Abdulkadir Selvi

Anketten sürpriz sonuçlar çıktı

14 Aralık 2020
SICAK siyasi gündeme ilişkin çarpıcı sonuçlar taşıdığı için Optimar’ın aralık ayı anketini paylaşmak istedim.

Hilmi Daşdemir’in başkanı olduğu Optimar’ın, 3-9 Aralık tarihleri arasında, 26 ilde 2 bin 253 kişi ile yüz yüze görüşme yöntemiyle yaptığı anketten, Bülent Arınç’ın başlattığı tartışmadan Ümit Özdağ’ın çıkışına kadar birçok yeni veriyi paylaşacağım. Ama özellikle CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili bir sonuca dikkatinizi çekmek istiyorum. Cumhurbaşkanı adayı olduğu takdirde Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan karşısında ciddi bir varlık gösteremeyeceğini düşünenlerdendim. Ama Optimar’ın anketinde çıkan sonuç onu söylemiyor. Anketin ilk kez yayınlanan ve sıcak siyasi gelişmelere ilişkin verilerini birlikte okuyalım.

MUHARREM İNCE’YE DESTEK NE DURUMDA?

CHP’ye sert eleştiriler yöneltip, “Memleket Hareketi”ni başlatan Muharrem İnce, parti kurmak için gün sayıyor. Optimar’ın anketine katılanların yüzde 14.8’i Muharrem İnce parti kursa oy vereceğini söylüyor. Az bir oran değil. Bir de Muharrem İnce’nin ikna etmesi gereken yüzde 10.1’lik bir kararsız kitle bulunuyor. Hayır diyenlerin oranı ise yüzde 75.1 seviyesinde.

İNCE’YE DESTEK HANGİ PARTİDEN?

Muharrem İnce’ye en çok destek beklendiği gibi CHP tabanından geliyor. Muharrem İnce’ye oy verebileceğini söyleyenlerin içinde CHP’liler yüzde 41.1’le ilk sırada geliyor. Oy vermem diyen CHP’liler ise yüzde 50’yle en son sırada geliyorlar. CHP’yi İYİ Parti takip ediyor. İnce’ye oy verebileceğini söyleyenlerin arasında İYİ Partililerin oranı yüzde 18.1 ediyor. Yüzde 71.6’sı ise oy vermeyeceğini söylüyor. AK Parti ve MHP seçmenleri arasında İnce’ye oy verebileceğini söyleyenlerin oranı çok düşük.

MUSTAFA SARIGÜL’E İLGİ VAR MI?

Türkiye Değişim Hareketi Partisi’nin tabelasını asmaya hazırlanan Mustafa Sarıgül’e desteğin yüzde 4.1 seviyesinde olduğu görünüyor. Sarıgül’ün ikna etmesi gereken kararsızların oranı ise yüzde 11.8 çıkıyor. Yüzde 84.1 oranında bir kesim ise Mustafa Sarıgül’e oy vermeyeceğini söylüyor.

Yazının Devamını Oku

Kılıçdaroğlu’nu ispat etmeye davet ediyorum

11 Aralık 2020
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bütçe görüşmeleri sırasında AK Parti milletvekillerinin laf atması üzerine, “Benim aday olup olmayacağımı size kim söyledi” diye karşılık vermesi, siyasi gündeme damgasını vurdu. CHP Lideri şimdiye kadar parti liderlerinin cumhurbaşkanı adayı olmasını doğru bulmadığını belirtip ortak cumhurbaşkanı adayı çıkarmak için çaba gösterdiği için, bu açıklaması şaşırtıcı oldu.

Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasına önem verdim, CHP Lideri’nin cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı sorusunun peşine düştüm. Aday olmak yerine millet ittifakı ile birlikte hareket edeceğini yazdım. Zaten yazımın mürekkebi kurumadan Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanlığı adaylığı tek başıma karar vereceğim konu değil, millet ittifakı var. Aday olup olmamaya birlikte karar veririz” diyerek beni doğruladı.

