‘Sizi batıracağım’ diyen Alman kilitçiyi teknolojiyle susturdu

Yıl 2007, Hannover Fuarı... Alman kilit devi EMKA’nın patronu, Mesan Kilit’in standına uğradı. Mesan’ın kurucusu Rıdvan Mertöz, aynı gün EMKA’nın stantına iadei- ziyaret yaptı. Aralarında gergin bir diyalog geçti:

EMKA’nın patronu: Ukrayna’da fiyat kırıp piyasayı bozuyorsunuz.

Mertöz: Sizin fiyatlarınız ülkelere göre farklılaşıyor. Biz her ülkeye aynı fiyatla gidiyoruz.

EMKA’nın patronu: Bıktım sizden. Sizi yok edeceğim, batıracağım.

Daha sonra tartışma EMKA’nın İhracat Müdürü ile Mertöz arasında sürdü:

Mertöz: Siz Türkiye’yi yıllarca kazıkladınız. 1’e mal edip 3’e sattınız.

EMKA’nın İhracat Müdürü, tartışmayı taklit suçlamasına taşıdı:

- Mesan, bizim ürünlerimizi taklit ediyor.

Mesan’la EMKA arasındaki kıyasıya rekabet Türkiye pazarında da kendini gösterdi. Mesan, Türkiye’de pazar payını yüzde 30’lardan 50’lere çıkarırken, EMKA’nın payı yüzde 15’ten 5’e kadar geriledi. Aralarındaki rekabet, 2011’de stant baskını gibi bir ziyarete kadar vardı.

2011’de Hannover Fuarı’nda EMKA’nın satış müdürü ve avukatları Mesan’ın standına suçlamayla girdi:

- Bizim 016 kodlu kilidi taklit ettiniz.

Mertöz yanıtladı:

- Biz bu ürünü sizden önce ürettik.

EMKA ekibi suçlamada ısrar etti:

- Çıkarın belgelerinizi inceleyelim.

Mesan Kilit ekibi, Türkiye’den belgeleri istedi. 2-3 saat sonra EMKA ekibine gösterildi:

- Bakın, bizim patent tarihi Aralık 2009. Sizin patent tarihi Mart 2010.

Mertöz, EMKA ekibine döndü:

- Şimdi söyleyin bakalım, kim kimi taklit etmiş oluyor? Aslında bizim ürün sizinkiyle aynı değil. Ancak, ille de “aynı” diyorsanız sizin standın kapatılması lazım.

Alman EMKA ekibi, mahcup olsa da resmi bir özür bile dilemeden Mesan Kilit stantından ayrıldı. Bu anıyı meslektaşım İbrahim Ekinci’nin yazdığı, “Rıdvan Mertöz, Hayatım ve İdeallerim, İlham Dolu Bir Hayat” kitabında okudum.

Mertöz ve ekibinin, “Sizi batıracağım” diyen Alman rakibini geliştirdiği teknolojiyle susturması ne kadar önemli değil mi?

PORSUK’A ATLAYINCA REZİL OLMAK DA VAR

YIL 1982... Rıdvan Mertöz, Tahtakale’deki ticaret kurallarına resti çekip, Anadolu’da kilit pazarlamaya çıktı. Bursa’da tek satış yapamadan Eskişehir’e geçti. Orada da hiç satış yapamadı, Porsuk üzerindeki bir köprüye çıktı, söylenmeye başladı:

- Sen ne tembel nehirsin? Bizim Fırat Nehri olacak ki, atladığın zaman parça parça etsin, hiç bulamasınlar. Porsuk öyle değil. Atlayınca rezil olmak da var.

O yıllarda sorumluluklarını taşıdığı 3 kardeşini düşündü, tekrar hırdavat dükkanlarının bulunduğu bölgeye yöneldi. Gözüne kestirdiği bir dükkana girdi:

- Cam kilidi pazarlamak için gelmiştim. İstanbul’a dönecek param yok. 20-25 tane alırsanız minnettar kalırım.

Dükkan sahibi olumlu yanıt verdi:

- Getir bakalım kilitleri.

Mertöz, Eskişehir’de çaresiz kalmışken kendisine moral aşılayan Alemdar Ticaret’in sahibine 20 yıl bayram tebrikleri gönderdi, sonra irtibatı kesildi.

Kitap çalışması sırasında İbrahim Ekinci’yle birlikte Eskişehir’e gitti, Alemdar Ticaret’in sahibi Seyhan Tugan’u ziyaret etti:

- Seyfettin Bey, sizin 1982’de benden 25 kilidi almanız sayesinde umutsuzluğu yendim...

