GeriAhmet HAKAN Bu FETÖ’cü nasıl çıkar?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu FETÖ’cü nasıl çıkar?

Güntekin Avcı denilen adam, FETÖ’den tahliye olmuş!

Dava dosyasını bilmem... Duruşmalarında neler konuşuldu bilmem... Neyle suçlandı bilmem... Tahliyesine nasıl karar verildi bilmem...

Bu FETÖ’cü nasıl çıkar

Fakat bildiğim üç şey var:

*

BİR: Bu adam... FETÖ’nün hukuki konularda resmen ve alenen öncü kuvvetiydi.

*

İKİ: Bu adam... FETÖ’nün yargıya yerleşmesini sağlayan ekibin imamıydı.

*

ÜÇ: Bu adam... Ergenekon/Balyoz kumpasının bir numaralı algı operatörüydü.

*

NOT: Gültekin Avcı için tahliye edildikten sonra bir gözaltı kararı daha verilmiş. Bunu anlamak da mümkün değil... Madem yeniden gözaltına alacaktınız niye tahliye ettiniz? Çocuk oyuncağı mı bu? Yargı Reformu hayata geçince bu tür saçmalıklar da bitecek mi? Ne dersin Metin Feyzioğlu?

ALPAY ÖZALAN’A TAKTİKLER

SEN milletvekilisin Alpay Özalan. Tamam, rahat oyna ama o kadar da rahat oynama. Şutu çekmeden önce azıcık düşün. Sosyal medyada trollük yapmaya heveslenip çocukların işlerini ellerinden almaya kalkma. Sağını solunu hep kontrol et. Atak yapmadan önce hesabını iyi yap. Topa vurmadan önce AK Parti tarihini, AK Parti’den öncekilerin maceralarını falan şöyle bir incele. Televole günlerini unut artık. 

AĞLARSA ANALAR AĞLAR

HÜLYA Koçyiğit’e, Gülben Ergen’e, Seda Sayan’a falan soruyorlar:

“Cumartesi Anneleri’ne niye gelmediniz?”

*

Hülya Koçyiğit, Gülben Ergen, Seda Sayan falan da... “E sizin fevkalade duyarlı bulduğunuz sanatçılar da Diyarbakır annelerine gelmedi bir türlü. Ne iş?” deseler...

Durum en azından berabere olacak.

*

Kısacası...

Herkes meşrebine göre annelerini seçmiş durumda.

*

Zaten bu topraklarda hüküm şöyle verilmiştir:

Ağlarsa analar ağlar, gayrısı yalan ağlar.

İSRAF MI? ŞOV MU?

TARAFSIZ Bölge’de iki program üst üste... İmamoğlu’nun otomobilleri Yenikapı’ya dizmesini tartıştık. “İsraf mı? Şov mu?” konusunu, iki farklı görüş, kıran kırana tartıştı.

*

Bir okurum bana sormuş:

“İki farklı görüşün tezlerini de dikkatle dinledin... Vardığın kanaat nedir? İsraf mı? Şov mu?”

*

Şunu yazdım okuruma:

“Biraz kül, biraz duman... Biraz israf, biraz şov...”

KREDİSİ BENDE SONSUZ OLANLAR

ŞEVKET ÇORUH: Kendisine karşı müthiş bir empati besliyorum... Nedenini asla bilemediğim bir şekilde.

MAZHAR ALANSON: Kendisine asla kızamıyorum... Ne söylerse söylesin... Ne yaparsa yapsın... Hatta ve hatta hangi reklamı çekerse çeksin.

ERKİN KORAY: Benim için “babaların babasıdır”. Söz söyletmem sözünün üstüne. Bitti. Nokta.

TÜRKAN ŞORAY: Yanımda dedikodusunu bile yaptırmam... “Yeşilçam’ın en güzeli kim” diye soranı da terslerim.

YILMAZ BÜYÜKERŞEN: Yaptığı her heykele Rodin’in yaptığı heykel muamelesi yaparım. Kredisi o derece yüksek yani!

GÖNÜL YAZAR: En saçma tavrını bile yeryüzünün en mantıklı davranışı olarak görürüm. Bu konuda tarafım yani.

BURHAN KUZU: Sekter mi sekter siyasi tavırlar alsa da, özeleştiriye pek yanaşmasa da... Son tahlilde severim Kuzu’yu... Ama en son tahlilde!

CEP TELEFONSUZ YARIM SAAT

GEÇENLERDE cep telefonlarının kapıda alındığı çok kozmik bir ortamda birbirini tanımayan şahıslarla yarım saat geçirdim. İzlenimlerimi aktarıyorum:

*

Sohbete nasıl başlayacağımızı unutmuşuz... Alık alık birbirimize baktık durduk.

*

Alışmışız cep telefonuna gömülmeye... Gözümüze ışık tutulmuş tavşana döndük.

*

Cep telefonuyla üç saatin nasıl geçtiğini bilemezken... Bir dakika bile zor geçti.

*

Muhabbet ederken... “E daha daha nasılsınız bakalım” falan bile diyemedik.

YERLİ OTOYU GÖRENLERİN İÇLERİNDEN GEÇİRDİKLERİ

SANAYİ Bakanı Mustafa Varank, çok büyük bir gururla yerli otomobilin prototipini Hürriyet’in Ankara ekibine göstermiş... Fotoğrafa biraz dikkatle bakınca... Ankara’daki arkadaşlarımızın yerli otomobile bakarken içlerinden neyi geçirdiklerini az çok tahmin ettim... Takdim ediyorum:

*

Hande Fırat... “Ay bunun kırmızısı enfes” der gibi.

Murat Çelik... “50 bine verirlerse alırım abi” der gibi.

Abdulkadir Selvi... “Almanları kıskandırsın yeter” der gibi.

Nuray Babacan... “Bana göre hava hoş” der gibi.

Eray Görgülü... “Güzel, güzel de ne zaman bitecek?” der gibi.

Serkan Demirtaş... “Fotoğrafa bakıp ne mavra döndürürler ama!”
der gibi.

Bu FETÖ’cü nasıl çıkar

ATATÜRK’E HAKARET EDEREK MEŞHUR OLMAK İSTEYENLER

ADAMLARIN tek derdi:

Atatürk’le uğraşmak... Atatürk’e hakaret etmek... Atatürk’ün hayatını eşelemek...

Kafayı Atatürk’le bozmuşlar.

Neredeyse varoluşlarını Atatürk’e hakaret etmeye adamışlar.

Öyle ki...

Bunlar, “Atatürk’e hakaret ettin” falan diye sorguya çekilmekten bile memnun olurlar.

*

“Atatürk’le uğraşmak” dışında kendine meşgale bulamamış bir insan, zaten Allah’tan cezasını bulmuş demektir. Ekstra cezaya gerek yok.

 

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku