İlk aldatma

ALDATMAK nasıl bir duygudur?

Ne hisseder insan seviştikten sonra?

Özellikle ilk seferinde... Eşi, sevgilisi, kimse aldattığı, onunla ilk yüz yüze geldiğinde, ne der, ne yapar?

Erkek "Yemekte ne var?" diye sorar mı mesela hiçbir şey olmamış gibi?

Her zamankinden daha abartılı bir biçimde sinirlenir mi televizyondaki bir habere? Ya da trafiğe?

Suspus mu olur, yoksa diline mi vurur suçluluk duygusu?

Sonrasını hepimiz az çok biliyoruz da ilk aldatmanın hemen ertesini çok merak ediyorum.

Yabancısıyız o ilk anların. Sezdiğimizde, duyduğumuzda, onyüzmilyon kere sevişmiş oluyor sevdiğimiz.

"Bir kere aldatmayı affederim" diyen kadınlar var. Yani maksat adam bunu alışkanlık haline getirmesin!

Oysa bunun alışkanlık haline gelmemesi, insanın doğasına aykırıdır neredeyse. Aldatılan için aldatmanın ilki zordur bana göre.

Sancılar, kıvranmalar, tereddütler ilkinden önce yaşanır.

Sonra bir kez aldattı mı insan, şeytanın bacağını kırmış sayılır.

Arkasının çorap söküğü gibi gelmesi işten değildir. Yüz yırtılır, dünyanın sonunun gelmediği görülür...

Hatta aldatma ortaya çıktıktan sonra daha da bir yürekli olunur. Erkek için söylüyorum bunu.

Çünkü korktuğu başına gelmez bakar ki.

Eşi yıllarca laf arasına sokuşturduğu tehditlerin aksine, onu asla terk etmez.

Suçlamaz bile. Öteki kadını suçlar daha ziyade.

Erkek bir nevi sınıf atlar karısının gözünde. Evin en önemsiziyken en önemlisi oluverir.

"İlk" asla "son" değildir bana göre.

Tamam bunlar bildiğimiz şeyler...

Yine başa dönüyorum, o ilk dakikaları ve ertesini merak ediyorum daha çok.

Eşini "taze" aldatmış birinin davranışlarını...

Henüz "tecrübeli aldatıcı" olmamış...

Eve gelip kavga mı çıkarır mesela? Hani kendini, kendisine mazur göstermek için?..

"Zaten, aramızda ’şiddetli geçimsizlik’ var" gibisinden?..

Kendisini, karşı tarafın, aldatılmayı hak ettiğine inandırabilmek için "gözünün üstünde kaşı var" zorlamasına girer mi?

Bu durumda en istenmeyen şey, eşten iyi muamele görmektir herhalde.

Direkt vicdan azabı!

Evet, o ilk aldatmanın ilk saatlerinde mutlaka geçerli bir neden bulmaya çalışır herhalde insan. Aldatmanın öncesinde, o sancılı dönemde bulmuştur gerçi bir neden ama onu teyit etmeye, haksız olmadığını görmeye ihtiyacı vardır.

Sonrasında ise, yani kaşarlandığında, artık neden falan aranmaz. Aldatmak "Allah’ın emri"dir adeta.

MIŞ-MUŞ

İstanbul’da 6 katlı bir binanın çökmesine neden olan müteahhidin daha önce berberlik yaptığı ortaya çıkmış.Demek baktı usturayla tek tek kulakları kesmek zor olacak, "İşi bir çırpıda halledeyim" dedi.

Didem Uzel, "Mirkelam’la zaman bulursak aşk yaşarız" demiş.Zaten "Bir ara icabına bakılacak bir iş" olarak göre göre icabına baktılar ya aşkın.

Japonlara 2 bin kuzuyu kaniş cinsi köpek diye yutturmuşlar.Fazla icat insanı sersem ediyor demek
Yazarın Tüm Yazıları