İşte benim ‘Altın Koza’m

Sinema çevrelerinin heyecanla beklediği, 30. Adana Altın Koza Film Festivali için geçen hafta Adana’daydım. Festivalin ‘Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’ bölümünde yarışan tüm filmleri izledim. Yorumlarımı sizlerle de paylaşmak istiyorum...

Haberin Devamı

AÇIK KAPILAR ARDINDA

Y: Alpgiray M. Uğurlu O: Zeynep Neslihan Arol, Aslıhan Börühan, Ufuk Tan Altunkaya
Alpgiray M. Uğurlu’ya Adana’da ‘Film Yönetmenleri Derneği en iyi yönetmen ödülü’nü getiren “Açık Kapılar Ardında”, içinden Berlin geçen siyah beyaz bir film.
Bilgisayar mühendisi Gökçe’nin Berlin’de kendine yeni bir hayat kurmaya çalışmasını anlatıyor.
Uğurlu, festivaldeki söyleşide filmin siyah beyaz olmasının tamamen teknik aksaklıklardan kaynaklandığını söyledi.
Berlin’ e uzun yıllardır giden biri olarak bu renkli şehrin renksiz atmosferini ve kente dair genellemeleri maalesef sevemedim.

ANNESİNİN KUZUSU

Y: Umut Evirgen

O: Selin Şekerci, Kubilay Aka, Necip Memili, Hatice Aslan, Tansu Taşanlar

Türkiye prömiyerini Adana’da yapan Umut Evirgen imzalı film, annesinin travmalarını içselleştiren ve işlemediği bir suçtan yargılanan Murat’ın hikâyesine odaklanıyor.

Haberin Devamı

Geçmişe dönüşlerle tanık olduğumuz aile dramını izlerken Umut Evirgen’in sinema gözü’nün iyi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Filmin künyesinde de iyi oyuncuların yer aldığını belirtmem gerek.

Zaten Necip Memili de filmdeki rolüyle ‘en iyi yardımcı erkek oyuncu’ ödülüne layık görüldü.

İşte benim ‘Altın Koza’m

BİR GÜN, 365 SAAT

Y: Eylem Kaftan
Üç genç kadının uğradıkları tacizin ardından istismarcılarıyla yüzleşme hikâyesini anlatan belgesel, festivalde izlediğim etkileyici yapımlardan biriydi.
İçinde “umut” olan bu belgeselde kardeşlik ve mücadele öyküleri ön planda. Özellikle birleştirici tarafıyla beni etkileyen ve festivalde mansiyon ödülüne layık görülen “Bir Gün, 365 Saat”in belgesel bölümünde yarışması kanımca daha doğru olurdu.

CAM PERDE

Y: Fikret Reyhan O: Selen Kurtaran, Uğur Karabulut, Alper Çankaya
Festivalin en iyi filmlerinden biriydi.
4 yaşındaki oğluyla hayat mücadelesi verirken bir yandan boşandığı eşiyle bir yandan da yeni sevgilisiyle sorunlar yaşayan Nesrin’in hikâyesi, Türkiye’de kadın olmanın zorluklarını gözler önüne seriyor.
Gazetelerin üçüncü sayfalarında yer alan haberleri daha iyi anlamanızı sağlayacak bir film.
Performansını çok başarılı bulduğum Selen Kurtaran, ‘en iyi kadın oyuncu’ ödülüne layık görüldü. Sonuna kadar hak ettiğini söyleyebilirim.

YÜZLEŞME

Haberin Devamı

Y: Filiz Kuka O: Asiye Dinçsoy, Okan Urun, Nilay Erdönmez, Güney Sayın
Filiz Kuka, ilk filmi “Yüzleşme”de ölüm kavramına odaklanmış. Festivalde yapılan söyleşide de “İnsanın kendini öldürme isteğini her zaman merak etmiştim. ‘Yüzleşme’ bir nevi yüzleşememeyi de anlatıyor” dedi. Tuhaf bir hissiyat yaratıyor film izleyicide.
Film boyunca bir sıkıntı vardı içimizde. “Yüzleşme” festivalde biraz geride kalan filmler arasındaydı ama Nilay Erdönmez’e ‘en iyi yardımcı kadın oyuncu’, Okan Urun’a da ‘en iyi yardımcı erkek oyuncu’ ödüllerini kazandırdı.

SANKİ HER ŞEY BİRAZ FELAKET

Y: Umut Subaşı O: Melis Sevinç, Melisa Bostancıoğlu, İbrahim Arıcı, Mert Can Sevimli, Murat Sağlam, Didem Topçuoğlu
Filmi daha önce İstanbul Film Festivali’nde izleyip çok beğenmiş, hatta çekimlerin yapıldığı Suadiye’deki evin sokağına gidip belleğimde o sahnelerle dolaşmıştım.
Film beni şaşırtmadı, Adana’da büyük ödülü kucakladı. ‘En iyi film’in yanında ‘en iyi yönetmen’, ‘en iyi senaryo’ ve ‘SİYAD Cüneyt Cebenoyan en iyi film ödülü’ de alan yapım, İstanbul’da yaşayan ve tesadüfler sonucu bir araya gelen dört gencin hikâyesini anlatıyor. Dünya prömiyerini Rotterdam Film Festivali’nde yapan “Sanki Her Şey Biraz Felaket”te Fransız filmi havası da var.