ORTAK ADAY YAPMAK İSTEDİ

Kılıçdaroğlu, 24 Haziran 2018 seçimlerinde Abdullah Gül’ü ortak aday yapmak için girişimde bulundu. Meral Akşener’le, Temel Karamollaoğlu ile görüşmesinde Gül ismini önerdi. Akşener karşı çıktığı için aday yapamadı. Kılıçdaroğlu’nun Gül projesi ayrıca CHP’yi karıştırdı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Muharrem İnce, Mehmet Ali Çelebi, Barış Yarkadaş başta olmak üzere CHP milletvekilleri kıyamet kopardı. Zaten Gül de bunu inkâr etmedi. “Geniş mutabakat sağlanamadı, adaylığım söz konusu değil” diye çekilmek zorunda kaldı. Onca yaşanana rağmen Kılıçdaroğlu şimdiye kadar “Gül adayımız değil” diyemedi. Gül’le olan temasını açık ya da kapalı sürdürdü. Kemal Bey siz herkesi kör, alemi sağır mı zannediyorsunuz?

KILIÇDAROĞLU’NUN SÖZLERİ

CHP Lideri dün Medyascope’de Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtladı. Ruşen Çakır, “Abdulkadir Selvi sizin partinize atfen demiş ki, CHP’nin adayı Abdullah Gül demiş” diyor. Kılıçdaroğlu bunun üzerine, “Neye dayanarak bunları söylüyorlar, doğrusunu isterseniz ben bilmiyorum. Köşe yazarlarının hayal âleminde gezmemeleri lazım. Köşe yazarlarının oturup araştırma yapmaları lazım. Konuşmaları lazım. Belli çevrelerle, belli kişilerle konuşmaları lazım. Abdulkadir Selvi telefon açıp sorabilirdi bana, ‘Ya şunu yazma, bunu yaz’ falan diyebilirdik yani. Konuştuk mu? Hayır, konuşmadık. Benim adıma Abdulkadir Selvi niye konuşuyor? Hangi gerekçeyle konuşuyor? Yoksa Abdulkadir Selvi’ye birileri yazdırıyor mu? Bu cümle önemli. Birileri onlara belli cümle kalıplarını veriyorlar. ‘Onları köşenizde yazacaksınız’ diyorlar. Onlar da ‘Emredersiniz’ diyorlar, yazıyorlar” diye bir cevap veriyor.

CHP, Türk siyasetinin en önemli partilerinden biri. Atatürk’ün kurduğu bir parti. Kılıçdaroğlu ise önemsediğim bir lider. Öncelikle bu cevabı kendisine yakıştıramadım. Benim Kılıçdaroğlu adına konuşmak gibi bir merakım yoktur. Hatta hiçbir lider adına konuşmak gibi bir hevesim olmadı. Ama siyasi kulisleri yorumlamak bir gazeteci olarak benim görevim. Kusura bakmasın, bunu yaparken de kimseden emir alacak değilim. Biraz omurgalı gazetecilerle çalışmaya alışın. İzin verin de aldığımız kulislerin ışığında bağımsız bir şekilde analizlerimizi yapalım.

ONUN ADI GAZETECİLİK DEĞİL

Kılıçdaroğlu

Yazının Devamını Oku

Cumhurbaşkanlığı hesabı karıştı

10 Aralık 2020
Kılıçdaroğlu’nun bütçe görüşmeleri sırasında AK Parti milletvekillerinin laf atması üzerine, “Benim aday olup olamayacağımı size kim söyledi?” şeklinde verdiği yanıt, Cumhurbaşkanlığı hesaplarını karıştırdı.

Şimdiye kadar Kılıçdaroğlu’nun aday olmayacağı, ortak adayı zorlayacağı üzerine hesaplar yapılıyordu. CHP Lideri, ilk kez Cumhurbaşkanı adaylığına yeşil ışık yakan bir açıklama yaptı. 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde de Kılıçdaroğlu’na Cumhurbaşkanı adaylığını sorduğum zaman reddetmiyordu. Ama “Ben adayım” da demiyordu. O nedenle Kılıçdaroğlu acaba aday olacak mı tarzında soru işaretleri barındıran kulis yazıları yazdım. Meğerse o sırada Kılıçdaroğlu, Abdullah Gül’le görüşüyormuş. Kılıçdaroğlu, Gül’ü ortak aday yapmak için HDP ve Saadet Partisi’nin de desteğini sağladı. Hatta Meral Akşener’le görüşmesinde, “Abdullah Gül’ün adaylığını HDP de destekleyecek” diye açık çek vermişti. Ancak Akşener’in adaylığı Gül planını suya düşürdü.

