GeriRauf TAMER ‘Talip ve öneri...’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Talip ve öneri...’

Kendi anlatıyor.

İmamoğlu, hiçbir makama talip olmamış, hep ona makam önermişler.

İşte mesela İlçe Başkanlığı, İlçe Belediye Başkanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı gibi... Ona hep bu tür önerilerle gelmişler.

Eh, ne yapsın?

O da ısrarlara dayanamayıp hep kabul etmiş...

Herhalde öyle ki, şu anda İBB Başkanı olarak 16 milyon kişiyle her sabah kucaklaşmaktadır.

***

Peki ama bu sefer Cumhurbaşkanlığı söz konusu.

Hayır...

- Talip olmam diyor.

Öylesine yüksek bir makama bile... Talip olmam diyor. Bravo.

Fakat üzülmeyin.

Meclis’te 20 milletvekili İmamoğlu’nu isteriz diye öneri getirirse, ya da 100 bin vatandaş notere gidip İmamoğlu’nun adaylığı için imza verirse, İmamoğlu direnebilir mi? Hayır... Benim bildiğim Halkçı İmamoğlu halkını kırmayacakve yine görevi kabul edecektir.

***

Uzatmayalım.

İmamoğlu, şu mesajı vermek istemiştir:

“Cumhurbaşkanlğı için kendiliğimden ortalaraçıkıp gelin güvey olmamama öneri gelirse varım.”

Yahu Başkan, başka türlüsü zaten mümkün mü? Hayır.

Öyleyse ben kime mesaj vermiş oldun? Bir ihtimal, Kemal Bey’e mi?

İyi ama boşuna konuştun.

Kelin merhemi olsa önce ne yapar, bilirsin.

Bence bu üslubu değiştir.

X

Saadet’e dair

Olay çok basit.

Siyasetle hiç ilgisi olmayan vatandaşlar bile şu soruyu pekâlâ sorabilirler:

- Saadet Partisi’nin Millet İttifakı’nda ne işi var?

Öyle ya...

Saadet, Erbakan’dan yadigâr olduğuna göre, 28 Şubat Tayfası’yla ne işi var?

***

Kaldı ki Demokrat Parti için de aynı soruyu sorabilirler:

- Orada ne işi var?

Öyle ya.

Yazının Devamını Oku

İki yıldız 

CHP için HDP ne kadar önemliyse... 

AK Parti için SP de o kadar önemli. 

*

Yaz mı geldi? 

Ege’de Akdeniz’de durum nedir bilmem ama İstanbul’da felaket bir Haziran yaşamaktayız... Tatsız bir yağmur... Ve soğuk geceler. 

Mayıs zaten sobalı ve kaloriferli geçti. 

Nisan desen tamamen 
çakma bir Nisan’dı.  

Siz hâlâ 

Yazının Devamını Oku

Zirveden kalan

Fotoğrafı gördünüz mü?

Bizim Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı’nın elini öpmek için bir hamlede bulunmuş... Muş... Fotoğrafın dondurulmuş anlık görüntüsü böyle.

Yani, hile...

Öf... Büyük gazetecilik.

Batının siyasetçileri nasıl utanmazsa, gazetecileri de utanmaz.

NATO Zirvesi’nden bula bula verdikleri flaş haber bu... Kariyerleriyle gayet orantılı.

***

Zirvenin ciddi tarafına gelince...

Yazının Devamını Oku

Beklenen zat

Adaylığın söylentisi bile yaradı Kemal Bey’e.

Girip çıktığı her yerde insanlar tempoyla bağırıyor:

- Başbakan Ke-mal...

Yahu Başbakan değil Cumhurbaşkanı Kemal.

Hayır...

- Israrla Başbakan Kemal.

***

Demek ki Parlamenter Sistem’in Kemali o...

Gerçi o sistemde girdiği her seçimi kaybetmiştir, başkanlığı dürbünün tersiyle bile görmemiştir ama demek ki seçmen şimdi nâdim olmuştur. Onu başbakan yapmaya nihayet karar vermifltir.

