Son bir ay

Haberin Devamı

NEDENSE iktidar erkinin hiç bitmeyeceği gibi bir olgu Türkiye’de yaşanıyor. Bu da demokrasimizin tam olarak oturmadığı olgusunu güçlendiriyor.
Siz hiç Almanya’da, İngiltere’de, Fransa’da, İsveç’te, Norveç’te böyle bir şeyin olduğunu duydunuz mu veya haberlerde hiç rastladınız mı?
Yaşam tarzını demokratiklikle kurmuş kişiler, özellikle siyasiler bizim ülkemizde yok. Çünkü demokrat insan özür dilemeyi bilir, yanlıştan döner, aynı hatayı bir kez daha yaparsa işi istifaya götürür.
Şimdi son 13 senenin liderlerine bakalım. Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli siyasi hayatları boyunca bir tek kez özür dilemedikleri gibi aynı hataları da sürekli yapma alışkanlığı elde ettiler. Bunun için de Oslo görüşmelerinin, Habur rezaletinin, Soma faciasının sorumluları asla öğrenilemedi.
Anlı şanlı cumhuriyet savcıları Habur olaylarını soruşturmadı bile, bırakın soruşturmayı Habur’a PKK’lıların ayaklarına mahkeme götürdüler. Hürriyet gazetesini iki kere basanlara kimse tek laf edemedi. YSK’nın verdiği karar eski AKP’li Adalet Bakanı tarafından yok sayıldı. Atatürk’e her türlü hakaretin yapıldığı yerlerde cumhuriyet savcıları mışıl mışıl uyuyor.
Gelelim sonuca; şüphesiz bu iş hep böyle gitmeyecek. 1 Kasım seçimi sonuçları herkesin beklediğinden çok daha farklı olacak. İşte o zaman savcılar ortaya çıkacak, peş peşe soruşturmalar başlayacak. Bundan kaçış yok. Bu seçimlerin sonucu ülkenin gerçek demokrasiye ulaşmasının başlangıcı olacak. Ben yaptım oldu devri bitiyor. Yalakaların taraf değiştirmesi için son bir ay...
Abidin AYDOĞDU

Haberin Devamı

Türkiye girişlerde etkin önlem almıyor, çıkışlara ise engel oluyor

Türkiye ‘depo’ mudur


SAYIN Başbakan dahil yöneticilerimiz, ülkemizde bulunan yabancıları yanlış bir ifade ile ‘mülteci’ olarak tanımlamaktadırlar. Oysa mültecilerin tanımını ve haklarını düzenleyen (Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesi), BM Genel Kurulu’nca da kabul edilerek 1951 yılında yürürlüğe girmiştir. Türkiye ise, uluslararası bu sözleşmeyi 10 yıl sonra 29 Ağustos 1961 tarihinde, ‘coğrafi sınırlama’ koşullu olarak imzalamıştır. Buna göre Türkiye, sadece Avrupa’dan gelenleri mülteci olarak kabul etmekte ve Cenevre Sözleşmesi kapsamında statü tanımaktadır.
Dolayısıyla Asya, Ortadoğu ve Afrika’dan içsavaş veya başka nedenlerle ve çoğu da uluslararası insan kaçakçılarının aracılığı ile ülkemize gelen ve sayılarının 4 milyonu bulduğu söylenen yabancılar, Türkiye bakımından mülteci değildirler. Bu durum, hem ülkemizdeki yabancıların BM şemsiyesi ve Cenevre Sözleşmesi’nin olanaklarından mahrum kalmalarına ve hem de Türkiye’nin bunların iaşe ve barınmalarında BM ve uluslararası kuruluşların yardım ve ödeneklerinden yararlanamamasına neden olmaktadır.
Ayrıca bir başka sorun da Türkiye, Avrupalı dostlarımız üzülmesin diye, ülkemizdeki yabancılardan Avrupa’ya gitmek isteyenleri zor kullanarak engellemektedir. Ülkeye girişlerinde etkin önlem almayıp, çıkışlarına engel olmak nasıl izah edilebilir? Avrupa ülkeleri kendi sınırlarına dayanan Asyalı, Ortadoğulu ve Afrikalı yabancılar kendilerini rahatsız etmesin diye, Türkiye’yi bu konuda depo olarak kullanmak istemektedirler.
Türkiye, Cenevre Sözleşmesi’ndeki insanlık ayıbı coğrafi sınırlamayı gerekçesiz ve derhal kaldırmalıdır. Mazlumlar arasında Avrupalı olan olmayan diye ayrım yapmak insan haklarına aykırıdır. Esasen Türkiye uygulamakta olduğu coğrafi sınırlama yüzünden uluslararası insan hakları kurumları tarafından ağır şekilde eleştirilmektedir. Ahmet ERSİN
Eski CHP İzmir Mv.

