Hammam’a giren terler

Söz konusu şehir İstanbul olunca, tarihi yerlerden etkileyici yeme-içme mekânları yapmak eskimeyen bir trend.

Haberin Devamı

Çünkü inanılmaz bir zenginlik var.

Son birkaç aydakileri bile sayacak olsak, mesela Galata’da açılan i guru var. Restoranın bir duvarı 1400 yıllık Ceneviz surları.

Perşembe Pazarı’ndaki Eski Bir Yer: 1000 yıllık tarihi bir hapishane.

Sirkeci’deki Olden 1772: İki buçuk asırlık bir han.

Bunların en son örneği, Altunizade’deki Old Hammam. 1866 tarihli İsmail Paşa Hamamı’nın restore edilmesiyle ortaya çıktı.

Açık ve kapalı alanları var, bir tarafı meyhane, bir katı canlı müzik mekânı.

Hamamın taş duvarları ve kemerleri arasında eğlence ve yemek bir arada.

Açılışı Seçil Gür ile yaptılar ki bence çok doğru seçim. Kendi şarkılarını ve “Sen de Yaz Yaz Yaz”, “Değer mi Hiç”, “Kandırdım Nazlı Yari” gibi cover’larını söylerken seyircisiyle müthiş bir iletişim kuruyor, sahnesini izlemeye bir kere geleni “doğal müdavimi” haline getiriyor.

Haberin Devamı

Öyle ki bu akşam yine o çıkacak ama bir firma mekânı full kapatmış.

Hammam’a giren terler

Cübbeli ile Sagopa’nın şaşırtıcı dostluğu

Sagopa Kajmer, Türkiye’nin en bilinen rap müzisyenlerinden. Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’yle dostlukları varmış, birbirlerinin evine gidip gelirlermiş.

12-13 sene önce araları açılmış. Sagopa’nın bir ziyaretinde, müritleri Cübbeli için “Müsait değil” demişler, ünlü müzisyen buna gönül koymuş.

Cübbeli Ahmet, YouTube kanalında durumu tamir etmeye çalıştığını ama edemediğini açıkladı.

Merak ettiğim, Sagopa’nın Cübbeli’nin sohbetlerini dinlediği gibi Cübbeli’nin de Sagopa’nın şarkılarını dinleyip dinlemediği.

Mesela “Rap Yaparken Günaha mı Girdim?” diye şarkısı var Sagopa’nın.

Cübbeli onu söylerken geldi birden gözümün önüne; gülümsememi tutamadım.

Nusret Gökçe’yi savunma telaşı

Nusret Gökçe’nin Dünya Kupası finalindeki tavrı hem Türkiye’de hem dünyada eleştirilmeye devam ediyor.

Ama Gökçe’yi canhıraş savunmaya çalışanlar da var. Onlardan biri de Tüm Restoran ve Turizmciler Derneği Başkanı Ramazan Bingöl.

Haberin Devamı

Şöyle diyor: “Türkiye’de veya daha da genişletiyorum dünyada kaç kişi Dünya Kupası’nı eline alıp fotoğraf çektirebiliyor? Haset ve kıskançlık insanları ne hale getiriyor. Messi’nin davranışı o anın heyecanından, kafa karışıklığından olabilir. Bunda bu kadar büyütülecek ne var? El insaf!”

Nusret Gökçe’nin tavrını, kendini bu şekilde ortaya atmasını, kupaya dokunmak gibi yasak şeyleri yapmasını “samimiyet” sanmış başkan.

Eleştirenler olarak bizi de haset ve kıskanç ilan etmiş.

Evet, son derece başarılı bir restorancı olabilir ama bu yüzden bir yanlışı olduğunda dile getirmeyecek miyiz?

Nusret Gökçe finalde yaptıklarından dolayı en son ABD’deki US Open Cup Finali’nden men edildi.

Haberin Devamı

Şimdi başkana sormak lazım: Bu kupadan men edilmiş kaç Türk veya daha da genişletiyorum dünyada kaç kişi var?

Bununla da gurur duyuyor mu acaba?

Ahu Yağtu da 10 bin dolar versin

Cem Yılmaz ile Ahu Yağtu arasında yılan hikâyesine dönen nafaka meselesinde en son şöyle yazmıştım:

“Kendi ayaklarının üzerinde durabilen bir kadın, çocuğun masrafları hariç niçin ekstra para alır ki eski kocasından? Madem evlilik kötü gitti ve boşandılar, o zaman o da Cem Yılmaz’a nafaka ödesin, Cem’inki can değil mi?”

Cem Yılmaz’ın avukatı konuyu en son Yargıtay’a taşırken eski karara şöyle itiraz etmiş: “Çocuğun
yaşam idamesini annenin de
eşit oranda sağlaması gerekir. O zaman anne de 10 bin dolar versin...

Haberin Devamı

Sevgili Cem Yılmaz, itiraz gerekçesinin telif hakkını elden mi verirsin, IBAN mı göndereyim?

Belgesellerden bellediğim iki “nalet” mahlukat

Bu iki hayvanla muhatap olmak çölde kutup ayısıyla karşılaşmak gibi bir şey.

Boğa köpekbalığı: Boyu 4 metreye kadar ulaşabilen bir tür. İnsanlara saldırıyor. Bunun “naletliği” şurada: Normalde köpekbalığı insana nerede saldırır? Denizde değil mi? Bu mahluk tatlı sulara da girebiliyor. Hem de 200-300 kilometre! Şöyle düşünün: Eskişehir Anadolu’nun ortasında bir kent. İçinden geçen Sakarya (Porsuk) Nehri’ne plaj yaptılar. Bu illet hayvan Karadeniz’den girip size Anadolu’nun ortasında saldırabiliyor...

Tuzlu su timsahı: Timsah nerede bulunur? Gölde, derede, bataklıkta değil mi? Bu illet de denizde yaşıyor. Yaşayan en büyük timsah türü, 7 metreye kadar uzayabiliyor, ağırlığı 1000-1300 kiloya kadar çıkabiliyor. Yüzeyim de kaçayım diye bir şansınız yok, suda insandan üç kat hızlı hareket ediyor.  Neyse ki insan dışında köpekbalıklarına da saldırıyor. Yiyin birbirinizi!

 

Yazarın Tüm Yazıları