Önder Öndeş

YKS’de geri sayım... 2.5 milyon adayın gözü 1 milyon kontenjanda

17 Temmuz 2019

Öğrenciler, ÖSYM’nin internet adresi üzerinden, T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle sonuçlarını görüntüleyebilecek. Adaylar, üniversite tercihlerini ise 23-29 Temmuz arasında yapabilecek. 2019 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’na göre, önlisans ve lisans programlarında açıköğretim dahil toplam 1 milyon 7 bin 191 kontenjan var. YKS’nin Temel Yeterlilik Testi’nde (TYT) en az 150 puan alanlar önlisans; Alan Yeterlilik Testleri’nde (AYT) ve Yabancı Dil Testi’nde 180 puan alan adaylar ise lisans programlarını tercih edebilecek.

24 TERCİH HAKKIUzmanlar, adayların tercih yaparken başarı sırasına bakmalarını tavsiye ediyor. ÖSYM, adaylara, 24 tercihi sıralama için şu uyarıda bulunuyor: “24 tercihin baştaki birkaçına ‘Puanım yeterli olmayabilir’ endişesine kapılmadan, en çok istediğiniz programları yazabilirsiniz. Ancak kazansanız bile kaydolmayı istemediğiniz bir programa tercih listenizde yer vermemeniz yararınıza olacak.”

Bu yıl ‘geleceğin meslekleri’ olarak tanımlanan bilgi güvenliği teknolojisi, yapay zekâ mühendisliği, yazılım geliştirme, dijital medya ve pazarlama, hibrid ve elektrikli taşıtlar teknolojisi, üç boyutlu modelleme ve animasyon gibi lisans ve önlisans programları da ilk defa öğrenci alacak. Bazı programlarda ise kontenjan azaltıldı. YÖK, öğretmenlik programlarının kontenjanlarını yaklaşık yüzde 10 düşürdü. Geçen sene 53 bin 796 olan bu programların kontenjanı bu yıl 48 bin 546 olarak belirlendi. Sağlıkta ise ikinci öğretim önlisans programlarında kontenjan azalırken, tıp, diş hekimliği ve hemşirelik gibi lisans bölümlerinde ortalama yüzde 10’luk artış yaşandı. Kontenjanlar, tıpta 15 bin 50, diş hekimliğinde 6 bin 680, hemşirelikte ise 15 bin 33. Hukuk fakültelerinde kontenjanlar 16 bin 97, mimarlıkta 8 bin 641, mühendislikte 77 bin 430, temel bilimlerde 10 bin 87, ziraat-tarım ve doğa bilimleri fakültelerinin programlarında 5 bin 201 oldu.

Geçen yılki TYT’de en az 200 puan alan adaylar, bunları bu seneki tercihlerinde kullanabilecek. Buna göre, 2018’de TYT puanı 200 ve üzeri olan adayların, sınavdaki başarı sıraları dikkate alınarak yüzdelik dilim değerleri hesaplanacak. 2019-TYT’de bu yüzdelik dilim değerlerine karşılık gelen 200-500 puan aralığındaki puanlara dönüştürülecek. Hem 2018 TYT’ye girerek ‘Dönüştürülmüş Puanı’ olan, hem de 2019-TYT puanı bulunan bir adayın yüksek olan puanı, 2019-TYT nihai sınav puanı olacak.

 

Yazının Devamını Oku

Vakıflarda ücretler yüzde 20 arttı

16 Temmuz 2019

ÖSYM’nin önbilgilendirme için yayımladığı ‘2019 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nda, vakıf üniversitelerinin 2019-2020 eğitim yılı program ücretleri de yer aldı. Öğrenim ücretleri, geçen yıla göre yaklaşık yüzde 20 artarken; tıpta ortalama yıllık ücret 80 bin, hukukta 55 bin, mühendislik ile mimarlıktaysa 50 bin TL’ye yükseldi. Tıp, hukuk, mimarlık ve mühendislik gibi gözde programlarda en yüksek ücret Koç Üniversitesi’nde.

