"Tolga Akyıldız" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tolga Akyıldız" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tolga Akyıldız

Üç şarkı, üç Ajda

2019’un yaz aylarında ne yapıyor Ajda Pekkan diye merak ediyorsanız, kendisi üç şarkısıyla içindeki üç Ajda’nın varlığını eş zamanlı olarak sürdürüyor.

Ajda Pekkan’ın, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en ikonik kadın yorumcusu olduğunu söylemek mümkün. Şarkı yazarlığı iddiası olmamasına karşın, etkili olduğu 60’ların ortasından günümüze her dönemde hem anaakım ihtiyaçlarını gözetip hem de kendi markasını koruyarak var olmayı başarması, sık sık gündem yaratması en net gösterge. Sahne ve yorumunun enerjisine bakıp yaş meselesine çok da takılmamak gerektiğini Ajda Hanım’dan öğrenmedik mi?
Üç şarkı, üç Ajda
2019 yaz aylarında ne yapıyor Ajda Pekkan diye merak ediyorsanız, kendisi üç şarkısıyla içindeki üç Ajda’nın varlığını eşzamanlı olarak sürdürüyor. Bu şarkılardan ilki söz ve müziği Sinan Akçıl’a, düzenlemesi Ozan Çolakoğlu, Sinan Akçıl ve Tarık İster’e ait olan ‘Canın Sağ Olsun’. Akılda kalan nakaratıyla yaz ayları için tabiri caizse kendinden remiksli olarak düşünülmüş şarkı, Ajda Hanım’ın 2010’lar itibariyle Demet Akalın’lar, Gülşen’ler, Hande Yener’ler kulvarında koşmaya karar vermesi sonucu benimsediği sound’un temsilcisi. İkinci şarkı, Ozan Doğulu’nun klasikleşmiş 130 BPM konseptinin 2019 model ‘Kreşendo’sunda iki versiyonuyla yer alıyor. Sözleri Sadettin Dayıoğlu, bestesi 90’lardan çok sevdiğimiz Ah Canım Ahmet’e (Akkaya) ait. Ajda Pekkan’ın 70’ler sound’u düşünülerek haute couture çalışılmış enfes bir elbise ‘Yalnızlık FM’. Ozan Doğulu’yu da ayrıca tebrik etmek lazım zira dans versiyonu dahil olmak üzere parçanın ruhuna hiç müdahale etmemiş.
Yeri gelmişken ‘130 BPM Kreşendo’nun dikkat çeken diğer parçaları Simge’li ‘Ne Zamandır’, Buray’lı
‘40 Asırlık’ ve benim yorumunu sıklıkla Edis’ten ayırt etmekte zorlandığım Cem Belevi’nin ‘Elizabeth’i. Bir diğer Ajda şarkımız ise Erol Evgin ustamızın 12 kadın solistle yaptığı ‘Altın Düetler 2’ albümünde yer almakta... Çiğdem Talu-Melih Kibar aşk ortaklığının simge şarkılarından ‘İçimdeki Fırtına’da Ajda Pekkan ve Erol Evgin’i bir arada dinlemek apayrı bir tat bırakacak damağınızda. Bu albümeyse Nil Karaibrahimgil (Canım Benim), Kalben (Bizim Tango), Ceylân Ertem (Sitem) yorumlarına başta olma üzere dikkat kesilmenizi öneririm. Benim favorimi sorarsanız Ajda Pekkan’ın içindeki farklı müzikal duruşlar arasından seçerek ve gayet şahsi sebeplerle ‘Yalnızlık FM’ derim.
En büyük şanssızlıkları, ‘Raf’ gibi büyük
bir hit’le tanınmış olmaları
Deeperise ve Jabbar uzun süredir müzikle ilgilenen, Türk popunun geleceğine dair söyleyecekleri olan ve bir araya geldiklerinde oluşan sinerji sonucu, 2017’de ‘Raf’ gibi kolay kolay gelmeyecek güçte bir şarkı yakalamış doğru bir ikili. Deeperise’ın müzik geçmişi boyunca yerli-yabancı birçok isimle ortak çalışmaları olmasına karşın Jabbar’la farklı bir kariyerin kapısını araladığını söyleyebiliriz. 2017-2019 aralığında İngilizce versiyonlarla sınır ötesi bir kariyere de göz kırptılar; geçen yıl Jabbar ‘Yineleme’ adlı başarılı bir solo albüm yayımladı. Bu yılsa Deeperise, Fikri Karayel’le ‘Yağmur’ gibi çok başarılı iş çıkarttı. ‘Geçmiş Değişmez’le ikili ve Türkçe duruşlarını sürdüreceklerinin işaretini almıştık ki yeni tekli ‘Uzun Uzun’la sağlamasını yapmış olduk. Esas adları Mesut ve Mücahit olan ikiliden Deeperise’ı sound’dan, Jabbar’ı ise şarkı yazarlığı ve vokalden sorumlu olarak görebilirsiniz. ‘Uzun Uzun’ da ikilinin diğer işleri gibi modern, genel tanımıyla elektronik altyapının gitar ve yaylıyla buluştuğu kendilerine has sound’ları çerçevesinde dikkate değer bir parça. En büyük şanssızlıkları ‘Raf’ gibi büyük bir hit’le tanınmış olmaları. Jabbar’ın solo kariyerini dikkatle takip ederken Deeperise’a da farklı solist ve şarkılarla bir DJ/prodüktör albümüne odaklanmasının şahane olacağını söylemek istiyorum.
Üç şarkı, üç Ajda

Ayık kafayla sanatsal üretim güzellemesi
Ezhel bir yandan Norm Ender’e karşı oluşan cephede şarkısı ‘Lolo’ ve ‘Fight Kulüp’te Killa Hakan, Ceza ve Ben Fero ile birlikte bir tavır geliştirip çoğunlukla da Berlin’de takılmaktayken diğer yandan Büyük Ev Ablukada ile ‘Ne Deve Ne Kush’u yapmaktan geri kalmadı. Teknik olarak bir BEA şarkısı olan ancak ortaklaşa üretim gibi tanımlanabilecek ‘Ne Deve Ne Kush’ta Bartu Küçükçağlayan’ın kendi üslubuyla rap’e yaklaşması; sözlerde ‘Yapmaya çalışma kafanı, ne yapabiliyor kafan sen ona çalış/Deve kuşu gibi gömme sen kafanı kuma/Var mısın gerçeklerin karanlığına katlanmaya/ kör olmanın da bir adabı var’ diyerek bir ‘ayık kafayla sanatsal üretim güzellemesi’ yapan BEA’ya kendi bölümünde Ezhel’in ‘Lafım kafamdan daha ayık diye’ yanıt vermesi parçaya hafif bir atışma havası da getirmiş diyebiliriz. Bütünü itibariyle ne BEA ne Ezhel şarkısı gibi görünen ‘Ne Deve Ne Kush’ iki samimi ve şahsına münhasır ismin tuhaf ama güzel işleri arasındaki önemli yerini çoktan aldı bana göre. Auto-tune kelimesine Auto-tune uygulanarak yapılan finaliyse zekice atılmış bir imza gibi.
Üç şarkı, üç Ajda

Bugün İstanbul Life Park’ta gerçekleşmesi planlanan Omara Portuondo konseri, sanatçının sağlık sorunları nedeniyle iptal edilmiştir. Geçen hafta özel bir söyleşi yaptığımız Omara’ya şifa diliyoruz, yeni konser tarihini sabırsızlıkla bekliyoruz.

 

X