"Aman benim cici cemaatime bir şey olmasın" denirdi.
Denirdi de denirdi.
Ve fakat...
Artık...
"Akıllı", "okumuş", "uyanık", "hesaplaşmayı göze almış" dindar gençler, çıkıp yüreklice "Çürüyen bir şeyler var Danimarka Krallığı’nda" diye haykırmaktadırlar.
Dahası...
Cüppeli’nin yaptığı, "Bu olay yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgilidir" açıklamasına kahkahalarla gülmektedirler.
Ne güzel!
* * *
O halde bırakalım...
"Ey hoca! Senin gibi muttaki bir adama Alpler’de kayak, Malta’da jet-ski yakışır mı?" falan diye sormak yerine, savunma psikozu içine girip "Hocam bu yayınların amacı ne olabilir?" diye danışıklı röportajlar yapan lümpen bozuntularını.
Bir de tek geçelim...
"Neden yapmadığınızı söylüyorsunuz?" ayetini unutup, "Ne var yani? Hoca’nın tatlı hayat yaşamaya hakkı yok mu?" diye çıkışan safdilleri.
Çünkü...
Bu işten ekmek yiyen "lümpen bozuntuları", işin ticaretini yapmaktadırlar. Bu nedenle isteseler de aksini yapamazlar.
Aldatılmanın hazzını yaşayan "safdiller" ise kolay akıllanmayacaklardır.
Öyleyse...
Umut, "Çürüyen bir şeyler var cemaatimde" diye haykıranlardadır.
Ne çıkacaksa oradan çıkacaktır.
O halde...
Biz onlara bakalım.
* * *
Dünkü yazım üzerine aldığım çok sayıda mesajı, küçük çapta bir ayıklamaya tabi tuttum:
"Lümpen"i tek geçtim. "Safdil"i kendi haline bıraktım.
Ne mutlu ki geriye hayli yüklü miktarda mesaj kaldı!
Benim umudum arttı, sizin de artsın diye o mesajlardan bazılarını yayınlıyorum:
"Jet ski yapan bir şeyh adayı! Manevi rabıtaların olduğu bir álemde nefsini terbiye edememiş bir şeyh adayı! Nasıl oluyor bu iş?" İzmir’den D.N.
"Bence Cüppeli’yi eleştirmekte haklısınız. Ancak bu adamın cemaatin haşarı çocuğu olduğunu unutmayın! Bu adamla ilgili yazdıklarınız cemaatin tümü için geçerli olamaz." İstanbul’dan A.C.
"Yazdıklarınız için sizi tebrik ederim. Allah sahte şeyhlerden hepimizi muhafaza buyursun." Kocaeli’nden Z.L.
"Kalemine sağlık. Şimdiye kadar ’Aman susun’ denildi. Ancak artık konuşma zamanı. Bizim kesim para ve makamı gördü mü kendini unutuyor." İstanbul’dan M.K.
"Ben utandım o fotoğraflardan. 15 sene önce annemin ’Cüppeli’ derken hissettiği ürpertiyi hatırlıyorum. Vaazlarına giderdi o ’mübarek’in... Şimdi annem kendisini aldatılmış hissediyor." İstanbul’dan E.A.
"İmam hatip mezunuyum. Cüppeli Ahmet Hoca ile ilgili yazınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Ancak şunu da belirtmek istiyorum. Elazığlıyım. Aczmendi Lideri Müslüm Gündüz’ün müritleri arasında tıp, mühendislik okuyanlar vardı; fakat bir tek ilahiyatçı yoktu. Dini cehaletin bu adamlara fırsat verdiğini keşke belirtseydiniz." Elazığ’dan B.S.
"Tek kelimeyle mükemmel bir yazı. 1978’de 16 yaşındayken ben de sizin gibi bir uğramıştım oralara. O zaman ’Gerçek İslam galiba bu’ demiştim. Ama sonra anladım ki en güzeli bağımsız Müslümanlık." İstanbul’dan A.Ç.
"Çok haklısınız Ahmet Bey! Bu fotoğraflardan çıkaracağımız çok dersler var. İşte bizim gerçek irticamız bu! Eleştirmemek, hasır altına atmak, fitne çıkar diye susmak. Namussuza namussuz, haksıza haksız, ahlaksızlığın daniskasını yapana ahlaksız diyemiyoruz. Sonra da kızarıp bozarıyor, yutkunup duruyoruz. Ne diyelim? Allah bize biraz daha akıl, basiret versin." İstanbul’dan A.Ö.
"Sizinle benzer bir kültürden geldiğime inanıyorum. Arka plandaki dini kültür tortularımız benzeşiyor. Ben de bu tür çelişkileri gördükçe hem inancımı, hem de hayata bakışımı sorguluyorum. Bunların İslam’a verdiği zararı Papa bile veremez." İstanbul’dan A.K.K.