Önder Öndeş

Asya’nın en iyilerinde 51 Türk üniversitesi

30 Ekim 2019

Listenin zirvesinde Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi yer aldı. Rus üniversiteleri ilk 10’da öne çıkarken Estonya, Çekya ve Polonya’daki yükseköğretim kurumları da ilk 10’da temsil edildi. 2020 listesinde geçen yıla göre Türk üniversitelerinin önemli bir kısmı sıra kaybetti. Bu yıl en iyi dereceyi 11’incilikle Koç yakalarken ODTÜ 13, Boğaziçi 15, Bilkent 16, İTÜ 20 ve Sabancı 21’inci sırada kendine yer buldu. Bu sene listedeki Türk üniversitesi sayısı 45’ten 51’e yükseldi.

THE LİSTESİ DE AÇIKLANDITimes Higher Education (THE) da bilgisayar ve mühendislik programlarında 2020’nin en iyi üniversitelerini belirledi. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşunun listesinde Türkiye’den en iyi dereceleri Bilkent ve Sabancı mühendislikte 251-300 sıra bandıyla yakaladı. Sabancı ayrıca bilgisayar bilimlerinde de aynı sıra bandında yer aldı. Mühendislik listesinde Türkiye’den 26, bilgisayar bilimlerindeyse 7 üniversite temsil edildi. Mühendislikte Boğaziçi 301-400, Koç 401-500, İTÜ 501-600, Erciyes 601-800 sıra bandına yerleşti. Bilgisayar bilimlerindeyse Boğaziçi, İTÜ ve ODTÜ 401-500, Bilkent ise 501-600 sıra bandında konumlandı. Gazi ve Yıldız Teknik üniversiteleri de ilk 700’e girdi. Mühendislikte California Teknoloji Enstitüsü (Caltech) ve bilgisayar bilimlerindeyse Oxford dünyanın en iyisi oldu.

İLK 10

*Sıralama 2020 dikkate alınarak yapıldı

Yazının devamı...

İlk 1500’de 37 Türk üniversitesi

24 Ekim 2019

US. News, yaklaşık 80 ülkeden 1.500 yükseköğretim kurumunu global/bölgesel araştırmalarda saygınlık, yayın, kitap, konferans sayıları, yayınlara yapılan atıflar, uluslararası işbirliği gibi 13 kritere göre sıraladı. Buna göre, dünyanın en iyisi Harvard olurken, onu  Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ve Stanford takip etti. ABD üniversitelerinin öne çıktığı sıralamada Türkiye’den en iyi dereceyi Boğaziçi 186’ncı olarak elde etti.

TÜRK ÜNİVERSİTELERİ SIRA KAYBETTİSıralanan 1500 yükseköğretim kurumu içinde 37 Türk üniversitesi kendine yer buldu. Türk üniversitelerinin önemli çoğunluğu 2019 listesine göre sıra kaybetti. Türkiye’den en iyi dereceyi 234’üncü sıradan 186’ya yükselen Boğaziçi yakaladı. Onu, ODTÜ 398, İTÜ 424, Hacettepe 532, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 547, Bilkent 571, Ankara 624 ve İstanbul Üniversitesi 706’ncı sırayla takip etti.

YÖK BAŞKANI’NDAN TEBRİKYÖK Başkanı Yekta Saraç, Boğaziçi Üniversitesi’ni Twitter’dan şu sözlerle tebrik etti:
“US News & World Report'un hazırladığı "Dünyanın En İyi Üniversiteleri" sıralamasında bu yıl ilk 200’e giren ve Türkiye özelinde en iyi dereceyi elde eden Boğaziçi Üniversitesinin başta Rektörü olmak üzere, akademik ve idari personelini tebrik ederim.”

ZİRVEDE HARVARD VARHarvard bu yıl da zirvedeki konumunu 100 tam puanla korudu. MIT ikinci, Stanford Üniversitesi ise üçüncü oldu. İngiltere’den en iyi dereceyi 5’incilikle Oxford, Kıta Avrupası’ndan 25’incilikle ETH Zürih, Asya’dan 34’üncülükle Singapur Ulusal Üniversitesi elde etti. US. News’in 2020 sıralamasında önceki yıllarda olduğu gibi ABD üniversiteleri öne çıkarken, Asya ve Avrupa’daki yükseköğretim kurumları geride kaldı.

İLK 1000’DEKİ TÜRK ÜNİVERSİTELERİ

Yazının devamı...

Ödüllü eğitimci Paul Collard: Başarı için ısrar şart

22 Ekim 2019

Paul Collard, İngiltere merkezli Yaratıcı Kültür ve Eğitim Derneği’nin başkanı. Geliştirdiği ‘Yaratıcı Ortaklık’ programı, dünyada her yıl 3
bin okulda uygulanıyor. Bu programla 2011’de Eğitim İnovasyonları Dünya Zirvesi’nde ödüle layık görülen Collard, gelecek yıllarda yaratıcılık kadar, ısrarcı ve disiplinli olma becerilerinin de öne çıkacağını söylüyor. Ona göre, çocuklara değişime nasıl uyum sağlayacakları öğretilmeli. Ayrıca gençlerin iş arayanlar değil, bunu yaratanlar olmaları gerektiğini belirtiyor. Paul Collard ile Sabancı Vakfı’nın 10’uncu Filantropi Semineri sonrasında buluştuk. Gelecekte öne çıkacak beceriler ve gençlerin buna nasıl hazırlanabileceğini konuştuk:

DEĞİŞİMİ BİLENLERİN ŞANSI VAR“Bugün dünya iş arayanların değil, bunu yaratanların peşinde. İşler çok hızlı değişiyor. Bu nedenle ihtiyacımız olan teknik bilginin 
okullarda öğretilmesi neredeyse imkânsız. Günümüzün işleri 30 yıl öncesinden çok farklı, ilerideki 10 yılda daha da değişecek. Bu hızlı değişime nasıl ayak uyduracağımızı bilmemiz gerekiyor. İş yaratabilenler, bu dönüşümle nasıl baş edebileceğini öğrenenlerden çıkacak.

İŞBİRLİĞİ ANAHTAR NİTELİĞİNDEGelecek 10 yılda hangi meslekler öne çıkacak, tahmin etmek zor. Fakat bu mesleklerde hangi yaratıcı becerilere ihtiyaç olacağını söyleyebilirim. Bunları kısaca ‘yaratıcı zihin alışkanlıkları’ olarak tanımlayabiliriz. Bunlar; merak, ısrar, yaratıcılık, disiplin ve işbirlikçilik. Onlar da aralarında toplamda 15 yola ayrılıyor. Herkes en çok yaratıcılık üzerinde duruyor. Bence ısrarcılık göz ardı edilmemeli. Çünkü birçok harika, yaratıcı fikriniz olabilir. Ancak çok kolay vazgeçiyorsanız, bir anlamı olmayacak. Yaratıcı birçok başarılı iş insanı, sanatçı ve girişimciye baktığınızda, yaratıcılık kadar ısrarcılığı da görürsünüz. Günümüzde işbirliği de anahtar önemde. Diğer insanlarla etkili işbirliği yapabilmek, iş dünyasının merkezinde yer alıyor. Bunu başaramazsınız, iş bulma şansınız şimdi olduğu gibi gelecekte de düşük.

Bu becerilerin okullarda geliştirilmesi için öğretmenlerin nasıl öğrettiklerine odaklanılmalı. Bunun için öğretmen eğitimi ele alınmalı. Türkiye’de öğretmenlerle bir araya geldim. Hepsi gerçekten harika. Şunu görüyorum, iyi öğretmen daha da iyi olmak için eğitim almak, yeni şeyler öğrenmek istiyor. Kötü bir öğretmen bu konuda mesafeli oluyor ve eğitimlerden endişe duyuyor.”

DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK İÇİN UĞRAŞIYORUZ - ‘Yaratıcı Ortaklık’ programı, 2002’de ortaya çıktı. Her yıl dünyada yaklaşık 3 bin okulda uygulanıyor. Çocukların başarı ve öğrenme tutkularının artmasını hedefliyoruz. Öğrencilere daha fazla imkân olduğunu göstermek istiyoruz. Bunun için binlerce inovasyon destekleniyor, okul ve yaratıcı profesyoneller arasında işbirliği kuruluyor. Sanatçı, mimar, multimedya geliştiricileri ve bilim insanları öğrencilerle buluşuyor. Onları dinliyor ve yeni projelerin ortaya çıkması için ilham veriyor. Ayrıca öğretmenler, bu özel profesyonellerle hem sınıflarda hem de çeşitli atölyelerde bir araya geliyor, eğitim görüyor. Bunu Türkiye’deki okullara taşımak kolay. Ancak nitelikli profesyonelleri eğitim ortamlarına katmak için yatırım gerekiyor. Almanya’dan Pakistan’a birçok okulda bu yapılabiliyor. Vakıf olarak dünyayı değiştirmeyi arzuluyoruz. Türkiye’de de programın uygulanması için destek olmayı isteriz.

KENDİNİZE İNANIN

Yazının devamı...

Birleşik Krallık’tan 600 bin uluslararası öğrenci hedefi

16 Ekim 2019

Birleşik Krallık, eğitim ve uluslararası ticaret bakanlıklarının imzasını taşıyan ‘Uluslararası Eğitim Stratejileri’ raporunda 2030 hedeflerini açıkladı. Buna göre ülkedeki uluslararası öğrenci sayısının 600 bine; eğitim ihracatınınsa 35 milyar sterline (250 milyar TL) ulaştırılması amaçlanıyor. Birleşik Krallık, vize süreçlerinin desteklenmesinin yanı sıra gözünü Türkiye’nin de aralarında yer aldığı ‘yüksek değerli’ olarak tanımlanan ülkelere çeviriyor.

600 BİN ÖĞRENCİ HEDEFİOECD verilerine göre, 450 bin yabancı öğrenciyle uluslararası eğitimde ABD’den sonra en büyük ikinci pazar olan Birleşik Krallık, 2030’a kadar 600 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyor.

YENİ BÖLGELER AÇILIMÜlkenin AB’den ayrılması durumunda, yeni pazarların da değeri artacak. Birleşik Krallık; Çin, Hong Kong, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Latin Amerika ile Güneydoğu Asya ülkelerine öncelik tanıyacak. Strateji raporunda Türkiye de Orta Doğu ülkeleri grubunda ‘yüksek değerli’ ülkeler arasında gösteriliyor.

VİZE SÜREÇLERİ GÖZDEN GEÇECEKÜlkede, uluslararası öğrenciler için vize devam edecek. Ancak uygun olmayan başvuruların azaltılması için öğrenci ve kurumların yönlendirilmesine destek olunacak. Eğitim sonrasında ülkede ek öğrenim için kalınabilecek sürede düzenlemeler yapılacak. İstihdam fırsatları sağlanacak. Mevcut ve potansiyel öğrencilerin kendilerini daha rahat hissetmeleri için imkanlar genişletilecek.

EĞİTİM İHRACATINA VERİ İLE YAKIN TAKİPBirleşik Krallık’ın eğitim ihracatının 2020’de 23 milyar sterline ulaşması bekleniyor. Ülke, gelecek 10 yıl sonunda 35 milyar dolar hacmini yakalamayı hedefliyor. Bunun için yıllık olarak kolay ulaşılabilir formatta güncel veriler yayınlanacak. Sektörlerden daha hızlı ve doğru verilerin elde edilmesi için işbirliği geliştirilecek.  

YILLIK GÜNCEL STRATEJİ RAPORLARI2030’a kadar yıllık olarak raporlar hazırlanacak. Raporlarda, stratejilerde konulan hedeflere göre alınan yol, detaylı şekilde incelenecek. Buna göre güncellemeler yapılacak.

 

Yazının devamı...

Türk üniversiteleri dünya sıralamalarında... Koç ve Sabancı QS’de ilk 100’de

8 Ekim 2019

YÜKSEKÖĞRETİM derecelendirme kuruluşu Times Higher Education (THE), ‘Sanat ve Beşeri Bilimlerde En İyi Üniversiteler 2020’ sıralamasını tamamladı. Bölüm bazındaki sıralamanın ilki olan listede Bilkent, Boğaziçi ve ODTÜ ilk 400’e, Gazi ve İTÜ ilk 500’e girdi. QS de işletme alanında en iyi yüksek lisans programlarını paylaştı. En iyi dereceyi Türkiye’den 48’incilikle finansta Koç elde ederken, işletme analitiğinde Sabancı ilk 100’de yer aldı.