HUKUK İÇİN 55 BİN TLBu yıl bir vakıf üniversitesinde hukuk eğitimi yıllık ortalama 55 bin TL. Dolayısıyla dört yıllık hukuk eğitiminin maliyeti bugünkü fiyatlarla 220 bin TL’yi buluyor. Bu programda en yüksek ücret 96 bin 500, en düşük ise 35 bin TL. Genel olarak ücretler 40 ile 60 bin TL arasında değişiyor. Bu alanı isteyen adayların Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) eşit ağırlık puan türünde ilk 190 bine girmesi bekleniyor.

MÜHENDİSLİKTE 50 BİN TL’Yİ BULDUVakıf üniversitelerinde mühendislik ile mimarlık eğitiminin yıllık ortalama ücreti 50 bin TL. Dört yıllık lisans eğitimiyle toplam ücret 200 bin TL’yi buluyor. En yüksek ücret ise, 96 bin 500 TL. Bu rakam 25 bin TL’ye kadar geriliyor. Mühendislik yazacak öğrencinin başarı sırasının en az 300 bin; mimarlıktaysa 200 bin olması gerekiyor. Bu alanlar sayısal puanla öğrenci alıyor.

PSİKOLOJİ 45 BİNYKS’de eşit ağırlık puan türünde gözde alanlar arasında yer alan psikolojinin ortalama ücreti 45 bin TL. Ücretler, 30 bin ile 60 bin TL arasında değişiyor. İletişim ve işletme gibi diğer lisanslarda da durum benzerlik gösteriyor. Öğretmenlik programlarındaysa ücretler 30 ile 45 bin TL arasında; ortalama 40 bin TL’yi buluyor.

TIP İÇİN 500 BİN TL GÖZDEN ÇIKARILACAK2019-2020 eğitim yılında vakıf üniversitelerinde tıp ile diş hekimliği programlarının bir yıllık ortalama ücreti 80 bin TL. Tıp programlarının altı yıl sürdüğü ve yıllık artışlar dikkate alındığında yaklaşık 500 bin TL’nin gözden çıkarılması gerekiyor. Tıpta en yüksek ücret yıllık 133 bin, en düşük ise 55 bin TL civarında. Ücretler çoğu kurumda 60 ile 80 bin TL arasında değişiyor.

Diş hekimliğinde ise en pahalı program 90 bin TL’yi buluyor. Tıp programı tercihi için YKS’de sayısal puan türünde ilk 50 binde yer alma şartı aranıyor.

Yazının Devamını Oku

Üst düzey yöneticilerden gençlere kariyer tüyoları: Mutlu olduğunuz alan başarı da getirir

16 Temmuz 2019

Meslek seçimi, henüz liseden yeni mezun bir gençseniz, kolay bir tercih değil. Özellikle çevreden gelen talepler, yükselen alanlar, maddi kaygılar ve kararsızlık da işin içine karışınca yanlış kararlar alınabiliyor. Bahçeşehir Üniversitesi’nin geçtiğimizhaftalarda düzenlediği ‘İşimizİş’ etkinliğinde ulusal ve uluslararası şirketlerin tecrübeli yöneticilerine kariyer önerilerini sorduk.

İSTENENDEN BİR FAZLASINI VERİNRuken Mızraklı (Gündüz Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı): İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. Aslında mezun olduğum alan joker gibi. Her alana endüstri mühendisliğini bir şekilde dahil edebilirsiniz. Müşteri ilişkilerinden finansa birçok alan hakkında bilgi sahibi olmanız gerekiyor. Üniversite seçimimi puanıma göre yaptım. Aslında tıp okumak istiyordum. Ama endüstri mühendisliğinin geleceği olduğunu gördüm ve tercih ettim. Yünlü deride Türkiye kapasite açısından dünyada birinci sırada. Bizim coğrafyamız buna imkân veriyor. Bu nedenle Türkiye’de geleneksel meslek alanlarından yola çıkarak da gençler ilerleyebilir. Gençler üniversitede hangi mesleği seçerse seçsin, sahada olmalı ve işini iyi yapmalı. İstenenden bir fazlasını vermelisiniz. O zaman fark ediliyorsunuz ve insanlar size yeni fırsatlar sunmaya başlıyor.