 

İNGİLİZ ESSENTRA İLE MALATYA’DA FABRİKA KURACAKTIK, OLMADI

MESAN Kilit’in kurucusu Rıdvan Mertöz, kitabını yazan İbrahim Ekinci’ye şirketini İngiliz Essentra’ya satış öyküsünü anlatırken, yaşadığı duyguyu şöyle paylaştı:

- Mesan’ın satışı başarılı bir işti. 10.4 X EBİTDA ile sattık. Ama yine de 3-4 ay psikolojim zorlandı. Eşim Sevinç Mertöz, ağlamaktan helak oldu. Biz alışık değiliz şirketimizden ayrılmaya. Evimizden, çocuğumuzdan ayrılmak gibi.

Çevresinde şirket satışını ihanet gibi görenlerin olduğunu belirtti:

- Halbuki yabancıya satılsa da şirket devam ediyor. İstihdam devam ediyor. Sattık ne yaptık? Başka şirketler kuruldu. O paralarla yatırımlar yaptık.

Essentra’ya satış işlemini Aralık 2013’te tamamladıklarını vurguladı:

- Daha önce de Mesan’a İtalya’dan, ABD’den şirketler talip oldu. Essentra, şirketimize iyi fiyatın yanısıra ülkemize yatırım sözü de verdi.

Essentra’nın bu planlarının 15 Temmuz’daki hain darbe girişimi sonrası askıya aldığını kaydetti:

- Memleketim Malatya’da birlikte fabrika kuracaktık, olmadı. Onun üzüntüsü içindeyim.

Şirketi satışının üzerinden 5 yılı aşkın süre geçtiğine işaret etti:

- Essentra ile bir anlayış birliğimiz var. Şirketin başında fiilen görev yapıyorum. Oğlum Mustafa Mertöz de Genel Müdürlük görevini yürütüyor. Essentra ile yurtdışında ve ülkemizde şirket satın almalarıyla büyümenin yollarını da arıyoruz.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Zeytincilik ‘stratejik’ olsun, tağşişi ‘gıda polisi’ yakalasın

AYVALIK Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın’ın davetiyle gittiğim “15. Uluslararası Zeytin Hasat Festivali”nden dönerken başkanlığını Ümmühan Tibet’in yürüttüğü Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin (UZZK) “Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı Rekoltesi Resmi Heyet Raporu”nu okudum.

Raporun “İzlenim, Tespit ve Öneriler” başlıklı ilk bölümünün birinci maddesi şöyle:

* Sektörümüzün en önemli sorunu taklit, tağşiş ve kayıt dışılık. Tarım Bakanlığı’nın denetimleri sıkılaştırmasına rağmen taklit ve tahşiş önlenemiyor.

Aynı maddede denetimlerin her şeye rağmen yetersiz kaldığı vurgulandı:

- Cezalar ve kayıt dışı üretim denetimleri yetersiz. Yol kenarlarında markasız, uygun olamayan ambalajlarda ve kayıt dışı pazaryeri satışlarının denetlenmesinden başlanarak, taşımayı gerçekleştiren tanker ve depolar bazında kontrollerin yapılması gerekiyor.

Raporda İtalya’dan örnek verildi:

- Zeytinyağında tağşişle mücadele etmek için İtalya’da olduğu gibi polis teşkilatına bağlı bir “Gıda Polisi” uygulaması düşünülebilir.

Ardından 1939 yılında çıkarılan 3573 sayılı “Zeytinciliğin Islah ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun” üzerinde duruldu:

- 3573 sayılı kanunun bazı hükümlerinin değiştirilmesi ve yürürlükten kaldırılması hakkındaki 4086 sayılı kanunun revize edilmesi gerekiyor.

Yazının Devamını Oku

AB tescili alınırsa Ayvalık zeytinyağı fiyatı ikiye katlanır

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, önceki gün Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Faruk Kula’nın cenaze törenine katıldıktan sonra Burhaniye Ticaret Odası ile Ayvalık Ticaret Odası’nı ziyaret etti.

Hisarcıklıoğlu, “Uluslararası Zeytin Hasat Festivali”nin 15’incisini Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi ve Ziraat Odası’yla birlikte düzenleyen Ayvalık Ticaret Odası’nda söze dünyaca ünlü 3 tarım ürünüyle girdi:

- İnsan ömrünü uzatan üç ürün var: Zeytin, fındık ve üzüm.

Üçünün de Türkiye’de yetiştiğini anımsattı:

- Ama biz bunların kıymetini hâlâ tam olarak bilmiyoruz.

