Sevil Erdoğan

Omark ‘Düş Kapanı’yla Rüyaların Dilini Çözüyor

25 Şubat 2021
Omark, 22 Ocak’ta yayınladığı albümü ‘Düş Kapanı’ için  “Rüyalarımın derinliklerinde keşfettiğim özgürlüğümün halka arzıdır” diyor. Omark’ın, içerisinde anılardan korkulara, sanrılardan hayallere, neşeli pembe anlardan derin karanlıklara uzanan çeşitlilikte hazine barındıran bir zihnin sinapsları olarak tanımladığı ‘Düş Kapanı’ albümü rüyalarıyla bağlantısı kopmamış dinleyiciyi hemen içine çekecektir. Kendisini ‘Kaçasım Var’ şarkısıyla tanımıştım ve o gün bugündür de dinler takip ederim. Rüyalar ve müzik temalı bu röportajı ilgiyle okuyacağınızı umuyorum.

Sevgili Omark, ‘Düş Kapanı’ albümünü 22 Ocak’ta yayınladın. Albümün isminden de anlaşılacağı üzere konumuz rüyalar, bilinçaltı vs. Zaten sen de şarkılarında lucid rüyalar, bilinçli rüya deneyimleri ve astral seyahat gibi ruhsal psikolojik temaları işliyorsun. Rüyaların şarkılara dönüşme süreci ne zaman başladı? Düş Kapanı kullansan da rüyalarınla barışıksın bence, öyle misin?

Rüyalarımın veya öyle sandığım şeylerin şarkıya dönüşme süreci yaklaşık 2 yıl önce başladı. Sanırım 2019'du. Öyle sandığım şeyler dememdeki sebep, bazı rüyalarımın, içinde bulunduğumuz anı hayat olarak tanımlamamızı sağlayan duyularımı iptal ederek, içinde barındırdığı her ögeyi duyular harici başka bir vasıta ile açıklanamaz şekilde yoğun ve gerçek hissettirmesidir. Yarı uyur durumda olan zihnin içinde bulunduğu durumlar o kadar sürrealdir ki, o anki hikayenin tüm ögelerinin bir parçasısındır. Misal, bir ormanda yürüyorsan yaprak da sen, çamur da sen, o orman da sen, etraftaki sesler de sensindir. Bu durumun tarifi çok zor. Rüyalarınla barışık mısın sorusunun cevabına barışığım demek yetersiz olacaktır, bağımlıyım daha doğru. Keşke eskisi kadar çok görebilsem.

Şarkılarımı yazarken özellikle intro ve nakarat bölümlerinde, genel duygudan tamamen bağımsız melodiler yaratmaya çalışıyorum” demişsin işte bu tercihinin dinleyiciyi zorladığını tahmin ediyorum, nasıl tepkiler alıyorsun. Bu tercihinin senin müziğine kattıklarını biraz açar mısın?

Aslında bu bir tercih değil, elimde olmadan yaptığım bir şey. Yönü ve nereye gideceği belli olmayan rüyalarımı şarkıya dökmeye kalktığımda ortaya bu çıktı. Dinlediğim grupların da bu duruma çok etkisi oldu. Her zaman komplike, dinlenmesi zor ve yorucu müzikleri dinlemeyi tercih ettim. Sonuçta bu durum kendi şarkılarıma da yansıdı. Dinleyen birçok insan "neden böyle yumuşacık bir introdan sonra böyle sert bir bölüme geçtin?" veya "keşke bu bölümü eklemeseydin" gibi yorumlar yapıyor. Dinleyici olarak bu yorumlarda bulunmakta haklılar.

Ama asıl anlaşılması gereken şu ki; beğenilmeyen veya eleştiri alan o gitarlar&sololar bir cümle kurmaya çalışıyor ve rüyadaki bir imajı veya sahneyi notalarla ifade etmeye çalışıyor. Yani o gitarlar orada girmez ise hikaye yarım kalacak. Şarkı bütünlük arz etmese de hikaye tamamlanmış oluyor. Ama ortaya dinlenmesi zor bir müzik çıkıyor bunu kabul ediyorum, ancak bu duruma yapılabilecek bir şey maalesef yok.

