GeriAhmet HAKAN Babacan’ın DEVA’sı neden deva olamaz?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Babacan’ın DEVA’sı neden deva olamaz?

Partisinin kuruluş toplantısında Ali Babacan’ın söylediği bir şey çok dikkatimi çekti.

Şuydu söylediği:

*

“Keşke ülkede şartlar biraz daha normal olsaydı. Bize destek veren, bizi aydınlatan arkadaşlarımızın hepsi açıkça burada olsaydı. Gönülleri bizimle beraber, onu biliyoruz. Bu günler de geçer inşallah.”

*

Şu işe bakın hele!

Babacan’ın DEVA’sı neden deva olamaz

Partisine destek veren, partisini aydınlatan bazı arkadaşları, korkup çekindikleri için partinin kuruluş toplantısına katılmamışlar.

Korkmuşlar yani.

Titremişler!

Ürkmüşler!

*

Ali Babacan da bu durumu hiç ama hiç yadırgamamış.

“Olsun” demiş. “Gönülleri bizimle beraber” demiş. “Bugünler de geçer” demiş.

*

Eğer gerçekten de ülkenin şartları, bir siyasi partinin kuruluş toplantısında fotoğraf vermekten bile kaçınmayı gerekli kılıyorsa...

Bugünlerin geçmesi...

Ali Babacan’ın partisiyle mümkün olmaz, olamaz!

*

Çünkü...

- Korkaklar...

- Pısırıklar...

- Fotoğraf vermekten bile ödü kopanlar...

- Cesaretsizler...

Bırakın ülkenin kaderini, kendi kişisel kaderlerini bile değiştiremezler.

*

Bu korkaklara... Bu pısırıklara... Bu cesaretsizlere...

“Yahu siz nasıl insanlarsınız böyle? Sizin gibi korkaklar bizi aydınlatamaz. Yürüyün gidin işinize!” demeyen, diyemeyen, demeyi aklının ucundan bile geçirmeyen...

Ali Babacan da herhangi bir derde deva olmaz, olamaz.


SALGIN ZAMANLARININ ORTAYA ÇIKARDIĞI TİPLER

- STOKÇULAR: Dünya yıkılırken... Sanki bu yıkımı evlerinde pişirdikleri makarnayı çatallarken izleyeceklerini falan düşünürler.

*

- YAYGARACILAR: En kaygı uyandırıcı cümleleri, en yüksek sesle etrafa fırlatan bu tipler, koronadan bile daha tehlikedirler.

*

- EGOİSTLER: Yeryüzünün tüm dezenfektanları, yeryüzünün tüm maskeleri kendilerinde olsa... Yine de yetmez onlara!

*

- FISILDAYICILAR: Sürekli bir yalan dolan fısıltısı... Sürekli “Duydun mu?” diye başlayan bir fısıltı... Bir kâbus fısıltısı... Hafazanallah! Hafazanallah!

*

- OKULCULAR: Merak ettikleri tek bir konu vardır: Okullar tatil edilecek mi? Başka hiçbir şeye odaklanmazlar. Okul ve tatil... Yok. Başka hiçbir merak yoktur.

*

- ŞAKACILAR: Herhangi bir yerde herhangi bir korona şakasını görmeyedursunlar. Öyle bir paylaşırlar ki... Bazen aynı şakayı aynı kişiye üç kez gönderirler.



KORONA GÜNLERİ TAVSİYELERİ

Babacan’ın DEVA’sı neden deva olamaz

FİLM: SALGIN (CONTAGION)

Babacan’ın DEVA’sı neden deva olamaz


Bu filmi izledim geçen akşam... İzlerken “Yahu aynı korona... Yahu aynı bugünler...” falan diye sayıklayıp durdum. Hong Kong’dan yayılan bir virüsü anlatıyor film... Oyuncuların hepsi kallavi... Anlatım tarzı çok iyi... Hepsinden önemlisi, bugün ne yaşıyorsak hepsi var filmde... Başka zaman olsa “Ne gerek var şimdi böyle bir filmi izlemeye” denilebilir ama bugünlerde tam izlenecek film. Hararetle tavsiye...


MÜZİK: GAYE SU AKYOL

Babacan’ın DEVA’sı neden deva olamaz


Açın şarkılarını, dinleyin... Sesinin tınısında tuhaf bir şekilde yatıştırıcılık var... Şarkılarının tekdüzeliği, insana garip bir şekilde kayıtsızlık aşılıyor... Melodisi, “Aman ne olacaksa olsun” dedirtiyor. Dinliyorsun, dinledikçe de anksiyeten azalıyor. Tabii yine tuhaf bir şekilde.


KİTAP: DÜNYAMIZI DEĞİŞTİREN ON İKİ HASTALIK

Babacan’ın DEVA’sı neden deva olamaz


Kolera, sıtma, frengi, veba, AIDS falan... Bu küresel hastalıklar ne zaman ortaya çıktı? Hangi toplumsal ve ekonomik şartlardan doğdu? Nasıl yayıldı? Ne türden siyasal sonuçları oldu? Kaç kişinin ölümüne yol açtı? Bu soruların cevaplarını veriyor bu kitap. Başka bir zaman olsa elimi sürmezdim ama bugünlerde ilaç gibi geldi. (İş Bankası Yayınları)


MATRAK BİR MİLLETİZ VESSELAM 

DÜN telefonuma... 

- En az elli tane "Vuhan'dan çıktı yol/Yaktı bizi korona" tarzı mani geldi. 

- En az seksen tane korona şakası içeren şakalı fotoğraf geldi.  

- En az yirmi tane seslendirmeli korona esprisi içeren video geldi. 

Bu arada el değmemiş üç tane korona fıkrası anlatıldı bana. 

Matrak bir milletiz. Nokta


İYİ TARAFINDAN BAKALIM

- El yıkamanın inceliklerini öğrendik.

Babacan’ın DEVA’sı neden deva olamaz

*

- Mesafe koymanın ne denli yararlı olduğunu fark ettik.

*

- Kafa tokuşturma eylemine maruz kalmaktan kurtulduk.

*

- Evimizin kıymetini bilir olduk.

*

- Kimlerin stok meraklısı olduğunu gördük.

*

- Virüslerin de bir kuluçka dönemi olduğunu kavradık.

*

- Evden çalışma fikrine alışmaya başladık.

*

- Asosyalleşmenin cazibesini keşfettik.

*

- Yurtdışına para kaptırmaktan zorunlu olarak uzaklaştık.

*

- Dezenfektan denilen olguya alıştık.

*

- Kolonyaya itibarını iade ettik.

*

- İçimizdeki fırsatçıları tanıdık. 

X

Meyhane tebliğcileri

Kendilerine “Tebliğciler” adını veren bir grup var.

Bu grubun videoları dolaşıyordu dün sosyal medyada.

Yeni midir, eski midir? Bilmiyorum.

Üç beş sakallı, cübbeli adam...

Muhtemelen Samatya’ya gitmişler.

Ve başlamışlar tebliğe...

*

Hitapları gayet nazik.

Yazının Devamını Oku

En görgüsüz davranış listesinin bir numarası

“En görgüsüz davranışlar” diye bir liste yapmam istenseydi...

Aklıma şöyle bir seçenek gelmezdi:

*

“Plaja helikopterle inmek.”

*

Çünkü bana göre...


Yazının Devamını Oku

Artık hiç kimsede ‘Atıyoruz bari usturuplu atalım’ kaygısı yok

İki koca gazete manşet atmış:

“Çankırı’da oğluna Recep Tayyip ismini veren adam, bu ismi değiştirmek istedi. Nüfus müdürlüğüne başvurdu. Nüfus müdürlüğündeki görevli, ‘Bunu yapamam, beni sürerler’ dedi.”

*

Nedir bu haberin kaynağı?

Şudur:

CHP’nin hazırladığı bir rapor.

*

Güya CHP heyeti, Çankırı’ya gitmiş. Orada bir adamla karşılaşmış. Adam da onlara böyle bir şey demiş. Onlar da rapora yazmışlar.

*

Yazının Devamını Oku

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Kahrolası bir geyik: Doğulular şöyle batılılar böyle

Geçen akşam elimde kumanda, televizyon kanalları arasında minik bir gezintiye çıkmıştım.

Karşıma aniden büyük Türk düşünürlerinden Erol Mütercimler çıktı.



Şöyle bir şey diyordu:

*

“Doğu’da kuklacılık vardır... Batı’da ortaoyunu...”

Yazının Devamını Oku

Bizim millet proje sever

Kanal İstanbul’a karşı çıkmak, muhalefetin bileceği bir iştir.

Gerekçelerini sunarlar ve itiraz ederler.

Zaten yapıyorlar da bunu. Hem de gayet gür bir sesle yapıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şuradadır:

Bizim millet, maalesef projeleri çok sever. Bayılır projelere.

*

Yani demem o ki...

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Akşener’in stratejisi: Biz tek adayla girelim HDP ayrı aday çıkarsın

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, elini açık etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için şu iki şeyi teklif ediyor:

*

- BİR: Biz tek aday olarak girelim seçime.

*

- İKİ: HDP, kendi adayıyla girsin.

*

Peki bu teklifin...

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Yine sorulmayan soru vakası: Eleman kimdir, nereden seçilir, nasıl belirlenir

Saygı Öztürk, eksik bıraktığı soruyu sormuş Korkut Eken’e.

Demiş ki:

*

“Atilla Peker’i Kıbrıs’a götürdüğünüzü söylemiştiniz. Neden bir devlet görevlisini değil de Peker’i götürdünüz?”

*

Korkut Eken de cevap vermiş:

*

“Orada PKK ile çatışma olursa yanımda birisi olsun istedim. Bu tür olaylarda o günkü devlet stratejisine göre ‘eleman’ kullanılıyordu.”

*

Yazının Devamını Oku

Korkut Eken’e sorulmayan sorunun yaşamsal önemi

Gazeteci Saygı Öztürk, Korkut Eken’e soruyor:

“Gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmekle suçlandınız...”

*

Korkut Eken, cevap veriyor:

*

“Şöyle bir olay oldu: Hasan Paşa (dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Kundakçı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a ‘Kıbrıs’ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor’ falan demiş. Ben de o dönemde Emniyet’te özel harekât polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey de beni gönderdi. Her ihtimale karşı, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’le gittim.”

Gazeteci Saygı Öztürk, soruyor:

*

Yazının Devamını Oku

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Optimar Araştırma’nın nisan ayı anketinden bir sonucu aktarıyorum:

Aşı olmayı düşünüyor musunuz?

YÜZDE 52: Evet olurum.

YÜZDE 39.2: Hayır olmam, aşının uzun vadeli etkilerini bilmiyorum.

YÜZDE 8.4: Hayır, aşıya karşıyım.

Bu zamana kadar Türkiye’nin en önemli sorunu, aşı teminiydi. Bundan sonra Türkiye’nin en önemli sorunu aşı konusunda olumsuz tavır sergileyen yüzde 48’dir. BİR DAHA KULİSLERE ASLA DALMAYACAĞIM

EĞER ortada bir büyük sessizlik varsa, kulisler anında hareketlenir.

Her türden kulisçi, hemen harekete geçer.

Yazının Devamını Oku