Fatih Altaylı: Cansun'a kulüp emanet edilemez






Fatih ALTAYLI

GALATASARAY'da mevcut yönetim hesap vermeden kaçma kararı aldı. Ve ‘‘başarısız’’ olduğu için bırakan yönetimden bir isim, başkanlık için ilk çıkan aday oldu.

2. Başkan Mehmet Cansun, şimdilik ortadaki yegáne aday.

Peki yönetim başarısız da, Cansun çok mu başarılı ki aday oluyor?

Size bir Cansun hikáyesi anlatayım ki, başarılı olup olmadığına kendiniz karar verin.

Geçen yıl transfer dönemi. Galatasaray, Samsunspor'un golcüsü Serkan'a talip.

Serkan için pazarlıklar yapılıyor.

Ve sonunda Samsun'a ödenecek bonservis bedeli olarak 4 milyon dolar civarında bir yere geliniyor.

Galatasaray yönetimi, işi bitirmesi için yetki ve bir de çek karnesi vererek Cansun'u Samsun'a yolluyor.

Cansun'a verilen yetki, 3 milyon 600 bin dolara kadar.

Bunun için de yanına verilen çek karnelerinde 36 adet 100 bin dolarlık yaprak var.

36 ay vadeli olarak bonservis bedeli ödenecek.

Yetki bundan ibaret.

Cansun gidiyor, işi bitiriyor ve geliyor.

Serkan Galatasaraylı oluyor.

Ama kaça?

Kilit soru işte bu.

3 milyon 600 bin dolar yetki alan Cansun, işi 7 milyon 600 bin dolara bitiriyor.

Cansun yönetime verdiği raporda, ‘‘Kusura bakmayın. 38 adet 200 bin dolarlık çek verdim’’ diyor.

Verilen yetkinin tam iki misli.

Bu rakam Samsunspor'un hesaplarında nasıl görünüyor bilmem.

Ama Galatasaray'daki görüntü bu.

Şimdi aynı Mehmet Cansun'a, zaten sıkıntıda olan Galatasaray'ın bütçesi emanet edilecek.

Nasıl edilecek, benim aklım almıyor!

Haberin Devamı

Pazar, ‘spor’ günüm

BU haftadan itibaren pazar günleri ‘‘spor’’ yazılarıyla sizle beraber olacağız.

18 yıl önce spor yazarı olarak başladığım meslekte, spor yazmanın keyfini günlük köşenin dışına, sadece spora ayrılmış bir yere taşıyorum.

Bazı okurlar spor yazmama kızarken, ‘‘Anladığın şeyi yaz’’ dediler.

Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi spor dergisini çıkaran ekibin başı ve bugün spor sayfalarında harikalar yaratan genç arkadaşlarımın ‘‘abi’’lerinden biri olarak spordan anlarım.

Bir bilen, bir anlayan olarak yazacağım.

Galatasaray geriledi Fenerbahçeli arttı

STRATEJİ Mori iki yıldan bu yana bir ‘‘taraftarlık araştırması’’ yapıyor.

Basit ama kapsamlı bir araştırma.

Ve araştırma pek çok gerçeği ortaya koyuyor.

Araştırmanın ilk sorusu ‘‘Futbolla ne derece ilgilenildiğini’’ irdeliyor.

Sonuç şaşırtıcı.

Türk halkının yüzde 47.8'i futbolla ilgilenmiyor. Üstelik bu oran bir yıl önce yüzde 40.8 iken, bu yıl yükselmiş.

Kısmen ilgilenenlerin oranı geçen yıl yüzde 22 iken, bu yıl yüzde 17.8'e gerilemiş.

Futbolla son derece ilgili olanların oranı ise geçen yıl yüzde 37.3 iken, bu yıl yüzde 34.4'e inmiş.

Yani futbol, hayatımızda zannedildiği kadar belirleyeci değil.

KİMİN TARAFTARI DAHA ÇOK?

Takım tutma konusunda da ilginç sonuçlar var.

Geçen yıl Türk halkının yüzde 79.8'i herhangi bir takımın taraftarıymış.

Bu yıl da oran hemen hemen aynı: Yüzde 79.6

Fakat taraftarın tuttuğu takım konusunda geçen yıldan bu yana büyük değişim var.

Geçen yıl takım tutanların yüzde 40.3'ü ‘‘Galatasaray’’ taraftarı olduğunu söylerken, bu yıl ‘‘Galatasaraylıyım’’ diyenlerin oranı yüzde 35.9'a inmiş.

Fenerbahçe'de ise akıl almaz bir yükseliş var.

Geçen yıl takım tutanların yüzde 25.2'si göğsünü gere gere ‘‘Fenerbahçeliyim’’ derken, bu yıl ‘‘göğsünü gerenlerin’’ oranı hızla artarak yüzde 31.6'ya çıkmış.

Yani geçen yıl Galatasaray'ın çok gerisinde olan Fenerbahçeli oranı, bu yıl çok yaklaşmış.

Beşiktaşlıların takım tutanlar içindeki payı ise çok gerilerde.

Geçen yıl yüzde 12.9 olan Beşiktaşlı oranı bu yıl yüzde 14'e çıkmış.

Trabzonlular ise geçen yıl ve bu yıl aynı oranda; yüzde 8.5..

PAZARLAMA ZAYIF

Avrupa'da takımların en büyük gelir kaynaklarından biri olan ürün pazarlama konusunda Türk takımları büyük bir zafiyet içinde. Araştırma bu zafiyeti ortaya çıkarmış.

Taraftarlar, takımlarına ait ürünlere pek rağbet etmemişler. Taraftarların yaklaşık yüzde 75'i takımıyla ilgili kalem, çakmak, rozet, forma, şort, bayrak, şapka, atkı, eşarp, fular veya poster gibi bir ürüne sahip değil.

Kulüplerine bunları satın alma yoluyla herhangi bir katkıda bulunmamışlar.

Yani takımı tutmuşlar, başarısıyla mutlu olmuş, hava atmışlar, ama bu başarıya kaynak olacak tek bir satın alma eylemine girmemişler.

Takımına ait ürünleri almada Trabzonspor taraftarının bariz bir üstünlüğü var. Yüzde 25 civarında olan takıma ait bir ürüne sahip olma ortalaması, bordo mavililerde yüzde 35'e kadar çıkıyor.

İlginçtir, bu açından en zayıf olanlar Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarları.

Her ne kadar Fenerbahçe ve Galatasaray'a ait ürünler sayıca daha fazla da satılıyor olsa, bu takımların taraftar sayılarındaki büyüklüğe kıyaslandığında, Trabzon ve Beşiktaş öne çıkıyor.

Sonuç olarak bu tablo ortaya koyuyor ki, takımlarımız büyük taraftar kitlelerini ekonomik güç olarak harekete geçiremiyor, bu nedenle sık sık ekonomik darboğazlarla uğraşmak, paralı başkanlara yalvarmak zorunda kalıyorlar.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Spor kulübü başkanlığı, devlet ihalesiyle alınmadığı zaman.

Yazarın Tüm Yazıları