Türkiye’nin COVID-19’a bağışıklık röntgeninden ne çıktı?

Koronavirüs COVID-19 salgınının patlak vermesinden bu yana pek çok ülkede karar vericileri en çok meşgul eden konulardan biri, toplumun ne kadarının bu virüsten bağışıklık kazandığı bilgisine ulaşmak oldu.

Haberin Devamı

Virüsü alanların çoğunluğunun (ortalama yüzde 85 dolayında tahmin ediliyor) bu teması herhangi bir belirti göstermeden ya da hafif belirtilerle atlatması ve bağışıklık kazandıklarını gösteren antikor geliştirmiş olması, salgınla mücadele stratejilerinin belirlenmesi açısından kritik önem taşıyor.

BAĞIŞIKLIK KAZANANLARA SERTİFİKA TARTIŞMASI

Önemli, çünkü bağışıklık kazananlar, hem tehlikeyi atlattıkları, hem de artık başkalarına bulaştırma riski taşımadıkları varsayıldığından sistem açısından rahatlatıcı bir faktör haline geliyor. Bağışıklık kazananların toplum içindeki oranı arttığı ölçüde teorik olarak normalleşmeye dönüşün de önü açılmış oluyor. Hatta şimdiden bazı ülkelerde bağışıklık kazanmış olanlara üretime, toplum hayatına katılmaları bakımından risk taşımadıkları yönünde özel sertifikalar verilmesi yönünde tartışmalar da başlamış bulunuyor. İnsan hakları kuruluşları, toplumda ayrımcılık yaratacağı gerekçesiyle bu eğilime şiddetle karşı çıkıyorlar.

Haberin Devamı

Bağışıklık bilgisinin değeri şurada: Bir ülkenin virüs tehlikesini atlatabilmesi bakımından ulaşması gereken sürü bağışıklığı noktasına olan mesafesini gösteriyor. Genelde yüzde 60-65 orandaki bir toplumsal bağışıklık eşiği, virüsün mutlak yenilgiye uğrayacağı kırılma noktası olarak kabul ediliyor.

Pek çok ülke geçen nisan ayından itibaren başlattıkları araştırmalarla bağışıklık oranını öğrenmek üzere kolları sıvamıştır. Ancak gelen haberler bugüne kadar genellikle çok cesaretlendirici olmadı.

TÜRKİYE’DE BAĞIŞIKLIK YÜZDE 1.5

 Türkiye’ye gelirsek... Bu ayın başından itibaren Sağlık Bakanlığı tarafından oldukça iddialı bir proje yürütülüyor. Türkiye’nin 81 iline dağılan ekipler kapıları çalarak girdikleri hanelerde katılımcılardan hem PCR testi için burun ve ağızdan bir çubuk yardımıyla sürüntü, hem de antikor testi için 3 ml kan örneği alıyor. Ayrıca, katılımcılara bir dizi soru soruluyor. TÜİK ile birlikte hazırlanan örneklem üzerinden 153 bin haneye ulaşılması hedefleniyor.

Bu saha çalışmasının yaklaşık yarısını yansıtan ön sonuçlar geçen salı günü Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca tarafından sınırlı bir şekilde paylaşılmıştı. Dünkü yazımız, PCR testinde ‘pozitif’ çıkanların, yani halen virüsten enfekte olup bulaştırma potansiyeli taşıyanların nüfus içindeki oranının binde 2.5 olduğunu anlatıyordu. Bakanın açıklaması esas alınırsa bu oran toplumda yaklaşık 200 bin kişilik bir kitleye denk geliyor.

Haberin Devamı

Bugünkü yazımızda ziyaret edilen evlerde alınan ikinci örneğin sonucuna, yani antikor testlerinin durumuna bakalım.

Koca’nın açıklamasına göre, örnek alınan katılımcıların yaklaşık yarısının (75 bin dolayında) sonuçlarına bakılırsa, antikor testleri pozitif çıkanların oranı yüzde 1.5’in altındadır.

ANTİKOR GELİŞTİRENLER POZİTİF VAKADAN  7 KAT FAZLA

Yüzde 1.5 oranını esas alalım. Bu oranı Türkiye’nin 83 milyonun üstünde olan nüfusuna uyarladığımızda, geride bıraktığımız üç ay içinde 1 milyon 245 bin vatandaşın bir şekilde COVID-19 ile temas etmiş olduğunu ve antikor geliştirerek virüse karşı bağışık hale geldiğini anlıyoruz. Çoğu bunu fark etmemiştir.

Haberin Devamı

Türkiye’nin önceki akşam itibarıyla pozitif tanı konmuş olan toplam vaka sayısı 184 bin 31’di. (Bu toplamdan 4 bin 882 kişi vefat etmiş, 156 bin 22 hasta ise iyileşmiştir. Kalan 23 bin 127 kişi sistemde tedavi altında görünüyor.) Bu durumda virüsle temas edip bağışıklık kazanmış olan 1 milyonun üstündeki insan teyitli 184 bin vakadan yaklaşık 7 kat fazladır.

İNGİLTERE’DE YÜZDE 8.5, İSPANYA’DA YÜZDE 5

Buradaki yüzde 1.5 bağışıklık oranını bazı Avrupa ülkeleri ve ABD ile karşılaştıralım. AB’ye bağlı Avrupa Hastalık Kontrol Merkezi’nin (ECDC) 10 Haziran tarihli bir raporuna göre, İngiltere’de 7 bin 694 test üzerinden yüzde 8.5 gibi bir bağışıklık oranı saptanmıştır. Buna karşılık İspanya’da yaklaşık 61 bin katılımcı üzerinden yürütülen bir araştırma antikor geliştirenlerin oranını yüzde 5 olarak vermiştir. Danimarka’da 5 bin üzerindeki katılımcı üzerinden yapılan araştırmada oran yüzde 2.4’tür. Görüleceği gibi, sürü bağışıklığına yaklaşan bir Avrupa ülkesi yoktur.

Haberin Devamı

ABD’de New York eyaletinde geçen salı günü açıklanan 12 bin katılımcıya dayalı son araştırmada eyalet toplamında bağışıklık oranı yüzde 12.3 çıkmıştır. Ancak New York şehrinde oran 21.6’ya yükselmektedir. Bu oran, New York şehrinde her 5 kişiden en az birinin COVID-19 ile tanışmış olduğunu anlatıyor.

BAĞIŞIKLIĞIN BÖLGELERE DAĞILIMI DA AÇIKLANMALI

 Türkiye, yüzde 1.5 oranıyla bağışıklıkta Batı Avrupa ülkelerinin büyük bir bölümünün de gerisinde kalıyor. Özetle, Türkiye sürü bağışıklığından çok uzak bir noktada duruyor. Nitekim Sağlık Bakanı Koca, bu orandan hareketle “Türkiye bazında sürü bağışıklığının aslında öyle kolay bir bağışıklama olmadığını net söyleyebiliriz. Sürü bağışıklığı için yüzde 60-65’inin bu koruyuculuğu sağlamış olması gerekir. Bu şiddette gördüğümüz salgına rağmen sürü bağışıklığının mantığının bu anlamda doğru olmadığını anlamış oluyoruz” diye konuşuyor.

Haberin Devamı

Bu tabloya baktığımızda, ülkemizde 83 milyonun 82 milyona yakın bir bölümünün henüz virüsle tanışmadığı gerçeğinden yola çıkarak, tedbirli davranmak dışında gözle görülebilir bir seçeneğin olmadığı sonucuna varıyoruz.

Bu çerçevede altını çizmemiz gereken bir nokta daha var. Bu bağışıklığın hangi bölgelerde daha yoğun olduğunun bilinmesi de önümüzü görebilmek bakımından büyük önem taşıyor. Dolayısıyla, önümüzdeki günlerde araştırmanın tümünün sonuçları açıklanırken şeffaf bir şekilde bağışıklığın illere, bölgelere ve yaş kümelerine dağılımının kamuoyuyla paylaşılması isabetli olacaktır.

DÜZELTME: Virüsten tedavi görmekte olan hastaların sayısı hesaplanırken, teyitli vaka toplamından iyileşenlerle birlikte vefat edenlerin de çıkartılması gerekmektedir. Dünkü yazımızda değindiğimiz bu sayının doğru hesaplaması bu durumda 28 bin 87 değil, 23 bin 226 olacaktır. S.E.

 

Yazarın Tüm Yazıları