Haberin Devamı


Listelerde ‘sokuşturma’


BAZI okurlar telefon etti. Önceki gün kesinleşen listeler üzerinde bazı iddialarda bulundular. Bazı ‘küçük’ partilerde olduğu gibi DYP’nin de milletvekili aday listelerinde ‘savcılık kâğıdı’ olmadığı halde, 1 Kasım için aday gösterildiklerini anlattılar. Örneğin Bingöl ailesinin bazı fertleri Kayseri, Erzurum, Kocaeli’den, kanserden ölen Mürsel Bingöl de Sakarya’dan aday gösterilmiş; bunlar aile yakınlarınca tepkiyle karşılanmış... Bu isimleri YSK’nın nasıl onayladığı da tartışma konusu olmuş... “YSK, 7 Haziran ile 1 Kasım listeleri üzerinde ciddi bir tarama yaptı mı?” diye soruyorlar. Bu arada AKP’nin ağırlıklı olduğu yerlerde DYP’nin aday göstermediği dikkat çekiyor. Listeler kesinleşti, itiraz süreci de bitti. CHP, MHP ve HDP iki liste üzerinde ‘karşılaştırma’ yapabilirler; tabii niyetleri varsa...

Haberin Devamı


Turizm krizi teğet mi geçiyor


TURİZMDE işler nasıl gidiyor? Çok kötü geçiyor, denilirken ‘teğet’ geçtiğini söyleyenler de var... Ama ciddi bir kayıp var. Antalya ATSO Başkanı Davut Çetin’in ifadelerine bakarsak “Yaşanan sıkıntı son günlerde piyasada fazla hissedilmeye başlanmış...” Çetin, “turist sayısına bakınca % 5 azalma göründüğünü, ama asıl kaybın sayıdan değil, fiyat indiriminden, geceleme sayısı düşüşünden ve turistlerin daha az harcama yapmalarından kaynaklandığının” altını çiziyor.
Turizmcilerin krize karşın başarılı olduklarını belirten Başkan Çetin, “Antalya turizmi bile bu kadar terör haberlerine rağmen eylül ayında sadece % 2 gibi bir kayıpla devam etmektedir. Yıllık % 5 kayıp önceki aylarda Rusya’dan kaynaklanan bir kayıptır. Burada da turizm sektörünün bir başarısı söz konusudur. Yani, biraz da uzlaşma olsaydı, huzur ve güven olsaydı, biraz reform yapılsaydı, demek ki, Türkiye ekonomisi en az % 5 büyürdü. Bu açıdan bakınca gerçekten insan kaçan fırsatlara üzülüyor” diyor.
Turizmciler fazla mı feveran ediyor nedir?

Haberin Devamı


BİLİYOR MUSUNUZ?

-ESKİ milletvekili ve gazeteci Oktay Ekşi’nin eşi, ÇYDD kurucu başkanı, ‘ufkun ötesini gören kadın’ Prof. Dr. Aysel Ekşi’nin, ‘Ustalara Saygı’ etkinlikleri çerçevesinde 3 Ekim Cumartesi 20.00’de Fulya Kültür Merkezi’nde, Prof. Dr. Yersu Kapran, Aysel Çelikel, Demet Işık, Doğan Hızlan, Erdal Atabek, Gülseven Yaşer, Metin Sözen, Murat Hazinedar, Necla Arat, Nur Serter, Türkkaya Ataöv, Yıldız Tümerdem, Zafer Fortacı ve Oktay Ekşi konuşmasıyla anılacağını...
-NAFİ Atuf Kansu Eğitbilim Araştırmaları Ödülü’nü bu yıl tez dalında Dr. Sezer Köse Biber, makale dalında da Yrd. Doç. Dr. Adile Gülşah Saranlı’nın kazandığını; ödüllerin 13 Kasım’da Ankara’da törenle verileceğini...

Yazarın Tüm Yazıları