Yazının Devamını Oku

Yine zirve, yine...

Kaçıncıdır...

Bu da geldi, - yine - geçiyor işte.

Yapılacak açıklamalardan- yine - öğreneceğiniz o şaşmaz bilgiyi, ben şimdiden size özetleyeyim:

- Faydalı bir görüşme olmuştur. İki ülkenin dost ve müttefikliği tekrar teyit edilmiştir.

İflte o kadar.

***

Bu zirve, Joe Biden için iyi bir spor...

Hem de hoşça vakit.

Ne olacak ki?

Yazının Devamını Oku

Zirve... ama

Ne konuşacaklar ki?

Konuşacak ne kaldı?

Eğer Joe Biden, S-400’lerden hâlâ söz edecek olursa ne söyleyecek?

- Hangara kaldırın bunları sıfırlayın.

Bunu diyecekse, egemen bir milletin onuru hakkında hiçbir şey bilmiyor demektir ki bulunduğu makama yazık.

***

Eğer diyecekse ki:

- YPG, PYD, Suriye, Doğu Akdeniz, Libya, Ege, Yunanistan, Azerbaycan, zart zurt... Vallaha “Öğren de gel” diye avazım çıktığı kadar bağırasım gelir.

***

Yazının Devamını Oku

Ne sözlük ama

Siyasette eskidi o kelimeler:

- Alçak, ahlaksız, şerefsiz.

Bunlar demode oldu.

Zaten etkisi de kalmadı, yahu cancağazım, şimdi küfür etmek lazım. Ana avrat dümdüz gideceksin ki kültürlü biri olduğunuz anlaşılsın.

*

İsmet Paşalar, Demireller, Özallar, Ecevitler yaşasaydı, bugünkü siyaset lügatına şaşar kalırlardı.

İsmet Paşa’nın en ağır lafı:

- Hadi canım sen de idi.

Demirel’in en ağır lafı:

Yazının Devamını Oku

Tuhaf bir şey 

“Başka çaresi kalmamış.” 

“Seçim seçim” diye feryat ediyor Kılıçdaroğlu. 

Vallaha seçim isteyen çok siyasetçi gördüm, çok lider gördüm ama yalvararak seçim isteyenini ilk defa görüyorum. 

“Başka çarem kalmadı” ne demek? 

Üstünde hangi görev var ki, seçim son kozu olsun? 

*** 

Bağırıyor Kemal Bey: 

- Ey anneler babalar. Seçim, seçim, seçim. 

- Yahu ne oluyor kendine gel. 

Yazının Devamını Oku

Avantaj

Kılıçdaroğlu enteresan bir tip.

- 10 yaş daha alsa, İsmet Paşa’ya benzeyecek.

- 20 santim daha uzun olsa Erdal İnönü’ye benzeyecek.

- Zaten kasket taksa aynı Ecevit’e benziyor.

Bunca avantaja bir de Gandi Kemal’i ekleyin...

E nasıl oluyor da hâlâ yüzde 25’e çakılıp kalıyor? 

Dil yâresi

İlk defa duyuyorum.

Ne güzel laftır:

Yazının Devamını Oku

Esas faktör

Anketlere bakıyorum.

Erdoğan karşısında en az oy alacak aday, Kılıçdaroğlu gözüküyor.

Halbuki öyle bir aday lazım ki, Erdoğan karşısında en fazla oy alan CHP’li olmalı o...

Olmalı ki CHP Genel Başkanlığı’nı hak etmeli.

Rekor şimdilik Muharrem İnce’de.

***

Gerçi cumhurbaşkanlığı seçimini “Erdoğan’ın karşısında kim daha fazla oy alacak” türü bir yarışa dönüştürmek çok tuhaf olur, çünkü bu bir yarış değil, bir seçimdir ama CHP Genel Başkanlığı’nın akıbetini düşünmemek hiç mümkün mü?

Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığına aday olur da kaybederse, CHP Genel Başkanlığı’na da elveda.

- E kazanırsa?

