Tarikatlara kontenjan

CNN'den Meliha Okur, Giresun'da fındık meselesini tartışırken, Yönetim Kurulu Başkanı Salih Erdem'e, bir ay önce atanan yeni Genel Müdür Cemal Öztürk'ün AKP tarafından talimatla atanıp atanmadığını soruyor.

Trabzonlu, eski bir Fiskobirlik yöneticisi olan Erdem, ‘‘Kimseden talimat almadık, kendi seçimimiz yaptık’’ derken, bir yerde rahatsız olduğu ekranlara yansıyordu.

Erdem siyaset üstü, sevilen ve naif bir kişi olarak tanınıyor. Bir dönem Trabzonspor Kulübü Başkanlığı'nı da yapmış Erdem'in 'dinci' yanının olmadığı bildiriliyor. Üç aday arasından bu atamaya şaşırmamış olamaz.

Trabzon'dan bir okurumuz, Okur'un söyleşisinin ardından bu durumu fark etmiş ki, bize Genel Müdür Cemal Öztürk'ü anlatmak istiyor:

‘‘Kendisinin söylediği gibi Giresun'da fındık bahçesi olduğu doğrudur. KTÜ Rize Meslek Yüksek Okulu'nda part-time olarak işletme dersi okutmuştur. Ancak akademik unvanı yoktur. Üniversiteden üç yıllık izin alarak bu göreve atanmıştır. Kendisinin atanmasında ilginç bir süreç vardır. MC döneminde (1977) Ticaret Bakanlığı'na 'uzman'olarak girmiş; Refahyol döneminde ise Çaykur Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu üyeliği yapmış, Hisar Gıda'da Çay Fabrikası Müdürlüğü'nde bulunmuştur. Kadiriler'in önderi kabul edilen Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Haydar Baş'ın iki numaralı adamıdır. Bu tarikata bağlı Mesaj TV ve Bilge Yayıncılık'ta da bir dönem yöneticilik yapmıştır. Son dönem AKP'den Giresun'da aday adayı olmuş, ancak sıralamaya girememiştir. Daha önce tanıştığından dolayı Tayyip Erdoğan bir vefa borcu olarak kendisini Fiskobirlik'e atamıştır. Yani tarikat dengeleri kollanmıştır.’’

BTP’den AKP’ye ders


‘‘Orman alanları hızla geliştirilecektir; orman alanlarında şehirleşme engellenecektir; yangın ve sabotajlara karşı en ağır cezai yaptırımlar uygulanacaktır.’’

(Bağımsız Türkiye Partisi -BTP- programından...)

Saroz’u koruyalım


KEŞAN istikametinden Gelibolu'ya giderken Bolayır yol ayrımından sağa dönün, 800 metre ilerde nefis bir koy göreceksiniz. Burada insanlar güneşlenip denize girmeye çalışıyor, üstelik koyda yüzlerce yazlık ev var. Lakin, Saroz Körfezi'nin ürettiği yosunlar kıyıyı yosun örtüsü haline getirmiş ve son derece pisletilmiş, çoluk çocuk da o pis kumsalda mikroplar içerisinde yüzüp güneşleniyorlar. Aslında bir kepçenin bir saat içerisinde tertemiz yapabileceği bir yer... Bolayır Belediyesi'nin yoksa böyle bir aracı komşu bir belediyeden de rica edebilir. Lütfen güzelliklerimize sahip çıkalım, onları temiz tutalım, umarım bu yazı ile yetkili ve duyarlı insanlar harekete geçer ve o güzelim koy pislikten kurtulur.

Cengaver DABAK / KEŞAN

İşçiler soruyor


YALOVA Elyaf ve İplik San. Tic. A.Ş çalışanlarından bir grup soruyor:

1400 kişinin çalıştığı fabrikamız 1.2.2001'de kapandı. 20 ay sonra İstanbul Elyaf ve İplik San. Tic. AŞ adı altında başka birilerine kiralandı. Bizler tazminatlarımızı alamadığımız gibi maaşlarımız da yarı yarıya düşürülerek işe başladık. Hepsi tamam da; bu 20 ay içinde bizim sigortalarımızın silinmesine ne diyelim. Yalova SSK müdürüyle bizim patronlarımız Pensoy'lar arasında nasıl bir anlaşmadır bu... 20 ayımızı kim verecek bize? Tazminatlarımızı alamamışken bir de sigortalarımızın silinmesi karşısında bu ülkede parası olana kanun var da, işçiye ve dar gelirliye yok mu demek gerekiyor. Bizlere danışılmadan nasıl ve hangi kanuna dayanılarak bu işlem yapıldı?

AKP’ye sınırsız imar yetkisi


ERKAN Mumcu'nun hazırladığı ve geçen perşembe günü Meclis'ten hızla geçirilen 'Turizmi Teşvik Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun' çıktı... Buna göre, başta İstanbul, Antalya, Muğla, İzmir olmak üzere, bakanlığın 'kültür ve turizmi teşvik bölgesi' sayacağı tüm kentlerin imar ve planlama yetkileri belediyelerden ve il özel idarelerinden alınarak, Bakanlar Kurulu kararı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlandı.

Peki bu kanun ne getiriyor?

