Güle güle Mustafa Kaptan

Bodrum Kalesi günlerdir bu etkinlik için hazırlanıyordu. Dile kolay; 14 ülkeden 46 takım ve 450’den fazla sporcu, Halikarnas 100. Yıl Kupası için Bodrum-Marmaris arasında 5 gün boyunca çetin koşullara karşı ter dökmüştü.

Haberin Devamı

Aslında ödül töreninden sonra konser ve dans gösterileri de planlanmıştı.
Ama kimsede ne şarkı söyleyecek, ne dans edecek ne de eğlenecek hâl vardı.
Çünkü kupaya katılan sporculardan biri, törenden bir gece önce Sömbeki Adası açıklarındayken kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
Nova takımının kaptanı Mustafa Erol, Sahil Güvenlik, 112 personeli ve takım arkadaşlarının bütün çabalarına rağmen kurtarılamadı.
Tören alanındaki dev ekrana yelken direğinin tepesinde çekilmiş görüntüleri yansıtılıyordu.
Yarışmanın sponsoru oldukları halde kendileri de ödül kazanan DHL ekibi dahil hiç kimse sevincini gösteremedi, buruk ama çok buruk geçti ödül töreni.



Tören başladığında ailesi cenazeyi alıp çoktan götürmüştü.
Kimmiş diye merak edip Instagram hesabına falan girdim Mustafa Erol’un.
Daha 52 yaşındaymış. Yakışıklı, sportif bir adam. Denizde kaptan, havada pilot. Türk Hava Kuvvetleri’nde Phantom pilotluğu yapmış. Vefat etmeden önce Pegasus’ta kaptan pilotluk yapıyormuş.
Askeri pilotluğu bırakmış ama hava kuvvetlerimizin kuruluş yıldönümünü falan kutlamaktan geri durmayan, Phantom ile yaptığı manevraları gururla gösteren bir asker.
Hayattan keyif alan, gezmeyi, seyahati seven birisi. Gökyüzüne olduğu gibi denize de acayip bir düşkünlüğü var.
Zaten takım arkadaşlarının tek tesellisi bu elim olayın hayatta en sevdiği yerde, denizde başına gelmiş olması.
Sömbeki Adası açıklarındaki o fırtınalı gecede bir şeylerin ters gittiğini anlamış.
Arkadaşlarına “Reflüm tuttu benim galiba” demiş, o harala gürelede bunun bir kalp krizi olabileceğini kendine hiç kondurmadan.
Belki yarışı ve ekibi boş verse, neyin ters gittiğine zamanında baktırsa bugün aramızda olacaktı.
Çok etkilendim hikâyesinden.
Deniz seviyesi olan 0 metre ile uçakların çıktığı 10 bin metre arasında inip çıkan, “dalgalanan” bir hayat...
Yatçılık Federasyonu yetkilileri en güzelini düşünecektir elbette ama belki bir kupaya falan ismi verilebilir Mustafa Erol’un anısını yaşatmak için.
Güle güle kaptan, güle güle kaptan pilot.

Haberin Devamı

Icardi’nin poz verdiği yer

Haberin Devamı

Güle güle Mustafa Kaptan

Galatasaray, transfer işlemleri tamamlanıp Türkiye’ye gelen Icardi’nin şahane İstanbul manzarası eşliğinde videosunu paylaştı.
Icardi, Boğaz ve Tarihi Yarımada’ya karşı meşhur kulak arkası pozunu falan veriyor... Binlerce yorum aldı kulübün resmi hesabından yapılan bu paylaşımlar.
Peki o muhteşem görüntülerin çekildiği yer neresi mi?
Taksim Meydanı’nda, The Marmara Oteli’nin 21’inci teras katına yeni açılan bir bar: Upper-İst. Otelin tepesinden 360 derece şehri görüyor, bugüne kadar gördüğüm en iyi İstanbul manzaralarından biri.
Icardi’nin ekibi, bu mutlu haberi İstanbul’la özdeş bir fonda paylaşmak istemiş ve bunun için Upper-İst’i tercih etmişler.
Çekim için mekân sabahın köründe açılmış Icardi’ye. Sonuç da ortada...

Haberin Devamı

El bana, ben sana deli

Zeynep Bastık hayranı olduğu Sienna Miller’la havaalanında karşılaşınca ne yapacağını şaşırdı, bir video çekti:
“Arkadaşlar Sienna Miller’la neredeyse yan yana oturuyoruz. Ve ben böyle konularda tam bir kafasız olduğum için gidip fotoğraf falan da çektirmeye utanıyorum.
Bayılıyorum, hastasıyım yani...”
Her gün belki yüzlerce hayranıyla binlerce kare fotoğraf çektiren bir ünlünün başka bir ünlü karşısında böyle titrekleşmesi komik tabii.
“Ya bak nasılmış?” diyesi geliyor insanın.
Hatırlarsınız, bir hayranı AVM’de kendisiyle fotoğraf çektirmek istemiş, Zeynep Bastık tersleyince de derdini anlatan bir paylaşım yapmıştı kadıncağız.
Ben orada Zeynep’e kızmamıştım; herkes her an her şey için müsait olmayabilir. Kafası bozuktur, acelesi vardır, makyajı uygun değildir vs...
Ama etme bulma dünyası işte.

Haberin Devamı

Aşure mi? Aman diyeyim...

Güle güle Mustafa Kaptan

Yayın yönetmenimiz Ahmet Hakan, Ramazanda sivri kalemini güllaca batırmış, “Kral çıplak. Güllaç hiç güzel değil. Ramazanda güllaç geleneği sona ermeli. Sevmiyorum. Sevemiyorum” diye yazmıştı.
Bunun üzerine güllacımızı savunan bir karşı yazı yazmıştım. Ahmet Hakan da sonraki bir görüşmemizde Türkiye’de bu kadar büyük bir güllaç lobisi olduğuna şaşırdığını söylemişti.
Ramazan geçti bitti. Şimdi muharrem ayındayız.
Ahmet Hakan’ı uyarayım, sakın ola ki aşureye de sataşmasın.
Çünkü Türkiye’deki aşure lobisi güllaçtan bile büyüktür.
Sadece yiyeni değil; yapanı, yaptığıyla övüneni de çoktur.
Aman diyeyim...

Yazarın Tüm Yazıları