Güneş girmeyen eve, doktor girer

İmam.

İktisatçı.

Futbolcu.

Şair.

Bisküvi distribütörü.

Çevrecinin daniskası.

Nüfus planlamacısı.

Emekli.

Sucukçu.

Nikáh şahidi.

Fahri pilot.

İETT’ci.

Taka kaptanı.

Pazarlamacı.

Geometrici.

*

En son?

Doktor.

*

Çok yönlü bir Başbakanımız var.

O nedenle, demeçleri de çok yönlü.

*

Okuyorsun...

İçinde imamlık da var, doktorluk da, iktisatçılık da, pazarlamacılık da, gemicilik de, kaptanlık da, çevrecilik de, hayvancılık da... Hatta sihirbazlık bile var.

*

Dün, şunları dedi mesela...

"Ben ülkemin doktoruyum... Bir doktor, hastanın durumu ne kadar kötü olursa olsun, durumun çok kötü, gidiyorsun, demez... Henüz ölüm sinyalleri vermeyen hastaya kefen hazırlayan doktor gördünüz mü? Eğer, gemi su alır, batarsa, hep beraber batarız. İstanbul ve Ankara’ya gelen kurbanlık hayvanların bir tanesi bile geri dönmedi. Bu çok ciddi bir ölçüdür... Bakın, Vakko markası 1934’te Şen Şapka’dan çıktı. Bu şapkadan tavşan değil, Vakko markası çıktı. Türkiye ileri gidiyor."

*

Benim anladığım şu...

Batıyoruz.

İyisiniz.

Kefeni boşverin...

Vakko giyin.

Tavşanı koyunu aramayı bırakın.

İleri yüzün.
Yazarın Tüm Yazıları