Mimarlar Odası eski Başkanı Oktay Ekinci şöyle diyor:

‘‘Ayrıcalıklı imar hakları yüzünden Park Otel, Gökkafes, Swissotel, Conrad ve diğerleriyle birlikte Ege ve Akdeniz kıyıları ile ormanlardaki çevre ve kent dokusunu tahrip eden turizm yapılaşmaları yaratıldı. Şimdi ise böylesi bir anlayış, iktidarın seçimlerden önce belediyeleri ele geçirmesi anlamını da getiriyor. Belediyeler 'yerel yönetim reformunu' bekleye dursunlar bir anda yapılan bu uygulama, seçimlerde kentlerin yönetimine kim gelirse gelsin, hükümet eğer isterse bu yasaya göre tüm imar yetkilerini Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlayabilecek... Yani kültür ve turizm bölgesi ilan edilen kentleri bile bakanlık planlayacak; yani iktidara sınırsız imar yetkisi verilmiş olacak...’’

Öktem Bölük savaşı


CHP'nin İstanbul il kongresi hafta sonu yapılacak. 32 ilçe başkanı, Ümraniye eski Belediye Başkanı ve İl Başkanı Şinasi Öktem'e destek veriyor. Önümüzdeki yerel seçimler nedeniyle ‘başkan aday adayları ile meclis üyeleri’ Genel Merkezin etrafında bir görüntü sergiliyor.

Öktem'in örgütte sağladığı güce karşılık muhalefet kanadı, kongrede bir çıkış yapmak istiyor. Bazı üyeler, eski Genel Başkan Altan Öymen'e, demokratik bir mücadele örneği gösterilmesi içi il başkanlığına aday olmasını önerdiler. Ancak Öymen, eski İl Başkanı Mehmet Bölük'ün çevresinde toplanılmasının daha doğru olacağını söyledi.

PARTİÇİ MÜCADELE

Bu durumda kongrede Öktem ve Bölük kapışacak; 601 milletvekili ile 27 milletvekili oy kullanacak. İlçe başkanları, belediye seçimlerinde başarılı olmak için Öktem'in etrafında Kuvayı Milliye ruhu ile birleştiklerini söylerken, en az 450-500 oy sağlayacaklarını öne sürüyorlar. Muhalefet kanadı ise, örgütte 'naylon delege' ile ağırlık sağlanmaya çalışıldığını, Altan Öymen, Mehmet Bölük, Ali Özcan, Cemal Canpolat, Cemal Özdemir ve Bozkurt Nuhoğlu'nun genel merkezin baskısıyla delege yapılmadığını, içe dönük mücadelenin partiyi küçülteceğini belirtiyorlar. Ayrıca, ‘‘Erdoğan ve Gürtuna ile ilgili yolsuzlukları kitaplaştıran, davaların peşine düşen 30 yıllık partili Mehmet Bölük'ün ayıp bir şey yapmış gibi dışlanmak istenmesi ilginçtir’’ diyorlar. Dün il merkezinde bir basın toplantısı yaparak adaylığını açıklayan Mehmet Bölük, ‘‘CHP'de yaşanan ayrımcılık, yolsuzluk ve hukuksuzluğa karşı, örgüt emekçilerinin sesi olacağım’’ dedi.

Bu arada, İstanbul'dan 27 milletvekilinden 15'inin muhalefet kanadında yer aladığı söyleniyor.

Açıklama


İÇİŞLERİ Bakanı Abdülkadir Aksu'nun oğlu avukat Murat Aksu şu açıklamayı yaptı:

‘‘AKP'den Bakırköy Belediye Başkan adaylığı için adımın kulislerde geçtiğini yazıyorsunuz. Doğrudur, ismim çeşitli şekilde ortaya atılıyor. Hatta bazı anketlerde Büyükşehir Belediye Başkanlığı için de geçtiğini görüyorum. Siyasette babam varken, aktif siyasete girmeyi düşünmüyorum. Bu vesile ile bana gösterilen teveccühe teşekkür ederim.’’

MESAJ


ARMUTLU'da 'Mercan' adlı içkili lokanta ve tavernanın yeşil alanda yapılmasına göz yuman Belediye Başkanı, eski ANAP'lı, yeni GP'li Celal Göç'e karşı ‘devlet erkinin yanlış ve keyfi kullanımına’ izin vermeyerek, bizi rahatsız eden bu işyerinin faaliyetini durduran Yalova Valisi Doç. Yusuf Erbay, Kaymakam İsmail Kara, Emniyet Amiri Başkomiser Erol Sevimli'ye teşekkürlerimizi sunarız.

Cengiz MUMAY-ARMUTLU

AYVALIK
Sarımsaklı'dan söz ediyorsunuz. Fakat aynı şeyi Erdek merkezdeki sahil için de söyleyebiliriz. Gelin görün. Neden devlet bu kadar eksik, hukuk işlemez, anlamıyorum.

E.D.-ERDEK

BİR grup polisten şu mektubu aldık: Bir öğretim üyesi üniversitesine, bir subay birliğine özel arabasıyla gittiği zaman arabasına otopark ücreti kesilirse ne düşünürsünüz? Maalesef şu anda İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde çalışan personel işe gittiği zaman işyerine aracı sokulmuyor ve günlüğü 5-6 milyon otapark ücreti ödemeye mecbur bırakılıyor. Emniyet, kendi personeline böyle haksızlık yaparsa vatandaşın hakkını nasıl koruyacaktır?

SPORUN yeniden yapılaştırılması amacıyla hazırlanan kamu tüzel kişiliğine haiz 'Spor Yüksek Kurumu' oluşturulmasıyla ilgili 'Spor Yüksek Kurumu Kanunu Tasarısı' üzerinde Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'nda bugün sabahtan akşama kadar sürecek panel var. Açılış konuşmalarını GSGM Vekili Mehmet Atalay, Vali Muammer Güler ve Başbakan Yardımcısı M.Ali Şahin yapacak.
Yazarın Tüm Yazıları