• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Asi girişimciden sıra dışı marka

    Dede amcasının yönlendirmesiyle önce limonata, ardından da taşların üzerine ülke bayraklarını çizerek turistlere satar.

    Mertcan Karaağaç, okul sonrası her yaz dönemini de bir işletmede çırak olarak geçirir. İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği sonrası Amerika’da eğitim hayatına devam eder. Mertcan Karağaç, memleketi Denizli’ye dönüp aile şirketinde kariyerini sürdürür. Ama kuşaklar arası uyum nedeniyle kendi hikayesini yazmaya karar verir. Ve Tuck markasıyla İzmir’de 3’üncü nesil kahve sektörüne adım atar. Pandemi döneminde Cold Brew’i çıkaran Mertcan Karağaç, bugün üç kentte 10 şubeyle yoluna devam ediyor. Bir yandan yeni şubelerle büyümeyi planlayan Mertcan Karaağaç’ın gündeminde ayrıca, Cold Brew ile hem market rafı hem de ihracat var.

    MERTCAN Karaağaç... Ticareti küçük yaşta öğrenmenin avantajıyla karşısına çıkan fırsatları ve kırılmaları girişime çevirmeyi başaran genç bir iş insanı. Sıradan olanı reddeden ve hayattaki her detayda farklılığı arama tutkusuyla hareket eden bir girişimci. Tuck’ın kurucusu Mertcan Karaağaç ile girişimcilik serüveninden gelecek planlarına kadar birçok konuyu konuştuk. Denizlili doktor bir baba ile zaman zaman aile şirketinde görev alan bir annenin 1990 doğumlu çocuğu olan Mertcan Karağaç, girişimcilikte ilk adımını 9 yaşında attığını belirterek, o dönemi şöyle aktardı:

    HAYAT DERSİ AŞEVİNDE
    “Annemin amcası, bizim amca dedemiz, aile şirketinde önce kararlarda izi olan bir isimdi. Hayatı boyunca da hiç durmadığı için bizleri de küçük yaşta teşvik ediyordu, ticarete atılmamızı söylerdi. ‘Limonata satabilirsiniz’ önerisinde bulundu ve ilk sermayemizi de o verdi. Aldığımız 20 kilo limondan, anneme limonata yaptırdık. Ve arkadaşım Ragıp Can ile birlikte yazlığımızın olduğu Kuşadası’nda limonata satmaya başladık. Sonra denizlerde sektirdiğimiz düz taşlardan yola çıkarak, bunların üzerine ülke bayraklarını çizip, turistlere sattık. Kilden bir takım şeyler yaptık. Yine kolye yapıp sattık. Her yaz bir macerayla geçti. Annem ve babam, hayatı erken yaşta öğrenmemizi istiyordu. Okul bittikten sonra, yazları mutlaka bir yerde çalıştım. Bu kaportacı da oldu, elektrikçi de. Hatta tabağımda bıraktığım pilavın dersini çıkarmak adına aşevi de...”

    AMERİKA’DA DA BOŞ DURMADI
    Lisenin ardından üniversite için İstanbul’un yolunu tutan Mertcan Karaağaç, İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği’ni kazanır. Her yaz dönemini çalışarak geçiren Mertcan Karaağaç, üniversitenin ilk yılında da boş durmaz ve ‘work and travel’ ile Amerika’ya gider. Karağaç, “Amerika’ya çalışmaya gittim. Bir parkta çalışanlara yemek veriyorduk. Ama benim çalıştığım dönemde hava hep yağmurlu olduğu için bir yoğunluk olmuyordu. Çalışma süremizin biteceği son üç gün güneş açtı ve park inanılmaz kalabalıklaştı. Yoğunluğu kaldıramayan park çalışanları birer ikişer istifa etti. Biz o dönem bir arkadaşımla sorumluluk aldık ve 3 gün boyunca birçok birimde çalışarak o zor günlerinde şirkete destek olduk. Sonra Türkiye’ye döndüm. Her yaz zorunlu stajlarım oldu. Daha sonra ise son sınıfta İTÜ Yetkin Mühendislik Birinci Aşama Sınavı’na (Fundamentals of Engineering) girdim ve kazanan az kişiden biri oldum. Bu da bana Amerika’da bursluluk kapısını açtı. Mühendisliğin yanı sıra sosyal yanımı da geliştirmek adına Amerika’da pazarlama üzerine master yapmaya gittim. Türkiye’de de yaptığımı gibi parti organizasyonları yaptım” diyerek, eğitim sürecini paylaştı.

    O UYUMSUZLUK MARKA YARATTI
    Bir yıllık Amerika macerasının ardından dedesinin sağlık sorunları nedeniyle Türkiye’ye dönen Mertcan Karaağaç, önce bir firmada krom ihracatı yapar. Mertcan Karaağaç, hikayesinin devamını şöyle anlattı:
    “Bir süre sonra dedemin şirketi Denizgaz’da yoluma devam ettim. O dönem ürünlerinin hammadelerinden biri de karpitti. Türkiye’deki karpit üretimi sonlanınca, bana bunu Çin’den bulma görevi verildi. Çin’den ithalata başladım. Ama bir süre sonra kuşaklar arasında uyum sorunu ortaya çıktı, bana hala küçük torun gözüyle bakıldığını hissetim. Ve artık kendi ayaklarımın üzerinde yola devam etmem gerektiğine karar verdim, araştırmalara başladım. Sektör ne olursa olsun ülkeye bir marka kazandırmaya karar verdim. Çocukluğumda limonata sattığım arkadaşımla birlikte 3’üncü nesil kahve işine girmeye karar verdik. 2016’da İzmir’de Merack Tekstil’i kurduk. Amacımız bu işi konteynerde yapmaktı, ama mevzuatalar buna izin vermeyince geleneksel yöntemle tüketiciyle buluştuk. 2017’de ilk şubemizi İzmir Bostanlı’da açtık. Bir hafta sonra ise ikinci şube Alaçatı’da hizmete girdi. İlk yazımızda 150 franchise talebi aldık. Ama işi öğrenmek adına bu talepleri geri çevirdik. Kendimiz Bornova’ya üçüncü, Fahrettin Altay’a ise dördüncü şubemizi açtık. İki yıl boyunca işi öğrendik. Ortağım, gıda alanında yoluna devam etmek isteyince de yollar ayrıldı. Ve 2019’de frenchise vermeye başladık. Bugün İzmir dışında Aydın ve Denizli’de de varız. 10 şubeye çıktık.”


    KAHVEYİ DEMLEYİP PAKETE KOYDU

    HER şey güzel giderken pandeminin ortaya çıktığını belirten Mertcan Karataş, pandemiyle birlikte franchise vermeyi durdurduklarını söyledi, “İlk pandemiyle birlikte paket servisine döndük. Tabii, salgınla birlikte eve kapandığımız ilk dönem, bir kahvesizlik durumu oluştu. Tüketici, evinde de dışarıda içtiği gibi kahve için ciddi bir altyapıya ihtiyaç duyabiliyor. Tuck olarak bu noktada özel bir ürün geliştirdik. Herkesin kolay içebileceği, içinde koruyucu olmayan, doğal demlemeyle elde edilen bir ürün geliştirdik. 6 aylık AR-GE sonucunda da yüzde 100 doğal Tuck Cold Brew Konsantre ortaya çıktı. Bir litrelik paketlerde tüketicinin beğenisine sunduk. İsteğe göre su ya da süt ekleyerek anında tüketebilecekleri bir ürün ortaya çıktı. 3’üncü nesil kahvelerimizi herhangi bir makinaya ihtiyaç duymadan 30 saniyede hazırlayabilirsiniz. Herkes barista olacak” diyerek, yeni ürünle pandemiye adapte olduklarını paylaştı.


    HEM İHRACAT HEM DE ŞUBELEŞME

    COLD Brew’in niş bir ürün olduğunu belirten Mertcan Karağaç, şöyle devam etti: “Şu an online satışımız var. Ama market rafında da yerimizi almak adına görüşmelerimiz sürüyor. Daha küçük ambalajla ilgili de çalışmalarımız var. Bir diğer hedefimiz de ihracat. Bu ürünü ihraç etmek istiyoruz. Şubeleşme noktasında planlarımız ise bu yıl 10-15 şube açmak istiyoruz. Bu yönde talep var. Pandemiyle birlikte kiralar düşüyor. Bu da yeni fırsatlar sunuyor. Yurtdışında da şubeleşmek istiyoruz.”


    İZMİR’E FELİS’İ GETİRDİLER

    EN büyük hedefinin Tuck’ı bir dünya markası haline getirmek olduğunu aktaran Mertcan Karaağaç, bu hedefle 2017’de Türkiye’nin en prestijli reklamcılık ödüllerinden olan Felis’e başvurduklarını belirterek, bu alanda elde ettikleri başarıyı şöyle anlattı: “Bu yarışmayı o zamana kadar İzmir’den kazanan olmamıştı. Hatta finale kalan bile yoktu. Ajansımız ‘Fikir Medya’ bu noktada bize çok destek oldu. Daha önce hiç kullanılmamış bir reklam macerası kategorisinde başvurumuzu yaptık. Reklam mecrası olarak da insan vücudunu seçtik. Bize gönül veren müşterilerimizden gönüllü olanlar vücutlarına markamızın logosunu yaptırdı. Bir anda bin kişi oldu. Ve bu alanda yaptığımız çalışma bize, İzmir’e Felis’i getirdik.”

    KISA KISA

    * E-spor alanında da takım oluşturduklarını söyleyen Mertcan Karaağaç, “Dota turnuvaları bu yıl pandemi nedeniyle yapılamadı ve ödüller alt liglere dağıtıldı. Bu fırsatı görerek e-spor takımımızı kurduk. 3-4 ay sonra e-sporda da adımızı duyuracağız” diyor.

    * Logo olarak sevimli bir hayvan olan pandayı tercih ettiklerini aktaran Mertcan Karaağaç, “Ama gülümseyen bir pandanın pek de akılda kalmayacağını düşündük. Akılda kalan bir figür olsun istedik. Sinirli, asi ve cool bir logo ortaya çıktı. İsmimiz de yıllardır Dota oynuyorum. Orada ‘puck’ diye bir karakter var ve ben onu çok seviyordum. Puck’ın patenti alındığı için biz de bir harf değişikliğiyle Tuck olduk” diyerek, hem logonun hem de markanın hikayesinin aktardı.

    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    Sevdiğiniz bir meyve karakteriniz hakkında size neler söyler?
    Konforlu bir uyku için yatak seçiminde dikkat edilmesi gerekenler
    Çengelköy’de mahalle kültürünü yaşatan yepyeni bir proje
    Ve o an geldi! Dünyayı kasıp kavuran lezzet İstanbul’da!
    Kitaplığınız her an yanınızda: 4 adımda sesli kitap dünyasını keşfedin!

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. Sağlıkçılar 3. doz bekletisinde
    2. Karar sizin ya aşı ya Covid
    3. Güzel günler yakındır
    4. Hedef her gün en az 500 bin aşı
    5. İçimizdeki müsilaja dikkat
    6. Alzheimer'ın sonu geldi mi
    7. Virüs laboratuvarda mı üretildi
    8. İpin ucunu bırakmayalım
    9. 3 iyi haber
    10. Bekle bizi sonbahar