Tolga Akyıldız

Dansa yeni bir davet

18 Eylül 2021
İki yıldır müzikal yolculuğunu takip ettiğim bir isim Melis Yelman... Elektronik altyapılarla Türkçe şarkıları başarıyla buluşturuyor, üstüne şarkı yazarlığı yönünü de geliştiriyor. Söylemiş olayım; Melis Yelman hem sesi hem duruşuyla gümbür gümbür geliyor...

Üniversitede okuduğu yıllardan beri çoksesli müziğe ilgi duyan, korolarda yer alıp yurtdışı festivallerde deneyim kazanan, sonrasında bir dönem caz vokal üzerine çalışıp kendini geliştiren genç bir sanatçı Melis Yelman. Hem sesi hem duruşuyla ‘Gümbür gümbür geliyorum’ diyen şarkıcının radarıma girme nedenleri şöyle: Öncelikle dans/elektronik altyapılarla Türkçe sözlü şarkı yazarlığı becerisini tertemiz bir paydada buluşturuyor. Ayrıca iddialı bir şarkıcı olma hedefiyle yetinmeyip, genç yaşta söz yazarlığı yönünü geliştirmeyi hedefleyip bunu yavaş yavaş başarıyor.

İki yıllık yolculuğunu adım adım takip ettiğim Melis Yelman’ın bu yıl nisanda yayımladığı ‘Kibir’i tanışma niyetiyle dinlemenizi öneririm. Parçanın orijinali Hande Yener’in büyük bir hit’i (Yanmam Lazım) biliyorsunuz. Dinleyin ve Yener versiyonuyla kıyaslayarak Yelman’ın müziğe yaklaşımını, sound’unu anlayın önce...

Akabinde geçen günlerde yayımlanan ‘Nergis’e odaklanın. Bu şarkı ilk albümün haberci teklisi. Görsel konsepti yaratan Burçin Kaygısız ve düzenlemenin altındaki imza Görkem Arslan’la güzel bir ekip işi olmuş. Fikri altyapısı ve samimiyetiyle gönüllere taht kurmuş, bağımsız yapım şirketi Bir Baba Indie (BBI Music) yolunu bulmuş, güzel bir yere gidiyor Melis Yelman’la...

SIRRINA SAHİP ÇIKMALI

90’lar Türk popunun en güçlü markalarındandı; kendine has şarkı yazarlığı ve stiliyle dikkat çeken bir unsuru olmuştu Rafet El Roman. ‘Sorma Neden’ örneğin o yıllarda kaç kişinin kalbine dokunmuş, içini acıtmıştır kim bilir… Her şarkı yazarının imzasını atmak isteyebileceği nadirlikte müthiş bir baladdır. ‘Amerika’ ise sözleri ve videosuyla daha çok kült olsa da apayrı bir tat sunan çok güçlü bir şarkıdır.

El Roman’ın haklı şöhreti 90’lara sıkışıp kalmaz, 2010’a dek adından söz ettiren hit’ler, düetler ve albümlerle devam eder. Bundan sonrası daha çok kadın vokallere odaklanmış bir düet tekliler dönemi olur kendisi için. Bence Rafet El Roman’ın en değerli özelliği ilk günden bugüne tarzından, şarkı yazarlığı çizgisinden hiç ödün vermemiş olmasıdır. 90’lı yıllarda onu orijinal yapan sır bugün de aynen geçerli ki sadece bu bile çizdiği yolun ne kadar doğru olduğunun göstergesi.

Buraya kadar tamam ancak yeni albüm ‘Sırrına Eremeyiz’i dinlediğimde şunu düşündüm: Az denilemeyecek sayıda yeni şarkı içeren bir albüm ancak şarkılarda yazarın bir miktar cepten yediğini görüyoruz ne yazık ki.

Yazının Devamını Oku

Devlerin savaşı

11 Eylül 2021
Drake ve Kanye West merakla beklenen albümlerini peş peşe yayımlayınca dijital âlemin zirvesinde fırtınalar koptu! Drake bu albümde daha dürüst, hatta gaddar. Kanye West’in problemiyse albümle ne söylemek istediğini bilmiyor oluşu...

