Abdulkadir Selvi

Demirtaş, Türkçe mevlit ve cinsel taciz

24 Aralık 2020
AİHM’nin Selahattin Demirtaş kararı çıktığında Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti MYK toplantısındaydı.

Erdoğan, AİHM’nin terörle ilgili olarak Türkiye’den giden her kararı onayladığını söylüyor. Kararın hukuki değil siyasi olduğunu belirtip “Türkiye aleyhine hareket ediyorlar. Kendi adamlarını koruyorlar” diyor. Ardından ekliyor:

“Bu karar bizi bağlamaz.”

Cumhurbaşkanı dünkü grup toplantısında AİHM’nin Demirtaş kararını ayrı bir gündem maddesi yaptı.
AİHM’nin kararına iki açıdan itiraz etti.
1- Usul yönünden.
“AİHM, bu kararı iç hukuk yolları tüketilmeden alarak, istisnai bir uygulama yapmıştır. Kaldı ki biz bireysel başvuru adımını attığımız zaman Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’ni, bir defa bütün yolları tüketme unsuru olarak gördük. Ondan sonra AİHM devreye girebilir, bu şekilde bu adım atıldı. Ama şimdi görüyoruz ki burada bütün yollar tüketilmeden AİHM, bu tür kararları alma yoluna tevessül etmiştir.”

2- Esas yönünden.

Yazının Devamını Oku

DGM’de sormamışlardı, HDP’liler sordu

23 Aralık 2020
Genç bir gazeteci olarak yargılandığım DGM’de dahi bu soruyla muhatap olmadım. DGM’de hâkim bana “Haberin kaynağı kim? Nereden aldın” diye sormadı. Ama Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde soruldu. Hem de HDP milletvekilleri tarafından.

DGM o zaman İstanbul’da Gülhane Parkı’nın karşısındaydı. 90’lı yıllardı. ABD Kongresi’nden Türkiye’nin satın aldığı helikopterlerle ilgili onay bir türlü çıkmıyordu. Her gün şehit cenazeleri geliyor ama müttefikimiz olan ABD bize paramızla satın aldığımız helikopterlerin onayını vermiyordu. Bugün S-400’ler için yaptırım kararı alınması gibi...

PENTAGON’DAKİ SÖZ

Genelkurmay Başkanı Org. Necip Torumtay’ın başkanlığındaki askeri bir heyet, 1989 yılı mart ayında ABD’yi ziyaret etmişti. Askeri heyet, görüşmeler sırasında ABD’lilere, NATO müttefiki olan Türkiye’nin terörle mücadelesinde çok gerekli olan helikopterlerin verilmemesinden duyulan rahatsızlığı iletmişti. “Siz bize bunu yapıyorsunuz ama biz Konya’daki alçak uçuş üssünde size alçak uçuş eğitimi yapma imkânı sunuyoruz. Konya’daki alçak uçuş eğitimi sırasında hamile kadınlarımız erken doğum yapıyor, hatta inekler bile erken doğum yapıyor ama biz bunu kamuoyundan gizliyoruz” demişlerdi.

DGM’NİN TARİHİ KARARI

“Pentagon’un bildiği Türk halkından gizleniyor” diye yazdım. Hakkımda dava açıldı. Çevrecilerin, CHP ve DSP’de önemli görevler yapan gazeteci Uluç Gürkan’ın ve rahmetli Çetin Özek’in hukuki desteğiyle DGM’de beraat ettim. Burada asıl önemli olan DGM’den çıkan karardı. DGM, “Amerikan halkının bildiğini Türk halkının bilme hakkı vardır” dedi. Sonuç ne oldu? Bir süre sonra Konya’daki üsten ABD’lilerin alçak eğitim uçuşları iptal edildi.

