‘Trilyon dolarlıklar kulübü’ne girmemiz kaç yıl daha kaldı?

Türkiye ekonomisi, 1923’den 2001 yılına kadar olan dönemde doğru dürüst istikrarlı büyüme yakalayamadı.

Haberin Devamı

Bu 78 yıl içinde 3 defa ‘3 yıl üst üste’, 1 defa da ‘4 yıl üst üste’ büyüyebildi. Onun dışındaki yıllarda ‘mehter marşı’ örneği bir ileri iki geri gitti, çok önemli yıllarını kaybetti.

2002-2007 ise neredeyse dönüm noktası oldu. Bu 6 yılda ekonomi aralıksız büyüdü. Üstelik yüzde 5.8-8.9 arasında müthiş sayılabilecek oranları yakaladı. Ancak, bu sihir 2007’de bozuldu ve büyüme yüzde 4.5’de kaldı.

Bu bozulmanın arkasında büyük ölçüde global kriz, bir miktar da Cumhurbaşkanlığı ile genel seçimin yansımaları vardı. Şimdi ise daha zor bir tablo ile karşı karşıyayız. Bir tarafta global kredi krizi ile uğraşırken, diğer tarafta ise AKP’nin kapatma davası gündeme geldi. Böylece zaten düşmüş olan büyüme temposu konusundaki tereddütler iyice arttı./images/100/0x0/55eb6b19f018fbb8f8bfd362

Haberin Devamı

Oysa Türkiye, 2006 yılına kadar olan dönemdeki temposunu sürdürebilse, global alanda çok önemli bir yere gelebilecekti. Belki de şu anda 12 ülkenin yer aldığı ‘Trilyon dolarlık ekonomiler’ kulübüne daha hızlı girebilecekti.

Moralleri bozmamak gerekiyor

Türkiye’de moraller hızlı bozulup, çok hızla düzeliyor. O nedenle dünyada ve Türkiye’de yaşanan sıkıntıların sonsuza kadar devam edeceğini beklememek gerekiyor. Küresel kriz yıkıcı etkiler yapıyor. Bir miktar daha bu etkileri göreceğiz. Ancak, yılın ikinci yarısından sonra dışarıda işler bir rayına girebilir.

Bizim için önemli olan Türkiye’de yaşananlar… Burada hükümet başta olmak üzere bütün taraflara büyük görev düşüyor. Ülkenin iki ayı bile kaybetmeye tahammülü yok. Kalkınma yarışında bizim sınıfımızda olanlar alıp başını giderken, Türkiye yerinde sayarsa, kaybımız büyük olur.

Hindistan girdi, sıra Türkiye’de

2007 yılı rakamları açıklanıncaya kadar dünyada milli gelirde ‘trilyon dolar’ düzeyini aşan 10 ülke vardı. Önce Rusya, ardından Hindistan, bu kulübe dahil oldu. Onlardan önce ise Brezilya 1 trilyonu geçmişti.

Şu anda milli gelirde Hindistan’ın arkasından Güney Kore, Avustralya, Meksika, Hollanda ve Türkiye geliyor. Bu gidişle 2008 sonunda G. Kore sınıf atlar. Avustralya ve Meksika 5-6 yıl içinde ‘trilyon doları’ geçerler. Türkiye’nin, yüzde 6 ortalama büyüme yakalaması halinde 6-7 yılda 1 trilyon doları yakalayacağını tahmin ediyorum. Böylece, şimdi üstünde olan Hollanda’dan da önce hedefine varmış olacak. Ancak, yoldan çıkmamamız kaydıyla…

Haberin Devamı

 

400 bankacının gündeminde ne vardı?

Geçen ayın içinde Brezilya’da, Rio’da dünyanın 400 bankacısının katıldığı önemli bir toplantı yapıldı. Uluslararası Finans Enstitüsü’nün (IFF) yıllık toplantısına Türkiye’den katılan bankacılar da vardı. Bunlardan biri de, birkaç ay önce bu kurumun yönetim kuruluna seçilen Garanti Bankası’nın genel müdürü Ergun Özen idi.

65 ülkeden, 370 ayrı kurumdan bankacı bir araya gelince ne yapar? Doğal olarak kendi sektörlerini konuşur, fikir alışverişi yapar ve geleceği anlamaya çalışır… Ancak, bu kez gündemin bir numarasında ‘global kredi krizi’ vardı.  O nedenle ‘ruh halleri’ biraz farklıydı.

Haberin Devamı

Onların ‘ruh hali’, dünyanın gidişi için de çok önemli.

Bunun yanıtını Ergun Özen’den rica ettim. Ona göre, toplantılar, öncekilerden farklı, hatta ‘olumsuz’ geçmiÅŸ. Krizle oturup, krizle kalkmışlar. Hep bazı soruların yanıtları aranmış. En çok tartışılan konu ise ‘güven krizi’ ve bunun nasıl aşılacağı olmuÅŸ.Â

Herkes arayış içinde

 ‘Onlara göre, güven krizinin arkasında ise şeffaflık sorunu var’ diye konuşan Ergun Özen, oluşan havayı şöyle anlatıyor:

‘Şeffaflığın inanılmaz derecede kaybolduğuna inanılıyor. Şeffaflığın olmadığı yerde güven olmaz. Bunun en önemli nedeni de piyasaların çok hızlı bir şekilde, özellikle eşik altı ürünlerde illikit hale gelmesidir. Piyasaya likidite geldikçe, şeffaflığın artacağı tahmin ediliyor.

Haberin Devamı

Bunların yanı sıra bankacılar kredi politikalarında hata yaptıklarını konuştular. Dolayısıyla, şimdi riski daha iyi nasıl yönetiriz sorusuna yanıt aranıyor’

 

 Kredi kartı ekstresine sigorta geliyor

Geçen haftaki en son yazımda, ‘kredi kartı borcunu ödemeyenler’ konusuna dikkat çekerken, ‘kart kullanmayı bilmiyoruz’ saptamasını yapmıştım. Bazı okurlardan, ‘Ne yapalım, işimizi kaybedince, borcumuzu ödeyemedik’ yolunda mesajlar geldi.    Bu sorunu yaşayan okurlar haklılar… İşini kaybedenin, kredi kartı borcundan daha önemli öncelikleri mutlaka vardır.

Şimdi bir iyi haber vereyim. Bu tip risklerle karşı karşıya olanlar için yeni bir ürün geliyor… ‘Kredi koruma sigortası’ adlı ürün, Fransız BNP Paribas’ın şirketi olan Cardif Sigorta tarafından Türkiye’de hayata geçirilecek. Şirket, ‘işsiz’ kalma benzeri düzenli gelir kaybı olasılıklarına karşı bir ‘kredi sigortası’ hizmeti sunacak.

Haberin Devamı

Daha iyi anlaşılması için bir örnek vereyim. Ücretli olarak çalışıyorsunuz ve ayda 1.000 YTL kart ekstreniz geliyor… Bu durumda 2-5 YTL arası aylık prim ödemesi ile kendinizi sigortalamanız mümkün. Böylece, işsiz kalma durumunda, ilk ekstre toplamınız şirketin ödeme garantisi altına giriyor  

Benzer sigorta konut ve otomobil kredileri için de geçerli olacak. İşinizi ya da gelirinizi kaybetmeniz durumunda, aldığınız poliçeye göre, taksitlerinizi belli bir süre Cardif Sigorta üstlenecek.

 

Yazarın Tüm Yazıları