Dünyada zeytinin yüzde 90’ının Akdeniz havzasında üretildiğine işaret etti:

- Dünya zeytin üretiminde İspanya, İtalya ve Yunanistan’ın ardından 4. sıradayız. 100’den fazla ülkeye zeytinyağı ihraç ediyoruz.

Sofralık zeytin tüketiminde dünyada ilk sırada olduğumuzun altını çizdi:

- Fakat zeytinyağı tüketiminde, diğer üretici ülkelere göre çok gerilerdeyiz. Yunanistan’da kişi başına tüketim 20 litre iken, bizde uzun zaman 1 litre bile olmadı. Başta Ayvalık olmak üzere zeytin ve zeytinyağı üretenlerin gayretiyle kişi başı tüketim, bugün 2 litreye ulaştı. 5 litreye çıkarsa pazarlama sorunu kalmaz.

Yazının Devamını Oku

‘Yönetici avcısı’nın global beyin takımına girdi

Üsküdar Amerikan Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi İşletme’yi 1996’da bitiren Çağla Bekbölet, çalışma hayatına öğrencilik döneminde staj yaptığı Finans Yatırım’dan girdi. O dönemde Finans Yatırım’ın kurucu patronu Hüsnü Özyeğin’di. Bir yıl sonra, 1997 sonbaharında Londra’ya taşınmaya karar verdi:

- O dönemde Londra’daki bazı bankalar Türkiye’den analistler alıyordu.

29 Ekim 1997’de Londra’ya taşındı, NatWest’te çalışmaya başladı. Bankanın çalıştığı bölümü bir süre sonra Bankers Trust’a satıldı. Satışla birlikte çalıştığı banka da değişmiş oldu. 1997-1999 döneminde bankacılık sektöründe çalışırken London School of Business’de finans masterı yaptı. Ardından danışmanlık şirketi The Monitor’e geçti. Bu şirkette çalışması 2004’e kadar sürdü. 2004’te yolu “yönetici avcısı”, yönetim danışmanlığı şirketi Egon Zehnder’in Londra Ofisi ile kesişti. Danışman olarak girdiği şirketin tarihçesine baktı:

- Şirket, 1964 yılında Egon Zehnder tarafından kuruldu. Bulunduğu ülkelerdeki şirketlerin yönetici atamalarında belirleyici rol aldı, en büyük işi “yönetici avcılığı” oldu. Faaliyet gösterdiği ülke sayısı 40’a, ofis sayısı 68’e yükseldi.

Ocak 2012’de Egon Zehnder’de yüzde 11 pay ile dünyanın en büyüğü olan Londra Ofisi’nin partner’ları (ortak) arasında yerini aldı. Bekbölet için yükselişin bir sonraki adımı Küresel CFO Hizmetleri Başkanlığı oldu.

Bekbölet, 2018’de Egon Zehnder Londra Ofisi’nin başına geçti. Ardından Ocak 2019’da 40 ülkede ofisleri bulunan grubun “global beyin takımı”na girdi:

- Ocak 2019’dan itibaren Egon Zehnder Küresel İcra Komitesi’nde de görev yapıyorum. Komite, CEO ve CFO’muz dahil 8 kişiden oluşuyor.

Çağla Bekbölet’ten öyküsünü dinlerken, şirketin dünyadaki toplam partner sayısını sordum, yanındaki Egon Zehnder Türkiye Ofisi Başkanı Ayşe Güçlü Onur’a onaylatarak paylaştı:

- Dünyada toplam 250 partner var. Danışman kadrosunda da 500 kişi görev yapıyor.

Yazının Devamını Oku

Pamuk çuvalından çıkanlar kaliteyi de makineyi de bozuyor

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası’nda kürsüden konuşurken toplantıya katılanlar arasından İSO Yönetim Kurulu Üyesi Vehbi Canpolat’a döndü:

- Şanlıurfa pamuğu ile ilgili şikayetinizi paylaşır mısın?

Canpolat, özetledi:

- Şanlıurfa’dan aldığımız çuvallardan pamuğa karışmış jüt çıkıyor. Bu da pamuğun kalitesini bozuyor. Ucuza verilse bile pamuğu almak istemiyoruz.

Bahçıvan, 55 kişilik İSO meclis üyesi iş insanıyla birlikte kentte Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası (ŞUTSO) Meclis Başkanı Ahmet Altun, Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Halil Peltek, Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya’dan öğrendiği tarım ilacı sancısını kürsüden dile getirdi:

- Şanlıurfa’da satılan tarım ilaçlarının yüzde 50’si sahte imiş. Sahte tarım ilacı ile sağlıklı ürün elde edilebilir mi?

ŞUTSO Meclis Üyesi Mahmut Karadağ araya girdi:

- Haklısınız, şehrimizde pazara sunulan tarım ilaçlarının yarısı sahtedir.

Yazının Devamını Oku

Ortalama yaşımız 19.5, yatırımcı için büyük fırsat

ERDAL Bahçıvan başkanlığındaki İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu, geçen ağustos ayı ortalarında “Anadolu turu” konusunda şu kararı aldı:

- Yılda iki kez Anadolu’daki illerimize odamız meclis üyeleriyle birlikte gidiyor, işbirliği, yatırım fırsatlarını konuşuyoruz. 17-19 Ekim’de Şanlıurfa ve Gaziantep’e gidelim.

Erdal Bahçıvan, İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İrfan Özhamaratlı, Sadık Ayhan Saruhan, İSO Meclis Başkan Yardımcısı Serdar Urfalılar, İSO Yönetim Kurulu Üyeleri Bekir Yelken, Sultan Tepe, Kemal Akar ve Vehbi Canpolat’ın önderliğindeki İSO Meclis Üyeleri, 17 Ekim Cuma sabahı THY’den kiralanan uçakla Şanlıurfa’ya gitti.

İSO’dan 55 kişilik iş insanı heyeti Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Ahmet Altun, Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Halil Peltek, Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya rehberliğinde kentte Göbeklitepe’ye turistik tur, organize sanayi bölgesine dönük yatırım ortamı gezisi yaparken Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki ekip, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığındaki heyetle Suriye’de sınırlarımızdan itibaren 30-32 kilometre derinlik, 444 kilometre uzunlukta öngörülen “Güvenli Bölge”yi görüşüyordu.

Derken gece Pence başkanlığındaki ABD heyetiyle uzlaşmaya varıldığı haberi geldi:

- Terör örgütü PKK/YPG, 120 saatte güvenli bölgeden çekilecek.

Suriye’deki savaş ortamına rağmen 6’ncı bölge teşviklerinin desteği ile son 3-4 yıldır yatırım çeken Şanlıurfa’daki iş dünyası örgütlerinin temsilcileri, ABD’yle varılan uzlaşma ile moral buldu, İSO heyetine şu mesajı verdi:

- Daha fazla yatırıma, işbirliğine gelin, coğrafyamızın kaderini değiştirme çabamıza destek verin.

Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası’ndaki buluşmada Şanlıurfa Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü

Yazının Devamını Oku

O marka ceketinin cebinden nasıl çıktı

1969 yılının ilk günleri, İstanbul Park Otel... Masanın çevresinde Anadolu Holding’in kurucuları İzzet Özilhan ve Kamil Yazıcı, Özgörkey Grubu’nun kurucusu Nevzat Özgörkey ile şirketlerin üst düzey yöneticileri var. İstanbul ve İzmir’deki fabrikaları üretim aşamasına doğru yaklaşırken, marka konusunda arayışları söz konusuydu.

Nevzat Özgörkey, İzmirlileri temsilen isim önerisini masaya koydu:

- Efes.

İzzet Özilhan da İstanbul’dan bir isim seçti:

- Topkapı.

Kamil Yazıcı, şirketlerindeki küçük ortaklarının soyadından yola çıktı:

- Kent.

O yıllarda üniversite öğrencisi olan

Yazının Devamını Oku

Ayakkabı kutusuna 40 lirayı neden koydu

1950’li yılların sonları, Gaziantep... Bir kadın, ayakkabı atölyesine girdi, rafta gördüğü kadife kumaştan üretilmiş ayakkabıyı işaret etti:

- Bu ayakkabılar satılık mı?

Dükkan sahibi, ayakkabı ustası Ahmet Muktad Ziylan kadını uyardı:

- Bacım onlar erkek ayakkabısı.

Kadın ısrar etti:

- Erkek ayakkabısı olduğunun farkındayım. Bunu kadınlar da giyebilir.

İzin isteyip denedi, fiyatını sordu:

- 45 lira.

Yazının Devamını Oku

Sağlıklı beslenip açlığı önleyelim

TÜRKİYE Gıda Sanayii İşverenler Sendikası (TÜGİS) Başkanı Necdet Buzbaş, Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) belirlediği “Dünya Gıda Günü” çerçevesinde 17 Ekim’de düzenleyecekleri “Sürdürülebilir Gıda Zirvesi”nin hazırlıkları sırasında ana tema üzerinde durdu:

* Sağlıklı beslenme ile açlığa son verilmiş bir dünya.

Bu temanın belirlenmesinin nedenini irdeledi:

- Bir yanda açlık, diğer yanda obezite sorunu var.