TUMA ÇELİK OLAYI

HDP’den istifa etmek zorunda kalan Mardin milletvekili Tuma Çelik’in D.K. isimli kadına yönelik cinsel saldırı olayını yazan gazetecilerden biriyim. Aynen Duygu Delen, Ceren Damar ve Şule Çet cinayetlerinde olduğu gibi. Mağdur kadınların yanında durdum. O dosyaların kapatılmaması, kadınların susturulmaması ve tecavüzcülerin cezalandırılması için çaba gösterdim. Tuma Çelik’in, “Ben milletvekiliyim. Benim dokunulmazlığım var. Bana bir şey olmaz. Sen, eşin ve çocukların insan içine çıkamaz” sözleri aslında kudret sahibi erkeklerin, cinsel saldırı mağduru kadınlara yönelik ortak bir tehdit diliydi. Kanıma dokundu. Üzerine gittim. Peki ne yapsaydım, tehditler karşısında sussa mıydım?

D.K.’NIN ONUR MÜCADELESİ

Yazının Devamını Oku

Masa yok

22 Aralık 2020
Siyasete kadın eli değince böyle oluyor. Çünkü İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener masa işine taktı. Akşener önce “Memleket Masası kuralım” dedi. Olmadı. Bu kez de “İttifak olmaz. Masa kurulabilir. Ama ana muhalefet partisinin genel başkanı da o masada olmak zorundadır” diye konuştu. Akşener ısrarlı. Mutlaka bir masa kurduracak.

Peki masada ne olacak? Meral Ana’ya göre mönüde başkanlık sistemi var. Liderler önce oturup başkanlık sistemini yiyecekler. Başkanlık sistemi afiyetle yenildikten sonra oturup, üzerine tatlı olarak parlamenter sistemi kuracaklar. Kahveniz nasıl olsun?

AKŞENER AYRILACAK PANİĞİ

Kılıçdaroğlu’ndan daha fazla millet ittifakı için gayret gösteren bazı gazetecilerin, Meral Akşener cumhur ittifakına geçerse diye ödleri kopuyor. Akşener, külliyede bir resepsiyona mı katıldı? Orada Erdoğan’la selamlaşırken tebessüm mü etti? Bahçeli, “Evine dön” çağrısı yapıp, Erdoğan destek mi verdi? Bunlarda bir panik başlıyor. Meral Hanım’ı buldukları her yayında önce, “AK Parti ile ittifak yapacak mısınız?” diye soruyorlar. O “Yok” diyor. Ama bunları kesmiyor. Bir kez de “Cumhur ittifakına geçecek misiniz?” diye soruyorlar. Meral Hanım’da da ne sabır varmış... Her sorulduğunda neden cumhur ittifakına geçmeyeceğini anlatıyor.

PÜF NOKTASI

Akşener’in masa önerisinde ustalıkla gizlenmiş bir nokta var. “İyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmek üzere elbette o masada oluruz” diyor.

Akşener’in masasına oturmak için önce “başkanlık sistemi”nin başarısız olduğunu kabul edeceksin. Sonra güçlendirilmiş parlamenter sistemi konuşacaksın. Usta işi bir tuzak bu.

‘ERDOĞAN’LA GÖRÜŞÜRÜM’ DEMİŞTİ

Bahçeli

Yazının Devamını Oku

Anketler ne diyor?

21 Aralık 2020
Murat Sarı’nın başkanı olduğu Konsensus araştırma şirketinin aralık ayı anketinde iktidara, muhalefete ve kurulacak yeni partilere ışık tutacak sonuçlar var. Konsensus, 5-15 Aralık tarihleri arasında 81 il, 530 ilçe ve 87 seçim çevresinde nabız tutmuş. Yeni veriler içermesi açısından Konsensus’un anketini paylaşmak istiyorum.

HALK ERKEN SEÇİM İSTİYOR MU?

Türkiye bir dönemler seçim yapmaktan yorgun düşmüştü. Seçim havasından kurtulamadığımız için bir türlü kalıcı yatırımlara yönelememiştik. Muhalefet 2021 yılı için erken seçimi dillendirmeye başladı. Hatta İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, tarih bile verdi. 2021’in haziran ayında erken seçime gidilmesini beklediğini açıkladı. Kılıçdaroğlu ilk başlarda erken seçime karşıydı ama son dönemlerde Akşener’den bile daha fazla erken seçim yanlısı oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli ise erken seçime karşı çıktı. Peki erken seçim konusunda halkımız ne düşünüyor?