KILIÇDAROĞLU İTTİFAKI İŞARET EDİYOR

Kılıçdaroğlu ilk kez Cumhurbaşkanı adayı olacağı yönünde bir söz sarf etti ancak hemen ardından millet ittifakını işaret eden açıklamalar yaptı. “Cumhurbaşkanlığı adaylığı tek başıma karar vereceğim konu değil, bir millet ittifakı var. Aday olup olmamaya birlikte karar veririz. İttifak ortaklarıyla konuşmadan adaylığımı açıklamam diğer partilere saygısızlık olur. Şu aşamada adaylık konusu gündemde değil. AKP sıralarından sordular, ben de onu söyledim. Aday olup olmayacağıma partimiz, vekillerimiz ve millet ittifakı karar verir. Çünkü birlikte hareket ediyoruz” dedi.

KILIÇDAROĞLU’NUN ADAYI ABDULLAH GÜL

Kılıçdaroğlu’nu telaşla bu açıklamayı yapmaya iten neden, millet ittifakının çatlaması kaygısıydı. Vazonun çatlamasından endişe etti. Ben aynı noktadayım. Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olmak yerine, millet ittifakı olarak ortak aday çıkarma çabasını sürdüreceğini düşünüyorum. Zaten iki gündür yaptığı açıklamalar da onu gösteriyor. Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı hâlâ Abdullah Gül. CHP Lideri, Erdoğan’ı Gül’le tasfiye etme planından vazgeçmiş değil. Eğer o döneme kadar Ali Babacan daha iyi bir performans gösterirse, Gül yerine Babacan tercih nedeni olabilir. Ama henüz A planı Abdullah Gül’ün ortak adaylığı.

ÖDÜNÇ OY STRATEJİSİ

Zaten Selahattin Demirtaş’ın aday olmayabileceği yönünde mesajlar vermesi, “kahvaltı” mizanseni üzerinden Demirtaş ile Akşener’i yakınlaştırma çabalarının tek bir hedefi var: Abdullah Gül’ü ortak Cumhurbaşkanı adayı yapmak. Strateji de hazır. Parlamenter sisteme dönmek için bir defalığına oy istemek. Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’nda geçiş sürecini hazırlamayı vaat etmek. 1991 seçimlerinde Demirel’in “ödünç oy” istemesi gibi.

ÜÇ ADAY DAHA VAR

Yazının Devamını Oku

Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı olacak mı?

9 Aralık 2020
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili açıklaması spontane gelişti.

Kılıçdaroğlu bütçe üzerinde konuşurken, AK Parti milletvekilleriyle arasında şöyle bir diyalog gerçekleşti:

Kemal Kılıçdaroğlu: “İlk seçimde bu milletin nasıl tıpış tıpış yolcu edeceğini göreceksiniz.

Bülent Turan (AK Parti Grup Başkanvekili): “Muharrem İnce mi siz mi?”

Hasan Çilez (AK Parti Amasya Milletvekili): “Aday olabilecek misin?”

Ramazan Can (AK Parti Kırıkkale Milletvekili): “Aday ol, aday!”

Kemal Kılıçdaroğlu: “Benim aday olup olamayacağımı size kim söyledi? Kim söyledi?”

Kılıçdaroğlu, CHP kurultayında “İlk seçimlerde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” dediği için, cumhurbaşkanı adaylığı sorulduğunda her defasında millet ittifakı ortakları ile birlikte karar vereceklerini söylediği için, ortak aday çıkaracaklarını ifade ettiği için, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı’na aday olacağı yönündeki sözleri ilgi uyandırdı.