FAO’nun verilerine baktı:

- Dünyada yılda 4.5 milyar ton gıda üretiliyor. Bunun 1.5 milyar tonu atılıyor.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki duruma dikkat etti:

- Gelişmiş ülkelerde artan gıdalar mutfaktan çöpe gidiyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise nakliyede kayıp yaşıyor.

Dünyadaki toplam gıda kaynaklarının insan tüketimine oranıyla belirlenen endeksi inceledi:

Yazının Devamını Oku

159 milyar liralık teşvikin 95 milyarı ithal makineyi mi kapsıyor

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Kutlu Karavelioğlu, Birliğin kurulduğu 2002 yılındaki sektör ihracatına baktı:

- 2002’de makine ihracatımız 1.7 milyar dolardı.

Geçen 16-17 yılda sektörün ihracatının 10 kat arttığını gördü:

- İhracatımız 17 milyar dolara ulaştı. Ülkemiz toplam ihracatının yüzde 10’unu sektörümüz gerçekleştiriyor. ABD’de bu oran yüzde 12’dir.

Sektörün toplam büyüklüğü üzerinde durdu:

- Makine üretimi yapan 17 bin şirket var. Sektörün toplam cirosu 110 milyar lira. İstihdam 250 bin kişi dolayında.

Sonra ABD-Çin arasındaki makine ticaretine uzandı:

- ABD, 400 milyar dolarlık makine ithal ediyor. Bunun 125 milyar dolarlık bölümünü Çin’den alıyor. ABD’nin Çin’den makine alımının bu boyuta ulaşması, Çin’deki ABD yatırımlarından kaynaklanıyor.

Türkiye’deki ABD, Alman şirketlerinin yatırımlarının benzeri etkiyi gösterdiğini irdeledi:

Yazının Devamını Oku

Yolcu beraberi altın için 3 kilo sınırı koyun kaynağını sormayı

Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Kamar, 9-12 Ekim’de İstanbul’da ilk kez gerçekleşecek “8. Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) Değerli Taş ve Mücevher Birlikleri Konferansı”na hazırlanırken sektörünü şöyle tanımladı:

- Lüks tüketim aracıdır, kötü gün dostudur.

Türkiye’nin yıllık altın ticaretinin 11 milyar dolar dolayında olduğunu belirtti:

- İhracatımız yıllık 4-4.5 milyar dolar dolayında seyrediyor. Turistlere yurt içinde 3.5 milyar dolarlık satış yapıyoruz. 3-3.5 milyar dolarlık altın da iç pazarımızda kalır.

Türkiye’nin mücevher üretiminde Çin ve Hindistan’ın ardından dünya 3’üncüsü olduğunu kaydetti:

- Dubai’de hiç üretim yok ama ihracatı 15 milyar dolar. Mevzuatta gerekli düzenlemeler yapılırsa mücevher ticaretinin bölge merkezi oluruz.

Buna kapıyı açacak taleplerinden birini ortaya koydu:

- Şu anda ülkemize yolcu beraberinde altın getirmek tümüyle serbest. Ancak, kimse getiremiyor. Çünkü kaynağı soruluyor.

Mücevher İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı

Yazının Devamını Oku

Yollarımız turistik tesislerin güzelliğine ayak uyduramıyor

Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Satıcı, turizm yatırımcısı iş insanlarının ağırlıkta olduğu 10-15 kişilik bir gruba mesaj gönderdi:

- Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’la bir araya gelip Bodrum’u konuşacağız.

Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, Turizm eski bakanlarından Bahattin Yücel, Maça Kızı’nın ortağı Sahir Erozan, mimar Gökhan Avcıoğlu, Ersin Pamuksüzer, Karnas Vineyards’ın sahibi Selva İşmen, Global Yatırım Holding Sözcüsü Gökhan Özer, Ay-Sir Turizm ve İnşaat AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Yılmaz, Contemporary İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, Finans Kulüp Başkanı Önder Halisdemir’in aralarında bulunduğu grup Bodrum Belediye Başkanı ile buluştu.

Aras, söze itirafla girdi:

- Turistik tesis varlığı açısından gayet iyi durumdayız. Çok önemli markalar var. Ancak, tesislerin dışı, yollarımız o güzelliklerle uyumlu değil.

Süren inşaatlara dikkat çekti:

- Yarımada büyük bir şantiye gibi.

Nüfus yapısına değindi:

- Bodrum’da değişik katmanlar yaşıyor. Doğma büyüme Bodrumlu olan da var, emekli olup buraya yerleşenler de. Öyle talepler geliyor ki,

Yazının Devamını Oku

Malatya’ya ikinci okulu anne-babası adına yaptırıyor

Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 1980’lerin başındaki başbakan yardımcılığı döneminden itibaren adı “Özal’ın terzisi” olarak öne çıkan Yusuf Kenan aradı:

- Şu anda Malatya’dayım. Vali Aydın Baruş’un makamında hayırlı bir işe imza atacağım.