Madem rüyalarla haşır neşir bir müziğin var diğer sanat dallarında da bu konuyu takip ediyor musun? Mesela bu konuda en önereceğin film gibi? (Inception hariç)

Aslında birçok sanat dalına ilgi duyuyorum. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunuyum. Hala arada sırada elime kalem alıp bir şeyler karalarım. Single kapaklarımı kendim tasarlıyorum, kliplerimi de büyük oranda kendim çekiyorum. Eskiden çok film izlerdim. Maalesef o motivasyonu biraz kaybettim ama ilk aklıma gelen filmler, Donnie Darko, Clockwork Orange, Mulholland Drive, Lost Highway olabilir. Kolay izlenebilir şeyleri de izlemeyi severim misal Batman serisi, Kill Bill serisi… Düşündüm de yaz yaz bitmez.

Yazının Devamını Oku

Tuna Kiremitçi’den On Numara Bir Şarkı ‘Aşkınla Her Şey Oldum’

17 Şubat 2021
Tuna Kiremitçi ve Arkadaşları I-II albümlerini bayılarak dinleyen biri olarak hemen şunu müjdelemek isterim ki projenin üçüncüsü de yolda. Yeni düetleri şimdiden merak ediyorum.

Bugünlerde yine dinlemeyi çok sevdiğim bir Tuna Kiremitçi şarkısı var ‘Aşkınla Her Şey Oldum’. Bu şarkı 29 Ocak’ta yayınlanan On Numara Olaylar’ albümünde yer alıyor. Ruhumuz bu şarkının ruhuyla bir oluyor. İşte şarkıyla ilgili bahsettiğim his böyle bir his. ‘On Numara Olaylar’la ilgili “Dinleyenlere üç kuruşluk mutluluk verebilirse ne mutlu” diyen sevgili Tuna Kiremitçi’yle ‘on numara bir röportaj’ yaptık.

Sevgili Tuna, ‘On Numara Olaylar’la karşımızdasın. 8 şarkılık yeni bir albüm yaptın ve 29 Ocak’ta yayınladın. Albüme ismini de veren ‘On Numara Olaylar’a tatlı bir klip çektin. Bu şarkı oynak ritimli bir şarkı olsa da adeta tek tek sıraladığın maddelerle güleriz ağlanacak halimize hissiyatı yaşatıyor. Benim için en acıklı satırlar da şunlar oldu: “Üç kuruşluk mutluluk uğruna dört bir yanı kollayan.” Bu tespit çok doğru ve bazen bu uğurda sanki hayatın kendisini bile kaçırıyoruz. Seni böyle düşünmeye ve bu sözleri yazmaya götüren ne oldu?

Bir arkadaşım ne zaman arka arkaya terslikler yaşasa gülerek “On numara olaylar!” der. Onun bu tavrına bayılırım. Bir gün bunun bir şarkı olabileceği fikri aklıma geldi ve olaylar gelişti.  Sahiden de bir “Güleriz ağlanacak halimize” şarkısı. Bir de yine bir Balkan havası yapmak istiyordum. Seviyorum bizim oraların müziğini. Balkan müziği de tarih boyunca orada yaşananlara inat neşeli ve hayata bağlıdır. Şöyle Rumeli düğünlerinde çalınacak ama zekice sözleri olan bir şarkı yapayım istedim. Dinleyenlere üç kuruşluk mutluluk verebilirse ne mutlu.

‘Aşkınla Her Şey Oldum’ bu albümde en sevdiğim şarkı oldu. Bu şarkıya bir klip gelecekmiş gibi hissediyorum. ‘Aşkınla Her Şey Oldum’ çok samimi ve sahici satırlar. Bu şarkıyı dinlerken evet işte aşıkken yaşadığımız duygu bu diye düşünüyorum. Ama “Dünyadaki zehre inat kendime kumdan kaleler kurdum” diyorsun ya sanki bu vaziyet aşkın karşısında ne kadar savunmasız olduğumuzu da hatırlatıyor. Ne dersin?

O şarkı çok zamanımı aldı. Sonunda hem mecazi hem de ilahi aşkı anlatmak isteyen bir beste oldu. İlahi aşkta yaratıcıyla bir olmak, sonunda her şey olmak niyeti vardır, biliyorsun. Kendi benliğinin ötesine geçmek. Bektaşi geleneğine bağlıyım o yüzden benim için anlamlı. Ayrıca günlük hayatta birine aşık olduğumuz zaman da kendimizden taşıp o insanla bir olmak isteriz. Kumdan kale yapmak gibi işte. Önemli olan yıkılabileceğini bile bile yapmak. O cesaret. Doğru düşünmüşsün, en kuvvetli ikinci klip adayımız o.

