Ayşe Arman, Babaoğlu, Sertab Erener, Can Dündar aynı reklamda neden olmadı

Geçen gün duydum, Sinan Çetin yine sansasyonel bir reklam filmine imza atmaya hazırlanıyor. Bugüne kadar farklı bir şey mi yaptı sanki...

Bu kez Sinan Çetin’in oyuncu kadrosu ağırlıkla gazeteciler.

Kimler yok ki...

Hürriyet’ten Ayşe Arman (ki giderek Sinan Çetin’in kadrolu reklam oyuncusu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor)...

Vatan’dan Haşmet Babaoğlu (çay reklamında 90 Dakika formatını kullanan Hıncal Uluç’tan gol yemişti)...

Milliyet’ten Can Dündar (belki daha teklif gelmediği için kendisinin bile haberi yoktur. Artık teklif gelmesi de imkansız zaten)...

Sabah’tan Mesut Yar (bu kadar tv programından sonra ne zaman reklam filmine çıkacak diye bekliyorduk)...

Yanlarında da sanatçı kontenjanından Sertab Erener.

Rol alacakları reklam filmi ise Digitürk.

Bir süre önce imaj reklamları yapmaya karar veren Digitürk, Sinan Çetin’den ünlüleri kullanacağı bir reklam filmi çekmesini istiyor.

Yıllar önce CINE5’in CINE5 olduğu zamanda böyle reklamları vardı...

Taraflar para da pul da, bütçe de anlaşıp el sıkışıyorlar.

Sinan Çetin de dört büyük gazetenin yazarları üzerine kuracağı bir reklam filmi tasarlıyor. Gazetecilerle görüşüyor, Sertab’la anlaşıyor.

Sonra da Digitürk’e gidip diyor ki; ‘Reklamda Ayşe, Haşmet, Can, Mesut, Sertab oynayacak, böyleyken böyle olacak’...

Digitürk’ün cevabı net:

‘Biz bu kadroyu istemiyoruz. Çünkü hem onlar, hem de onların okurları zaten Digitürk izleyicisi. Biz yeni müşteri hedefliyoruz. O yüzden bize İbrahim Tatlıses, Gülben Ergen, Sibel Can gibi bir kadro kur...’

Hem yönetmen, hem oyuncu egosu yüksek bir kadroya söylenecek söz mü?

Sinan Çetin de, ‘Bu verdiğiniz paraya kolaysa siz kurun’ deyip çıkıyor Digitürk’ten...

İbo’nun fendi Haşmet’i; Sibel Can’ın fendi Ayşe’yi yenince, dört gazeteciyi aynı karelerde izleyeceğimiz reklam filmi projesi de böylece suya düşüyor.

‘Yüzde 100 Siren’ kavgası yapanlara müjdem var

Günlerdir Hollywood’un ünlü estetikçisi Dr. Francis R. Palmer’ın güzellik değerlendirmesi tartışılıyor.

Siren Ertan yüz üzerinden 100 almayı hak etti mi?

Yüzde 87’de kalan Ceyla Gölcüklü, Siren’den daha mı güzel?

Dünkü Kelebek’te vardı, Siren Ertan, Papermoon’da böyle bir tartışma ortasında kalınca masayı terk etmiş.

Bu daha hiçbir şey değil.

Siz asıl kavgayı önümüzdeki günlerde görün.

Çünkü tüm bu tartışmalara neden olan estetik cerrah Dr. Francis R. Palmer, İstanbul’da klinik açmaya hazırlanıyor.

Eylül sonunda açılacak olan klinikte Palmer’ın ortağı ise Adnan Şen.

‘Palmer, Palmer söyle bana Siren’den güzel miyim’ diyecek sosyetik kadınlar kliniğinin önünde kuyruk olacaktır.

‘Yüzde 100 Siren’ tartışması artarak devam edecektir.

Serhat heberi eski mi?

Oray Eğin, geçen hafta Kelebek’in yaptığı manşetin eski olduğunu yazdı Akşam’da. Küçük İskender’in futbolcu Serhat Akın ve İlhan Mansız’a şiir yazmasını söylüyor.

Neymiş; Üç yıl evvel kendisi Radikal’de Küçük İskender’le yaptığı röportajda bunu yazmış.

Kendisinin de dediği gibi, o röportajda Küçük İskender, ‘Serhat’a da şiir yazacağım’ dedi sadece, yani o zaman ortada böyle bir şiir yok.

Kaldı ki söz konusu kitap (Burç Hikayeleri) yeni baskı yaptı, kaldı ki Kelebek’in haberinde Mehmet Günsür ve Berke Hürcan’a da şiir yazılması vardı.

Dolayısıyla haberde bayat bir şey yok.

Oysa ben, haberde bazı noktalar benzese bile, şiir kitabı Kelebek’e manşet olduğu için Oray’ın sevinmesini beklerdim.

Dergilerde fiyat düştü kalite arttı

Haftalık dergilerin 1 YTL’ye düşmesiyle, ‘Acaba kalitesi de düşecek mi’ sorusu da akıllardaydı.

Tam tersi oldu.

1 YTL’lik dergiler, 3.5 YTL’lik dergilerden daha iyi habercilik yapmaya başladı. Kapaklar daha çarpıcı, içinde daha çok okunacak haber var, ilginç konular daha fazla yakalanır oldu.

70-80 binlere dayanan tirajlar, dergi piyasasını yeniden hareketlendirdi.

Tempo en çok satan dergi durumunda. Eskiden promosyonu iyi olan çok satıyordu. Şimdi haberi iyi olan kazanıyor.

Umarım bu dinamik habercilik, yeniden yakalanan okuru yarın öbür gün fiyatlar arttığında da tutmaya yarar.

TARİHTE BUGÜN

10 YIL ÖNCE

17 Ağustos 1995

Geç de olsa, oldu

RTÜK 1,5 yıllık geçmişi boyunca 7 kapatma, 69 uyarı cezası verdi. RTÜK Başkanı Ali Baransel, ‘Kapatma kararları yerine ağır para cezası konabilir’ dedi.

1 YIL ÖNCE

17 Ağustos 2004

Şükür burada, Yanal nerede?

A Milli Futbol Takımı’nun Belarus’la yapacağı maçtan önce Teknik Direktör Ersun Yanal, ‘Hakan Şükür ve Bülent Korkmaz’ın şu an için alternatiflerinin olmadığını’ söyledi.

Hafta sonu yapılacak İstanbul Grand Prix’sini tribünden seyretmek

Hafta sonunu Çeşme’de Bodrum’da beach’lerde geçirmek
Yazarın Tüm Yazıları