Ardından “hayırlı iş”in içeriğini aktardı:

- Yeşilyurt ilçemizde 700 öğrencinin eğitim göreceği bir Anadolu Lisesi yaptıracağım.

İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı ile imzaladıkları, Vali Baruş’un “Olur” imzasının bulunduğu sözleşmeden okulun adını okudu:

- Nazife-Mustafa Küçükaslan Anadolu Lisesi.

3 milyon lirasını karşılayacağı okulda anne ve babasının adının birlikte yaşayacağını belirtti:

- Vatana, millete hayırlı olmasını diliyorum.

 Sonra 30 yıl önceye uzandı:

Yazının Devamını Oku

New York’taki eski Coca-Cola binasını 955 milyon dolara aldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu vesilesiyle gerçekleşen New York seyahatinden dönerken cep telefonuma bir mesaj geldi:

- The Coca-Cola Company’nin New York’taki eski binası 955 milyon dolara satıldı.

Alıcılar dikkatimi çekti:

- Deutsche Finance Group, Almanya’nın en büyük emekli sandığı Bayerische Versorgunskammer, Shvo ve BLG Capital.

Tarihi binanın yeni ortakları arasındaki BLG Capital, tanıdıktı. Serdar Bilgili’ye ait Bilgili Grup çatısı altında bulunuyordu. Yani, The Coca-Cola Company’nin New York’taki merkezi olarak bilinen Manhattan 5. Cadde’deki binanın yeni ortakları arasına Bilgili de girmişti.

BLG Capital’in daha önce hangi adımları attığına göz gezdirdim:

- BLG Capital, bugüne kadar Türkiye’ye 500 milyon doların üzerinde yabancı sermaye getirdi.

Bilgili Grubu’nun New York’taki bina alımında ortağı olan kurumlarla ilişkisinde istikrar söz konusuydu:

Yazının Devamını Oku

‘Riskli bina yapanın siciline kayıt düşün’

GYODER Başkanı Doç. Feyzullah Yetgin ve İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, riskli binalar karşısında uyararak, “ Bunlar birer ölüm tuzağı. Hangi tarihte olursa olsun, riskli binaların inşasında rol almış müteahhitler, kontrol mühendisi ve mimarların en azından sicillerine kayıt düşülmeli” yorumunu yapıyor.

Hürriyet’in düzenlediği “Sign of the City” yarışması için Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Doç. Feyzullah Yetgin ve İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım ile buluştuğumuzda İstanbul son 5.8’lik Silivri depremini yaşamamıştı.

Nazmi Durbakayım, sektörle ilgili sohbetimiz sırasında şu uyarıyı yaptı:

- Kapımıza dayanan deprem gerçeğini aklımızdan çıkarmadan kentsel dönüşüm için somut adımlar atılmalı.

Halkın bu gerçeği kabullenmesi için algı yönetiminin daha güçlü hale getirilmesi gerektiğini belirtti:

- Riskli binalar birer ölüm tuzağı. Hangi tarihte olursa olsun, riskli binaların inşasında rol almış müteahhitler, kontrol mühendis ve mimarların en azından sicillerine kayıt düşülmeli.

Feyzullah Yetgin, sektör temsilcileriyle bir süre önce Mardin’e yaptıkları gezi sırasında dikkatini çeken veriyi anımsadı:

- Mardin’de 13 bin dolayında konut fazlası vardı. Çoğunu emekli imamların yaptığını söylediler. Demek ki imamlığın vatandaşta yarattığı güvene dayanarak bu işe soyundular.

Yazının Devamını Oku

O masada BoeIng Max sancısını konuştular

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan New York’ta, Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 10. Türkiye Yatırım Konferansı gala yemeğine katıldı. Masada ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross’un yanı sıra Boeing International Başkanı Sir Michael Arthur ve Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı da vardı. Masadaki gündem maddesi ise Boeing 737 Max uçaklarının sefer dışı olmasıydı...

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesindeki Türkiye-ABD İş Konseyi’nin (TAİK) New York’ta düzenlediği gala buluşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross, TAİK Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, DEİK Başkanı Nail Olpak’ın bulunduğu ana masada Boeing International Başkanı Sir Michael Arthur ile Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı da yer aldı.

