Yeme-içmeye 144 milyar harcamışız

Bağımsız araştırma şirketi Deloitte tarafından hazırlanan “Türkiye Yemek Hizmeti Pazar Raporu” açıklandı. Raporda yeme-içme sektörüyle ilgili son derece ilginç veriler alıyor.

Haberin Devamı

“Türkiye Yemek Hizmeti Pazar Raporu”na göre ülke genelinde yeme-içme sektörünün toplam pazar büyüklüğünün ortalama 144 milyar lira olduğu tahmin ediliyor. Bu sayının 2026’da 772 milyar lira düzeyine çıkacağı öngörülüyor.
Pazardaki en büyük segmenti, ortalama yüzde 40 payla full servis restoranlar oluşturuyor.
◊ Sektördeki pay dağılımına bakıldığında full servis restoranların payı yüzde 40, kafe ve barların payı yüzde 26, fast food/eve servis sektörünün payı yüzde 25, self servis kafeteryalar sektörünün payı yüzde 4 ve büfe/kioskların payı da yüzde 5 düzeyinde.
◊ İstanbul dışında bir talep potansiyeli olmasına rağmen, çoğu markanın hâlâ büyük oranda İstanbul’a odaklandığının altı çiziliyor. Şubelerin coğrafi dağılımına bakıldığında İstanbul, Ankara ve İzmir çok büyük pay almakla birlikte Türkiye’nin geri kalanında limitli varlık gösteriyorlar.
◊ Rapora göre, full servis restoranların İstanbul dışında şube sayısı en fazla olan marka 19 ilde hizmet veren BigChefs. BigChefs, 2022 sonu itibarıyla yurtiçi ve yurtdışındaki 100 restoranında 12 milyon kişiyi ağırlamış.

Haberin Devamı

İstanbul’da scooter referandumu yapılsa ne sonuç çıkar?

Paris’te scooter’lar için referandum yapıldı, yüzde 89 gibi ezici bir çoğunluk yasaklanmaları yönünde oy kullandı. Yalnız bu referandumda biraz tuhaflık var. Şehrin nüfusu 1.3 milyon. Referanduma katıla katıla 103 bin kişi katılmış. Yani nüfusun yüzde 7.5’i.
Kentte üç ayrı özel şirket ayda 400 bin kişiye scooter kiralıyormuş.
Bu da demek oluyor ki scooter kullananlar sandığa gitmemiş.
Yoksa 400 bine karşı 100 binle, asıl zaferi scooter’cılar kazanacakmış.
Scooterlar’dan İstanbul’da da büyük şikâyet var. Acaba aynı referandum burada yapılsa bizde sonuç nasıl çıkardı?

Tamer Karadağlı mı haklı, ev sahibi mi?

Oyuncu Tamer Karadağlı, hakkında icra takibi başlatan ev sahibini deprem fırsatçılığıyla suçladı:
“Oturduğum evin sahibi de bu fırsattan yararlanmaya çalışarak 10 bin 500 TL olan kira bedelini 55 bin TL’ye çıkarmak istemektedir. Mevcut yasaya aykırı, çok yüksek ve haksız bir artıştır. Hem mağdur kiracılara hem de fırsatçı ev sahiplerine örnek teşkil etmesi için bu zammı asla yapmayacağımı ve hukuki mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim.”
İlk bakışta Tamer Karadağlı sonuna kadar haklı. Kirayı beş katından fazla artırmak da ne demek? Hangi akla, hangi vicdana sığar böyle bir artış?
Neyse ki mağdur olan kiracıyı koruyan kanunlarımız var.
Ama diğer taraftan ev sahiplerinin şeytanlaştırılmasına karşıyım.
Tamer Karadağlı özelinde konuşmuyorum. Belki yıllarca dişinden tırnağından artırıp bir mülk sahibi olmuş o ev sahibi. Belki tek geliri oradan aldığı kira.
O evi almayıp döviz olarak bir kenara koysa belki de ikiye-üçe katlanacaktı parası.
Her şeyin fiyatı katlanırken mülk sahibi olduğu için kimse zarar etmek istemez.
Zaten ev sahibinin avukatı Yasemin Kumbaracıbaşı da karşı tarafı fırsatçılıkla suçluyor.
Karadağlı’nın Göktürk’te oturduğu lüks sitede 2+1 evlerin kirasının 50 bin lira olduğunu söyleyen avukat, Karadağlı’nın kendi sahip olduğu gayrimenkullerde oturmak yerine rayicinin beş kat altında bir evde oturarak hak gaspı yaptığını söylüyor:
“Müvekkilimi deprem ve ekonomik kriz fırsatçısı gibi konumlandırması, haksız menfaat temin etme peşinde, kötü niyetli biri gibi lanse etmesi sebebiyle Tamer Karadağlı’nın bize göre ajitasyon olan açıklamalarına karşı cevap hakkı doğmuştur.”
Olaya bu açıdan bakınca da ev sahibi haklı görünüyor. Kendi mülkünde oturmayacaksın, başkasının evinde rayiçlerin çok altındaki bir kira ömür boyu devam etsin isteyeceksin...
Bakalım mahkeme ne karar verecek...

Haberin Devamı

Çekim yerini işaretlediniz mi?

Kar-mayo kontrastını sevdi Samyeligil ailesi. Anne Defne Samyeli’nin ardından kızı Deren Talu da dağda, karların arasında mayoyla çekilmiş pozlarıyla gündemde. Haliyle kıyaslanıyorlar.
İkisi de çok iddialı ama bence Defne Samyeli.
Çünkü onun fotoğrafında bir ifade var. Bir şey geçiyor size.
Deren Talu’da o yok. Duruyor öyle top model gibi.
Bir de keşke çekim yaptıkları yere bir işaret bayrağı falan koysalar.
Seneye diğer kızı Derin kolay bulsun.

Yeme-içmeye 144 milyar harcamışız

Yazarın Tüm Yazıları