mü işkilleniyoruz. Hele bildirinin altında “Amiral” imzası görünce daha da işkilleniyoruz. Hele bildiri, gece yarısı gelince... Büsbütün işkilleniyoruz. Şimdi ben soruyorum: İşkillenmeyelim de ne yapalım?

*

- SORU: Bildiri yayınlamak suç mu?

- CEVAP: Elbette suç değil. Geçen hafta emekli büyükelçiler, benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. Kim çıkıp “Bunlar darbeci” dedi? Bu arada eski milletvekilleri de yine benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. “Darbe” diyen çıktı mı? Demek ki burada başka bir şey var.

*

- SORU: Burada ne var? Emekli amiral, görüş açıklayamaz mı?

- CEVAP: Tabii ki açıklar. Açıklıyorlar da zaten. Televizyonlara çıkıyorlar. Kişisel yaklaşımlarını ortaya koyuyorlar. Sosyal medyada yazıp çiziyorlar. Kimse de onlara bir şey demiyor. Ama siz “Aramıza hiçbir alt rütbeli girmesin, biz amiraller olarak şöyle bir posta koyalım” derseniz, tehditkâr ifadelerle dolu bir bildiriyi gece yarısı gündeme düşürürseniz... Her demokratik ülkede “Ne oluyor yahu” diye sorulur. En azından “Bunlar, bir iklim mi yaratmak istiyor? Bu işin arkasında ne var?” denir.

*

Yazının Devamını Oku

Amiraller bildirisine dair gelişigüzel ON NOT

Not bir- ‘Yüce Türk milletine’ dendi mi işkillenirim

Yüce Türk milletine!” diye başlayan hiçbir bildiriden hoşlanmıyorum.

Çünkü bu seslenişin tınısında...

27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve de 15 Temmuz var!

*

Kaldı ki...

Radyo zamanlarının üslubudur bu.

Siyah beyaz televizyonlarda kalmıştır.

*

Yazının Devamını Oku

Kafe ve lokantalara ramazanda açık olma hakkı tanınmalı

Şu andaki uygulama şöyle:

 

Akşam saat 19.00 itibarıyla tüm kafe ve lokantalar kapanıyor.

*

Ramazan itibarıyla ise uygulama şöyle olacak:

*

Bütün kafe ve lokantalar kapalı.

*

Bu karar, yeniden gözden geçirilirse...

Yazının Devamını Oku

Hayatımın dilemması: Sinovac mı BioNtech mi?

“Geleneksel yöntemden şaşmayacaksın arkadaş” diyorlar.

Hop, başlıyor kalbim Sinovac diye atmaya.

*

“Yeni teknolojileri denemek lazım arkadaş” diyorlar.

Hop, bu sefer kalbim BioNtech diye atmaya başlıyor.

*

Bilmem kaç bin yıllık Çin kültüründen söz ediyorlar.

Hemen Sinovac’a ısınıyorum.

Yazının Devamını Oku

İşimiz aşıya kaldı

Vaka sayısı açısından...

Avrupa birincisiyiz.

Dünyada dördüncüyüz.

40 binleri geçmiş durumdayız.

Varyantlar kaplamış her bir yanımızı.

En çok da İngiliz varyantı.

*

Durduramıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Selahattin Demirtaş’ın dilinin altındaki bakla

Selahattin Demirtaş, şöyle demiş:

“Eğer muhalefetteki milliyetçi odaklar, demokrasi ittifakına ısrarla engel olmaya devam edeceklerse... Bu durumda HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak, demokrasi ittifakı ilan edilebilir.”

*

Ne demek bu?

Hadi biraz anlamaya çalışalım.

“Muhalefetteki milliyetçi odaklar” derken kastettiği İYİ Parti mi acaba? “Bu iş İYİ Parti’yle gitmez” mi demek istiyor Demirtaş?

*

Önerdiği yol şu: HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak. Ne yani? Millet ittifakı ve cumhur ittifakının dışında bir de

Yazının Devamını Oku

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

Hangi olay olursa olsun... Hangi parti söz konusu edilirse edilsin... Hangi siyasi grup işin içine girerse girsin...

Ben her zaman ve her durumda...

“Suçun şahsiliği” prensibinden zerre kadar ödün vermedim.

*

Ensar olayında böyle davrandım.

Milyonlarca dayak yemeyi göze alarak...

*

CHP’de ortaya çıkan taciz ve tecavüz olaylarında...

Yine aynı prensibe göre hareket ettim.

Yazının Devamını Oku

Kokainci elemanla ilgili AK Parti’nin atması gereken beş adım

AK Parti Genel Merkezi’nde büro görevlisi olarak çalışan Kürşat Ayvatoğlu adlı elemanla ilgili son durum şudur:

 

Uyuşturucu temin ettiği için Emniyet güçleri tarafından yeniden gözaltına alındı. Yani bu kez uyuşturucuyu temin etmekle suçlanıyor.

*

Tabii ki suç şahsidir, partiye mal edilemez ama bu elemanın bir de şu durumu var:

*

Lüks ve şatafat içinde yaşadığı fotoğraflara yansıyor.

*

Kokaindi, pudraydı, şekerdi falan... Gülündü eğlenildi...

Yazının Devamını Oku