2021 yılının teknoloji dünyasına getirecekleri

Değerli Hürriyet okurları, yeni yılın ilk makalesinde sizlere 2021 yılında göremeye hazırlandığımız teknolojik gelişmelerden bahsedeceğim.

2000-2010 YILLARI ARASINDAKİ GELİŞMELER DİKKAT ÇEKİCİYDİ

Teknolojinin gelişimi 2000 ile 2010 yılları arasında oldukça farklı gelişmeler gösterdi. Bu gelişmeler içerisinde en dikkat çekici olanı, şüphesiz telekomünikasyon alanında yaşanan gelişmeler oldu. 90’lı yıllarda kullanılmaya başlayan cep telefonları mobiletinin hayatımıza girmesine öncülük etti diyebiliriz. 

TEKNOLOJİNİN PARLADIĞI VE ÖNE ÇIKTIĞI 2000’Lİ YILLAR

Teknoloji genel manada 90’lı yılların ardından yükselişe geçti ve bugünlerin aktif olarak kullanılan teknolojilerinin temelleri atılmış oldu. 2000’li yıllara cep telefonları damga vururken farklı teknolojilerin de önü açılmış oldu. 

MOBİL HAYAT ÖN PLANA ÇIKMAYA BAŞLADI

İ
şletim sistemlerinin güçlenmesiyle birlikte 2010’lu yıllara gelindiğinde akıllı telefonlar ile hayatımız tamamen değişmeye başladı. Elimizde bulunan mobil cihazlar ile artık sadece telefon görüşmelerimizi değil, e-postalarımızı, kısa mesajlarımızı, internet üzerinden yapabileceğimiz birçok işlemi gerçekleştirebildiğimiz gibi müzik çalar, hesap makinesi, portatif oyun konsolu ve daha birçok özelliği kullanabilir hale geldik ve mobil dünyanın kapıları açılmış oldu. 

YENİ AKIM SOSYAL MEDYA HAYATIMIZDA

2010’lu yılların ardından yeni bir akım oluştu ve sosyal medya teknoloji dünyasının gündemine oturdu. Aslında sırasıyla ortaya çıkan 2G, 3G, 4G/4.5G’nin, IoT ile nesnelerin interneti deyimiyle cihazların birbiriyle konuşabilir hale gelmesi, elektrikli ve otonom araçların ortaya çıkması gibi önemli ve tüketicilerin ilgi odağında olan gelişmelerin yanında sosyal medya kullanımındaki artış ve bu yönde çalışma yapan teknoloji şirketleri çok daha fazla öne çıkmaya başladı. 

2021 yılının teknoloji dünyasına getirecekleri
HAYATIN HER ALANINA MOBİLİTE GELDİ

Mobil cihazlar, mobil araçlar, mobil uygulamalar derken 2020 yılına doğru herkes mobiliteye doğru kaymaya ve kullanımına alışmaya başladı. Yaşadığımız pandemi sürecinin de etkisiyle kişisel kullanıma uygun cihazlar öne çıktı. Özellikle ulaşım alanında hem trafik hem de toplu taşıma araçlarına alternatif olan elektrikli scooter tarzında ürünler hem ilgi çekici hem de faydalı bir kullanım alanı ortaya çıkarmış oldu. 

SON DÖNEMİN PARLAYAN YILDIZI E-TİCARET VE E-İHRACAT

Son 5 yıldır hızlı bir büyüme trendine giren e-ticaret, 2020 yılının ilk çeyreğinde dünya genelinde baş gösteren salgın ve ardından gelen pandemi süreci sebebiyle büyük bir ivme yakaladı ve hızla büyümeye başladı. 2020 yılının ikinci çeyreğinden itibaren hızla büyüyen e-ticaret ve e-ihracat alanları önümüzdeki yıllarda çok daha farklı noktalarda, birbirinden ilginç teknolojiler ile birlikte karşımıza çıkacak. 

2021 YILI SONRASINDA BİZLERİ NELER BEKLİYOR

2020 yılı birçok manada kayıp bir yıl olarak değerlendirilse de, teknoloji tarafındaki gelişmelerde olağanüstü bir yavaşlama olduğunu söyleyemeyeceğim. Özellikle son dönemde piyasaya sürülen akıllı telefonlarda bir patinaj çekme durumu söz konusu olsa da; 5G teknolojisi, otonom araçlar, robotik çalışmalar, yapay zeka, AR gibi dünyasındaki gelişmeler 2021 yılı ve sonrası için bize bambaşka bir teknoloji çağını çağrıştırıyor diyebiliriz. Özellikle artırılmış gerçeklik alanındaki gelişmeler ve 5G ile neredeyse kayıpsız veri aktarımı sayesinde, sağlık teknolojileri ve diğer ticari alanlarda oldukça çarpıcı gelişmeler yaşanacaktır. 

Siz değerli Hürriyet okurları için özel olarak kaleme alacağım yeni makalemde bir araya gelerek, teknoloji ve sağlık dolu günleri birlikte kucaklamak dileğiyle 2021 yılının hepimize güzellikler getirmesini dilerim.

X

Elektrikli otomobiller 2021 yılının gözdesi olacak

Değerli Hürriyet okurları, bu makalemde sizlere son dönemde sıkça konuşulan ve her geçen gün kendini yenileyen, aynı paralelde kullanım oranı da artan elektrikli otomobillerden ve geleceğinden bahsedeceğim.

Yıllardır bilim kurgu filmlerinde ve fuarlarda gördüğümüz fütüristik otonom otomobiller, elektrikli otomobillerin yollara çıkmasıyla birlikte artık kullanılabilir hale gelmeye başlıyor. Elektrikli otomobiller özellikle ülkemizdeki yakıt fiyatları göz önüne alındığında, otomobil kullanıcıları için muazzam bir olgu olmasının yanında, uzun dönem kullanımında da yaşam alanı olan dünyamız için “0” emisyon olması sebebiyle da çevreye duyarlı bir model yapısına sahip. 

HER YÖNDEN AVANTAJLI

Elektrikli otomobiller, yapısı gereği fosil yakıtlı (benzin, dizel, vb.) otomobillerden daha basit bir yapıya sahiptir ve bu sebeple otonom sürece daha yatkındır. Aslında bilim kurgu filmleri ve fuarlarda gördüğümüz araçların gösterişli ve çok özellikli olmasının bir sebebi de budur. Otomobilin donanım parçaları ne kadar karmaşıklıktan uzak olursa, yürüme aksamı da o  kadar esnek oluyor. Yakıt tüketiminde bir avantaj sağladığı gibi yine yapısı gereği donanım parçalarının çok daha az olması sebebiyle servis maliyeti de aynı paralelde düşüyor. 

