"Savaş Özbey" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Savaş Özbey" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Savaş Özbey

Lucca’daki tecavüz skandalı

Türkiye’nin en gözde mekanında akıl almaz bir olay yaşandı. Gözü dönen müdür, çalışanına tecavüze kalkıştı.

Havasından mıdır, suyundan mıdır; bu Lucca’da insanları tuhaflaştıran bir hâl var.

Taciz arşivi hayli kabarık.

Daha önce oyuncu Fırat Çelik mekan çıkışında bir grup kadın tarafından basın mensuplarının önünde “Boyu, posu da her şeyi de yerindeymiş” diye taciz edilmişti.

Daha serti var: Can Yaman da bir kadının tacizine uğramış, bardak kırılıp kadının eli kesilince bütün geceyi karakolda geçirmişti.

Hatta bir çiçekçinin şarkıcı Yalın’ı “Bir akşam beraber yemek yiyelim” diye zorlamışlığı bile var.

Ama böylesi ne görüldü, ne duyuldu.

Takvim gazetesinden Ufuk Özcan’ın gündeme getirdiği, Bebek’teki bir mekanda taciz haberi üzerine, Lucca’dan bir açıklama geldi.

Vakayı kabullenen Lucca, söz konusu olayın geçen hafta yaşandığını açıkladı.

Anlatılan şu: İstanbul’un hatta Türkiye’nin en ünlü mekanının müdürü, bir kadın çalışanı tuvalete kilitleyerek tecavüz girişiminde bulunmuş.

Kadın, içinde bulunduğu durumdan ancak çığlık kıyamet bağırarak kurtulabilmiş.

Bu nasıl bir cüret, nasıl bir gözü dönmüşlük; insanın aklı almıyor.

Ülkenin en kalburüstü yerinde bile bu yaşanabiliyorsa, vay bizim halimize...

Ya öncesi varsa?

Bir akşam gazeteye yazmak üzere tarihçi İlber (Ortaylı) Hoca ile İstanbul gece gezmesine çıkmıştık.

Gittiğimiz yerlerden biri de Lucca’ydı.

Ne demişti İlber Hoca Lucca ahalisi için?

Paralı sınıflar, Rumeli kökenliler, melezlerin çocukları... Kadın-erkek... Lucca’da gördüğüm, aşırı güzel bir ırk.

Ama ne paralı insanların bulunduğu bir yerde olman, ne iki kişiden birinin CEO olması, ne elini sallasan ünlüye çarpması seni Türkiye’nin sorunlarından azade ediyor.

Taciz, tecavüz her an, her yerde.

Lucca, yaptığı açıklamayla kötü bir durum karşısında, en doğru kararları aldığı algısını yaratıyor.

Şimdilik tamam.

Ama adam artık bunu dükkanın en kalabalık anında yapacak pervasızlığa kadar ulaşmış.

Bir de bunun ıssız zamanlarını, gece dükkan kapandıktan sonrasını, sabah ilk müşteri gelmeden önceki saatlerini düşünün.

Ya bu bir ilk değilse? #metoo hareketi gibi devamı sökün ederse?

O zaman büyük meseleniz var işte.

Ucuz ameleler ne yapsın Elçin?

Elçin Sangu bu sene dizi projesinin olmadığını açıklamış: “Çünkü şartlar iyi değil. 150 dakika çok uzun. Sanıldığı gibi parıltılı hayatlar yaşamıyoruz. Biz pahalı ameleleriz.”

Elçin Sangu haklı. Dizi sektörünün sorunları, korkunç çalışma koşulları herkesin malumu.

Ama amelelerden başka kendisini kıyaslayacak kesim bulamamış mı?

Asgari ücreti 2 bin 500 lira bile olmayan bir ülkede dizinin bir bölümünden 45 bin lira alıyordu.

İsterse bir sene, iki sene hatta ömür boyu çalışmayabilir. Oysa diğerleri öyle değil.

Evini, ailesini geçindirmek için insanların patır patır öldüğü koşullarda ömür boyu çalışmak zorundalar. Mesela Elçin inşaat işçisi, inşaat işçisi Elçin olsa...

Ve bu kıyaslamayı duysa... Acaba nasıl hissederdi?

 

 

 

 

 

 

X