BÖLÜM ÇOK ÖNEMLİ DEĞİLRenan Özyerli (MSD Türkiye Genel Müdürü): İstanbul Fen Lisesi’nden mezun oldum. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünü tamamladım. Ancak bölümün çok önemli olmadığını düşünüyorum. Yüksek lisansta uzmanlaşılabilir. Ne iş yaparsanız yapın, farklı alanlarda bilgi ve becerilerinizi geliştirecek deneyimleriniz olması gerekiyor. Staj ya da gençler için düzenlenen programlara katılmayı deneyin. Şirketler farklı tecrübelere sahip gençlere önem veriyor. Önümüze bir CV geldiğinde genellikle en altlara yazılan hobiler veya dahil olunan etkinlikler kısmına dikkat ediyoruz. Bunlar sizin farklılaşmanızı sağlıyor. Bu nedenle üniversitede gençler kendilerini akademik olarak geliştirirken, bu yönlerine de odaklanmalı. Hangi programı tercih edeceğine karar veremeyen genç arkadaşlarım, sektörlerin içindeki insanlarla konuşun. Etrafınızdan bilgi alın. Geleceğin meslekleri bugüne göre çok farklı olacak. Size yeni ufuklar açacak insanlara ulaşmaktan çekinmeyin, soru sorun.

İŞİNİZİ İÇTEN YAPINMehmet T. Nane (Pegasus Genel Müdürü): Enteresan bir eğitim hayatım var. Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Meslek Yüksekokulu’nda bir yıl okuduktan sonra dört yıllık psikolojik rehberlik ve danışmanlık programına geçtim. İki yıllık eğitimin ardından 1990’da siyaset bilimleri programından mezun oldum. 1988’de henüz öğrenciyken bir bankada çalışmaya başladım ve onun açtığı sınavda başarılı olunca yönetim asistanı oldum. İngiltere’de bankacılık alanında yüksek lisans yaptım. 1997-2016 arasında Sabancı Holding’te çalıştım. Şimdiyse Pegasus’un Genel Müdürüyüm. Meslek tercihi yapacak genç arkadaşlara sadece şunu söyleyebilirim: “Ne yaparsanız, iyi yapın”. Örneğin; bir restoran açıyorsanız, kapınızda sıralar oluşacak kadar iyi yemek servis edin. İster genel müdür, isterse de bir midyeci olun, işinizi iyi yapın. Peki, bu nasıl olur? Bulunduğunuz ortama, yaptığınız işe değer katmalısınız. İşin içerisine kalbinizi ve aklınızı da dahil etmelisiniz. İçten gelerek yaptığınızda bu, diğer insanlara da yansıyor ve başarılı oluyorsunuz. Havacılık yükselen bir sektör. Ama sadece bu nedenle tercih etmeyin. İlginiz olması lazım. Pegasus olarak biz gençlere yönelik programlar yapıyoruz. Kabin çalışanları için de programlarımız var.

‘İYİ Kİ’LERİNİZ ÇOK OLSUNEser Cevahir (Cevahir Holding Yönetim Kurulu Üyesi): Üniversiteyi işletme alanında ABD’de tamamladım. Tercih yapacak arkadaşlar, ne istiyorsa onu okusun. Kendi tecrübemden yola çıkarak, istediğim bölümde eğitim almanın bana mutluluk ve çalışma isteği verdiğini söyleyebilirim. Mutlu bir birey olmak en önemlisi. Eğer mutluysanız o, sizi başarıya sürükler ve kazanmaya başlarsınız. İleride aynaya baktığınızda ‘keşke’lerinizden çok ‘iyi ki’leriniz varsa, bir şeyleri doğru yapmışsınız demektir. Bunun yolu da mutlu olacağınız bir alanı tercih etmekten geçiyor. Geleceğin meslek çıkarımlarını yetersiz buluyorum. Bugün şirketler çeyreklik planlar yapıyor. Meslekler altı ayda yok olabiliyor. Diğer taraftan üç ayda bir yeni mesleğin çıktığı dünyamızda, gelecek beş yıl için tahmin yapmak çok güç. Bu kadar hızlı dünyada gençler kendilerinin çok yönlü kabiliyetlerini geliştirmeli. Takım çalışması gibi sosyal becerilerin yanı sıra mesleğinin dışında ilgili alanlar hakkında da bilgi sahibi olmalılar.

KARARSIZLAR TEMEL BİLİMLERİ SEÇEBİLİRSani Tiryaki (Enerji Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi): Koç Lisesi’nden mezun olarak, Bilkent Üniversitesi Bankacılık ve Finans bölümünü kazandım. Fransa ve İsviçre’de yüksek lisansımı tamamladım. Ulusal ve uluslararası birçok şirkette çalıştım. Bir vakıf üniversitesinde MBA programında ders veriyorum. Hangi programı okuyacağına karar vermek, henüz 18 yaşındaki bir genç için kolay değil. İlerleyen yıllarda verdiğimiz kararlardan pişman olabiliyoruz. Kararsız genç arkadaşlarım matematik, fizik gibi temel bilim alanlarını tercih edebilir. Bu sayede birçok meslek alanı için gereken bilgi ve beceriyi kazanabilirsiniz. Örneğin, matematikten mezun olan biri, kısa sürede finans alanında ilerleyebilir. Ancak tüm bunların ötesinde mutlu olabileceğiniz bir alanı tercih edin. Bu sayede mesleğinizde çok daha hızlı ilerleyebilirsiniz. Geleceğin meslekleri dendiğinde aklımıza adını daha önce hiç duymadıklarımız geliyor. Ama berberlik ve kasaplık gibi ustalık gerektiren meslekler de varlığını koruyacak. Yani insan ustalığına ihtiyaç olan meslekleri düşünmeliyiz. Ayrıca disiplinlerarası alanlar öne çıkacak.

Yazının Devamını Oku

Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması 2019: Öğrencileri en çok tıp memnun ediyor

14 Temmuz 2019

Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı (ÜNİAR), ‘Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması 2019’ u yayımladı. 188 üniversitede 35 bin 715 ile yapılan çalışmaya göre öğrencilerin en memnun olduğu üniversite Özyeğin, fakülte ise tıp oldu. Geçen yıla göre üniversitelerin yaklaşık yüzde 65’inde memnuniyet düştü. Nitelikli üniversitelerle diğerleri arasındaki makasın büyüdüğüne işaret edilen rapordan öne çıkan başlıklar şöyle: 

VAKIFLAR SOLLADI
Araştırmada üniversitelerden genel memnuniyet; ‘öğrenim deneyiminin tatminkârlığı’, ‘yerleşke ve yaşamının doyuruculuğu’, ‘akademik destek ve ilgi’, ‘kurumun yönetim ve işleyişinden memnuniyet’, ‘öğrenme imkân ve kaynaklarının zenginliği’ ve ‘kişisel gelişim ve kariyer desteği’ olmak üzere farklı alanlarda ele alındı. Öğrencilerin en memnun olduğu üniversite 2018 sıralamasındaki konumunu koruyan Özyeğin oldu. Onu, Sabancı ve Bilkent takip etti. Devlet üniversitelerindeyse Abdullah Gül 5’inci sırayla öne çıktı. Üniversite Araştırmaları Laborutarı memnuniyet düzeyine göre kurumları ‘A+ ile ‘FF’ arasında puanlandırdı. Sıralamada çoğunluğu vakıf, 14 üniversite en yüksek puan olan ‘A+’ aldı. Bir önceki yıla göre, genel memnuniyet puanını 42’üniversite artırabildi. 115 kurumsa puan kaybetti.

TIP FAKÜLTELERİNİN MEMNUNİYETİ ‘PEK İYİ’
Öğrencilerin en fazla memnun oldukları fakülte tıp oldu. ‘A’ alan tıp fakültelerini; ‘B’ ile diş hekimliği ve ‘C’ ile sağlık bilimleri takip etti. Memnuniyet düzeyi en az fakülteler ise fen-ebebiyat; orman ve ziraat. 2019’da bir önceki yıla göre ilahiyat ve turizm hariç bütün fakültelerin memnuniyet puanları 5 ila 26 puan arasında düştü. En büyük kayıp 26 puan ile hukukta oldu. Eğitimde bu sayı 24 ve işletme ile iktisatta 23.

HER 10 ÖĞRENCİDEN 6’SI ÖĞRETİMİ BEĞENMİYORAraştırmada öğrencilerin derslerin verimliliği, akademisyenlerin ders işleme biçimleriyle çalışmalalar hakkında görüşleri de alındı. Buna göre, öğrencilerin yüzde 64’u bunları tatminkar bulmadı. ‘Öğrenim deneyiminin tatminkârlığı’ boyutunda 188 üniversitenin 68’i ‘B’ ve üzeri bir ortalamaya sahip. Sadece 39’u ‘A+’ ve ‘A’ düzeyinde öğrencilerini memnun edebildi. Bu alandaysa ilk sırada Sabancı yer alıyor. Boğaziçi ikinci, Abdullah Gül ise üçüncü.

YÜZDE 42 SOSYAL HAYATTAN MEMNUNÖğrencilerin yüzde 42’si öğrenci kulüplerinin işleyişi, yerleşkedeki sosyal hayat, binaların fiziki koşulları, sağlık hizmetleri, güvenlik gibi konularda üniversitelerinden memnun. ‘Yerleşke ve yaşamının doyuruculuğu’ boyutunda 188 üniversitenin 80’i ‘B’ ve üzeri bir ortalamada. 52’si ise ‘A+’ ve ‘A’ düzeyinde öğrencilerini memnun edebiliyor. Bu alandaki sıralamada ise Yeditepe ilk sırada. Koç ikinci, Akdeniz ise üçüncü.

AKADEMİK DESTEKTE 43 ÜNİVERSİTE İYİ

Yazının Devamını Oku

Öğrencileri en çok tıp memnun ediyor

14 Temmuz 2019

188 üniversitede 35 bin 715 kişi ile yapılan çalışma, üniversitelerin yaklaşık yüzde 65’inde memnuniyetin geçen yıla göre düştüğünü gösteriyor. Rapordan öne çıkan başlıklar şöyle:

VAKIFLAR SOLLADI

- Üniversite Araştırmaları Laborutarı, kurumları ‘A+’ ile ‘FF’ arasında puanlandırdı. Sıralamada çoğunluğu vakıf 14 üniversite en yüksek puan olan ‘A+’ aldı. Bir önceki yıla göre, genel memnuniyet puanını 42’üniversite arttırabildi. 115 kurum puan kaybetti. Öğrencilerin en memnun olduğu üniversite 2018 sıralamasındaki konumunu koruyan Özyeğin oldu. Onu, Sabancı ve Bilkent takip etti. Devlet üniversitelerindeyse beşinci sırada yer alan Abdullah Gül öne çıktı.