Aycı ve Arthur, aynı masada buluşunca dünyada tüm havayolu şirketlerinin uçuşlarını durdurduğu Boeing 737 Max konusu açıldı. Aycı, THY ve Boeing ekiplerinin sürekli yakın temas içinde olduğunu belirtti:

- Boeing 737 Max uçaklarımızın sefer dışı olmasından dolayı şirketimizin kaybı 200 milyon doları buluyor. Boeing’in sorunu çözümü konusunda adım atmasını bekliyoruz.

Arthur, Boeing 737 Max’ların yeniden sefere çıkabileceği konusunda iyimser tavır sergiledi:

- Max’ların yeniden uçuşa başlaması konusunda uzak ya da yakın, henüz netleşmiş bir tarih yok. İncelemeler sürüyor.

Aycı, THY’nin Boeing’le uzun vadeli işbirliğini anımsattı:

- Boeing’le uzun vadeye dayanan bir işbirliğimiz var. Max uçakları yüzünden oluşan kaybımız konusunda sizden destek bekliyoruz.

Aycı

Yazının Devamını Oku

‘Güvenli bölge’deki 1 milyon konuta 26.4 milyar dolar gerekiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için gittiği New York’tan dönüşe geçmeden önce beraberindeki gazetecilerle sohbet ederken Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye sınırında oluşturulacak “güvenli bölge” konusu gündeme gelince İletişim Başkanı Prof. Fahrettin Altun’a döndü:

- BM Genel Kurulu’na katılan liderlere dağıttığımız “güvenli bölge kitapçığı”nı arkadaşlara da verelim.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Medya İlişkileri Koordinatörü Mücahid Eker, kitapçığı dün sabah gönderdi. Kitapçıkta “güvenli bölge”de oluşturulacak köy ve ilçelerle ilgili şu bilgiler yer aldı:

“Güvenli bölge”de 1 milyon Suriyeli nüfusun yerleştirileceği 5 bin nüfuslu 140 köy ile 30 bin nüfuslu 10 ilçeden oluşan yerleşim alanı planlanıyor.

Köylerle ilgili şu detaylara yer verildi:

Köylerin her birinde 350 metrekare arsaya oturan 100 metrekare 3+1 ev ve ahırdan oluşan 1000 konut, 2 cami, 16 derslikli 2 okul, 1 gençlik merkezi ve kapalı spor salonu ile yönetim merkezi projelendirilecek. Köylerde her haneye arazinin büyüklüğüne göre 1 dönüm tarım yapılabilecek arazi verilecek.

İlçeler için de şu ayrıntılar dikkat çekti:

İlçelerde ortalama 100 metrekarelik (3+1 ve 2+1) 6 bin konut, 1 merkez cami, 10 mahalle cami, 16 derslikli 8 okul, 1 lise, 2 kapalı spor salonu, 5 gençlik merkezi, 1 küçük stat, 4 mahalle ölçekli futbol sahası, sosyal tesisler ile 8 ilçede 10 yataklı, 2 ilçede 200 yataklı hastane, küçük sanayi sitesi, üniversite ve yerleşimlerin ihtiyacı olan teknik altyapı gereksinimlerini karşılayacak yapılar projelendirilecek.

Yazının Devamını Oku

Düşünce dünyamızdan IMF’den borç geçmedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için gittiği New York’tan ayrılmadan önceki sohbette CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak ve İYİ Parti’nin ekonomi kurmayı Durmuş Yılmaz’ın Uluslararası Para Fonu (IMF) Heyetiyle görüşmeleri konusu da gündeme geldi.

Erdoğan, konuyu değerlendirirken söze şöyle girdi:

- Siyasette tutarlı olmak önem arz ediyor. Bir taraftan hükümete, iktidara IMF ile münasebeti geliştirip kredi vesaire almayı tavsiye edeceksiniz... Ki bu iktidarı biz IMF’ye 23.5 milyar dolar borçla devraldık ve 2013 Mayıs’ında borcu sıfırladık.

Türkiye’nin IMF’ye borç vermesi konusunu anımsadı:

- Daha sonra IMF bizden 5 milyar dolar borç talebinde bulundu. Biz de “veririz” deyince bunlar baktılar bu iş ciddiye gidiyor, “vazgeçtik” dediler. Bundan sonra zaten IMF’den borç talebi diye hiçbir zaman bizim düşünce dünyamızdan geçen bir şey söz konusu olmadı. Bu bizim aklımızın ucundan geçmiş değil.

