• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Tamerci de değilim Nihalci de değilim

    Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

    İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

    *

    Peki hangisinden yanayım?

    Hemen söyleyeyim:



    İkisinden yana da değilim.

    *

    TAMER’Cİ DEĞİLİM...

    Çünkü...

    *

    Sergilediği çocuksu sabırsızlık, insanı çileden çıkaracak cinstendi. Sergilediği kabalık, hepimizi utandıracak boyuttaydı. Ağzıyla burnuyla yaptığı mimikler, resmen kafa bulmalıktı. Yakalandığı anda yan çizmesi, feci korkakçaydı.

    *

    NİHAL’Cİ DEĞİLİM...

    Çünkü...

    *

    Ödül törenlerinde yapılan klişe konuşmaların şahını yapıyordu. Öyle kaptırmıştı ki kendini konuşmaya, etrafında ne döndüğünün farkında bile değildi. Hele konuşmanın sonuna sırf alkışa oynamak için sıkıştırdığı slogan... Aman aman!

    NORMAL OLAN SİZSİNİZ ANORMAL OLAN ONLAR

    TÜRKİYE’nin en sevilen şefleri Mehmet Yalçınkaya ile Somer Sivrioğlu, Adana Lezzet Festivali’ne gitmişler.

    *

    Orada vatandaşla bir araya gelmişler, söyleşiler yapmışlar, tadımlar yapmışlar, festivale renk katmışlar.



    Bu arada festivale katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’la da tanışıp fotoğraf çektirmişler.

    *

    Şef Mehmet Yalçınkaya, Erdoğan’la çektirdikleri fotoğrafın altına şunları yazmış:

    *

    “Bugün Adana Lezzet Festivali’ndeydik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la tanışma fırsatı bulduk. Harika bir söyleşi, tadımlar yaptık. Adana halkının sıcaklığı ve ilgisi bambaşka. Teşekkürler Adana”.

    *

    Bu kadar.

    Fazlası yok.

    Yalçınkaya’nın yazdıklarında...

    Ne herhangi bir politik mesaj var ne de herhangi bir tarafgirlik.

    *

    Buna rağmen...

    Siyasi fanatizmden gözü dönmüş bazı tipler, sırf Cumhurbaşkanı’nın fotoğrafını da paylaştılar diye...

    Şef Mehmet Yalçınkaya ile Şef Somer Sivrioğlu’na demediklerini bırakmamışlar.

    *

    Buradan iki şefe de sesleniyorum:

    *

    Sakın aldırmayın bu tepkilere.

    Normal olan sizin yaptığınız.

    Anormal olan onların yaptıkları.

    *

    Şu hale bakın!

    Siyasi fanatizm nedeniyle gözler öyle karardı, öyle zıvanadan çıkıldı ki...

    “Normal budur” demek durumunda kalıyoruz.

    BABACAN’IN KENDİSİNİ DÜŞÜRDÜĞÜ YER

    ALİ Babacan, baktı ki ilgi çekmiyor, baktı ki dikkat merkezi haline gelemiyor, baktı ki olmuyor, baktı ki kulak veren bulamıyor...

    Kendisine bir yol buldu.



    Şöyle bir yol:

    *

    “Siz bilmezsiniz, biz Erdoğan hükümetlerinde bakanlık yaparken neler çektik neler” tarzında bir itirafçılık.

    İçine girdiği pozisyon bu oldu.

    *

    Hemen söyleyeyim:

    Bu pozisyon, çok tehlikeli bir pozisyondur.

    Bir kere buraya düşersen...

    Buradan çıkamazsın.

    Sana hep itirafçı muamelesi yaparlar.

    *

    Nitekim öyle de oldu.

    Çıktığı ekranlarda:

    E söyle bakalım Ali Babacan! Daha daha neler oluyordu senin bakanlık yaptığın dönemlerde? Başka ne dümenler dönüyordu? Hadi anlat bakalım” diyorlar.

    Ali Babacan da her defasında yeni bir ifşaat üfürmek zorunda kalıyor.

    *

    Sanki başka hiçbir sermayesi yokmuş gibi artık sadece bu muameleyi görüyor.

    *

    Erdoğan hükümetlerinde neredeyse Erdoğan’dan bile daha etkin hüküm sürmüş bir adamın içine düştüğü şu trajediye bakar mısınız?

    Kendisine ancak geçmiş dönemlerle ilgili bir ifşaat da bulunduğu zaman kıymet veriliyor.

    *

    Erdoğan sayesinde keşfedildi.

    Erdoğan sayesinde adı duyuldu.

    Erdoğan sayesinde bir yerlere geldi.

    *

    Erdoğan’dan yolunu ayırdı.

    Fakat ekmeğini hâlâ Erdoğan’lı geçmişi sayesinde yiyor.

    *

    Ben olsam Erdoğan’ın yerinde:

    “Yeter artık! Düş yakamdan Ali! Git kendi kanatlarınla uç” derim buna.

    SON GÜNLERİN ACAYİP POPÜLER ŞEYLERİ

    - Squid Game var ya... Hani şu Kore dizisi... İşte bu dizideki yeşil eşofmanlar, acayip popüler olmuş son günlerde. Herkes yeşil eşofman peşindeymiş.

    *

    - Etrafımdaki herkes sinemaya gitmiş. James Bond izlemeye... Sinemada James Bond izlemek süper popüler son günlerde.

    *

    - Hafta sonu kimi arasam Contemporary İstanbul’daydı. Sanattan anlayan anlamayan herkes...

    *

    - Şu sıralar “Ne çektin be Britney!” nidaları eşliğinde Britney Spears belgeseli izlemek çok modaymış.

    *

    - Yarış otomobili sesinden zevk duymak... Hiç bana göre değil. Ama etrafımdaki herkes Formula bileti peşinde. Vay arkadaş!

    *

    - İsveç’in ikonik sırt çantası “Kanken” vardır. Biraz pahalıcadır. Bu çantanın orijinalinde bile olmayan renklerdeki çakmaları, leblebi çekirdek gibi satıyormuş.

    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    Neden gelecek kripto paralarda? Bitcoin dünyasına adım atmak için hala geç değil…
    Esnek ve hibrit çalışma düzeninde, ideal bir çalışma ortamı nasıl olmalıdır?
    2021 Black Friday indirimlerinde bu detayları kaçırma!
    Yılbaşı hediyelerine birlikte karar verelim mi?
    Erken rezervasyon nedir? Avantajlı tatil yapmak için erken rezervasyon ne zaman ve nasıl yapılır?

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. Çocuklara okullarda düşünmeyi nasıl öğretiriz?
    2. Çocukların okulda neden motivasyonları düşük?
    3. Okullar çocukları neden iş dünyasına hazırlayamıyor?
    4. Oyun çocukları nasıl etkiler?
    5. Merak eden çocuk nasıl yetiştirilir?
    6. Kelimeleriniz çocukları nasıl etkiler?
    7. Üniversite tercihlerinde nelere dikkat etmelisiniz?
    8. Öğrenci motivasyonu nasıl arttırılır?
    9. Finlandiya’dan eğitim adına ne öğrenebiliriz?
    10. Eğitim sistemi nasıl olmalı?