BASİT ÇALIŞMA MANTIĞI Elektrikli otomobillerin çalışma mantığı, yıllarca lunaparklarda kullandığımız çarpışan otomobiller gibidir. Şanzıman mantığı olmadığından, gaza bastığınız anda gider ve ayağınızı gazdan çektiğiniz anda oto-fren dediğimiz frenleme sistemi devreye girer, yani siz frene dahi basmadan otomobil yavaşlamaya başlar. Böylece gazdan ayağınızı çektiğiniz anda kinetik enerji oluşarak, enerji geri kazanımı sağlanır. Bunun yanında elektrikli otomobillerin gaza olan tepkime süresi, fosil yakıtlı otomobillerden çok daha hızlıdır ve kalkışta fosil yakıtlı çok güçlü otomobilleri dahi rahatlıkla geride bırakabilirler. En önemlisi de büyük şehir trafiğinde otomobil kullanıcılarının hem zararlı gazlardan etkilenmemesi hem de dur-kalkta fosil yakıtlı otomobillerin aksine tüketim yapmaması başka bir avantajı kullanıcılarına sunuyor. Elektrikli otomobiller, trafik anında durduğu yerde kinetik enerji ile kendisini şarj edebiliyor ve ekstra güç harcamıyor. Elektrikli otomobiller, trafik çilesi olan şehirler için bu konuda oldukça önemli bir avantajı kullanıcılarına sağlıyor diyebiliriz. 

ELEKTRİKLİ OTOMOBİL SATIŞLARINDA GÖZLE GÖRÜLÜR BİR ARTIŞ VAR

Elektrikli otomobilin avantajları oldukça fazla ve çevreye fosil yakıtlı otomobillerden çok daha duyarlı. Otonom araç özellikleri, dikkat çekici tasarımları, servis maliyetlerinin neredeyse olmayışı ve çevreci oluşları sebebiyle elektrikli otomobiller dünyada hızla kabul görmeye başladı. Yakıt fiyatlarının oldukça düşük olduğu, hatta tabir etmek gerekirse sudan ucuz olduğu Amerika, İsveç gibi ülkelerde elektrikli otomobil satışlarında büyük bir artış var. Bu noktada İsveç’deki satışların artması çok ilginç, çünkü iklimi sebebiyle bataryalı otomobiller biraz sorun yaratabilir konumda, bir de bunun yanında petrol, yani yakıt çok ucuz. Tüm bunlara rağmen elektrikli otomobile büyük bir ilgi var. Bunda elektrikli otomobillerin çevreye duyarlı olmasının çok büyük etkisi var diyebiliriz. Çevreye duyarlılık konusunda Avrupalı otomobil kullanıcılarının oldukça bilinçli olduğu da ayrıca göze çarpıyor. 

Yazının Devamını Oku

Teknolojinin gelişimi, hayatımızdaki yeri ve geleceği

Değerli Hürriyet okurları, yeni makalemde sizlere teknolojinin ortaya çıkışı, hayatımızdaki yeri ve geleceğinden bahsedeceğim.

Teknoloji, herhangi bir endüstri dalıyla ilgili tasarım ve yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgiler bütünü olarak düşünülebilir. Teknoloji terimi sanat/beceri anlamına gelen “techne” ve çalışma alanı anlamına gelen “logia” sözcüklerinden türemiştir. Sözcüğün İngilizce’ de ilk ortaya çıkışı ise 17. yüzyıla dayanmaktadır. İlk zamanlarda yalnızca sanatın uygulanması anlamında kullanılmış, ancak daha sonraları anlamı değişmiştir.

YÜZYIL İLE BİRLİKTE DEĞİŞEN TEKNOLOJİ Teknoloji, 20. yüzyılın başlarında bazı süreç ve düşüncelerin çeşitli araçlara ve makinelere dönüşmesini kapsayacak kadar genişlemiştir. 20. yüzyılın ortalarına gelindiğinde ise, teknoloji artık insanın çevresini dönüştürmek için araştırarak yaptığı etkinlikler bütünü olarak tanımlanmaya başlanmıştır. Teknoloji tanımı yıllarca bilimle doğrudan ilişkilendirilmiş ve günümüzde de yaygın olarak bilimsel bilginin yaşama geçirilme yöntemleri halinde kullanılmaktadır.

TEKNOLOJİ GELİŞMİŞ BİR UYGARLIK İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Teknolojinin gelişimi çok eski zamanlara dayanmakta, hatta ilk basit aletlerin yapımına kadar uzanmaktadır. Orta çağın ardından özellikle “Endüstri Devrimiyle” modern teknoloji dönemi başlamıştır. Bir yandan teknolojik gelişmeler hızlanırken, diğer yandan coğrafi sınırlar genişlemiş, politik oluşumlar teknolojik gelişmelere paralel bir yön izleyerek değişmiştir. Teknoloji geleneksel yapıları değiştirirken, hiç umulmadık sonuçlara da yol açmıştır. Bu sonuçlar göz önüne alındığında teknoloji yapıcı olarak göze çarpsa da, yıkıcı sonuçlarıyla da değerlendirilmektedir.

TEKNOLOJİ GELİŞİMİNİN HIZINA YETİŞİLEMİYOR 20. yüzyıla gelindiğinde teknolojinin gösterdiği değişim hızı, insanlık tarihinin geçmiş hiçbir anında görülmemiştir. Teknolojinin getirdiği yenilikler birçok alanı etkiledi ve değiştirdi. İnsanların giyim, kuşamını dahi etkileyen yeni malzemeler gelişen teknoloji ile birlikte ortaya çıktı. 1800’lü yıl-arın sonuna doğru tramvayın ortaya çıkışıyla, şehirler uzaklık kavramından bağımsız olarak gelişmeye başladı. 1900’lü yılların başında otomobil üretiminin seri üretime başlaması ve ucuzlamasıyla sanayi toplumlarında kırsal ve şehir mesafesi azalırken, kırsal kavramı da yavaş yavaş değişmeye başladı. Yine 1900’lü yılların başında Wright kardeşlerin hemen ardından uçak endüstrisinde de büyük gelişmeler yaşandı.

RADYO VE TELEVİZYON İLE BİRLİKTE İNSANLARIN YAŞAM TARZI DEĞİŞTİ 1900’lü yılların hemen başında Atlantik ötesi ilk radyo mesajının iletilmesi geliştirilmiş elektronik teknolojisi sayesinde olurken, hemen ardından gelen televizyon yeni bir iletişim aracı olarak kabul edildi ve insanların yaşam tarzını önemli ölçüde değiştirdi.

HESAP MAKİNESİNDEN, MODERN BİLGİSAYARA İlk hesap makineleri 2. Dünya Savaşı’nın öncesinde vardı, ancak 1948 yılında transistorun’ un keşfiyle modern bilgisayarların önü açılmış oldu. 2. Dünya Savaşı sonrasında nükleer enerjinin gündeme gelmesi, 1957 yılında Sovyetler Birliği’nin uzaya ilk yapay uyduyu fırlatması ve diğer tüm gelişmeler 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başındaki bilimsel gelişmelerin sonucu olarak meydana geldi.

Y

Yazının Devamını Oku

Mesajlaşma uygulamalarının getiri ve götürüleri

Değerli Hürriyet okurları, yeni makalemde sizlere gündemi oldukça meşgul eden ve ana haber bültenleri dahil olmak üzere birçok mecrada ana konu haline gelen mesajlaşma uygulamalarının bizlere getirdiklerinden ve bizden götürdüklerinden bahsedeceğim.

ep telefonlarının hayatımıza girmesinden sonra yaşantımız oldukça değişti. Teknolojinin nimetlerinden olan cep telefonu kullanımının ilk yıllarında sınırlı bir şekilde kullanılan kısa mesaj servisi yani bilinen ismiyle (SMS) oldukça sık kullanılan bir servis haline geldi. Kullanımı öyle bir hal aldı ki; espirili mesajlar, noktalama işaretleriyle kendimizi ifade edebildiğimiz karakterler gibi birçok işlevini hayatımızın içerisine aldık. SMS sonrasında gelişmiş mesajlaşma servisleri ve cep telefonlarının akıllı telefonlara dönüşmesiyle uzun yazışma karakterlerine izin veren operatör sistemleri kullanıcılar için hem büyük bir rahatlık hem de herkesin kendini rahatça ifade edebileceği eğlenceli bir kullanım sunuyordu. Kısa mesaj servisi, operatörlerin telefon görüşmeleriyle birlikte sunduğu ana servis ürünü olurken, bir anda hayatımıza data üzerinden akış sağlayan mesajlaşma uygulamaları girmeye başladı. 

GÜVENLİK VE HIZ, MESAJLAŞMA SERVİSLERİNİN KULLANIMININ YAYGINLAŞMASINI SAĞLADI Telefonlarda kullanılan kısa mesaj servisinin ilerleyen yıllarda hantallaşması ve operatörlerin bu servisi etkin bir şekilde geliştirememesi sebebiyle farklı alternatifler ortaya çıkmaya başladı. Bu alternatiflerin en güçlüsü, güvenli eposta kullanımı ve data kullanımı sağlayan, telefon görüşmelerinde de bu güvenlik sistemini öne çıkartan, kendi özel data merkezlerini kullanan Blackberry oldu. BBM ismini verdiği mesajlaşma servisiyle bir anda parlayan bir yıldız haline gelen servis, bir anda çok popüler bir mesajlaşma servisi haline geldi. Ortaya çıktığı dönemde rakibi de olmayan BBM, Blackberry cihazlarının vazgeçilmezi olmakla birlikte, bu markanın kullanımının tercih edilmesinde de büyük bir etken haline geldi. BBM’ in tahtı çok sağlam gibi gözükse de, Apple’ın iOS işletim sisteminin ve Google’ın başını çektiği açık kaynak kodlu Android işletim sisteminin ortaya çıkmasıyla birlikte dengeleri bir anda değiştirdi. 

YENİ MESAJLAŞMA SERVİSLERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI

Tahtı çok sağlam gibi gözüken ve global manada hatırı sayılır bir kullanıcı kitlesi olan BBM, Blackberry OS işletim sisteminin zayıflaması ve iOS ile Android işletim sistemlerine karşı büyük kayıplar vermesiyle birlikte kullanıcı tarafında çok zayıfladı. iOS işletim sisteminin BBM gibi yine güçlü bir şifreleme ve güvenlik sistemiyle entegre olarak iMessage mesajlaşma servisini kullanıcılarına sunması ve gelişmiş özellikler eklemesi BBM servisini çok zor durumda bıraktı ve Blackberry kullanıcılarının da azalmasıyla birlikte servise olan ilgi oldukça düştü. Kanadalı firma bu durumu BBM servisinin kullanımını iOS ve Android işletim sistemi kullanıcılarına açarak aşmaya çalışsa da, maalesef tren çoktan kaçmıştı. 

GÜVENLİ MESAJLAŞMA YERİNE, ÇOĞUNLUĞUN KULLANDIĞI MESAJLAŞMA TERCİH EDİLDİ BBM’in kullanımındaki ana tema olan güvenlik olgusu, iOS tarafında iMessage ile korunsa da, Android dünyası tarafında pek ön plana çıkmadı. iMessage’ın iOS işletim sistemindeki cihazlar ile sınırlı kalması, BBM’in ise neredeyse tamamen ortadan kalkmasıyla birlikte gündeme farklı mesajlaşma uygulamaları oturdu. Bu uygulamalar oldukça eğlenceli özellikler sunmakla birlikte birbirleriyle de çılgın bir rekabet içerisine girdi. Akıllı telefonların son derece gelişmiş bir hal alarak bilgisayar kullanımını dahi zorlamasına operatörlerde yanıt veremedi ve data kullanımı çağında operatörler arama dışında farklı bir servise yani kısa mesaj gibi bir servisin geliştirilmesine odaklanamadı. Bu durum, Android kullanım oranının %87’lere ulaşmasıyla birlikte mesajlaşma uygulamalarını vazgeçilmez kıldı. 

REKABET, SATIN ALMALAR VE SERVİS ÇEŞİTLİLİĞİ Mesajlaşma uygulamalarının liderlik sıralamaları bölgelere ve ülkelere göre değişiklik göstermekle birlikte hızla çoğaldı ve belirli uygulamalar üzerinde yoğunlaştı. WeChat, WhatsApp, Telegram, Line, Viber gibi uygulamalar farklı lokasyonlarda, farklı kullanıcı sayılarına sahip olmakla birlikte en çok kullanılan uygulamalar oldular. Facebook 2014 yılında dünyada yaklaşık 450 milyon kullanıcısı bulunan ve en çok kullanılan mesajlaşma uygulamalarından olan WhatsApp’ı 19 Milyar Dolar ödeyerek satın aldı. Daha önce 1 Milyar Dolar ödeyerek satın almış olduğu popüler sosyal medya uygulaması Instagram gibi WhatsApp’ın da özerk olarak kalacağının bilgisini veren Facebook CEO’nun asıl amacı ise ikiye ayrılıyordu. Birincisi WhatsApp’ın sahip olduğu sistemi Facebook ve Instagram’ın mesajlaşma kısmına entegre ederek güçlendirmek ve ilerleyen yıllarda aynı dili konuşmasını sağlamak (şu an Facebook Messenger, Instagram Mesajlaşma ve Whatsapp birbirine tamamen entegre oldu), ikinicisi  ise, tabii ki kullanıcı verileri. 

MESAJLAŞMA UYGULAMALARI ÜCRETLİ DEĞİL, PEKİ GELİRLERİ NEREDEN GELİYOR?

Yazının Devamını Oku

Yakın gelecekte dikkat çekecek teknolojik gelişmeler

Değerli Hürriyet okurları, bu makalemde sizlere yakın gelecekte dikkat çekecek olan yeni teknolojilerden ve bu teknolojilerin etkisiyle gerçekleşecek olan gelişmelerden bahsedeceğim.

Teknoloji baş döndürücü bir hızla hayatın her alanında kendisini net bir şekilde hissettiriyor. Hayatımıza yön verdiği gibi hayatımızı kolaylaştıracak yenilikleri de sunan teknoloji, bazı dönemlerde ve zaman dilimlerinde tam olarak olgunlaşmadan piyasaya çıkarıldığında ise kullanıcılar açısından hüsrana da neden olabiliyor. Ancak gelecekte bizi bekleyen teknolojileri iyi anlayarak ve kurgularımızı gelişmelere uygun olarak gerçekleştirerek hızlı gelişmelere ayak uydurabiliriz. 

TEKNOLOJİYİ İLK ÇIKARMAK DEĞİL, DOĞRU ZAMANDA ÇIKARMAK ÖNEMLİ Teknolojinin gelişimiyle birlikte üreticiler ve markalar her zaman teknolojik gelişmelerin en yenilerini kullanıcılarına sunmayı hedefler. Bu çalışmalarını kimi zaman AR-GE ile kimi zaman da teknoloji satın alarak gerçekleştirir. Bu olması gereken bir gelişme olmakla birlikte, bazen zamansız sunumlar ile hem gelir kaybına hem de mevcut kullanıcıları oldukça zor durumda bırakacak gelişmelere yol açabilir. 

YENİ SUNULAN TEKNOLOJİLERE TAM DESTEK SAĞLANMALI
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kullanıcıların merakla beklediği servis ve hizmetlerin sunulmasından daha önemli bir konu, servis desteğinin tam olarak sağlanmasıdır. Bu, ürün bazında bakıldığında aksesuar, yedek parça ve yazılım desteği olabileceği gibi servis hizmetleri bazında bakıldığında, teknik yeterlilik ve bilgi birikiminin kullanıcılara sunulması anlamına gelir. Bu argümanlar kullanıcılara sunulmadığı takdirde, uzun dönemde mutlaka sadık kullanıcılar ve iş ortaklıkları zarara uğrayabilir. 

TEKNOLOJİK GELİŞMELER DOĞRU VE EŞ ZAMANLI SUNULMALI Uzun yıllardır bir pazarlama taktiği olarak, piyasada ve halk arasında çok konuşulan ve gündeme oturan teknolojiler üzerine çalışmalar yürütülür. Aslında bu bir manada, “geleceğin teknolojilerini bugünden pazarlamak” anlamına da gelir. Genelde bu durum, üründen çok servis ve hizmet konusunda öne çıkar. Gündemde her daim yeni teknolojik gelişmeler vardır ve bu gelişmeler üzerine anlatılır, yazılır, çizilir ancak kullanamazsınız. Bu pazarlama argümanı uluslararası birçok marka ve firma tarafından PR olarak kullanılabildiği gibi satın alınan veya kiralanan bir teknolojiyse rakiplerinden geri kalmadığının bir göstergesi, kullanıcılarına en son teknolojileri sunduğu veya sunacağı imajı oluşturmak için kullanır. Aslında reel olarak ortada kullanıma açık bir ürün veya servis yoktur. 


Yazının Devamını Oku

Teknolojiyle gelen hijyen ve sağlık

Değerli Hürriyet okurları, bu makalemde sizlere teknoloji dünyasında öne çıkan hijyen odaklı ürün-lerden ve bizlere getireceği faydalardan bahsedeceğim.

Dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan COVID-19 sebebiyle hepimiz derin bir üzüntü ve kaygı içerisindeyiz. Uzun yıllardır böyle büyük bir virüs salgınıyla karşı karşıya gelmeyen bütün ülkeler büyük bir sınav veriyor. Umarım bu sınavdan başta ülkemiz olmak üzere tüm dünya en az hasarla ve başarıyla çıkacaktır. 

TEKNOLOJİNİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER VE HİJYEN

Teknolojinin gelişlimi öyle bir hal aldı ki, baş döndüren hızına yetişilemiyor. Her alanda etkisi çokça hissedilen teknoloji hemen hemen her alanda aktif olarak kullanılıyor. Sulama teknolojilerinden akıllı ev robotlarına kadar birçok alanda ev/ofis içerisinde ve dışarısında bu yeni teknolojiler aktif olarak kullanılıyor. Peki bu teknolojiler neler ve hangi amaçlar için kullanılabilir. Virüslerin kol gezdiği bir dönemde gelin bu teknolojik ürünleri şöyle bir inceleyelim. 