Öğrencilik yıllarında kurduğun grubun ismi ‘Kumdan Kaleler’ ilk grubundu ve ‘kumdan kaleler’e şarkı sözlerinde de rastlıyoruz. ‘kumdan kale’ senin için ne ifade ediyor?

Orada kendi müzikal köklerime selam yollamak istedim evet. O yıllarda konserlere başlarken

Yazının Devamını Oku

Mavi’nin ‘Karya Kayıtları’yla Bodrum’un Maviliklerine Açılıyoruz

10 Şubat 2021
Gümüşlük’e yerleşen Mavi, Bodrum’dan aldığı ilhamla yola çıkarak yaptığı ‘Karya Kayıtları’nda bugüne kadar yayınlamış olduğu şarkıları arasından seçtiklerini yeni bir müzikal yaklaşımla yorumluyor. Şimdinin Mavi’si geçmişinin şarkılarını söylüyor. Sevgili Mavi’yle müzik, hayaller, geçmiş, bugün ve Bodrum hakkında konuştuk.

Sevgili Mavi, dinlerken insana huzur veren bir çalışma olmuş ‘Karya Kayıtları’ eski şarkılara yeni bir bakış açısı yeni bir yorum. Ne değişti sende Gümüşlük’te yaşamaya başlayınca ve hangi duygularla yola çıktın bu çalışma için?

Açıkçası çok şey değişti. Üç seneye sığdırılmış ömürlük bir hesaplaşma, olgunlaşma, keşif süreci diyebilirim. Burada zaman da farklı akıyor, bazen daha yavaş, bazen daha hızlı ama asla düz bir çizgide değil. Katman katman, hem şimdini yaşıyorsun hem geçmişini, hem burada yaşamış bütün geçmiş uygarlık ve yakın dönem kişilerin enerjisini, buradaki kendi hatıralarını. Bodrum’la 35 yıllık Gümüşlük’le 20 yıllık geçmişim var sonuçta. Buranın beni savurduğu noktadan geçmişime bir bakış atmak istedim. Biraz da vedalaşmak bir dönem ile. Minik bir özet gibi. Müzikal olarak net bir sınıfa girmemesini de istedim, grileşmek bir nevi, çünkü bundan sonra yeni şeyler denemek istiyorum, belki artık o kadar sakin ve huzurlu biri değilimdir.

‘Karya Kayıtları’ için seçtiğin şarkıları neye göre belirledin?

3 şarkıyı kendi favorilerimden seçtim, 3 şarkıyı dinleyicilerin favorilerinden. Zaten proje benim kalbime en yakın şarkı ile başlıyor. Yıllar önce albümde yer almış ama hiç öne çıkarılmamıştı ‘Hiçedönük’, ona vefa borcumu da ödedim, artık önüme bakabilirim.

Şimdinin Mavi’si geçmişinin şarkılarını söylüyor. Şimdilerdeki Mavi nasıl bir Mavi ve ondan yeni şarkılar da gelecek mi?

Şimdilerde nasıl bir Mavi olduğumu sanırım ben de biraz yolda tanıyacağım. Pandemi sürecinde bahçede çalıp söyledik biraz, sanırım ilk olarak onları YouTube kanalımdan sizlerle buluştururuz, sonrasında yeni şarkılar var yolda. Single mantığında yayınlamak ister isek ilki Mart’a yetişecek şekilde. Ama tabii hayat, kader kısmet ve salgın hastalıklar.

Yazının Devamını Oku

Gülden ‘Müdavim’de Ayrılığı Anlatıyor

3 Şubat 2021
Gülden’in ‘Yatsın Yanıma’ şarkısını o kadar çok dinledim ki vaktiyle. Her dinleyişimde de Gülden, kadınların hislerini çok iyi anlıyor ve anlatıyor diyordum. Yıllar geçti Gülden yepyeni  şarkılar yaptı ve benim fikrim hiç değişmedi. Gülden hislerimize nüfuz eden şarkılar yapıyor. Aşkı, ayrılığı, özlemi bu kadar hissettirerek şarkı yapmak da Gülden’in yeteneğidir. ‘Müdavim’ adını verdiği yeni EP akustik albümünü 2020’nin Aralık ayında yayınlayan sevgili Gülden sorularımı yanıtladı.