Hiphop ve küresel müzik piyasasının iki önemli aktörü Kanye West ve Drake, ‘Donda’ ve ‘Certified Lover Boy’ adlı yeni albümlerini beş gün arayla yayımlayınca dijital âlemin zirvesinde fırtınalar koptu. Albümlerin müzikal yaklaşımlarına bakarak ikisi için de öncelikle ‘streaming’ (dijital dinleme) canavarı olacaklarını belirteyim. Kanye ve Drake arasındaki geçmişi yıllara dayanan rekabet, albüm çıkış tarihleri yaklaştıkça sosyal medya dokundurmalarıyla kızışmaya başlamıştı. Neticede direkt ya da dolaylı yoldan, bu tür atışmaların her iki albüme de yaradığı malum. Onlar da bunu gayet iyi biliyor.

PLAN MI KURULDU?

Hiphop’ta iki farklı jenerasyonu temsil edip aynı jenerasyonu etkileyen bu muhteşem ikilinin kariyeri kronolojik anlamda bu denli yakına düşmemişti daha önce. Büyük beklenti yaratmış bu iki albümün de daha önce yayımlanmaları planlanmıştı ancak geciktiler. Yine de insan; ‘Madem geciktik, o zaman stratejik olarak aynı anda yayımlamak daha iyi’ şeklinde bir plan kuruldu mu; düşünmeden edemiyor...

Drake altıncı stüdyo albümü ‘Certified Lover Boy’dan uzun bir süredir kısa paylaşımlar yapıyordu. İki yıldır bu albümün çıkacağını biliyorduk hatta en son bu yılın başında çıkacağına dair bilgi de almıştık kendisinden. 21 şarkılık; Lil Baby, Jay-Z, Lil Wayne, Travis Scott, Young Thug, Kid Cudi ve Rick Ross gibi iddialı isimlerin eşliklerini içeren yeni albüme sonunda kavuştuk. Bana göre Drake’in duygusal anlamda daha olgun göründüğü bir albümle karşı karşıyayız. Öte yandan alıştığımız üzere Drake zihni ve kalbinden yola çıkan biraz da uzunca bir serüven sunmuş; bir miktar yoruyor. Bu albümde sözlere bakarak Drake’in daha ‘dürüst’ hatta zaman zaman gaddar olduğunu da söyleyebiliriz. Açıkça görülüyor ki kendi yarattığı Drake karakteri için neyi uygun görüyorsa onu yapıyor. Ancak yaşadığı hayatla ilgili bitkinliğini de gizleyemiyor.

Kanye West’in, adını annesinden alan, ‘Donda’sında ticari ve hiphop standardı öğeler öne çıkarken Drake’te R. Kelly’den ve The Beatles’tan sample’lar görüyoruz. Kanye bir ‘cool’luk yaparak albüm kapağında düz siyah kullanmış. Drake’in seçimiyse sosyal medya dostu olmuş. Sanatçı Damien Hirst’ün farklı ten renklerinde 12 hamile kadından oluşan emojileri sosyal medyada epey ilgi görüyor.

TEK GÜNDE 180 MİLYON

Bana göre aynı anda yaptığı bir sürü işten kafasını kaldıramayan Kanye West, 10’uncu stüdyo albümü ‘Donda’da bir pop yıldızı gibi parlamıyor. Jay-Z gibi konuk yıldızlardan aldığı ışık olmasa sönük kalmış bile denilebilir. En büyük problem de albümün ne söylemek istediğini bilmiyor oluşu... Ama ‘Donda’ Billboard’da bir numara olmayı başardı bile. Yapımcı şirket Def Jam’in verdiği bilgiye göre ilk gün 180 milyonluk dinlenme rakamına ulaştı. Drake’inse dijital dünyanın kralı olduğunu herkes bilir. İlk hafta sonuçlarını 13 Eylül’de alacağımız yeni albümünün de rekor kıracağı söyleniyor. Bana sorarsanız bir başyapıt olmasa da müzikal olarak Drake’in ‘Certified Lover Boy’u için daha iyi derim. Dinleyip karar vermesi sizden.

Yazının Devamını Oku

Davulcuya şarkılı veda

4 Eylül 2021
Rolling Stones’un efsanevi davulcusu Charlie Watts geçen günlerde aramızdan ayrıldı. Watts’ın ölümünden kısa süre önce yayımlanan ‘Living in the Heart of Love’ teklisi grubun 1981 tarihli ‘Tattoo You’ albümünün 40’ıncı yılı şerefine çıkacak özel edisyonda yer alıyor. Şarkı yeni düzenlemesiyle grubun o yıllarını yorumlayışına iyi bir örnek denebilir.

Gitaristlerin, solistlerin adı daha çok bilinir ancak 60 yıla yakın bir süredir kendini güncel tutup dünya turneleri yapan, yeni şarkılar üreterek ayakta kalan bir klasik rock grubunun davulcusu üzerine özel olarak konuşmak gerekir.

Charlie Watts, Rolling Stones içinde söylendiği üzere grubun ‘makine dairesi’ydi. Watts’ın içindeki metronom, grup matematiğini oluşturmasa, şarkıda oluşan her boşluğu doldurmak yerine o boşluklara alan açan stili olmasa Rolling Stones’un kendine has sound’undan söz etmek gerçekten zor olurdu.

Bu nedenle geçen günlerde 80 yaşında, huzurla aramızdan ayrılan Rolling Stones davulcusunun kaybı bir devrin kapanışını simgeliyor. Bir çözüm bulup canlı çalmaya sonuna kadar devam edeceklerine inanıyorum ancak hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı da kesin.

Living in the Heart of Love (Tekli)
Rolling Stones

Yazının Devamını Oku

Her daim iddialı

28 Ağustos 2021
Kenan Doğulu ‘Bumaya’ gibi iddialı bir parçayı yayımlamak için pandemi yasaklarının gevşemesini bir yıl kadar bekledi. Kısa, net, nokta atışı bir şarkı olmuş ‘Bumaya’. Ayrıca videosu da çok başarılı.

Bumaya (Tekli)
Kenan Doğulu
Doğulu Ses

Kenan Doğulu’nun 2018 tarihli ‘Vay Be’ albümünden sonra yaptığı ‘Bizimdir’ teklisi pandemi ruh halini yansıtan, birleştirici ve güçlü bir ‘balad’dı. Ardından geçen yıl  ‘Rakkas’ yorumu ve albümden ‘Yosun’un remiksiyle ortamı hafiften hareketlendirdi. ‘Bumaya’ gibi iddialı ve nokta atışı bir parçayı yayımlamak için pandemi yasaklarının gevşemesini bir yıl kadar bekledi.

SONUÇ PIRILTILI OLDU

Şarkıyı en doğru haline getirene kadar hem söz hem beste aşamasında Ozan Bayraşa, Umur Doma ve Onurr gibi rüştünü ispatlamış müzik insanlarıyla işbirliğine giren Doğulu, dijital dünyanın beklentileriyle Kenan stilini buluşturmayı başarmış. Tam bu noktada, şarkının oluşumu sırasında yerinde yönlendirmeler yaptığını düşündüğüm Ozan Bayraşa’nın formülü tıkır tıkır çalışmış. Ses efekt tasarımı, Emre Kıral’ın miks ve mastering’i, Dolby Atmos miks derken ortaya modern ve temiz bir sound çıkmış; kısa, net, nokta atışı bir şarkı olmuş ‘Bumaya’.

Kenan Doğulu ‘Bumaya’da, Kerimcan Durmaz ve Zeynep Bastık’a çektiği videolarla öne çıkan ödüllü yönetmen Ecem Lawton’la bir araya geldi. Bu sayede de Los Angeles’taki Le Chateau Rose’da, bir Edgar Allen Poe öyküsünden yola çıkarak yaratılan görsel dil ve teatral üslupla çekilen iddialı bir videoya kavuştu.

Kostümler Fashion Week 2020’nin yaratıcı direktörü Guvanch Agajumayev’in imzasıyla tasarlandı. Koreograf olarak Dua Lipa ve Beyoncé videolarından tanıdığımız Marvin Brown’la çalışıldı. Diğer bir deyişle şarkının duygusunu derinleştirecek görsel bir anlatım için epey emek verildi, kapsamlı bir prodüksiyona girişildi. Ama sonuç pırıltılı oldu. ‘Bumaya’, bu yazın kalanında ve bundan sonraki yazlarda, tüm Kenan Doğulu istek listelerinde başa oynayacaktır diye düşünüyorum.

Yazının Devamını Oku

Doğru izleri takip etti

21 Ağustos 2021
Duygusuyla, tekniğiyle iyi bir şarkıcı olan Hande Mehan’ı çoğumuz Cem Adrian’la birlikte seslendirdiği ‘Sen Benim Şarkılarımsın’ parçasıyla tanıdık. Kariyerinde emin adımlarla ilerleyen şarkıcı geçen hafta söz ve müziği kendisine ait olan yeni teklisi ‘Olamam’ı yayımladı. Çok seveceğinize inandığım şarkının klibinde de gelin ve damat rolünü Mehan’ın anne ve babası oynuyor.

Yirmili yaşlarının ortasında birçok şarkı yayımlamış; önemli eşliklere, güçlü cover’lara imza atmış bir isim Hande Mehan. Henüz dinlemediyseniz tüm kataloğunu gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Şayet duygusuyla, tekniğiyle ne kadar iyi bir şarkıcı olduğunu anlamak isterseniz ‘Kırılsın Ellerim’ ve ‘Bir Kızıl Goncaya Benzer’ teklilerinde sadece vokalden oluşan yorumunu dinleyin.

Aslında Hande Mehan’ı YouTube’da yayımladığı ‘Sen Beni Güzel Hatırla’ şarkısıyla tanıdık ancak geniş kitlelerle buluşması Cem Adrian’la birlikte seslendirdiği Gündoğarken’e ait ‘Sen Benim Şarkılarımsın’ vesilesiyle oldu. Bir yandan Cem Adrian etkisi, öte yandan şarkının ‘Masumlar Apartmanı’nda kullanılması hem Spotify hem de YouTube’da 40 milyon dinleme/izleme rakamına ulaşmasını sağladı. Bu arada ‘Sen Beni Güzel Hatırla’nın YouTube’daki videosu da 20 milyon kez izlendi.

Buradan çıkarılacak en önemli sonuç, doğru kişinin müziğini sahiplenip prodüktörlüğünü yaptığınızda, kendi kitlenizle tanıştırırken uygun bir müzikal dil seçtiğinizde sonuç güzel oluyor. Bu nedenle Cem Adrian’ın örnek olmasını isterim. Hem ‘Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun’, ‘Kum Gibi’, ‘Bu Yollar Hep Sana Çıkar’ gibi şarkılarda yapılan başarılı düetlerle hem de Mehan’ı konserlerine konuk alışıyla yeni bir ismin kariyerine on numara bir katkı sağladı.

Hande Mehan’a dönecek olursak; geçen yıl ‘2020 Model Murathan Mungan’ albümünde bir yorumuyla yer almıştı sanatçı. Bu yıl haziranda yayımlanan teklisi ‘Dökül İçime’ sound açısından anaakım poptan beslenirken son derece yenilikçi fikirler de barındıran bir işti. Bu anlamda onun devamı olarak gördüğüm son tekli ‘Olamam’ı intro’dan başlayarak bütünüyle seveceğinize eminim. Sözü ve müziği kendisine ait şarkının videosunda gelin ve damat rolünüyse kendi anne ve babasına vermiş Mehan.

MANGA İÇİN YENİ BİR DEVİR

‘Kırıla Kırıla’nın maNga açısından belki de en önemli özelliği bağımsız olarak yayımladıkları ilk şarkı oluşu. Kamp Records (VEYasin’in şirketi) ortaklığıyla çıkardıkları ‘Kırıla Kırıla’ aracılığıyla maNga Music’in bağımsız yapımcılığına da ‘hayırlı olsun’ demiş olalım. Bir diğer dikkat çekici taraf, parçanın tüm süreçlerini Türk hiphop âleminin şahsına münhasır ve öncü karakterlerinden, yaratıcı müzisyen VEYasin’le üretmiş olmaları... Ben ortaya çıkan sonucu çok başarılı bulduğumu belirtmek isterim. VEYasin’le maNga’nın müzikal vizyonlarının uyum sağlayacağını tahmin ediyordum. Ancak bunu bir şarkının versiyonu üzerinden (veya VEYasin’in ‘Hey Douglas’ kimliğiyle) değil ortaklaşa gerçekleştirilmiş olmalarına ayrıca sevindim. Şarkının prodüktörlüğünü üstlenen VEYasin söz ve müzik aşamalarında da Ferman Akgül ve Yağmur Sarıgül’le birlikte çalışmış. Sözün kısası Ankara rüzgârı gerçekten bir başka esmiş ‘Kırıla Kırıla’da. Parçanın görsel dili için bir grafiti yapan High Hero, konsept fotoğrafları çeken Fethi Karaduman, 4K çözünürlüğünde ve şarkı sözlerini içeren videonun yönetmeni Osman Tendürek şarkının ruhunu tamamlamış. Beni heyecanlandıran ve ticari başarısına kesin gözüyle baktığım bir şarkı olduğu gibi bugünün maNga’sının köklerine de şahane bir selam...

Yazının Devamını Oku

Global ‘sır’rın peşinde

14 Ağustos 2021
Hepimizi derinden üzen orman yangınları nedeniyle sessiz sakin bir şekilde yeni teklisi ‘Sır’ı yayımlayan Aleyna Tilki’nin yüzünü global piyasalara çevirmesini çok yerinde buluyorum. Bu parçada ünlü müzisyen Diplo’yla çalışan Aleyna’nın benzer ‘sound’lardaki yıldızlara göre eksiği değil, fazlası var. Ama video prodüksiyonlarına ve dansçılığına biraz daha eğilmeli...

Aleyna Tilki ünlü müzisyen Diplo ile yaptığı yeni şarkısı ‘Sır’ı sosyal medyada bir video açıklama yaparak yayımladı. Ülkemizi derin üzüntüye boğan orman yangınları nedeniyle gündemi işgal etmek istemediğini ancak dijital dinleme platformlarının 72 saat önceden bilgilendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bir şey yapamadığını, öte yandan videonun YouTube’a yüklenmesini ertelediğini açıkladı geçen hafta. Markasını bizzat yöneten Aleyna açısından doğru karardı.

Aleyna artık Türkçe sözlü şarkılarında da Diplo gibi global yıldızlarla çalışabiliyor. Dünyada benzer sound’ları benimsemiş ve ‘star’ bellediğimiz isimlerden hiçbir eksiği olmadığı gibi genç yaşında, zor koşullarda ‘yerel’ olmayı başardığı için ‘fazlası var’ diyebiliriz.

‘Sır’ın videosunda bir kır düğünü görüyoruz. Aleyna Tilki bir robotla evleniyor. Şahitlerse ünlü yüzler, Ersay Üner ve Cemal Can Canseven. Davetliler de Doğuş Çabakçor’un DJ’liğiyle coşuyor. Şarkı iyi, Aleyna’nın video fikirleri iç piyasa için yerli yerinde. Ancak global hedefleri için video prodüksiyonları yönünden biraz daha vizyoner olmalı diye düşünüyorum.

Ayrıca dansçılığı konusunda profesyonel destek alarak kendini geliştirmesi faydalı olacaktır. Sound açısından epeydir yazıp çiziyorum; yüzünü dünyaya döndüğü için onun adına mutluyum. Aynen devam.

YARATICI, RENKLİ, BENZERSİZ BİR İÇ DÜNYA...

İçinde derin hisler ve zaman zaman karanlık unsurlar barındıran retro dans sound’lu Jakuzi (Kutay Soyocak) yeni popun en değer verdiğim isimlerinden biri. Geçen hafta ortası iki şarkılık EP’si ‘Açık Bir Yara’yı dijital mecralarda yayımladı. Aynı adlı şarkının prodüktörlüğünü Kerem Brumend; ‘Hiç Işık Yok’unkini Maurizio Baggio üstleniyor. ‘Açık Bir Yara’ daha simgesel ve içedönükken ‘Hiç Işık Yok’ adının aksine bizi ışıklar içinde bir dans ortamına davet ediyor. Bildiğim şu ki Jakuzi gerçekten yaratıcı, renkli ve benzersiz bir iç dünyaya sahip. Şarkıları da o dünyayı anlamanız için açılan gizli geçitler gibi... Yaptığı işe o dünyanın bütününe hizmet edip etmediği yönünden bakarsak elimizdeki yeni Jakuzi EP’si dört dörtlük...

Açık Bir Yara (EP)

Yazının Devamını Oku

Z Kuşağı kılavuzu

7 Ağustos 2021
‘Happier Than Ever’ adlı yeni albümünde daha olgun, daha cesur, daha özgür bir Billie Eilish’le karşı karşıyayız. Z Kuşağı’nın isyanlarını anlamak için onun anlattığı dünyaya vâkıf olmakta fayda var.

Billie Eilish’in, mensubu olduğu genç kuşak üzerindeki etkisi sürüyor. Öte yandan yaşça büyük hayranlarının sayısı da hızla artıyor. Saç, makyaj, giyim kuşamda nasıl hoşuna gidenden yola çıkıyorsa müziği için de durum aynen öyle. Örneğin, sound’u minimal ve retro bir düzenleme estetiği var. Çağın önerdiği, klişe dijital altyapılara sarılmıyor. ‘Happier Than Ever’da bossa nova’dan kilise orglarına, eski usul vokallere uzanabiliyor. En önemlisi, hiçbir mecburiyeti yokken bir albüm insanı olma tavrını sürdürüp daha önce tekli olarak paylaştıklarıyla birlikte 16 şarkılık bir sanat ürünüyle karşımıza çıkabiliyor.

BİR GENÇLİK İDOLÜ...

Albüm adındaki gibi ‘hiç olmadığı kadar mutlu’ oluşundan mı bilmem ama ‘Happier Than Ever’da daha olgun, daha cesur, daha özgür bir Billie Eilish’le karşı karşıyayız. Kim ne der diye düşünmeden bir gençlik idolünün yaşam yolculuğunu şarkılarıyla ustaca aktarmayı başarıyor. Dijital çağın kalabalığında yıldızlık yolunun samimiyetten geçtiğini gösteriyor.

Albümün açılış şarkısı ‘Getting Older’da sırrını açıklamış: Genç bir kadın ama yaşlı bir ruh olarak önüne çıkan yanlış insanları daha iyi ayırt ediyor artık. Bence Z Kuşağı’ndan zeki, özgür ruhlu, şahsına münhasır evlatlarımızın kimi isyanlarını anlamak için Billie Eilish’in ve paralel bir yolda gördüğüm Lana Del Rey’in anlattığı dünyaya vâkıf olmakta fayda var.

‘Happier Than Ever’ her yönüyle güçlü bir albüm. 2021’in heyecanla beklenen albümü olma durumuna enfes bir cevap vermiş. ‘Lost Cause’, ‘My Future’, ‘Therefore I Am’, ‘Your Power’ ve albüme adını veren şarkıdan başlayabilirsiniz. Ben ‘I Didn’t Change My Number’ ve ‘Billie Bossa Nova’yla ilk dinleyişte özel bir bağ kurdum ama bütüne ve bütünlüğüne şapka çıkarıyorum.

DÜNYAEVİNDEN NAKLEN

Zeynep Bastık’ın uzun süredir yol arkadaşı olan Tolga Akış’la 7 Temmuz’da arkadaş arasında güzel bir partiyle evlendiğini duymuş, görmüşsünüzdür. Bastık sözü, müziği ve düzenlemesi Serhat Şensesli’ye ait olan yeni şarkısının video yönetmenliğini eşi ve prodüktörü Akış’a teslim etti. Videoda Akış’ın bizzat çektiği düğün görüntülerinin yanı sıra yine düğünde Zeynep Bastık’a sürpriz olarak izletilip mutluluktan ağlamasına neden olan anlar ustalıklı ve samimi bir kurguyla bir araya getirilmiş. Tolga Akış’a bu fikir ve uygulama için tebriklerimi sunarım. Yeni nesil bir pop yıldızının sürekli yeni şarkı üretip belirli bir kalite seviyesini koruma zorunluluğunun yanı sıra gerçek yaşamını samimiyetle estetize etmesinin ne denli önemli olduğunu gösteriyor. Bunu 90’lar ve 2000’ler boyunca görmemiz olası değildi.