ORTAK ADAY

Yazının Devamını Oku

Cinsel tacizler CHP’yi sarsıyor

8 Aralık 2020
CHP yönetimi cinsel taciz ve cinsel saldırı iddiaları karşısında sessiz kalıyor.

Böylece bu işin unutulacağını düşünüyorlar. Şimdiye kadar Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı dışında bir açıklama yapan olmadı. “CHP gibi büyük bir teşkilatta böyle ufak tefek yanlışlar olabilir” diyenler çıkıyor. Onlar sustukça iş büyüyor, dallanıp budaklanıyor. Bu iddiaların peşine düştükçe CHP’lilerden inanılmaz telefonlar alıyorum. Bütçe görüşmeleri nedeniyle bulunduğum Meclis’te CHP milletvekilleriyle sohbet etme imkânım oldu. Cinsel taciz olayları karşısında bu kadar tepkili olduklarını tahmin etmemiştim. Kılıçdaroğlu belki farkında değil ama CHP’liler bu işlerden dolayı çok rahatsızlar. Hele CHP’nin isminin cinsel tacizle anılmasından dolayı müthiş kızgınlar. Bu işe sessiz kalınmasından dolayı ise tepkililer. Gelinen aşamada bazı teşkilatlarda cinsel taciz olayı boyutunu aşıp, siyasi bir özellik de kazandı. Siyaset, duruş demektir. Siyaset, doğru yerde doğru tavır koymak demektir. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu her konuda konuşuyor ama bir tek bu konuda konuşmadı. Kılıçdaroğlu çıkıp “Cinsel taciz ve cinsel saldırı ile adı geçenler CHP teşkilatlarının kapısından giremezler. Bu işlere adı bulaşanlar karşılarında beni bulurlar. Tespit ettiklerimizin gözünün yaşına bakmayız. Kulağından tuttuğumuz gibi kapının önüne koyarız. Babamın oğlu olsa eyvallah etmem. CHP’ye böyle iğrenç bir lekenin sürülmesine izin vermem. Cinsel tacize maruz kalanların sahibi benim. Onların arkasındayım. Bu tür konularda en ufak bir sorun yaşayan olursa, öncelikle beni arasın” dese, tartışmalar sona ererdi. Ama Kılıçdaroğlu susuyor, o sustukça bu iddialar büyüyor.

BÜTÇE İZLENİMLERİBÜTÇE görüşmelerini izlemek üzere Meclis’teydim. Kürsüde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay vardı. Kulisler boştu ama Genel Kurul salonu doluydu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu en ön sırada bütçe görüşmelerini izliyordu. Bütçeye milletvekillerinin ilgisi yoğundu.

Önceden bütçe maratonu başladığında liderlerden biri iner diğeri çıkardı kürsüye. Sert tartışmalara sahne olur, kıran kırana bir mücadele verilirdi. Özal’la Demirel’in bütçe düelloları meşhurdu. Erbakan grafiklerle çıkardı kürsüye, kimi zaman da güldürürdü. Geçmişte Demirel’li DYP, Erdal İnönü’nün başında olduğu SHP ve Erbakan’ın Refah Partisi Meclis’te yaptıkları diri muhalefetle iktidara kök söktürmüşler, millete güven verdikleri için de iktidar alternatifi olmuşlardı. Daha sonra koalisyonlar yoluyla iktidara geldilerse onda Meclis’teki performanslarının payı büyüktü.

KILIÇDAROĞLU CUMHURBAŞKANI ADAYI MI?KILIÇDAROĞLU ile bütçe görüşmelerine verilen ara sırasında selamlaştık. Her haftaya bir skandalın düştüğü CHP’de Kılıçdaroğlu’nun bütçe konuşmasında ne diyeceğini merak ediyordum. CHP Lideri, “Bu bütçe faiz bütçesidir, haramzadelere hizmet bütçesidir“ gibi sert bir giriş yapınca, “En iyi savunma taarruzdur” taktiğini kullanacağını anladım. Futbol deyimiyle hep hücum oynadı. Böylece cinsel taciz ve “Ordu Katar’a satıldı” sataşmalarına cevap vermek zorunda kalmadı. Hatta, “Allah’ın izni ile göreceksiniz ilk seçimde nasıl tıpış tıpış yolcu edeceğini bu milletin göreceksiniz” türünden salvolar yaptı.

ADAYLIK POLEMİĞİ

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının son dakikasında ise önümüzdeki günlere damgasını vuracak polemik konusu çıktı. AK Partililerin, “Aday yok” diye sataşmaları üzerine, “Benim aday olup olmayacağımı size kim söyledi?” diye karşılık verdi. Böylece 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar sürecek nur topu gibi bir tartışma konumuz oldu. Bahçeli ilk anda fırsatı kaçırmadı, “Çok müjdeli bir konuşma oldu. Zillet ittifakının cumhurbaşkanı adayının Kemal Kılıçdaroğlu olduğu anlaşıldı” dedi. Bu söz Kılıçdaroğlu’nun peşini bırakmaz ama ben yine de CHP Lideri’nin Cumhurbaşkanı adayı olacağını sanmıyorum.