Yazının Devamını Oku

Yeni yelpaze

Merkez Sağ’ı Demirel şöyle özetlerdi:

- Ezan susmaz, Bayrak inmez.

Özal da “ilerici sağ” kavramına sarıldıydı. Eski 4 eğilimden çıkardığı hedef iki kelimeyle özetlenebilir:

- Sosyal sağ.

Merkez Sağ’ın bugünkü kozu ise yerli ve milli kavramlar üzerine kurulmuştur.

Öyle ki, “sağ” kelimesini hiç telaffuz etmeden oluşmuş bir sağ blok var.

***

Merkez Sol’da ise; Merkez Sol’dan kalma hiçbir iz yok.

Orada, tek hedef olarak

Yazının Devamını Oku

Mesela...

Resmi dil Türkçe’dir.

- Arapça olsun, Kürtçe olsun diyen var mı?

......

Bayrak, ay yıldızlı bayraktır.

- Pembe bayrak olsun diyen var mı?

Başşehir Ankara’dır.

- İstanbul olsun diyen var mı? Kim var? İmamoğlu mu?

*

“Bu maddelere dokunamazsınız”

Yazının Devamını Oku

Müzisyenler

Onlar korunma - kollanma falan değil, mesleklerine dönmek istiyorlar.

Onlar destek falan değil, yüce bir aşkla bağlandıkları müziğe dönmek istiyorlar... Hayata, sevgiye, hakka, hukuka ve helal ekmeğin piştiği fırına dönmek istiyorlar.

Müzisyenler, ince ruhlu insanlardır, onlara bahşiş veya harçlık vermek kimin haddi?

Devlet, önce bunu bilmeli ve müzisyene öyle yaklaşmalıdır.

Hayal ve Gerçek

128 milyar dolar tartışması halkı hiç enterese etmedi...

Ama 10 bin dolar maaş denince “Kim bu adam, ne parası bu” diye herkes dikildi.

Niye?

Yazının Devamını Oku

Yamalı bohça

6 parti mi, 7 mi, 8 mi, kaç parti ise işte... İsrail’deki yeni koalisyon böyle.

Neyi hatırlattı?

Bizimkileri.

Millet İttifakı, seçimi kazanırsa, koalisyona dönüşecek.

Kaç parti?

Yanlış saymadıysam - şimdilik - 7 parti.

***

Olsun.

İyi gidiyorlar.

Yazının Devamını Oku

Erken seçimciler 

- Nisanda seçim var. 

- Yok, nisanda değil, 
haziranda var... Yok yok, temmuzda. 

- Hayır, sonbaharda seçim var.  

- Hayır, öbür baharda. 

.............. 

Ve hiçbirinde seçim yok. 

Bilemediler. 

Seçim olmadı.... Olmuyor. 

Yazının Devamını Oku

İçimdeki kurt

Bilmem hatırlar mısınız?

20 - 25 yıl önce... On binlerce Türk’ten kan alınmış ve dışarıda - hâlâ - bilmediğimiz bir yerlere gönderilmişti.

............

Neyimizi inceledi yabancılar?

Asil Türk Kanı’nı mı?

Nesini?

- Yurtseverliğin menşeini mi?  Güzel gönüllü insanların karakterindeki tılsımı mı? Yoksa, aldatılmaya hazır saf ve temiz tarafımızın ortak paydasını mı?

***

Bir de var ki, “Türk Irkı’nı zehirleyecek olan” kimyasal arayış içine girmiş de olabilirler.

Yazının Devamını Oku

Evet ama haydi

Adalet arıyorum.

Nerede arıyorsun?

Kimin için arıyorsun?

Sadece sevdiklerin için...

Halbuki nefret ettiklerin için de adalet aramalısın.

Ey Kılıçdaroğlu.

Sadece Osman Kavala’nın hakkını hukukunu aramakla kalma. En azından kendi partin içinde tasfiye edilen Atatürkçülerin de hakkını aramalıydın.

***

Esasen adalet sadece mahkeme koridorlarında, mahkeme salonlarında aranmaz.

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları