Çok esaslı şeyler söyleyen bir MHP’li

ADI: Vedat Bilgin...

Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyesi.

MHP’nin MKYK üyesi ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin danışmanı.

Vedat Bilgin, yaptığı esaslı analizlerle son günlerde dikkatimi çeken bir isim.

Bilgin’in yaklaşımı, milliyetçilik bağlamında yaptığımız tartışmalara yeni bir boyut kazandıracak ve MHP’ye bakışımızı değiştirecek nitelikte.

Mademki önümüzdeki seçimin ana eksenlerinden biri "milliyetçilik" olacak, o halde Bilgin’in neler söylediğini maddeler halinde sıralayalım:

BİR: Milliyetçiliğin demokratikleşmesi gerektiğini vurguluyor. Demokrasiyi milliyetçiliğin olmazsa olmazı olarak görüyor.

İKİ: İmparatorluk bakiyesinin taşıdığı farklılıkları, bu ülkenin "zenginlik kaynağı" olarak değerlendiriyor.

ÜÇ: Toplum içindeki farklı düşüncelerin varlığını, kültürel zenginliğin bir ifadesi olarak görüyor.

DÖRT: Irkçılığa ve etnik ayrımcılığa varmayan görüşlerin demokrasi içinde serbestçe ifade edilmesini savunuyor.

BEŞ: Milliyetçiliğini Ziya Gökalp’ten Erol Güngör’e uzanan çizgiye, yani bir geleneğe bağlıyor.

ALTI: Ulusalcılığı, milliyetçilikten ayırıyor. Bir tür "resmi milliyetçilik" olarak gördüğü ulusalcılığı eleştiriyor.

YEDİ: Beline silah takıp bir Ermeni öldürmek için İstanbul’a gelen yeni yetmenin, milliyetçilikle uzaktan yakından ilgisi olmayan "hastalıklı bir iklim"in ürünü olduğunu söylüyor.

SEKİZ: "Bütün kötülükler 1950’de başladı" şeklinde ifade edilen o meşhur "ulusalcı tez"e karşı çıkıyor.

DOKUZ: Milliyetçiliğin misyonunu "Demokrasi içinde güçlenen bir toplum" ve "Başka ülkelerle rekabet halinde olan bir ülke" olarak tanımlıyor.

ON: Milliyetçiliğin ırkçılıkla ilgisi olmadığını kesin bir dille vurguluyor.

Ben "kısmen" aktarabildim.

Ayrıntıları merak edenlere ise "Bundan böyle Vedat Bilgin’e dikkat kesilin" derim.

Komikler sızlanmaz

ŞAHAN Gökbakar neden olmamıştır ve neden olamayacaktır?

Şundan:

Kendisi için "Bekleneni veremedi" diyen Cem Yılmaz’a, "Komiklik senin tekelinde mi?" diye karşılık verdiği için.

Çünkü...

Bir "komik", kendisine laf eden başka bir "komik" ile "Demet Akalın-Hande Yener tarzı" bir atışma yapmaz.

Ne kıskanç bir şarkıcı gibi davranıp "Bu da sana kapak olsun" falan diyerek güya laf sokar, ne de olayı aşırı ciddiye alıp uzun izahatta bulunarak işi laf ebeliğine vardırır.

Ya ne yapar?

Ne yapacak?

Komikliğin kimsenin tekelinde olmadığını kanıtlar.

Yani Şahan, Cem Yılmaz’a öyle bir laf etmeliydi ki...

Hepimiz "Hakikaten komiklik Cem Yılmaz’ın tekelinde değilmiş" demekten başka çare bulamamalıydık.

Yeni başlayanlar için Onur Öymen

Kibar bir insan... Hem de çok kibar. Nezaketten, haklılardan yana bir hali var... En ağır eleştirilerini bile diplomatça yapıyor.

Haklılığına olan inancı o kadar büyük ki, hakkının teslim edilmediğini düşünüyor. Yüz hatlarına yansıyan o şikáyetçi eda bu yüzden.

Tıpkı apayrı havalarda olan Melih Gökçek ile Cem Uzan’ın stil benzerliği gibi, Onur Öymen’in stili de kapatılan Refah Partisi’nin ileri gelenlerinin stiline benziyor. "Sen ne dersen de ben haklıyım" iması, "Şikáyetim var medyadan yana" vurgusu falan...

Eski bir büyükelçi olarak profesyonel deformasyon mu yaşıyor ne? Çünkü lügatinde "özeleştiri" sözcüğü yokmuş gibi davranıyor.

Aydın gazına gelmemek diye bir ülküsü var sanırım. Çünkü sola meyilli aydınlarla ters düşmekten hiç çekinmiyor. Tıpkı MHP’ye yakın şeyler söylemekten çekinmediği gibi.

Bir teorisyen mi? Baykal’ın doktrine eden adam mı? Hiç sanmıyorum. Daha çok bir "direnişçi". Daha çok bir "tutum adamı". Yani açılım yapan bir teori adamından ziyade sapmalara izin vermeyen bir Oğuzhan Asiltürk. Partideki asıl işlevi bu olsa gerek.

Konuşmalarını dinlerken eski Hayat mecmualarını karıştırır gibi oluyor insan. Bu yönüyle Cumhuriyet’in ilk yıllarının iyi niyetli ama bir parça halktan kopuk dürüst ve samimi elitine benziyor.

Çalışkan öğrenci... Tembel öğrencilere tahammülü olmayan çalışkan öğrenciler vardır ya... Politika sahasına bakışı biraz böyle gibi.
Yazarın Tüm Yazıları