EV VE OFİSİMİZDEKİ YARDIMCI ROBOTLAR Geçtiğimiz yılın sonlarına doğru popülerliği artan ve birçok marka tarafından çeşitli tasarım ve özelliklerle piyasaya sürülen robot süpürgeler özellikle ev hanımlarının ilgisini çekiyor. Yalnızca ev değil ofiste de rahatlıkla kullanılabilen robot süpürgeler büyük kolaylık sağlıyor. Bahsettiğim gibi artık birçok farklı marka tarafından üretilen hatta aynı markada akıllı telefonlar gibi çok çeşitli modelleri olan robot süpürgeler her an elimizde olan akıllı telefonlarımızla mobil uygulamaları üzerinden rahatlıkla kontrol edilebiliyor. 

LTRE ÖZELLİKLERİ SOLUNUM AÇISINDAN POZİTİF ÖNEM TAŞIYOR

Fiyatları 1.000 TL ile 15.000 TL arasında değişen süpürgeler kendi içlerinde Hepa filtreli, kızılötesi görüşlü, kameralı, çoklu sensörlü, uzun ömürlü bataryalı, geniş toz toplama hazneli, malzeme kalitesi ve tasarım farklılıkları gibi özellikleriyle birbirinden ayrılıyor. Otomatik hareket alanı yaratan robot süpürgeler, model özelliklerine göre çevreyi tarıyor, analiz ediyor ve ayarlamış olduğunuz belirli saatlerde kendisi çıkıp evi veya ofisinizi süpürmeye başlıyor. Hem de herhangi bir nesneye çarpmama özenini göstererek. Akıllı robot süpürgeler nesne algılama sensörleri ile evin veya ofisin içerisindeki nesneleri analiz ediyor, kaç dakikada bulunduğu alanı temizleyebileceğini hesaplıyor ve temizliğe başlıyor. Şarjı eğer temizlik yaptığı alan için yeterli değilse şarj istasyonuna geri dönüyor, kendisini şarj ediyor ve şarj tamamlandıktan sonra kaldığı yerden temizliğe devam ediyor. Özellikle evde hayvan besleyenler için işkence haline gelebilen tüy toplama seanslarına robot süpürgeler son veriyor. Modellerine göre bulunduğu ortama hoş bir kokuda verebilen robot süpürgeler, içerisinde yer alan materyaller ile hijyen seviyesini de koruyor. 

Yazının Devamını Oku

Akıllı telefonların dünü, bugünü ve geleceği

Siz değerli Hürriyet okurları için özel olarak hazırladığım makalemde sizlerle, akıllı telefonların gelişimi, sektörün şu anki durumu ve geleceğiyle ilgili bilgiler paylaşacağım.

2000’li yılların pazar lideri ve güçlü markalarının ve üreticilerinin nefesi maalesef 2010 yılı sonrasına yetmedi diyebiliriz. Lider ve önde gelen marka dahi olsanız, her sektörde gelişime ayak uydurmanız gerekiyor ve daha da önemlisi mutlaka yeniliğe yatırım yapmanız gerekiyor. Aksi takdirde sonuçların her zaman hüsran olduğu açık bir şekilde görülüyor. 

ANDROID VE iOS
Android ve iOS işletim sistemleri, bugün dünyada akıllı telefon kullanıcılarının yaklaşık olarak %96’sı gibi büyük bir rakamı oluşturuyor. Tabii, bu noktada %86’lık oranla Android kullanıcılarının dünya genelinde çok daha fazla olduğunu söylemekte de fayda var. Peki bu durum nasıl ortaya çıktı. Yani Symbain OS, Blackberry OS ve Windows Mobile gibi akıllı telefon yazılımlarını geliştiren dev markalar nasıl geçildi. Bu çok büyük teknoloji markaları ellerinde tuttukları liderliği, nasıl kendi elleriyle rakiplerine ikram etti. İşte bu herkesin kafasını karıştıran ve bir o kadar merak uyandıran soru, özellikle de şu an liderlik koltuğunda oturanlar için ürkütücü cevaplar içeriyor. 

YAZILIM VE UYGULAMA ALANINDAKİ GELİŞİM, DEĞİŞİMİN BAŞLANGICI OLDU Markaların kendi işletim sistemlerini sunması ve belirli bir pazar payına hakim olması elbette önemliydi. Fakat bu noktada iOS ve Android farklı ve daha agresif bir yol izleyerek uygulama geliştiricilere para kazanma imkanı sağladı. Hem de bunu kendi araçlarını kullandırarak, yani geliştiricilere kolaylık sağlayarak gerçekleştirdiler. Dünyanın sosyal medya uygulamaları ile tanışması ve donanımların da güçlenmesiyle birlikte kaliteli oyunların ortaya çıkması, uygulama geliştiricilerin iştahını daha da kabartmış oldu. Hal böyle olunca da, artık değişim kaçınılmaz bir hal aldı. 

AKILLI TELEFON DÜNYASININ BUGÜNÜ VE YARINI Akıllı telefonların geçmişini incelediğimizde kaybedenlerin nasıl kaybettiğini, kazananların da nasıl kazandığını açıklamaya gayret ettim. Şimdi de günümüzdeki duruma ve geleceğe bir göz atalım istiyorum. Akıllı telefonların gelişiminde bir durağan noktaya gelindiği aşikar. Artık kıvrılabilir ekranlar, bükülebilir ekranlar ve ufak boyutlu güçlü modeller ile farklılık yaratılmaya çalışılırken, işletim sistemleri de hiç durmadan yeni güncellemeler ile kendisini geliştiriyor. Tabii, bu gelişimlerin yanında ticaret savaşları gibi durumlar ile ortaya çıkan ve son yılların en hızlı büyüme gösteren markasının geliştirdiği Harmony OS gibi yeni işletim sistemleri de gün yüzüne çıkmaya başlıyor. 

SEKTÖR BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK Pandemi dönemiyle birlikte tüm dünyada hem ekonomi yönünden hem de teknoloji yönünden bir yavaşlama yaşansa da, ülkemizde ve dünyadaki akıllı telefon satışlarını izlediğimizde rakamların gelecek dönemde kolay kolay düşmeyeceğini rahatlıkla anlayabiliyoruz. Sırasıyla e-Sim ve 5G teknolojileriyle giyilebilir aksesuarların öne çıkması muhtemel olsa da, akıllı telefonların Pac-Man tarzındaki büyüme hızı devam edecektir. Özellikle Cloud Gaming gibi uluslararası ve güçlü teknoloji markaları tarafından geliştirilen teknolojiler önümüzdeki yıllarda akıllı telefonlar için bambaşka dünyaların kapısını da arayabilir.

Siz değerli Hürriyet okurları ile yeni makalemde buluşuncaya kadar, tüm okurlarımın sağlık ve teknolojiyle dolu keyifli günler geçirmesini dilerim…

Yazının Devamını Oku

Cep telefonlarından akıllı telefonlara uzanan dönem

Son çeyrek asrın en dikkat çekici ürünleri kuşkusuz cep telefonları ve akıllı telefonlar oldu. İlk çıktığı zamanlarda bizleri kablo karmaşasından, ev ve iş yerlerinde, kulübelerde telefon başında beklemekten kurtaran cep telefonu ilk çıktığında herkesin gözde ürünü olabileceği tahmin edilse de, teknolojisinin bu kadar gelişip ileri gideceği tahmin edilemiyordu.

ÖNCE ÇAĞRI CİHAZI, ARDINDAN ARAÇ TELEFONU DEVRİLDİ Cep telefonları ortaya ilk çıktığında karşısında telefon kulübeleri, çağrı cihazları ve araç telefonları vardı. Baz istasyonlarının çok yaygın olmaması sebebiyle ilk zamanlarında kapalı alanlarda çekim kalitesi düştüğünden ve kullanım maliyetinin yüksek olması sebebiyle sadece belirli kesimler tarafından kullanabiliyordu. Çekim alanlarının kısa sürede geliştirilmesi ve yaygınlaşmasına, bir de düşen ürün ve hat maliyetleri eklenince, cep telefonları büyük bir hızla çağrı cihazı ve araç telefonlarını tarihin tozlu sayfalarına gönderdi diyebiliriz. 

TELSİZ VE DECT TELEFONLAR DA GELİŞİMDEN NASİBİNİ ALDI Teknolojinin gelişimiyle cep telefonları yavaş yavaş zincirlerini kırmaya başladı ve yalnızca kablosuz, mekan bağımsız konuşma aracı olmaktan çıktı ve teknolojisi beklenenden hızlı gelişti. Çağrı cihazı, araç telefonu derken, cep telefonu kullanımında hat maliyetlerinin azalması ve gelişen kablosuz ağ teknolojileri, IP telefonların da gelişmesiyle birlikte ev ve iş yerlerinde kullandığımız telsiz telefonlar ile dect telefonların da sonunu getirdi. 

CEP TELEFONU ARDINDAN GELEN AKILLI TELEFONLAR Cep telefonları tüm dünyada mükemmel bir iletişim aracı olarak tanımlanırken, bu ürünlerin ufak boyutta olanları makbuldü. İlk başlarda sadece konuşma görevi gören, akabinde kısa mesaj servisi aktive edilen cep telefonlarının ekranının ve boyutunun büyük olmasının bir önemi yoktu. Ne kadar küçük boyut, o kadar pahalı demek oluyordu. Bu kavram, cep telefonlarında web benzeri bir dil olan wap erişiminin aktif olmasıyla birlikte yavaş yavaş değişmeye başladı. Farklı markaların liderlik koltuğunda oturduğu zamanları hatırlayanlar çok iyi bilir, bazı ufak tasarıma sahip modeller herkesin hayallerini süslerken, yavaş yavaş büyük ve yazı yazılması biraz daha kolay, hatta renkli ekranı olan modeller baş gösterir ve fiyat olarak da dönemin popüler telefonlarından daha pahalı fiyatlarla sunulur hale gelmişti. 

TEKNOLOJİNİN GELİŞİMİ TELEFON DÜNYASINDA LİDERLİK SIRALAMASINI DA DEĞİŞTİRDİ Cep telefonu pazarında dönemin en inovatif ve en ufak ürünlerini üreten, %90’lara varan pazar payını neredeyse 3-4 markanın oluşturduğu bir dönemden, farklı bir döneme geçiş başlıyordu. Artık küçük olan değil, büyük ve renkli ekranlı, hafızası geniş, kamerası olan ürünler istenmeye, hatta e-postaların okunabileceği ve internete girebilen modellerin talep görmeye başladığı bir dönem gelmişti. Durum böyle olunca da yeni markalar, yeni üreticiler ortaya çıkmaya başladı. 

YENİ MARKALAR ÇOK HIZLI GİRİŞ YAPTI Mevcut markaların ölü toprağı serpilmişliğinden mi? Kendilerine çok güvendiklerinden mi? Yoksa yeterince konsantre olamadıklarından ve Ar-Ge yatırımı yapmadıklarında mıdır? Bilinmez ama dönemin güçlü firmaları teknolojinin gelişimine ve akıllı telefonların ortaya çıktığı zamana ayak uyduramadı. Cep telefonu dünyasının liderleri yerinde sayarken, yeni firmaların akıllı telefon ve bununla birlikte yazılım üretimine girmesiyle birlikte sektörde tüm dengeler değişti. 

YENİ LİDERLER, YENİ ÜRÜNLER, YENİ TEKNOLOJİLER Akıllı telefonların ve bununla birlikte yazılımların gelişmesiyle birlikte sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları bu noktada devreye girdi. Açık kaynak kodlu olan ve birçok marka tarafından kullanılan Android işletim sistemi ve kapalı kaynak kodlu olmasıyla birlikte güçlü ve stabil bir işletim sistemi olan iOS, sektörü bambaşka bir boyuta getirdi. Siz değerli Hürriyet okurları için özel olarak hazırlayacağım yeni makalemde akıllı telefonların gelişimi, sektörün şu anki durumu ve geleceği hakkındaki bilgileri sizlerle paylaşacağım. Yeni makalemde sizlerle bir araya gelinceye kadar sağlıkla ve teknolojiyle kalmanızı dilerim…

Yazının Devamını Oku

Teknoloji, bilim, insan ve Covid-19

Değerli Hürriyet okurları, bu makalemde sizlere teknoloji ve bilimin insan hayatına getirecekleri ve geleceğimize etkilerinden bahsedeceğim.

Teknoloji ve Bilim birbirini tamamlayan iki önemli terim. Teknolojinin gelişimi insanlığın gelişiminde büyük rol oynarken, bilimin gelişmesine de önemli derecede katkı sağlıyor. “Bilim ve Teknik” çalışmalarının gelişmesi özellikle sağlık sektörünün gelişimine ışık tutarken, geleceği de inşa ediyor diyebiliriz. 