BİR BAŞARI HİKÂYESİİBN-İ Haldun, “Coğrafya kaderdir” demişti. Hele bu coğrafya sular altında kalan Hasankeyf’se, hayata eksi 10’dan başlarsınız. Zaten başarı hikâyesinin önemi de oradan başlıyor.

Sular altında kalan bir medeniyet harikası olan Hasankeyf’ten, Gercüş’ten, Batman’dan çıkıp dünya çapında başarılara imza atan isimler var. Ekonomiden sorumlu eski Başbakan Yardımcısı

Yazının Devamını Oku

Reform süreci ne durumda?

7 Aralık 2020
Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yürüttüğü reform çalışmaları şekillenmeye başladı. Elvan ve Gül, iş dünyasıyla toplantılar yaptı.

Yapılan toplantıların perde arkasına bakma imkânım oldu. Öyle dostlar alışverişte görsün şeklinde toplantılar değil. Somut öneriler alınmış. Ekonomiyle ilgili reform çalışmalarının acil ve orta vadede yapılacak işler olmak üzere ikiye ayrıldığı anlaşılıyor. Acil olarak yapılacaklarla ilgili olarak iş dünyasına, “Bütçe görüşmeleri tamamlandıktan sonra Meclis’e birbirini tamamlayacak kanun düzenlemeleri içeren paketler sevk edeceğiz. Somut önerilerini bildirin” deniliyor. Bütçe görüşmeleri bugün başlayıp, 18 Aralık Cuma günü sona erecek.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, ayrıca azınlık vakıfları temsilcileri ile Meclis’te İnsan Hakları Komisyonu üyeleri ve Adalet Komisyonu’yla bir araya geldi.

Adalet Bakanı toplantılarda daha çok iktidar ve muhalefet milletvekillerinden gelen önerileri not almış. Toplantılarda ağırlıklı olarak muhalefet milletvekilleri konuşmuş. Orada Adalet Bakanı’nın yaklaşımı çok önemli. “Biz şunu yapacağız, bunu yapacağız” demiyor. Aralarında HDP’lilerin, CHP’lilerin, İYİ Partililerin de bulunduğu komisyon üyelerine, “Yapılacaklar konusunda sizin önerilerinizi almaya geldim” diyor. Yani gömleğin ilk düğmesini doğru ilikliyor.

ADALET BAKANI’NIN ÇİZDİĞİ ÇERÇEVE

Ancak orada Adalet Bakanı Gül’ün çizdiği bir çerçeve var. Gül, AK Parti’nin başta insan hakları olmak üzere reformlar yaparak gelen bir iktidar olduğunun altını çizdikten sonra, “İnsan hakları çerçevesinde atılacak adımlar üzerinde çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıl Yargı Reformu Strateji Belgesi kamuoyuna açıklanmıştı. Oradaki hedeflerden biri de İnsan Hakları Eylem Planı’nın güncellenerek tüm idare tarafından çizilen bir çerçevede uygulanmasıdır. Bunun üzerinde çalışıyoruz” diyor.

Bu yaklaşım önemli. Ve yerinde bir yaklaşım. Adalet Bakanı ayrıntı da veriyor. Bir anlamda iş dünyasıyla yapılan toplantıların gündemini de kısmen paylaşmış oluyor.

“Mülkiyet hakkı, diğer ceza yargılamalarındaki hususlar, idarenin bu anlamda atması gereken adımlarla ilgili bize düşen görevler ve çalışmalar var. Bunları önümüzdeki dönemde yine paketler halinde insan haklarını güçlendiren, insan onurunu ayakta tutan uygulamaların artarak devam etmesi ortak dileğimizdir” diyor.