FİNANSTA İLK 50QS, işletme alanında en iyi beş yüksek lisans programını istihdam, mezun çıktıları, öğrenim ücreti ve akademisyen çeşitliliği kriterlerine göre değerlendirdi. Listelerde en iyi dereceyi finansta 48’incilikle Koç yakaladı. Koç ayrıca yönetimde 72’nci olurken, Sabancı işletme analitiğinde ve finansta ilk 100’e girdi.

BEŞERİ BİLİMLERDE İLK 400THE, her yıl birçok alanda en iyi üniversitelerle ilgili listeler hazırlıyor. Buna göre sanat ve beşeri bilimler alanındaki 2020 listesinde Bilkent, Boğaziçi ve ODTÜ 301-400 sıra bandında yer buldu. Gazi ve İTÜ ise ilk 500’de temsil edildi. THE ilerleyen günlerde sağlık bilimleri, mühendislik ve sosyal bilimler alanlarındaki listeleri de yayınlayacak.

Yazının devamı...

Ar-Ge’ye kaynakta teknik üniversiteler lider

1 Ekim 2019

YÖK’ün son yıllarda üzerinde durarak, üniversiteleri bu konuda geliştirmeye teşvik ettiği Ar-Ge bütçesinde teknik üniversiteler öne çıktı. 2018’de Gebze Teknik, bütçesinin yüzde 25.97’sini Ar-Ge’ye ayırırken; bu oran Bursa Teknik’te yüzde 18.43; ODTÜ’de 16.39; Hacettepe’de yüzde 16.29 ve Kafkas Üniversitesi’ndeyse 15.77 oldu. Dünya sıralamalarında öne çıkan İTÜ yüzde 14.84 ile 9’uncu, Boğaziçi ise yüzde 14 ile 10’uncu sırada yer aldı. İstanbul Üniversitesi ise yaklaşık yüzde 10 ile 15’inci sırada yer aldı.

37 ÜNİVERSİTE YÜZDE 1’İN ALTINDAÜniversitelerin Ar-Ge yatırımları, kurumların araştırma etkileri, endüstriden elde ettikleri gelirleri ve dünyadaki görünümlerini yakından etkiliyor. Dünya sıralamalarında üniversitelerin konumlarında önemli bir paya sahip Ar-Ge bütçesinde 37 devlet yükseköğretim kurumu yüzde 1’in altında kaldı. Büyük çoğunluğu ise yüzde 2 ile 9 arasında bütçesini araştırma-geliştirme faaliyetlerine ayırdı. Raporlarda Amasya, Artvin Çoruh, Bandırma Onyedi Eylül, Bitlis Eren, Tekirdağ Namık Kemal, Tokat ve İzmir Demokrasi üniversitelerinin Ar-Ge için hiç kaynak ayırmadığı görüldü. 

VAKIFLAR DA İNCELENDİYÖK’ün temmuzda yayınladığı ‘Vakıf Yükseköğretim Kurumları 2019’ raporuna göre, 2017-2018 eğitim yılında toplam Ar-Ge bütçesi 1 milyar 595 milyon 540 bin, toplam öz kaynaklı Ar-Ge bütçesi ise 41 milyon 399 bin TL oldu. Toplam Ar-Ge bütçesi sıralamasında Bilkent 358 milyon 276 bin TL ile ilk sırada yer aldı. Koç 304 milyon 277 bin ile ikinci, Sabancı 112 milyon 46 bin TL ile üçüncü, Çankaya 100 milyon 536 bin ile dördüncü ve Yaşar ise 84 milyon 160 bin ile beşinci oldu. Sekiz üniversite ise araştırmaya hiç kaynak ayırmadı.

Yazının devamı...

OECD raporu: İnternet okuldan soğutuyor

26 Eylül 2019

EKONOMİK Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) 2003, 2012 ve 2015 kapsamında öğrenci, öğretmen ve okul yöneticileriyle birçok anket çalışması düzenledi. Organizasyonun üç dönemde yaptığı anketler, 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin okula aidiyet hislerinin ülkelerin büyük çoğunluğunda zayıfladığını gösteriyor. Rapordan öne çıkan detaylar şöyle:

OECD’nin analizinde yer verilen PISA 2015 verilerine göre Türkiye’de 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin yüzde 61.4’ü ‘kendilerini okula ait’ hissediyor. Bu oran 2003 ve 2012’de yüzde 85 civarındayken, Türkiye yüzde 23’le en büyük gerilemenin yaşandığı ülke konumunda. 35 OECD üyesindeki düşüşün ortalamasıysa yaklaşık yüzde 10.