Haberin Devamı

KARGANIN UYKUSU

Y: Tunahan Kurt
O: Ahmet Agğün, Alperen Aktaş, Nesrin Yari Festivalin en iddialı filmlerinden biriydi.
Karısının ölümüne yol açan, oğlunun da aynı kaderi yaşamasını engellemek için elinden geleni yapan uyurgezer bir adamın tuhaf trajedisini anlatan film, mülteciler konusuna da değiniyor, yoksulluğa da... Merak unsurunu diri tutan film, ‘Adana izleyici ödülü’ ve ‘Yılmaz Güney özel ödülü’nün yanında ‘en iyi müzik’ ve ‘en iyi görüntü yönetmeni’ ödülleri aldı. Ahmet Agğün’e ‘en iyi erkek oyuncu’, Eser Ağçalı’ya da ‘umut veren erkek oyuncu ödülü’nü getirdi.

CEYLİN

Y: Tufan Şimşekcan O: Deniz Büyük, Nihan Aker, Mehmet Avcı “Ceylin”, festivalde ödül kazanamasa da bana göre umut vaat eden bir ilk film. Çadır kentte yaşayan ve en büyük hayali okula gitmek olan 14 yaşındaki mevsimlik tarım işçisi Ceylin’in öyküsünü anlatan yapım, çocuk istismarını gözler önüne seriyor.
Adana’da çekimleri tamamlanan filme künye krizi damga vurdu. Festivalde keşke filmin içeriği daha çok konuşulsaydı.

SUYUN ÜSTÜ

Haberin Devamı

Y: Aslıhan Ünaldı O: Elit İşcan, Nihan Aker, Lila Gürmen, Serhat Ünaldı, Eren Çiğdem, Oscar Pearce Aslıhan Ünaldı’nın senaryosuna da imza attığı ilk uzun metrajlı filmi, günümüz Türkiye’sinin sosyo-politik zemininde zamansız bir hikâyeyi anlatıyor. Siyasi yazıları nedeniyle hapse girme tehdidiyle karşı karşıya kalan bir gazetecinin, ailesiyle birlikte çıktığı yelken seyahatinde yaşadıklarını konu alan “Suyun Üstü”, seçkinin sağlam halkaları arasında değildi ne yazık ki...

KIYIDA

Y: Büşra Bilginer
O: Çağla Demir, Ceren Taşçı, Deniz Altan Genç yönetmen Büşra Bilginer’in “Kıyıda”sı, Adana seçkisinde en çok dikkatimi çeken yapımlardan biriydi.
Babalarının ölümü üzerine yıllar önce ayrıldıkları evde bir araya gelen dört kardeşin yüzleşmesini anlatan filmin en hoşuma giden yanı, karakterlerin kitap okuması ve çekimlerin antik kent Side’de yapılmış olması.
Deniz Altan’ın filmdeki rolüyle Altın Koza’da ‘umut veren kadın oyuncu’ ödülüne layık görüldüğünü de not düşeyim.

ÖTE

Haberin Devamı

Y: Malik Isasis, Esra Saydam O: Esra Saydam, İlkin Kitapçı, Osman Ada, Gülsüm Ölgen, Eda Çarıkçı
“Öte” bir yol hikâyesi. Amerikalı bir kadının Türkiye’de tek başına çıktığı yolculuğun hikâyesi. “Öte” için bir gezi günlüğü diyebilirim ama kurmacadan çok belgesel tadında. Yalnız bir kadının dolaşmasının ne anlama geldiğini sorgulatan “Öte”, bir yandan da seyahat etmenin o özgürleştirici tarafını hatırlatıyor izleyenlere.

VE... KURU OTLAR ÜSTÜNE

Nuri Bilge Ceylan, Cannes’da Merve Dizdar’a ‘en iyi kadın oyuncu’ ödülünü getiren “Kuru Otlar Üstüne” filminin Türkiye prömiyerini Adana’da yaptı.
Festivalin en çok beklenen filmiydi.
Süresi 3 saati aşkın bir filmi baştan sona gözler tamamen açık şekilde izletmek Ceylan’a has bir başarı.
Ve roman tadındaki bu filmin Cannes’da ödül alması kesinlikle tesadüf değil.
Erzurum-Karayazı’nın köylerinde çekilen ve taşranın güzelliklerini beyazperdeye yansıtan filmin kendisi de karakterleri de çok tutkulu.
Ceylan’ın dikkatimi çeken yanıysa; özellikle festivallerde seyirciyle ve sinema yazarlarıyla yakın bir ilişki kurmaması.
Kendini herkesten uzak tutan yönetmenin yalnızlığına girmek imkânsız.
Düşünmeden edemedim; bu kadar tutkulu film çekmesinin sırrı bu mu acaba?
Nuri Bilge Ceylan sineması insana iyi geliyor, çünkü karakterleri var oluşun sancısını seyircilere sonuna kadar yaşatmayı başarıyor.
Sanki sesli iyi yazılmış bir romanı sonuna kadar dinleyip hissediyorsunuz.
Deniz Celiloğlu, Merve Dizdar, Musab Ekici, Ece Bağcı ve Yüksel Aksu’nun oyunculukları daha çok aklımda kaldı.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları