Keşke

* Keşke Başbakan Erdoğan, “toplumsal barış” denilen büyülü kıvamı elinden kaçırmasa ve toplumun bir kesiminde kendisine karşı müthiş güvensizliğin oluşmasına katkıda bulunmasaydı.

Haberin Devamı

* Keşke Başbakan Erdoğan, DTP Genel Başkanı Ahmet Türkle yaptığı görüşmeden sonra “Diğer liderlerle de bakanım görüşecek” demesiydi.

* Keşke Beşir Atalay, zemin yoklamaya gazeteler ve akademisyenlerle başlamak zorunda kalmasaydı...


* Keşke dağdan inen PKK’lıların şov yapmalarına zemin hazırlanmasaydı...


* Keşke “sürece ara verdik” denilerek zaaf gösterilmeseydi.


* Keşke sadece uluslararası konjonktüre yaslanarak hareket edilmeyip, biraz da içerideki koşullar dikkate alınsaydı...


* Keşke kibirden uzak durulsaydı...


* Keşke CHP Lideri Deniz Baykal, “Biz Kürt sorununa dair raporlar yayınlamakla ünlü bir partiyiz... Gelin görüşelim” diyebilseydi...


* Keşke olayın iletişimi iyi kurulsaydı... Kevin Costner saçmalıklarıyla işe başlanmasaydı...

Haberin Devamı


* Keşke niyetin halis olduğuna Güneydoğu kadar Batı da inandırılabilseydi...


* Keşke herkesin “Bunlar Apo’yu affedecekler” dediği bir dönemde, yandaş gazetelerde “Apo’yu paşa yapalım” türünden yangına körükle gidici yorumlar çıkmasaydı...


* Keşke Meclis’teki görüşmeler 10 Kasım tarihinde yapılmasaydı...


* Keşke Meclis’teki görüşmelerde uzlaştırıcı ve sakinleştirici taraf olması gereken iktidar, gerginliğin artmasına katkı sunmasaydı...


* Keşke AK Partili Suat Kılıç belagatin şehvetine kendini kaptırmak yerine AK Partili Ömer Çelik gibi sakin kalabilseydi...

 

İnanç editöründe aranan şartlar

 

HÜRRİYET’e bir “inanç editörü” aranıyor...


Ertuğrul Özkök ilan etti, Kanat Atkaya kaygılarını dile getirdi.


Ben de...


“Abi ben bu işi çok iyi yaparım... Yap bir abilik de beni bu göreve getirsinler” diye gelen çok sayıda başvuru mesajını göz önünde bulundurarak...


Bir “şartname” hazırladım...


İşte Hürriyet’in inanç editöründe bulunması gereken vasıflar:


* * *


Amel-i salih işleyen bir kul olmak.


Ehli takva ve ehli zühd olmak.


Melamet hırkasını giymek... Ar namus şişesini taşa çalmak.


Ehli sünnet ve ehli tarik olmak... Ama “Ehl-i Beyt” sevgisini de ihmal etmemek.

Haberin Devamı


En az yüz elli tane sahih hadisi ezbere okuyabilmek.


Murat Bardakçı’dan bir parmak daha iyi Osmanlıca bilmek.


Lisan-ı Arabi ve Lisan-ı Farisi’ye vukufiyet... En az bir Garp lisanına hakimiyet...


Hurufi meşrep olmak...


Mescid-i Haram’da en az Ertuğrul Özkök kadar ihlaslı vakit geçirmiş olmak...


İmam-ı Gazali ile İbni Rüşd arasındaki problematikte İbni Rüşd taraftarı olmak. Kimyayı Saadet’i bilmek...


Erzurumlu İbrahim Hakkı’yı kıraat etmiş olmak...


Papa’ya en az beş ihtida çağrısı içeren mektup yazmış olmak.


Rind meşrep olmak.


Ahmet Hakan ekolünden ziyade Fehmi Koru ekolüne yakın olmak...


İtikatta Saadet’e, amelde AK Parti’ye yakın olmak...


“Ateistleri Müslüman yapacak 40 delil”in en az 20’sini bilmek.

Haberin Devamı


Sonuçta bir gazetede görev yapılacağı için fitneye, fesada, gıybete, çekememezliğe, çekiştirmeye, numaracılığa karşı müsamahalı olmak...

 

Sigara yasağı nelere yol açtı

 

BİR: Sigara için Türk insanı, o meşhur sıcağa yatkınlık özelliğini kaybetmeye başladı...


İKİ:
Başta Tünel Meydanı olmak üzere büyük şehirlerin bazı meydanları, Batı’daki muadillerini aratmayacak bir izdihama sahne olmaya başladı.


ÜÇ:
“Ah bir ataş ver...” cümlesiyle başlayan yeni iletişim ortamları doğdu... Olaya ecnebi lisanından bir de isim bulundu: “Smoking anda florting..”


DÖRT:
Isıtıcı satışlarında patlama... Tüplüler terk edildi, elektrikliye dönüş var...


BEŞ:
Mekanlar sigara içmeyenlere kaldı... Ferah ve geniş mekanlarda sigara içmeyenler, dışarıda titreyenlerin dedikodularını yapmaya başladı...

Haberin Devamı


ALTI:
Mekan seçimlerinde “Isıtıcısı kuvvetli mi?” meselesi, en önemli ölçüt olmaya başladı...


YEDİ:
Bazı cesur ve pervasız işletmecilerin “İçeride de içebilirsiniz” türünden yaklaşımları, kurallara uyan işletmecilerin “haksız rekabet” gerekçesiyle en büyük şikâyet konusu haline geldi.

Yazarın Tüm Yazıları