- Öğrencilerin en fazla memnun oldukları fakülte tıp oldu. Bunu diş hekimliği ve sağlık bilimleri takip etti. Memnuniyet düzeyi en az fakülteler ise fen-ebebiyat, orman ve ziraat oldu. En büyük kayıp 26 puan ile hukukta oldu.

- Derslerin verimliliği, akademisyenlerin ders işleme biçimleri hakkındaki görüşlere göre, öğrencilerin yüzde 64’ü tatminkar değil. ‘Öğrenim deneyiminin tatminkârlığı’ boyutunda üniversitelerin sadece 39’u ‘A+’ ve ‘A’ düzeyinde. Bu alanda ilk sırada Sabancı yer alıyor.

- Öğrencilerin en memnun kalmadığı alan üniversitelerin yönetim ve işleyişi. Sadece 14 üniversite öğrenci işlerinin işleyişi, üst yöneticilerin ilgisi, kararlara katılım ve sorunlara duyarlılık gibi konularda üst düzeyde. Bu listede birinci MEF.

- Öğrencilerin yüzde 42’si öğrenci kulüpleri, sosyal hayat, binaların fiziki koşulları gibi konularda memnun. ‘Yerleşke ve yaşamının doyuruculuğu’ boyutunda 188 üniversitenin 80’i ‘B’ ve üzeri bir ortalamada. Bu alanda Yeditepe ilk sırada.

- İmkân ve kaynaklar öğrenciler gözünde çok problemli. 188 üniversitenin 72’si ‘B’ ve üzeri bir ortalamada. Bu alandaki zirvede Koç yer alıyor.

Yazının Devamını Oku

En yüksek onur Acemoğlu’na

12 Temmuz 2019

Ekonomi alanında dünyanın önde gelen bilim insanları arasında yer alan Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) bir akademisyenin alabileceği en yüksek unvana layık görüldü. Prof. Dr. Acemoğlu, siyaset bilimci Prof. Dr. Suzanne Berger ile birlikte ‘Enstitü Profesörü’ unvanını aldı. Bu onur, alanında yaptığı çalışmalarla MIT’e çok büyük akademik katkılar sağlamış bilim insanlarına veriliyor. Şu ana kadar sadece 10 bilim insanının seçildiği unvanı alanların sayısı Prof. Dr. Daron Acemoğlu ve siyaset bilimci Prof. Dr. Berger ile birlikte 12’ye ulaştı. İlk olarak 1995’te verilen unvana 2015’ten beri kimse layık görülmüyordu.

‘ÖZÜNÜ SOMUTLAŞTIRIYOR’Üniversitenin haber platformu MIT News’e açıklama yapan Rektör Prof. Dr. L. Rafael Reif, Acemoğlu’nun MIT’nin özünü somutlaştırdığını belirterek, “Daron olağanüstü akademik başarılar inşa etti. Çünkü işinde yaratıcılığa; ulus, toplum ve çalışanların nesnel kaderleriyle ilgili derin sorulara odaklandı. Onun çalışmaları zamanımızda daha iyi bir dünyanın yapılması için hayati olacak” diye konuştu.

KİMDİR?Ekonomi alanında dünyanın en etkin bilim insanları arasında yer alan Prof. Dr. Acemoğlu, lisans eğitimini Birleşik Krallık’ta York Üniversitesi’nde tamamladı. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Londra Ekonomi Okulu’nda yaptı. 1993’ten beri MIT’de akademik çalışmalarını sürdüren Acemoğlu’nun yüksek atfa sahip 120’nin üzerinde makalesi ve dünya çapında çeşitli dillere çevrilen kitapları bulunuyor.