ORANLAR NE DİYOR?

Erken seçim isteyenlerin oranı yüzde 24.4’te kalmış. Halkımızın yüzde 75.6’sı ise 2023’ü işaret etmiş, “Seçimler normal zamanında yapılsın” demiş.

SEÇİMDE HANGİ İTTİFAK ÖNDE?

Muhalefet erken seçim için bu kadar ısrarlı olduğuna göre, kendini şanslı görüyor diye düşünebilirsiniz. Konsensus partilerin oy oranı olarak sormamış, ittifaklar olarak sormuş. AK Parti ve MHP’den oluşan cumhur ittifakı 51.4’e ulaşırken, CHP, İYİ Parti, Saadet ve DP’den oluşan millet ittifakı ise yüzde 34.2 ediyor. Cumhur ittifakı ile millet ittifakı arasındaki fark 17.2 çıkıyor. HDP ayrı değerlendirilmiş. HDP 12.1 çıkarken, diğerleri 2.3’te kalıyor. HDP’nin yüzde 12.1’i dikkatinizi çekti mi?

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE DİKKAT ÇEKİCİ DEĞİŞİKLİK

Gerçi sadece cumhur ve millet ittifakının adayları mı yarışacak, üç-dört adayın yarışına mı sahne olacak o belli değil ama Konsensus, Cumhurbaşkanlığı seçimini iktidar ve muhalefet bloku olmak üzere iki başlık halinde sormuş. Karasızlar dağıtıldığında iktidar bloku diyenler 51.6’ya ulaşırken, muhalefet bloku 48.4’te kalıyor. İki blok arasındaki fark 3.2 ediyor. Başka bir nokta da, söz konusu Cumhurbaşkanlığı seçimi olunca kararsızların, oy kullanmaya gitmeyeceğini söyleyenlerin oranında ciddi bir düşüş yaşanıyor. Hepsini topladığınızda 0.7 ediyor. Demek ki, halkımız Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili. Neden oy vereceğini ve neden vermeyeceğini kafasında netleştirmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

15 Temmuz’a giden süreçte 17-25 Aralık

18 Aralık 2020
15 Temmuz darbe girişimine giden yolun en önemli kilometre taşlarından biriydi 17-25 Aralık.

Yargı üzerinden yaptıkları darbe girişimi başarılı olamayınca son olarak altın vuruş yapıp, TSK’daki güçlerini harekete geçirdiler. Biz ona 15 Temmuz darbe girişimi diyoruz. 17-25 Aralık’ın gerçek yüzünün yazılamadığını düşünüyorum. Ancak 15 Temmuz’u anlamak için 17-25 Aralık’a bakmak gerekiyor. Şimdi madde madde paylaşacağım öncesi ve sonrasıyla bu müdahaleler, FETÖ’nün darbe zincirinin birer halkaları.

17 ARALIK ÖNCESİ

1)Ergenekon’la mücadele sürecinde FETÖ, herkesin korktuğu, sindiği, operasyonel bir güç haline geldi.

2) 2010 referandumundan çıkan yüzde 58 evet oyunu kendi hanesine yazan FETÖ, siyasi olarak önemli bir güç elde etti.

3)2011 seçimlerine giderken FETÖ’nün talimatıyla 100-110 arasında FETÖ’cü,
AK Parti’den milletvekili aday adayı oldu.

TARİHİ DİYALOG

4) Milletvekili listelerinin hazırlandığı dönemde

Yazının Devamını Oku

Aşı sınıflara, statüye göre değil, bilime göre vurulacak

17 Aralık 2020
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile yerli aşı çalışmalarını yapan bilim insanlarımızla görüşmesi ile Bilim Kurulu toplantısı arasında konuştuk. Ağırlıklı olarak aşı çalışmalarını sordum. Aşı öncelikle iktidara yakın olanlara yapılacak şeklindeki akla ziyan yorumlara da değinmeden geçemedim. İlk olarak tedbirlerin etkisini gösterip göstermediğini sordum.

Sağlık Bakanı Koca, “Alınan tedbirlerin etkisini bu hafta sonu ve gelecek hafta göstermesini bekliyoruz. Son dönemde Ankara ve İstanbul’da düşüşü gördük. Hatay, Adana, Maraş, Samsun, Ordu, Karadeniz bölgesi, Antalya, Akdeniz bölgesinde artış hızı biraz düşmeye başladı. Ama belirgin bir düşüş daha görmüş değiliz” diye yanıt verdi.

YILBAŞINDA NE YAPACAĞIZ

İlk kez koronavirüs önlemleri kapsamında bir yılbaşı geçireceğiz. Sağlık Bakanı’na, “Yılbaşında nasıl eğleneceğiz” diye sordum. “Bu hastalığın insandan insana geçen bir enfeksiyon olduğunu biliyoruz. O nedenle yılbaşında da kapalı ve kalabalık ortamlardan özellikle kaçınmak gerekiyor. Yılbaşında  dört günlük sokağa çıkma yasağı olacak. Aile içi bulaşlar yüksek olduğu için, bu dönemde aile içi bir araya gelmelerin olmaması lazım. Mümkün mertebe çekirdek aileyle bu dönemi geçirmenin, dört kişiden daha fazla bir araya gelmelerin olmamasını sağlamak son derece önemli olacak” diye karşılık verdi.

OTELLERDEKİ YILBAŞI KUTLAMALARI

Yılbaşında 4 gün kısıtlama nedeniyle otellerde ve tatil merkezlerinde rezervasyonlar daha da önem kazandı. Otellerde ve eğlence merkezlerindeki yılbaşı eğlencelerini sordum.

Fahrettin Koca, “Yılbaşı yeni bir virüs patlamasına neden olmasın” diye uyardı. Ardından ekledi: “Otellerde de eğlence tarzında herhangi bir organizasyon olmamalı. Kalabalık bir araya gelişlerin olmadığı, dar en fazla iki, üç kişinin bir araya geldiği bir durum olmalı. Onun dışında enfeksiyonun, salgının seyri açısından oteller kaynak olabilir; böyle bir duruma izin verilmemeli.”

Yazının Devamını Oku

Kavala kararı yeni dönemin işareti mi?

16 Aralık 2020
Erdoğan ve Bahçeli, Osman Kavala’yı, ‘Kızıl Soros’ ilan etmişlerdi. Gezi davasından beraat ettiğinde Erdoğan, “George Soros’un Türkiye ayağını beraat ettirmeye kalktılar” demişti. Bahçeli birkaç gün önce, “Terörist Demirtaş veya Sorosçu Kavala hakkında karar oluşmalı, hukuken suçlu olup olmadıkları da teyit ve tescil edilmelidir” diye açıklama yapmıştı.

Osman Kavala, 18 Şubat 2020’de Gezi davasından tahliyesine karar verildiği halde, alelacele 15 Temmuz’dan dolayı tutuklama kararı verildiği için cezaevinden çıkamamıştı. Anayasa Mahkemesi dün Kavala’nın bireysel başvuru talebini görüşerek Genel Kurul’a sevk etti. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 15 üyeden oluşuyor.

BERBEROĞLU KARARI UYGULANMAMIŞTI

Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu hakkında verdiği ihlal kararı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından uygulanmamıştı. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ihlal kararlarının yerel mahkemeler tarafından kabul edilmemesi gece yarısı yargı krizine neden olmuştu. Anayasa Mahkemesi üyesi Engin Yıldırım’ın, darbe dönemlerini çağrıştıran “Işıklar yanıyor” tweet’i üzerine ise tartışma farklı bir noktaya kaymıştı.

AYM KARARI UYGULANACAK MI?

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, en son Meclis’teki bütçe görüşmeleri sırasında Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararlarının bağlayıcı olduğunu belirterek, “Anayasa mahkemesinin kararları herkes için bağlayıcıdır, tüm kişileri, kurumları bağlar ve kararlarının gereği yapılır” demişti.

REFORM SÜRECİNİN GÜNDEMİNDE

Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ihlal kararlarının yerel mahkemeler tarafından yerine getirilmemesi, yargıda yetki krizine yol açınca, yeni yasal düzenleme yapılması talebi gündeme gelmişti. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanacak reform paketleri arasında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ihlal kararlarının yerel mahkemeler tarafından zorunlu olarak uygulanmasına dönük düzenlemenin yer alması bekleniyor.

KAVALA KARARI UYGULANACAK MI?

Yazının Devamını Oku

Reform süreci ne olacak, HDP kapatılacak mı?

15 Aralık 2020
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ekonomide ve hukukta yeni bir reform dönemini başlatıyoruz” açıklaması ile Türkiye, yeniden reform iklimine girdi.

Erdoğan, reform yapılacak alanları, ekonomi, hukuk ve demokrasi olarak ilan etti. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, reform çalışmaları kapsamında TÜSİAD, TOBB ve MÜSİAD ile bir araya geldi. Gül, ayrıca Azınlık Vakıfları Temsilcileri ile ve Meclis’te İnsan Hakları ile Adalet Komisyonu üyeleriyle görüştü. Erdoğan kabine toplantısından sonra, “Reform paketlerimizi iş dünyası başta olmak üzere her kesimle konuşarak, tartışarak olgunlaştırıyoruz.İnşallah ekonomik, hukuki, idari reform paketlerimizi bütçeden sonra meclisimizin gündemine taşımaya başlıyoruz” dedi. Reform gündemine dönülmesini ülkemiz ve AK Parti açısından yararlı görüyorum. Ancak çok büyük beklentiler oluşturulmaması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Daha çok uygulamadan kaynaklanan aksaklıkların giderilmesine yönelik düzenlemeler içeriyor.

İKİNCİ ÇÖZÜM SÜRECİ DEĞİL

Başından beri altını çizmeye özen gösterdiğim bir nokta var. O da reform sürecinin geçmişte yaşanan çözüm süreci ile karıştırılmaması. Bu dinamikleri farklı olan, yeni bir süreç. Bu süreç ikinci bir çözüm süreci değil. Çozüm sürecinde önemli kazanımlarının yanı sıra uygulamadan kaynaklanan yanlışlar yaşandı. Ayrıca ABD ve İngiltere çözüm sürecinin başarılı olmasını istemediler. Engellediler. ABD’nin maşası olan PKK çözüm sürecini sabote etmek için her yola başvurdu. Hendek savaşlarının başlatılması gibi.

BAHÇELİ’NİN DESTEĞİ ÖNEMLİ

Çözüm sürecinde muhatap HDP’ydi. Reform sürecin paydaşı ise cumhur ittifakının ortağı olarak MHP. Bu açıdan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “2021 yılı reform yılı olacaktır. Bizim de anlayışımız ve özlemimiz budur. Hukuktan ekonomiye, daha doğrusu hayatın her alanında 2023 vizyonuna muvafık ve müzahir bir reform seferberliğine sonuna kadar destek olacağımızın güvence ve sözünü açık çek olarak veriyoruz” açıklaması çok önemli.

Hep vurguluyorum. Her sürecin kendine has bir ruhu var. Cumhurbaşkanı Erdoğan, reform için yola çıkmışken cumhur ittifakı ortakları arasında bir siyasi sorun yaşanmaması gerekiyor. O nedenle Erdoğan, Bahçeli’yi tereddüde sevk edecek bir adımın atılmasına izin vermez.

BAHÇELİ VE SOYLU’DAN HDP ÇIKIŞI

MHP Genel Başkanı

Yazının Devamını Oku