Şiiri destekleyen ticaret ve sanayi odası

Dr. Nurettin Sözen'in İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde, Kültür Dairesi Başkanı 'Aziz Meslektaşım' Hilmi Yavuz biraderimle POESIUM adlı bir şiir forumu düzenlemiştik.

POESIUM'a Avrupa'nın önde gelen 25 yabancı şairi ile çoğunluğu 1910 doğumlular olmak üzere 25 Türk şairi katılmıştı.

Belediye Başkanı Dr. Nurettin Sözen'in çok istemesine karşın, ilki dünya standartlarının üzerinde gerçekleştirilmiş olan bu forumun ikincisi yapılamadı.

Türlü nedenler arasında edebiyat dünyasının bir kesiminin ‘‘Ala Turca’’ muhalefetini ve İstanbul Belediye Meclisi'nden gelen ‘‘Ecnebi şairlerin karnını doyuracağımıza kentimizin kaldırımlarını yapalım’’ itirazını sayabilirim.

Belediye Meclisi'nin dünyadan habersiz üyelerinin, dünya şiirinin en önemli 25 temsilcisinin İstanbul'a kebap yemeye gelmeyeceğini, Türk şiirinin ve Türk şairlerinin hatırı için çalışma masalarından ayrıldıklarını anlamaları mümkün değildi.

Bu itirazda canımı en çok sıkan, Belediye Meclisi üyelerinin, her yıl değiştirilen peynir dirençli kaldırım taşları ile dünyanın granit sağlamlığında 25 şairini mukayese etmeleriydi.

Bu olumsuz anıyı aktardıktan sonra içime ferahlık veren, göğsümü kabartan bir başka örneğe geçmek istiyorum: Mersin Ticaret ve Sanayi Odası.

Mersinli ve Çukurovalı şairlerin 6 yıldır inatla yayınladığı Islık Şiir Dergisi'nin 19’uncu (ocak/şubat 2004) sayısının son sayfasındaki künye bölümünde, 3x3 cm. boyutlu bir kare içinde okuduğum duyuru beni mutluluktan uçurdu: ‘‘Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'nın katkılarıyla’’.

Böylece, Islık'ın sayfa sayısındaki (12 sayfa) artışın faili belli oluyordu.

İLLER ARASINDA ALTINCI

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'nın kentle ilgili temel görüşlerini bildiğim için bu olay beni çok mutlu etti ama şaşırtmadı:

Bir kent düşünün ki, tesis ve olanaklarıyla limanı Akdeniz'in en önemli limanlarından biri olsun.

Bir kent düşünün ki, hafif sanayi alanında uzmanlaşmış bir Serbest Bölge'ye sahip olsun.

Bir kent düşünün ki, toprakları hor kullanılsa, barbar bir yerleşim ve konut politikasızlığına feda edilmiş olsa da, mevsimlik sebze ve meyve tarımıyla, sera tarımıyla ülkenin en önde gelen üretim merkezlerinden biri olsun.

Bir kent düşünün ki, olanakları yeterince değerlendirilmemiş olsa da 1860'larda kuruluşundan itibaren sanayi bölgesi olmaya çaba göstersin.

Bir kent düşünün ki, ülkenin en modern ve en kaliteli otoyollarından biriyle ülkenin doğu, kuzey ve batısına bağlanmış olsun.

Bir kent düşünün ki, ülkenin en eski demiryolu ile başka bölgelere bağlanmış olsun. Ve bir havalimanına yarım saat mesafede bulunsun.

Bir il düşünün ki, Türkiye'yi geçindiren iller sıralamasında altıncı olsun; kuruluş motorlarından biri olduğu için ulusal ve uluslararası ticaretin ne anlama geldiğini 150 yıldır bilsin.

SANAT VE İŞ DÜNYASI

Bu kent yukarda saydığım özellikleriyle tam anlamıyla bir ‘‘Dünya kenti‘‘, geleni gideni çok olan bir kenttir. Bu kentte işadamlarının, yöneticilerin ve temsilcilerin kalabileceği iyi oteller bulunmalıdır. Bu kentte gelen konukların, yerel yemeklerin dışında yemek yiyebileceği lokantalar; iş konuşacakları barlar, kahveler ve lokaller olmalıdır.

Bu kentte opera, bale, tiyatro ve senfonik orkestra olmalıdır ki, gelenler, yerli halkla birlikte boş zamanlarını estetik ve sanatla değerlendirsin.

Bu kentte, Türkçe’nin yanı sıra dünya dillerinde kitap ve dergilerin satıldığı kitapçılar bulunmasın, resim galerileri olmasın, olmaz!

Bu kentte sanat ve edebiyat dergileri yayınlanmasın, kent ve bölge yazarlarını yayınlayan yayınevleri bulunmasın, olmaz!

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, kentin sahip olduğu ve sahip olmadığı ‘‘şeyler’’in bilgi ve bilincinde. İşte bu bilinçle Islık Şiir Dergisi'ni destekliyor.
Yazarın Tüm Yazıları