Yazının Devamını Oku

Avrupa’nın en iyisi ‘Oxbridge’ seçildi

10 Temmuz 2019

Listenin en üstünde Oxbridge (Oxford ve Cambridge üniversiteleri için kullanılan ortak isim) yer aldı. Bu iki İngiliz okulunu İspanya’dan Navarra Üniversitesi takip etti. Türkiye bu sıralamada Avrupa bölgesinde değerlendirilmediği için Türkiye’deki üniversitelerin alınmadığı listede 18 ülkeden yaklaşık 260 yükseköğretim kurumu; kaynaklar, öğrenci memnuniyeti, çıktılar ve çevre gibi kriterlere göre sıralandı. Bunun yanında, 125 bin kişiyle düzenlenen THE Avrupa Öğrenci Anketi’nden elde edilen verilerden de faydalanıldı.Bu yıl Kıta Avrupası’nın en iyisi Almanya ve Fransa gibi ülkelerdeki yükseköğretim kurumlarını geride bırakan İspanya’dan Navarra Üniversitesi oldu. Birleşik Krallık üniversitelerinin öne çıktığı listede Almanya’dan en iyi temsili 35’incilikle Heidelberg ve Fransa’dan ise Paris-Sud üniversiteleri elde etti. 

Yazının Devamını Oku

Avrupa Komisyonu raporu: 0-5 yaş grubu en çok Türkiye’de

10 Temmuz 2019

Rapora göre Türkiye, yaklaşık 8 milyon ile 0-5 yaş aralığında en fazla çocuğa sahip ülke. Bunun yanında raporda Avrupa’da ülkelerin çoğunda en azından bir yıllık ücretsiz erken çocukluk eğitimi ve bakımı hizmeti sağlandığı belirtiliyor. Ancak, Türkiye’nin de aralarında yer aldığı Estonya, Hırvatistan ve Norveç gibi ülkelerde aileler, bu eğitimin tüm düzeyleri için maddi katkı sunmak zorunda. Raporda öne çıkan başlıklar şöyle:

0-5 yaş aralığında yaklaşık 8 milyon ile en fazla çocuğa sahip ülke Türkiye. Türkiye’yi 4 milyon 820 bin ile Birleşik Krallık takip ediyor. Fransa’da bu sayı 4 milyon 708 bin ve Almanya’da ise yaklaşık 4.5 milyon.

2017 verilerine göre Türkiye’de 4 yaş ve üzerinde erken çocukluk eğitimine katılım oranı yüzde 54.7. Bu Makedonya’nın ardından Avrupa’da en düşük oran. Fransa, Birleşik Krallık ve İrlanda’da tüm öğrenciler bu düzeyde eğitime katılıyor. 38 Avrupa ülkesinin ortalaması yüzde 95’i bulurken kıtanın gelişmiş ekonomilerde yüzde 90’nın altına inmiyor.

Türkiye, evde çocukluk eğitimi hizmeti bulunmayan 10 ülkeden biri. Bulgaristan, Yunanistan, Litvanya, Romanya, Arnavutluk gibi ağırlıklı Balkan ülkelerinde de böyle bir yöntem uygulanmıyor. İskandinav ülkeleri bu konuda öne çıkıyor.

Avrupa ülkelerinin çoğunda en azından bir yıllık ücretsiz erken çocukluk eğitimi ve bakımı hizmeti sağlanıyor. Ancak, Türkiye’nin de aralarında yer aldığı Estonya, Hırvatistan ve Norveç gibi ülkelerde aileler, bu eğitimin tüm düzeyleri için maddi katkı sunmak zorunda. Bu ülkelerin bazılarında ek saatler için ücret de talep edilebiliyor. Kimilerinde ise yemekler ücretli. Öte yandan, Türkiye’de çocukların okul öncesi eğitimine katılımı için yeni bir girişim başlatıldı. Bu çerçevede, temmuz ayı başından itibaren iki ay süreyle, bugüne kadar hiç okula gitmemiş çocuklara ücretsiz okul öncesi eğitimi verilmeye başlandı. Bu olanaktan Suriyeli göçmen ailelerin çocukları da yararlanacak. 

4 YAŞ VE ÜZERİNDE ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİNE KATILIM ORANLARI

Yazının Devamını Oku