Sevgili Gülden, ‘Yatsın Yanıma’ şarkın çıktığında, arabayla işe gidip gelirken radyocuların ifadesiyle ‘drive time’ anlarında radyolardan senin bu şarkını çok dinledim. Hatta o zamanlardaki halet-i ruhiyemin tam karşılığıydı ‘Yatsın Yanıma’. İşte diyordum bu kadın, kadınların hislerini çok iyi anlatıyor. Bazen bu yolculuklarda bazı iş arkadaşlarım da olurdu senin şarkına içli içli eşlik ederken bir anda araya girip “Niye sarılmayıp dönüp uyuyor” derlerdi. (Sanırım erkekler böyle düşünüyor). Ben de şarkıdaki hislerin derinliğini yol boyunca anlatırdım onlara. İlk soruya bu şarkıyla ilgili anılarımla girmek istedim, çünkü eminim birçok kadın da seni dinlerken benzer şeyler hissediyordur özellikle aşk, ayrılık acısı günlerinde. Hisler konusunda bu kadar nokta atışını nasıl yapıyorsun, evet anlamak bir şey ama onu sözlere döküp şarkı yapmak başka bir şey? ‘Yatsın Yanıma’ özelinde tüm diğer şarkıların adına sormak istiyorum nasıl dökülüyor kağıda notaya bu duygular? (Soru biraz uzun oldu ama…)

Öncelikle o dönem yol arkadaşlığı ettiğimize sevindim. Ayrıca o yollarda adıma sorulan soruları titizlikle cevaplaman da seni şahane bir temsilci olarak hissettirdi bana. Gelelim yazılma hikayelerine; herhangi bir şeyi iyi anlatabilmek için öncelikle iyi anlamış olmak gerekiyor, bunun temelinde yatan şey de empati duygusu. Ben bir duyguyu gözlemlerken ya da hayal ederken yaşamış kadar derinde hissetmek istiyorum, eğer bu gerçekleşirse kendiliğinden oluşuveriyor sanki şarkılar. Tabi ki burada kelimelerin gücü de çok önemli. Bu benim anlatım dilim ve ben şarkılarımı kendi anlatım dilimle oluşturuyorum, ortaya çıkan da bu.

Seni ilk olarak Emre Aydın’la beraber söylediğin ‘Soğuk Odalar’ şarkınla duyduk? Sizi yeniden ortak bir projede görecek miyiz? Tadı damağımızda kaldı sizin birlikte şarkı söylemenizin.

‘Soğuk Odalar’ın bu kadar sevilmesi ikimiz için de çok güzel bir his, ilerleyen zamanlarda tekrar bir iş birliği olur mu bilemiyorum, doğru şarkılarda doğru bir araya gelmelerin sonucu muhteşem oluyor, şu an için yeni bir proje yok ama zaman ne gösterir onu bilemem.

Yeni EP’in ‘Müdavim’i 2020’nin son günlerinde yayınladın. ‘Müdavim’in temel duygusu nedir?

Şarkıların yalın ve sade bir biçimde düzenlenerek dinleyiciye ulaşması ve hep birlikte geçirdiğimiz bu zor süreçte bir akustik çalışmanın hem yeni şarkılarla hem de video klipleriyle olabilecek en iyi halde sunulması amaçlıydı. Akustik denilince insanların aklına ağırlıklı olarak coverlar geliyor, ben bunu yapmak yerine, buyurun sıfır km şarkıları size sunuyorum güle güle dinleyin, izleyin demek istedim. Temel konularında da sonbahar kış kreasyonunun vazgeçilmezi olan ayrılık temasını işledim.

Çok ağır, bizi yaralayan durumların hislerini o kadar sakin dile getiriyorsun ki şarkılarında. Aslında biz dinleyiciler sakin yorumunun altında o çığlığı duyuyoruz. Bağırmadan duyuruyorsun kendini dinleyiciye. Bu sakinlik kişiliğinin, hayata bakışının bir sonucu mu?

Yazının Devamını Oku

‘Şimdiki Zaman’ YaDa Anda Kalamıyorum

27 Ocak 2021
YaDa’yla yollarımız onların eğlenceli şarkıları ‘Çalışmıycam’ (Para Para) sayesinde kesişti. Vokalde Tuğrul Tülek, Gitar/Bas Gitarda Özgehan Özturan, Bas Gitarda Aykut Akdere, Davulda Can Şıkyıldız’dan oluşan YaDa grubunun üyelerinin çoğunu aslında oyunculuklarıyla da tanıyoruz. Yılın ilk günlerinde yayınladıkları ‘Şimdiki Zaman’ vesilesi ile gruptan Tuğrul Tülek ve Can Şıkyıldız sorularımı yanıtladılar. Sevgili YaDa’ya bu içten ve tatlı cevapları için çok teşekkür ederim. Sahne onların.

Sevgili YaDa sizi ‘Çalışmıycam (Para Para)’ isimli eğlenceli şarkınızla tanıdım. Gruptan şarkıyı yapan Tuğrul Tülek bir oyuncu biz onu oyunculuğuyla bilirken şimdi müzisyenliğiyle de karşımıza çıktı. Özetle YaDa kimlerin bir araya gelmesiyle ne zaman kuruldu? Ve YaDa olmanızın hikayesi ve bu ismi seçmenizdeki motivasyon nedir? Bunları hep bilmek isterim çünkü grup isimleri seçilirken de çok eğlenceli konuşmalar geçtiğine eminim.

TUĞRUL: Ben, Can ve Aykut tiyatrodan geliyoruz yani içimizde Özgehan hariç daha evvel müzikle profesyonel olarak uğraşmış biri yok ancak ben sanatın disiplinler arası bir doğası olduğuna inanıyorum ve biz de yıllardır sahnede müzikle, dansla, sporla hep iç içe ilerledik.

CAN: Birbirimizi duymayı, dinlemeyi ve birlikte hareket etmeyi farklı bir disiplinde deneyimlememizin büyük bir şans olduğunu düşünüyorum.

TUĞRUL: Bizim başlangıç noktamız aslında DOT’da sahnelenen ve Gizem Erdem ile birlikte oynadığımız ‘İki Kişilik Yaz’ oyunudur. Müzikli bir oyundu o, sahnede elimizde gitarlar canlı canlı şarkıları söylüyorduk. Özgehan da hem gitarıyla sahnede bize destek oluyordu hem de bütün o müzik bilgisini paylaştı ve iyi bir ekip olabileceğimizi hissettim bu sayede.

CAN: Gruba Tuğrul ve Özgehan’ın çalışmalarının ritme ihtiyaç duyması sayesinde katıldım ve uzun bir süre evlerde, elimizdeki enstrümanlarla prova yaptık.

TUĞRUL: Ve evet yaklaşık 3 sene önce başladığımızda bir ismimiz yoktu. İsmin kendi kendine oluşmasını bekledik aslında ama sonra ilk şarkımız ‘Koca Şehir’in yayınlanması gündeme gelince bir isim bulmak şart oldu. Herkes aklına gelen isimleri paylaşıp durdu bir süre ama hiçbiri için ‘cuk’ sesini duymuyorduk. İsim ararken en çok kullandığımız sözcük ya da idi yani biri bir öneride bulununca diğeri ya da şu olsun ya da bu olsun diye alternatifler sunuyordu. Sonuçta Özgehan bir gün en çok bunu kullanıyorsak adımız da YaDa olsun dedi olay kapandı. Bağlaç olarak kullanılmasının dışında sözcüğün başka anlamları da olduğu için yazarken bitişik yazmayı tercih ettik.

CAN: Anlamından ziyade enerjisi ve fonetiği etkiledi bizi. Ben hala her duyduğumda bize doğru bir kimlik oluşturduğunu düşünüyorum.

‘Şimdiki Zaman’ şarkınız 6 Ocak’ta yayı

Yazının Devamını Oku

Kulaklığınızı Takın ve Kendinizi Bu Listeye Bırakın

20 Ocak 2021
Yine bir yeni şarkılar, yeni isimler, yeni albümler, belki yeni değil ama sizin için yeni olanlar yazısıyla beraberiz. Bize yeni ne var diyenler için yapıyorum bu listeleri. İşte severek dinleyeceğinizi düşündüğüm bir liste hazırladım. Başlayalım…

Eskitilmiş Yaz ‘Boşlukta Sallantıda’

Eskitilmiş Yaz’ın canlı akustik albümü ‘Boşlukta Sallantıda’ tüm dijital platformlarda yayında. Müziğin akustik haline benim şahsen özel bir ilgim var. Bu çalışmayı da severek dinledim listelerime ekledim ve hemen sizlerle de paylaşmak istedim. ‘Uyursam Geçer mi?’ ve ‘Birlikte Bağıralım’ gibi hit şarkılarla iyi bir çıkış yakalayan Eskitilmiş Yaz, ‘Kıyılara’ albümünün ardından bu sefer de canlı akustik albümü ‘Boşlukta Sallantıda’ ile dinleyicisiyle buluştu. Bugüne kadar yayınladıkları şarkılar arasından seçmece oluşturulan bu albümde iki şarkıda kendilerine değerli müzisyenler Canozan ve Gülce Duru eşlik ediyor.