OECD’nin değerlendirmeleri, kendini okulun bir parçası olarak görmeyen öğrencilerin refah ve akademik başarılarının da düşük olduğunu gösteriyor. Dışlanmış hisseden öğrenciler PISA kapsamında düzenlenen testlerden biri olan fen bilimlerinde ortalama 22 puan geride kalıyor.

NEDENİ SÜREKLİ ÇEVRİMİÇİ OLMAKOECD’nin analizine göre, gerilemenin ardında ergenlerin sanal dünyada geçirdiği sürenin artması yatıyor. Öğrencilerin online dünyadaki varlığı artarken, okul topluluklarıyla kurulan yüz yüze iletişim imkânları da daraldı. OECD verileri özellikle 2012’den itibaren 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin mobil online internet servislerindeki varlığının büyük bir hızla arttığını gösteriyor.

Yazının devamı...

OECD raporu: Eğitim harcamaları yüzde 25 arttı

15 Eylül 2019

-Türkiye’de son 10 yılda 25-34 yaş arasındaki üniversite mezunlarının istihdamı yüzde 6 oranında düşerek yüzde 79’dan 73’e geriledi. Bu yaş grubu için erkeklerde istihdam oranı 2008’de yüzde 86 iken, 2018’de yüzde 84’e düştü. Kadınlardaki gerileme daha da dikkat çekici. 2008’de üniversite mezunu kadınların yüzde 70’i iş bulurken, bu oran 2018’de yüzde 62’ye geriledi. Lise mezunlarında bu oran sabit kalırken, bu seviyenin altındaki mezun gençlerde ise yüzde 5 arttı.

- 2018 verilerine göre Türkiye’de yükseköğretime katılım düzeyi yüzde 33 düzeyinde. Buna göre, Türkiye 2008’deki yüzde 15’lik oranı yükseltti. Ancak, OECD’nin geçen yılki ortalaması yüzde 44 idi. 2018 verilerine göre genç yetişkinlerin yüzde 43’ü liseye gitmedi. 2008’de bu oran yüzde 60 civarındaydı. Türkiye gelişme kaydetse de yüzde 15’lik OECD ortalamasını neredeyse üçe katılıyor. Bu, Meksika’nın ardından en yüksek oran.

- 2017’de liseden mezun olanların yaklaşık yarısı mesleki eğitim aldı. Türkiye, böylelikle yüzde 44’lük OECD ortalamasını geride bıraktı. Mesleki eğitim mezuniyetinde sağlık, sosyal işler ile mühendislik alanları öne çıkıyor.

- Türkiye’de genç yetişkinlerin istihdam oranları OECD ortalamasının gerisinde kalırken üniversite mezunu bir çalışan, liseye göre yüzde 64 daha fazla gelir elde ediyor. OECD ortalamasıysa yüzde 57.

TECRÜBENİN ETKİSİ SINIRLI

- Düşük maaşlar ve artış düzeyi, öğretmenlik mesleğinin çekiciliğini sınırlıyor. Türkiye’de devlet okullarında çalışan tecrübeli bir eğitimcinin kazancı, mesleğe yeni başlayana göre yüzde 27 oranında daha yüksek. Bu oran OECD’de 61-67 civarında.

- Cinsiyetlerde istihdam makası OECD’ye göre tüm düzeylerde açık. Lise mezunu olmayan bir erkek, kadına göre 3 kat daha fazla ihtimalle iş sahibi oluyor. Bu fark lise ve önlisans mezunlarında 2.5 katken, üniversitede 1.4.

- Türkiye’de eğitim harcamaları artsa da hala öğrenci başına harcama düşük ve özel harcamalara dayanıyor. Özel kaynak harcamaları ilk ve orta düzeyde toplam harcamanın yüzde 25’ine denk geliyor. Bu oran, OECD’de yüzde 10’a düşüyor. Öğrenci başına düşen harcama OECD ortalamasının yaklaşık yarısı düzeyinde. İlkokuldan üniversiteye harcama 5 bin 633 dolar seviyesindeyken OECD’de 10 bin 502 dolara yükseliyor.

Yazının devamı...
Önder ÖNDEŞ Kimdir?

Önder ÖNDEŞ