GÜNDEME GETİRİLEN SIKINTILAR

Yazının Devamını Oku

Muharrem İnce: Suikast iddiaları uluorta konuşulmaz

4 Aralık 2020
CHP’ye eleştiriler yönelterek yeni bir hareket başlatan Muharrem İnce, parti kurup kurmayacağı merak edilen politikacılardan biri. Muharrem İnce bugün parti kurma aşamasının önemli adımlarından birini atıp kurucular kurulunu toplayacaktı. O nedenle Muharrem İnce’yi aradım. Hem çalışmalarını konuştuk, hem de CHP’nin merkezinde yer aldığı Türkiye’nin gündemine ilişkin değerlendirmelerini aldım.

KORONAVİRÜSLE İNATLAŞMA OLMAZ

Muharrem İnce, “Koronavirüs tavan yaptığı için kurucular kurulu toplantısını erteledik. Yurt gezilerine de bir sürelik ara verme kararı aldık” dedi. İnce şimdiye kadar 47 ili gezmiş. Koronavirüsün seyrine göre çalışmalara ne zaman başlayacaklarına karar vereceklerini açıkladı. “Koronayla inatlaşılmaz” diye konuştu. Peki bu ara verme, vazgeçme anlamına da gelir mi? Muharrem İnce, “Asla. Asla vazgeçtiğimiz anlamına gelmez” dedi. Gezilere, toplantılara ara vermişler ama çalışmalara ara vermemişler. “Komisyonlarımız Zoom üzerinden toplanıyor” diyor.

CHP’DE HER GÜN BİR SKANDAL VAR

Muharrem İnce’ye eğilimin ne yönde olduğunu sordum. “Eğilim parti kurma yönünde” dedi.

Bunun üzerine, “Yeni parti kurma eğilimi ağır bastığına göre CHP’den umudunuz kalmadı mı?” diye sordum. Tek kelime ile yanıt verdi. “Evet” dedi. Ardından kısa bir CHP değerlendirmesi yaptı. “CHP’nin durumuna çok üzülüyorum. Türkiye yönetilmiyor, CHP de yönetilmiyor. Her gün bir skandal var. Zamana yaymak CHP yönetiminin yeni politikası olmuş. Neşter vuramıyorlar, sorun çözemiyorlar. Her gün bir skandal duyuyoruz” diye konuştu.

ORDUYU ÜZMEMEK LAZIM

Muharrem İnce

Yazının Devamını Oku

İSKİ kokuları geliyor

3 Aralık 2020
Cinsel saldırı ve taciz iddiaları nedeniyle CHP İstanbul örgütlerinden pis kokular gelmeye başladı. Ben olayın CHP içindeki ekipler savaşıyla ilgili değilim. Hatta CHP’yle de ilgili değilim. Benim için önemli olan kadınların cinsel saldırı ve taciz olayları karşısında yaşadıkları mağduriyet. Sosyal medyada hakkımda haksız kampanyalar düzenlemesine rağmen Barış Yarkadaş’ın iddialarını ciddiye aldım. Ama cinsel taciz iddiaları karşısında önlem almamakla suçlanan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’yla da konuştum.

Kaftancıoğlu, “Ben bu iddialar hakkında konuşma durumunda değil, gereğini yapma konumundayım. Gereğini de yaptım” dedi. “Tacizcinin partisi olmaz. Tacizci babam dahi olsa gözünün yaşına bakmam” diye konuştu. Söz konusu kadınların mağduriyeti olunca ben de böyle bir tavır bekliyorum. Canan Kaftancıoğlu ile konuşmamızı aktaracağım.

89 İSKİ TRAVMASI

CHP, 1989 yerel seçimlerinden sonra 23 Haziran’da İstanbul’u yeniden kazanınca, 30 yıl sonra ele edilen başarının yeni bir İSKİ skandalına kurban edilmemesi konusunda uyarılar yapılmıştı. Hem de CHP’yi CHP’den çok önemseyen çevreler tarafından. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da “1989 travmasını yeniden yaşamak istemiyoruz” demişti. CHP, İSKİ skandalıyla birlikte 30 yıl boyunca İstanbul’da seçimleri kazanamadı.

CİNSEL TACİZ İDDİALARI

Bu aşamada medyaya sızan üç iddia var.

1- Maltepe ilçe yönetim kurulu üyesi Umut Karagöz cinsel saldırı iddiasıyla tutuklandı.

2- Bir kadın CHP il yönetiminden iki kişinin kendisini taciz ettiğini ileri sürdü.

3-

Yazının Devamını Oku