TEKNOLOJİ HER NOKTADA KENDİSİNİ HİSSETTİRİYOR Günümüzde yaşam tarzımız ne olursa olsun, kesinlikle teknoloji odaklı diyebiliriz. Teknolojiyi komplike kullanan da var, ortalama kullanan da var, az kullanan da var. Ama bilerek veya bilmeyerek teknoloji hayatımızın her alanında bize göz kırpıyor. Bugün toplu taşımada kullanılan temassız işlem kabiliyeti olan bir toplu taşıma kartını bayiden dolduran biri teknolojiyi az da olsa kullanmak durumunda kalırken, mobil uygulama yoluyla dolduran ortalama, oluşturulan kampanyalardan faydalanarak online olarak dolduran komplike kullanıyor diyebiliriz. Ortak payda ise, ne olursa olsun teknolojiyi kullanma durumunda kalmak.

TEKNOLOJİ GELİŞİRKEN FARKLI ALANLARA DA KATKI SAĞLIYOR Teknoloji spordan sağlığa, ekonomiden iş hayatına kadar önemli katkı ve etkileri olan bir alan olarak tabir edilebilir. Bugün teknolojinin gelişimi; futbolda VAR, teniste Cyclops gibi teknolojik ürünleri hayatımıza sokarak futbol ve tenis oyunlarına dahi büyük ölçüde etki eder hale geldi. Teknolojinin gelişimi ve elektrikli otomobillerin geliştirilmesiyle, dünyanın en büyük ekonomilerinden otomotiv sektörü komple yeniden tasarlanmaya başlarken, dominant şirketlerin yerine inovatif ve girişimci şirketlerin öne çıktığı görülüyor. Sağlık sektöründe yaşanan gelişmeler ile birçok sorun giderilebilir hale gelirken, yapay zekalı çalışmalar ile tanı ve teşhis olanakları da oldukça hızlandı. İş dünyasına etkisi ise, çalışma sistemlerinin yapay zeka ile entegre olmasıyla birlikte hizmet kalitesi arttırılırken, performanslı çalışma ve verim arttırıcı etkisi görülmeye başlandı. 

BİLİME KATKISI OLDUKÇA ÖNEMLİ Süper bilgisayarların desteklediği bilimsel çalışmaların, teknolojinin gelişimindeki en can alıcı nokta olduğunu söyleyebiliriz. Teknolojinin bilime katkısının, tüketim toplumunun öne çıktığı ve teknolojinin çoğunlukla insanları tüketime yönlendirdiği bir dönemde, biraz daha geri kalmaya başladığı bir süredir gözümüze çarpıyordu. Büyük şirketlerin, maalesef maneviyatı unutarak tüketimden beslenir hale gelmesi ve insanların satın almaya yönelik çabaları, bilim ve tekniğin önündeki en büyük engel olarak görülebilir. 

R VİRÜS DÜNYANIN DENGESİNİ YENİDEN Mİ KURACAK?

Artık dünya bir süre de olsa yavaş yavaş tüketim alışkanlıklarından uzaklaşacak ve kendisiyle baş başa kalacak. Teknolojiyi tüketim aracı olarak değil, üretim ve gelişim aracı olarak kullanmayı deneyecek. Uzun yıllardır dünya üzerinde açlık, sefalet içinde yaşayan insanları görmezden gelen düşünce yapısı, tehlikenin kapıyı sert bir şekilde çalmasıyla birlikte farkındalığını maddeye değil, maneviyata çevirmesi gerektiğini de net bir şekilde anlıyor. Kısa sürede ülkemizden ve dünyadan temizlenmesini temenni ettiğim COVID-19, belki de insanların hayatlarındaki önem sırlarını da sorgulamasına neden olacak. 

TEDB

Yazının Devamını Oku

Pandemi döneminde sağlıklı yaşam ve giyilebilir teknolojiler

Değerli Hürriyet okurları, sizler için özel olarak hazırladığım yeni makalemde, günümüz teknolojileri içerisinde günlük hayatımızda en çok kullanılan ve ilgi gören teknolojilerden olan giyilebilir teknolojilerden ve sağlıklı yaşama pozitif etkisinden bahsedeceğim.

Dünya zorlu bir süreçten geçiyor ve tüm ülkelerin vatandaşları sağlığını korumak için çağrılara uygun davranarak mümkün olduğunca evden çıkmıyor. Tabii bu durum, yemek alışkanlıklarımızı değiştirmeden hayatımıza devam etmemiz ile herkesin ortak sorunu olan kilo alma problemiyle de insanları karşı karşıya bırakıyor. 

SAĞLIKLI BESİNLER TÜKETİLMELİ Pandemi sürecinden önceki yemek alışkanlıklarımızı, bu süreç ve sonrasında mutlaka değiştirmeliyiz. Hem vücut direncinin güçlenmesi hem de hareketsiz kalınan zamana göre vücudumuzda daha az yağlanma olması için bu gerçekten çok önemli. Kilo almak bir yana, vücut direncinin güçlü olması bağışıklık sistemimizi de güçlendireceğinden, dış etkilere ve hastalıklara karşı bizi çok daha iyi koruyacaktır. 

YİLEBİLİR TEKNOLOJİLER Giyilebilir teknolojiler hayatımıza adım attığından beri herkes yürüdüğü mesafeyi, hareketli kaldığı dakikaları, kaç saat oturduğunu, kaç saat uyuduğunu rahatlıkla ölçümleyebiliyor. Ürünlerin maliyetleri de oldukça düştüğünden herkes bu teknolojileri rahatlıkla kullanabiliyor. Özellikle anlık kalp ritmi ölçümü ve derin uyku takibinin en çok kullanılan özellikler arasında olduğunu söyleyebiliriz. 

KALP RİTMİ ÖLÇÜMÜ Kalp ritmi ölçümü ile günlük ani kalp ritmi değişiklikleri bildirildiği gibi aylık olarak da uygulama üzerinde kalp ritmi ölçümünün datası tutuluyor. Böylece ortalama kalp ritminize her an ulaşabiliyor ve vücudunuzda rahatsızlık hissettiğiniz anda nabzınızda bir değişiklik olup olmadığını ölçümleyebiliyorsunuz. 