Türkiye’nin IMF’nin kapısını ilk kez İsmet İnönü döneminde çaldığını vurguladı:

- Yani, onların dönemlerinde başladı. Biz avucumuzda 23.5 milyar dolar borç bulduk. Ondan sonra da süratle dedik ki “Biz bu işin ne yapıp yapıp sıfırlayacağız.” 2013 Mayıs’ında da sıfırladık, kurtulduk. Şimdi IMF’ye herhangi bir borcumuz yok. Biz biliyorsunuz IMF’nin aynı zamanda ortağıyız. Bu da var. Öyle bir durum değil yani çok da fakir fukara değiliz.

CHP ve İYİ Parti temsilcilerinin IMF Heyeti ile gizli görüşmesinden söz edildiğine dikkat çekti:

- Ben niye görüştüler falan diye de bir derdin içerisinde değilim. Tamam da kimden neyi kaçırıyorsunuz? Bir defa IMF’nin temsilcileri size hakikaten muhatap alacaklarsa gelsin sizi makamınızda ziyaret etsin. Niye gidip otellerin odalarında, lobilerde görüşmeler yapıyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

100 milyar dolar ve fifty-fifty için hızlı hareket edin

ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross, Türk iş dünyası temsilcileri ile yaptığı görüşmelerde “Başkan Trump’tan talimat aldım, 100 milyar doları fifty-fifty (50-50) yapacağız. Çin’le ABD’nin yaşadığı gerginliği biliyorsunuz. Oluşacak boşlukta yerinizi almak için hızlı hareket edin” dedi.

DIŞ Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Türkiye-ABD İş Konseyi’nin (TAİK) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla New York’ta gerçekleşen “10. Türkiye Yatırım Konferansı Galası” öncesi durum değerlendirmesi yaparken ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross’un bu ayın ilk haftasındaki Türkiye ziyaretine döndü:

- Sayın Ross, “Türkiye ile 20 milyar dolar olan ticaret hacmimizi 100 milyar dolara çıkarmak için Başkan Trump’tan talimat aldım. 100 milyar doları fifty-fifty (50-50) yapacağız” dedi.

Ross’un söz konusu hedefe dönük görüşmeler için Türkiye’de 5 gün kaldığını anımsatıp, şu sözlerini aktardı:

- 100 milyar dolarlık ticarete ulaşmayı orta vadeli hedef gibi görmeyin, o zaman gerçekleşmesi zaman alır. En doğrusu hemen kolları sıvamak.

- Çin’le ABD’nin yaşadığı gerginliği biliyorsunuz. Oluşacak boşlukta yerinizi almak için hızlı hareket edin. Zaman sizin aleyhinize çalışır.

ABD Başkanı

Yazının Devamını Oku

New York’taki Türk Evi’nin piyasa değeri 1.5 milyar doları bulur

Temeli 2017 Eylül ayında atılan, New York’taki Türk Evi’nin yüzde 70’i tamamlandı. Türk Evi’nin Engineering News Record (ENR) tarafından ödüle değer görüldüğünü anlatan CCN Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çeçen, “Türk Evi, Manhattan’ın değerli bölgelerinden birinde bulunuyor. Bina tamamlandığında arsa dahil piyasa değeri 1.5 milyar dolara ulaşır” dedi.

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) binasında kendisine ayrılan ofiste Almanya Başbakanı Angela Merkel’i kabulü sürerken BM’nin hemen karşısındaki Türk Evi inşaatına gittim.

Tamamlanma oranı yüzde 70’i bulan inşaatın önünde CCN Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çeçen, İC İçtaş İnşaat İcra Kurulu Üyesi Burak Vardan, şirketin ABD Direktörü-Proje Sorumlusu Turgay Tanhan, Cephe Proje Müdürü Onur Zeybek ve İnce İşler Proje Müdürü Esin Pektaş’la buluştuk.

Murat Çeçen, temeli Eylül 2017’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atılan yeni Türk Evi projesinin yapımını İC İçtaş İnşaat’ın ABD’li Tishman’la birlikte üstlendiğini anımsattı:

- Mimari projesi Perkins Eastman tarafından gerçekleşen projeyi iç dekorasyon noktasına kadar tamamlamak bizim işimiz. Cumhurbaşkanımız TURKEN buluşmasında tamamlanma süresini Ekim 2020’ye çekti.

Burak Vardan araya girdi:

- Burası, New York’un inşaat yapmak açısından en zor bölgesi. BM’nin tam karşısındayız. BM’de önemli toplantılar olunca bizim iş duruyor. Nitekim şu anda inşaata ara vermiş durumdayız. Dolayısıyla süre konusunda bizi zorluyor. Ancak, Cumhurbaşkanımızın verdiği sürede tamamlarız.

Türk Evi’nin 1110 metrekarelik zeminde yükseldiğini belirtti:

Yazının Devamını Oku