Enflasyon verileri sevindirici

AĞUSTOS ayında tüketici f,yatları yüzde 0.44, üretici fiyatları yüzde 0,75 düştü. Dolayısıyla, yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 10.3’e, üretici fiyatlarında yüzde 12.3’e düştü. Bu rakamlar sevindiricidir.

Ağustos ayına yönelik enflasyon verileri genel fiyatlar üzerinde döviz kurlarının etkisini bir kez daha göstermiştir. Genel olarak bakıldığında, ağustos ayında fiyat düzeyindeki gerilemenin arkasında ağırlıklı olarak döviz kurlarındaki düşüş ve altın gibi yurt dışına bağlı fiyatlardaki düşüşler olduğu görülmektedir.

ESKİ FİLM

Mevsimsel ürünlerden arındırılmış tüketici fiyatları endeksi ağustos ayında yüzde 0.8 artış göstermiştir
. Bir anlamda, tarım ürünleri fiyatlarındaki mevsimsel düşüşler ortalama enflasyon rakamları üzerinde olumlu etki yapmıştır. Ama, yıllık enflasyondaki gerilemenin mevsimsel olmayan iç enflasyon dinamiklerinden kaynaklandığını iddia etmek bu aşamada o denli kolay değildir.

İç enflasyon dinamiklerinin değişip değişmediğini anlayabilmek için gelecek aylardaki enflasyon rakamları iyi irdelenmelidir. En azından, ağustos ayı enflasyon rakamları fiyatlama dinamiklerindeki bozulmaların durup olumlu yönde gelişebileceği yönde işaretler vermektedir. Konun en sevindirici yanı buradadır. Bir başka ifadeyle, ağustos ayı enflasyon verilerinin beklentileri olumluya döndürmesi açısından önemlidir.

Uluslararası piyasalarda yeni bir dalgalanma olmadığı ve olası olumsuz döviz kuru gelişmeleri piyasaların insafına bırakılmadığı taktirde, mayıs ve haziran aylarında yaşanan çalkantıların en önemli tortusunun daha yüksek faizler olacağı anlaşılmaktadır. Özellikle iç talep büyümesinde belli bir daralma yaşandığı taktirde, enflasyonla mücadele kolaylaşacaktır. Ama, bu yönde çok fazla işaret yoktur. Aksine, ağustos ayı enflasyon rakamları beklentiler yoluyla iç talebi artırıcı bir etki yapabilecektir.

Mali piyasalarda yeni bir çalkantı yaşanmadığı taktirde, döviz kurlarının düşmeye devam etmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Döviz kurlarındaki düşüle paralel olarak Hazine bonolarının faizlerinde de belli bir düşüş yaşanabilecektir. Bu gelişmeler Merkez Bankası’nın faizleri bu yıl içinde düşürmesi yönünde küçümsenmeyecek bir baskı yaratabilecektir.

BASKILAR

Geçen yılın eylül ayından itibaren yaşananları yeniden yaşayabileceğiz
. Yani, ekonomik büyüme yeniden hızlanma sürecine girebilir. Kısa vadeli uluslararası sermaye girişleri hızlanabilir. Dolayısıyla, Merkez Bankası’nın hem faizleri düşürmesi yönünde baskılar artarken hem de döviz kurlarının belli bir düzeyin altına gelmemesi için dövize alım yönünde müdahale etmesi gündeme gelebilir.

Bu görüntüyü bozabilecek iki önemli gelişme söz konusudur. Birincisi, artan cari işlemler açığının yerli ve yabancı yatırımcıların ileriye dönük beklentilerini olumsuza döndürmesi olasılığıdır. Bir diğeri ise ekim ayı sonunda Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin tam üyelik yolundaki ilerlemesinin değerlendirilmesidir. Bu ikisi arasında, ikincisinin çok daha önemli olduğunu vurgulamak gerekir.

Avrupa Birliği’nden beklentileri bozmayacak bir yaklaşımın çıkması Türkiye ekonomisine geçen yılın son dört ayında yaşananların benzerini yaşatabilir. Böyle bir ortamda artan cari işlemler açığına kaygı ile bakacakların sayısı oldukça azalacaktır.
Yazarın Tüm Yazıları