Emirhan Çakmak ‘Sonu Yok’

Emirhan’ın ‘Sonu Yok’ şarkısını dinlemeye başlayınca gerçekten de şarkıyı dinlemenin sonu yok. Şarkının ritmi dinleyeni hemen yakalıyor. Sözü Emirhan Çakmak, müziği Michel Beats, mixi Fakala, masteringi Falle imzası taşıyan şarkıda gitarlar ise Ege Çalışkan tarafından çalınıyor. ‘Sonu Yok’, eskiden yaşadığı sıkıntıları ve dertleri geride bırakıp kendine yeni bir yol çizen ve o sıkıntılara geri dönmeyecek şekilde hayatına devam eden bir gencin öyküsünü anlatıyor. Şarkının hikayesi insana umut veriyor. Emirhan Çakmak, ne kadar zor olsa da mutlu sonun yakın olduğunu anlatan ve o noktaya kadar durmadan yürüyecek bir gencin şarkısı olan ‘Sonu Yok’ ile onu ilerde daha çok dinleyeceğimizin sinyalini veriyor.

Daha İki Durak Var ‘Kendini Aramak Misali’

Şarkılarında ağırlıklı olarak insanların iç dünyasındaki kendileriyle olan savaşları, geçmişte yaşadıkları hüzünleri ve mutlulukları, ikili ilişkilerinden geriye kalanları, bazı anıları ele alan

Yazının Devamını Oku

‘Geri Dönme’ Şarkısıyla 80’lere Işınlanıyoruz

13 Ocak 2021
Burak Gündüz, ‘Geri Dönme’ ile bizi 80’lere ışınlıyor. Müzisyenliğinin yanı sıra yaratıcı yönetmenlik, metin yazarlığı ve pek çok filmde seslendirme yapan Burak Gündüz, şarkıyı kaydederken, 80’lerde kullanılan kayıt tekniklerini kullanıyor. Synth pop alt yapısına sahip olan ‘Geri Dönme’, kullanılan vintage sytnhler ve drum machineler ile 80’leri özleyenler için çölde bir vaha gibi. Burak Gündüz sorularımızı yanıtladı.

Sevgili Burak ‘Geri Dönme’ şarkın synth pop alt yapısına sahip, şarkıda kullanılan vintage sytnhler ve drum machineler ile 80’ler sound’una göz kırpmışsın. 80’ler müziği senin için ne ifade ediyor?

80’ler sosyal ve siyasal anlamda tarihte bir ayraç gibi aslında. Kültürlere küresel çapta format atılan bir dönem. Benim içinse çocukluğumun ilk yılları olduğu için daha masum zamanlar. İnternet öncesi her dönemde olduğu gibi 80’ler müziği de bugüne kıyasla daha özenli geliyor. Yine de bu konularda elimden geldiğince nostaljik okumalardan uzak durmaya gayret ediyorum. Çünkü insan kendi zihninde geçmişini temizleyen bir varlık, dolayısıyla eskiyen her şey özlenmeye değer gibi geliyor ama bu da bir yanılsama esasında. Yine de inanması keyifli bir yanılsama.

Şarkıyı kaydederken, 80’lerde kullanılan kayıt tekniklerini kullanmışsın. Kayıt alındıktan sonra ses kanalları bant sıcaklığı vermesi için Amerika’da makara bant hizmeti veren bir stüdyoya göndermişsin? Yaptığın bu çalışmayı biraz daha detaylandırır mısın belli ki büyük bir emek var şarkıda? Yeni şarkıların da 80’lerden izler mi taşıyacak?

Bir sonraki şarkım akustik olacak. Çünkü her şarkının kendine özgü bir hikayesi var. Parçanın oluşum süresince yanında taşıyıp getirdiği bu hikaye şarkının düzenlemesine de yansıyor ister istemez. ‘Geri Dönme’de 80’ler soundunu yakalamak için epey emek harcandı ama teknolojinin imkanları hiçbir zaman insan yaratıcılığının verdiği kadar lezzet vermeyecek. Burada miks konusunda harikalar yaratan Berk Kula’ya da hakkını vermek gerek. Düzenlemeyi yapan Emrah Alpat ve mastering’de Ahmet Kalabay’ın emekleri olmasaydı şarkının bu ruhu yansıtması mümkün olmazdı.

Müzisyen, yönetmen, seslendirme sanatçısısın aynı zamanda. Birçok farklı alanda çalışmanın müziğine nasıl bir katkısı var?

Şu anda uzaktan çalışarak markalara stratejik danışmanlık vermeye ve reklam seslendirmesi yapmaya devam ediyorum. Reklam ajanslarında bunca zaman geçirdikten sonra birden fazla konuya yelken açmak da olağan bir durum aslında. Çünkü reklam, sesle görüntüyle popüler kültür öğeleriyle organik bağı olan bir sektör. Dokunduğunuz her yerde sizi besleyen yeniliklerle tanışmak mümkün. Çok renkli karakterlerle çarpışıyor ve algılarınızı açık tuttuğunuz ölçüde kendinizi ifade edecek farklı yollar bulabiliyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

Yaşlı Amca ‘Kal Ki Adeta’ Dedi; Kaldık, Dinledik, Sevdik

6 Ocak 2021
Şimdi bir hayal kuralım: Mevsimlerden yaz ve akşamüstü arabayla yola çıkmışız. Yol uzayıp gidiyor önümüzde tarlalara, denize, dağlara bakarak ilerliyoruz. Nereye mi gidiyoruz? Herkes sevdiği yere doğru sürsün lütfen. İşte bu mutlu ve özel anlarımızda yolda bize eşlik eden müzik çok önemlidir. Yaşlı Amca’dan ‘Yıldızlara Bak’ çalıyor. “Bu grubu çok seviyorum” diyorum yanımdaki arkadaşıma o da “ben de çok seviyorum” diyor. “Peki yeni şarkıları ‘Kal Ki Adeta’yı dinledin mi” diye soruyorum.

Bütün diyaloğu yazmayacağım ama siz anladınız neden bahsettiğimi. Yaşlı Amca ‘Kal Ki Adeta’ isimli yeni şarkısıyla tüm dijital platformlardaki yerini aldı. Grubu ilk tanıdığım şarkıları ‘Giderdi Hoşuma’ ki bu şarkı aynı zamanda dijital platromların 2020’de en çok dinlenen şarkılarından biri oldu. Sevgili Yaşlı Amca ile yeni/eski/gelecekteki şarkıları hakkında konuştuk.

Sevgili Yaşlı Amca uzun zamandır kadrajımdaydınız. Uzun zamandan kastım yıllar öncesi. Arabada radyoda dinleyip kim bunlar dediğim o gün. Yaşlı Amca’ymış. Röportaj yapmamız da bugünü buldu. Senenin o çok ünlü dijital platformunun dinleme listelerinde ‘Giderdi Hoşuma’ ile en çok dinlenen şarkılar arasına girdiniz. Ne hissediyorsunuz çok dinlenmek bünyeye yola devam etmek konusunda ekstra bir motivasyon yüklemesi yapıyor mu?

Artun: Yapmıyor desem yalan olmuş olur. Daha fazla insanın bizi dinlemesi, dediklerimizin ve çaldıklarımızın onlara ulaşabilmesi güzel bir his.

Sarper: Çok dinlenmemiz, bizim için sevindirici ve motive edici oluyor. En azından ilerlediğimiz yolun doğru olduğunu görebiliyoruz. Ama bunun yanında, bu işe başladığımızda bir dinlenme sayısı ya da bize rehber olabilecek bir kitle olmadan, samimi ve içtenlikle hissettiklerimizi paylaşmaya çalıştık. Bu heyecanı ve samimiyeti korumamız en önemlisi.

Yeni şarkınız ‘Kal Ki Adeta’ 25 Aralık’ta tüm dijital platformlarda yerini aldı. Seneyi dinleyicinize güzel bir şarkı hediye ederek kapattınız. Şarkıyı dinleyince birine ‘gitme’ demek yerine ‘kal’ demenin daha etkili olduğunu farkettim. Sizce ‘gitme’ demekle ‘kal’ demek arasında nasıl bir fark var?

Sarper: Katılıyorum. ‘Kal’ sanki son çare gibi diyebilirim. En son ve en dürüst arzu.

Artun:

Yazının Devamını Oku