"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Kabine değişikliği ne oluyor?

Meclis Başkanlığı seçiminden sonra gözler kabineye çevrilecek. Ankara kulislerinde kabine değişikliği için iki tarih konuşuluyor.

1- 10 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı hükümetinin 2. yılı dolacağı için bir değişikliğin 10-15 Temmuz arasında gerçekleşmesi bekleniyor. Bakanlar, milletvekillerinin tabi olduğu özlük haklarına sahip oldukları için 10 Temmuz’da iki yıllarını doldurup emeklilik haklarına sahip olmaları isteniyor.

2- Sonbahara kalır değerlendirmesi de yapılıyor. Eylül-ekim ayı işaret ediliyor.

Kabine değişikliğini gerçekleştirecek tek kişi var, o da Cumhurbaşkanı Erdoğan. Ancak Erdoğan’ın ne düşündüğü bilinmiyor. Şimdiye kadar yakın çevresiyle böyle bir paylaşımda bulunmadı. Fakat kulislerde kabine değişikliğine dönük beklentiler arttı.

Parlamenter sistem olmadığı ve AK Parti’nin milletvekili sayısı sınırlı olduğu için bakanlar yine Meclis dışından seçilecek.

DEĞİŞİKLİK MODELİ

Kabine değişikliği için birbiriyle ilişkili bir modelden söz ediliyor.

1- Teknik yönü ön planda olan bazı bakanlıklarda değişiklik yapılırsa, buralar için bazı “bakan yardımcıları”nın ismi konuşulmaya başladı.

2- Bazı bakanlıkların ayrılıp yeni bakanlıkların kurulması gündemde. Önceden Aile ve Çalışma Bakanlığı, Kültür ve Turizm ile Tarım ve Orman Bakanlığı için konuşuluyordu. Ama kimse Erdoğan’ın bu bakanlıkların ayrılıp yeni bakanlık kurulması yönünde bir çalışması olup olmadığını bilmiyor. Sadece kulislerde bu bakanlıklara yenileri eklendi.

3- İki yıllık çalışma sürecinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, performansını yeterli bulmadığı isimleri değiştirirken, bazı bakanların da kabine içinde yerlerinin değişebileceği de konuşuluyor. Cumhurbaşkanı yardımcılarının sayısının artacağı söyleniyor.

Bu soruların cevabını almak için şunun şurasında 1 hafta kaldı.

MECLİS’TE 15 TEMMUZ BU KEZ FARKLI ANILACAK

YABANCI devletlerin savaş uçakları değil, 15 Temmuz’da FETÖ’cüler Meclis’i bombaladı. Kurtuluş Savaşı’nı yöneten Meclis böylece ikinci kez ‘gazi’ unvanını aldı. 15 Temmuz’un her yıldönümünde Meclis’te özel bir oturum yapılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu oturuma katılmayı ihmal etmiyor. Ancak pandemi nedeniyle bu yıl farklı bir anma programı yapılacak.

Kabine değişikliği ne oluyor

15 Temmuz gecesi darbecilerin ilk bombayı attıkları Meclis bahçesinde büyük çukurun oluştuğu yere 15 Temmuz anıtı dikildi. 15 Temmuz’un simgesinin yer aldığı anıtta, 15 Temmuz gecesi şehit olanların isimleri yer alıyor. Bence o anıtın bir yüzüne de 15 Temmuz gecesi Meclis bombalanırken darbeye karşı direnen milletvekillerinin isimleri yazılmalıydı. Çok da geç olmuş değil, yine yazılabilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz anıtının önünde düzenlenen törene katılacak. Erdoğan’ın 15 Temmuz özel oturumuna ise katılması düşünülmüyor. Sonradan değişir mi bilmem. Erdoğan’ın özel oturuma katılmamasında pandemi nedeniyle alınan önlemlerin etkili olduğu belli. Ama 15 Temmuz gecesi darbeyi püskürten Erdoğan’ın 15 Temmuz özel oturumunda Kılıçdaroğlu tarafından suçlanmasının payı da var mı, orası bilmiyor. Milletvekili olmadığı için Erdoğan’ın, Kılıçdaroğlu’nun haksız sataşmasına yanıt verme imkânı yok. Ama rahatsız olduğu kesin.

DANIŞTAY’IN AYASOFYA MESAİSİ

DANIŞTAY 10. Dairesi, Ayasofya’yla ilgili olarak çalışmalarını sürdürüyor. Daire geçen hafta başvuruda bulunan vakfın avukatını dinledi. Danıştay savcısı mütalaasını verdi. Bir başkan ve 4 üyeden oluşan beş kişilik heyet incelemeye başladı. Danıştay 10. Dairesi’nin önünde hem geçmişte verilen kararlar, hem de Kariye Camisi’yle ilgili karar duruyor. 10. Daire’nin kararı çıktıktan sonra süreç başlayabilir. Ama aynı zamanda karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na götürülebilir de.

Danıştay’daki süreç, Ayasofya’nın müzeye dönüştürüldüğü 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali yönünde olursa, cami olarak açılması için kadro tahsis edilecek. Yok aksi istikamette bir karar çıkarsa, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz hakkı bulunuyor.

SİYASİ KONJONKTÜR MÜSAİT

Bu işin hukuki boyutu. Ama Ayasofya’yla ilgili üzerinde durulmayan bir nokta var. O da konjonktür. Siyasi konjonktür hiç bu kadar müsait olmamıştı.

1- Cumhurbaşkanı Erdoğan istiyor. AK Parti kapı gibi arkasında duruyor.

2- Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli güçlü bir şekilde destekliyor.

3- İYİ Parti Ayasofya’nın hemen açılmasını istiyor. Bu konuda Meclis’e araştırma önergesi verdiler.

4- HDP’nin bir itirazı yok.

5- CHP karşı çıkmıyor, engel olmuyor. Tam aksine “Siyasallaştırmayın, açacaksanız açın” diyor.

6- Milletimiz hasretle Ayasofya’nın ibadete açılmasını bekliyor.

Türkçe ezanın Arapça aslına çevrilmesi sırasında da benzer bir konjonktür yaşanmıştı. CHP’nin itiraz etmemesi, Demokrat Parti’nin işini kolaylaştırmıştı. CHP’nin 1946’dan sonra yapılan kurultaylarında Türkçe ezan nedeniyle halkın CHP’ye oy vermediği tartışılıyordu. O nedenle CHP, karşı çıkmama kararı aldı. Meclis’te 16 Haziran 1950 tarihinde yapılan görüşmeler sırasında CHP grubu adına konuşan Trabzon milletvekili Cemal Eyüpoğlu, “Arapça ezan meselesinin ceza konusu olmaktan çıkarılmasına aleyhtar olmayacağız” demişti. Benzer bir süreç Ayasofya için yaşanıyor. Danıştay, Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesiyle ilgili Bakanlar Kurulu kararını iptal ederse kimse şaşırmayacak. Asıl iptal etmezse, tartışmaya neden olacak.

 

X