UYKU ÖLÇÜMÜ

Sağlıklı yaşamın en önemli noktalarından bir tanesinin gece uykusunun iyi alınması olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Ancak, birçok kişi erken saatlerde yatsa ve uzun saatler uyusa dahi maalesef halsizlik ve uykusuzluk çeker. Kimileri de gece geç yatsa da, az saat uyusa da zinde ve dinç olarak güne devam eder. Bunun sebebi de derin uyku süresinin az veya çok olmasıdır. İşte bu bahsettiğim derin uyku süresini bazı akıllı saat ve akıllı bilekliklerimiz ölçümleyebilmekte ve kaç saat derin uyku uyuduğumuzu bize belirtmektedir. Derin uyku uyuyabilmemiz için yapmamız gerekenleri ise, uygulama içerisinde yer alan ve bir nevi sağlıklı yaşam koçu görevi gören sistemler bizlere net bir şekilde anlatmakta. Bu konuda kendini kanıtlamış ve profesyonelleşmiş birçok model var. Bu modeller içerisinden kullanımınıza yönelik olarak uygun modeli seçmeniz büyük rahatlık ve konfor sağlayacaktır. 

OKSİJEN VE STRES ÖLÇÜMÜ Gelelim oksijen ve stres ölçümüne. Kandaki oksijen ve günlük stres ölçümü bizi sağlıklı yaşama taşıyabilecek türde bilgileri her an aktarabiliyor ve bize birçok konuyu hatırlatabiliyor. Kandaki oksijen ölçümü nedir ve neden önemlidir sorusuna geldiğimizde ve geçtiğimiz yılları incelediğimizde bunu kontrol etmek için ayrı bir sağlık ekipmanına ihtiyaç duyulduğunu gözlemliyoruz. Ancak teknolojinin ilerlemesiyle artık normal bir SpO2 seviyesine sahip olup olmadığımızı akıllı saatler ile kontrol edebiliyoruz. Bu ölçümlere göre kendinizi ayarlayabilirseniz, yaşam kalitenizin arttığını rahatlıkla göreceksiniz.

Yazının Devamını Oku

Merak edilen yeni jenerasyon akıllı ev teknolojileri

Bu makalemde sizlere, son zamanların popüler ürünleri haline gelen ve pandemi sürecinde iyiden iyiye ön plana çıkan akıllı ev teknolojilerinden ve yeni jenerasyon teknolojik ürünler ile ortaya çıkan yaşantımızdan bahsedeceğim.

Akıllı ev teknolojilerinin uzun yıllardır herkesin merakı olduğu göze çarpıyor. Öyle ki, izlediğimiz bilim-kurgu filmlerinde bilgisayarların yönetilmesi, yapay zeka ile evin içerisinde yer alan elektronik ürünlerin kontrolü, sesli komutlara cevap veren bir sesin olması her zaman ilgi çekici olmuştur. 

GELECEK ARTIK KAPIMIZDA Uzun yıllardır bilim-kurgu filmlerinde izlediğimiz kareler artık gözümüzün önünde cereyan ediyor. Sesli komutlar, akıllı prizler, temassız işlemler, hareket algılıyıcılar, akıllı süpürgeler, anahtarsız kapı kilitleri, akıllı prizler, sesli asistanlar, vb. ürünlerin listesi uzayıp gidiyor. Özellikle pandemi sürecinde tüm dünyanın evde daha çok vakit geçirmesiyle birlikte evdeki akıllı ürünler daha çok ilgi çeker hale geldi. 

KULLANIŞLI VE İLGİ ÇEKİCİ

Kim odadan içeri girince odanın aydınlık durumuna göre ışığın yanmasını istemez ya da ortam sıcaklığına göre siz evde değilken dahi, oda sıcaklığının kontrol edilerek eve geldiğinizde ortam sıcaklığının hazır olmasını veya izlemek istenilen film, dizi veya programın komutlarla anında tepki vermesini ve isteklerin yerine getirilmesini. Evet, bilim-kurgu filmlerinde kullanılan birçok ürün artık hayatımızda hem de artık uygun maliyetlerle. 

AKILLI ASİSTANLAR HAYATIMIZDA Siri, Google, Alexa, Cortana gibi sesli asistanların akıllı telefonlar ile başlayan serüveni yavaş yavaş kendine bağımsız cihazlarda hayat bulmaya başlayınca ve artık ev, ofis gibi alanlarda kullanımlarının biraz daha kullanışlı hale gelmesiyle birlikte çok daha etkili olmaya başladı. Apple’ın HomePod modeli, Google’ın Home Serisi, Amazon’un Echo serisi gibi birçok sesli asistan güncel yaşamda kullanılır hale geldi. Aslında birçok kişinin ne gerek var dediği ürünler, maliyetleri de göz önüne alındığında oldukça kullanışlı ürünler olarak adlandırılmaya başlandı. En çok kullanılan akıllı asistanların maalesef halen Türkçe komutları stabil olarak yanıtlayamadığını belirmekte de fayda var. Spotify’dan müzik dinleme, televizyon ve müzik sisteminin ses kontörlü, kanal değiştirme, yemek siparişi verme, evdeki priz ve ışıkları açıp kapatma, hava durumunu, saati sesli olarak söyleme, randevu oluşturma, gelen mesajları okuma gibi birçok pratik fonksiyonu olan akıllı asistanların bizim dilimizi şimdilik konuşamaması gerçekten üzücü. 2019 yılı sonuna doğru Google Home uygulamasında ve sesli asistanlarında Türkçe dil desteğinin geleceği belirtilmişti. Ancak 2020 yılının sonlarına gelmemize rağmen halen Türkçe dil desteğinin aktive edilmediğini belirtmekte fayda var.

AKILLI AMPULLER Birçok markanın modelleri içerisinde kuşkusuz ev kullanımında en çok ilgi çeken ürünlerin başında akıllı ampuller geliyor. Birçok marka akıllı ampul modellerinde oldukça iddialı ürünlerini kullanıcılara sunuyor. 16 milyon renk kapasitesi ve Google Home, Apple HomeKit, Amazon Alexa, IFTTT uygulamalarıyla uyumlu çalışan ürünler hem eğlenceli ürünler olarak hem de kullanışlı ürünler olarak nitelendirilebilir. Özellikle evde sosyal medya çekimleri yapan kişiler için güzel bir ambiyans oluşturması sebebiyle ürünlere olan merak da her geçen gün artıyor. 

Yazının Devamını Oku