Yazının Devamını Oku

Yeniliklere akış zamanı

31 Temmuz 2021
Burcu Güneş kariyeri boyunca şarkıları, ‘torna tezgâhından çıkmış ticari şarkılarla’ karıştırılmasın diye sınırlarını sert çizdi... ‘Yaramaz’ teklisinde dinleyeni kısa sürede motive eden bir hisse odaklanmış. Neredeyse tamamı nakarat olan, akılda kalan bir şarkı.



Çağ ‘Durmadan üret ve paylaş’ diyor demesine ama esas önemli olan yaptığınız şarkıların kuşaklar boyu dinlenebilmesi değil mi?

Dijital âlemde uzun vadeli var olmak için bu böyle, emin olun. Bu noktadan hareketle, pek yakında yeni albüm müjdesi verecek Burcu Güneş’in, 90’ların o şahane şarkı kurgusunu da gözeterek modern sound’lara doğru bir akış içinde olduğunu görüyorum. Ben bu seçimi çok sağlıklı bulanlardanım.

‘Yaramaz’ teklisinde dinleyeni kısa sürede motive eden bir hisse odaklanmış. Neredeyse tamamı nakarat olan, akılda kalan bir şarkı. Burcu Güneş kariyeri boyunca şarkıları, ‘torna tezgâhından çıkmış ticari şarkılarla’ karıştırılmasın diye sınırlarını sert şekilde çizdi. Bu da içindeki, cıvıl cıvıl ve cesur olabilecek Burcu’yu bir miktar engelledi. Şimdi dijital platformların algoritma beklentilerine az daha yaklaşan bu şarkı üzerinden şunu söyleyeyim: Güneş, güçlü şarkılar üretme konusunda sıkıntısı olmadığından düzenlemelerde güncel sound’lara daha kararlı göz kırpabilir. ‘Yaramaz’ için de Türkçe olmayan bir rap kalıbının yerine; bilinen bir isimle Türkçe rap (trap) feat’i de düşünebilirdi. Orkestra solistliği terbiyesinin üstüne doğru şarkılar koyan birinin farklı sound’lar denemek hakkıdır. Ve çağ da öyle bir çağ...

TAŞ PLAKLARIN KRALİÇESİ

‘Tango ve taş plak tadında billur bir ses’ dendiğinde aklıma gelen özel bir yorumcu olmasının yanı sıra bir ‘ruh hali daveti’dir Sema Moritz şarkıları. Ağırlıklı olarak aşk acısının karanlık dehlizlerine girer.  ‘Lacivert’ de o ruh halindekiler için uygun bir şarkı. Sözü ve müziği Emre Aksu’ya ait, eserin düzenlemeleriyse Erdinç Şenyaylar’a. Müzik sektöründe herkesin sevgi ve saygısını hak etmiş olan rahmetli Hasan Saltık’ın beğendiği ve Moritz’i, yayımlamak üzere ikna ettiği bir şarkı oluşu da, bu tekliye ayrı bir özen göstermemizi gerektiriyor. Seyyan Hanım’ın efsanevi ‘Hasret’ini modern imkânlarla okuyup kaydeden ve büyük bir esere kıymet katmayı başaran Sema’yı bu şekilde tanıyanlar oldu. Nedeniyse kendisinin ‘Hasret’ yorumunun ‘Hekimoğlu’ dizisinin can alıcı bir sahnesinde kullanılmış olmasıydı. Bence bu durum Moritz için hem avantaj hem de risk oluşturdu. Çünkü kimi gençler ne yazık ki daha önce Sema adıyla ve ‘Efsane Hanımlar (Ekho)’ albümünde okuduğu taş plak tadındaki eserleri Sema Moritz şarkısı olarak biliyor ve bundan sonra ne yaparsa yapsın o şarkılarla kıyaslanacak.

Yazının Devamını Oku