Ne yapacağız peki

Biliyorum ilk sahneye çıkanı, ilk eğleneni, ilk güleni taşlayacağız.

Haberin Devamı

Peki ne yapmak lazım söylesenize?

Madem illa atacağız o taşı.

İlk taşı en masum olanınız atsın o zaman, olur mu?

Kaç bin kişi...

Onların ailesi, bakmakla yükümlü oldukları kişiler...

Bunları görmezden mi geleceğiz?

Avukat ofisine gidiyor...

Restoranlar hizmet veriyor...

Bankalar çalışıyor...

Single’lar çıkıyor...

Otobüsler işliyor...

Aynı şekilde sahneye çıkanlar ve eğlence mekânları da işlerini yapmak zorunda.

O yüzden...

* Katiyen olmaz...

* Yapılmaz...

* Şarkı söylenmez...

* Müzik dinlenmez...

* Dans edilmez...

Demeyelim.

Bırakınız millet işini yapsın.

Ben içi sızlamayan tek bir insan olduğunu düşünmüyorum bu süreçte.

Ama o iç sızlamasıyla yaşanmayacağını, hayatın böyle sürdürülemeyeceğini iyi biliyorum.

Story delileri

Mesela depremzedenin yanına giderek “Gel bir fotoğraf çekelim” diyenleri eleştirin.

Haberin Devamı

Sıcacık evinde oturup ahkam kesenleri de...

Eline bir poşet alıp yardım edecekken 80 tane fotoğraf paylaşanları...

Sokakta kedi köpek görünce tahammül edemeyen ama “Depremde kaybettiğimiz kedi ve köpeklerimize çok üzülüyorum” diye duyar kasanları...

Önce bunları bir eleştirin, hakkını verin o eleştirinin, sonra bakarız diğerlerine.

Biraz da ‘edep’ lazım

Engellemeye, kapatmaya, yasaklara karşıyım. Karşı olalım zaten.

Ama öyle anlar geliyor ki, öyle insanların canını yakıyorlar ki...

Bazen de “iyi ki” demeden duramıyorum.

Ekşi Sözlük’ü takip edenlerden biriyim, çok da faydalanırım yalan yok. Erişim engeli getirilmiş siteye.

Ama kardeşim!

Sizler kendinizden olmayanı eleştirerek, haydi eleştirmeyi geçtim hakaret ederek, onların kişiliklerine saldırarak, hatta hedef göstererek sürdüremezsiniz bu mecrayı...

Bir kontrol olması gerekmiyor mu?

Bir edep, adap şart değil mi?

Yaz biriyle ilgili başlık, altına da doldur hakaretleri...

Bu kadar basit mi?

Hakkında yazdığınız o insanları hiç düşünmüyorsunuz.

Aileleri hiç umurunuzda değil.

İş hayatı etkilenir mi, çalışamaz hale gelir mi, hiç sizlik mevzular değil.

E kusura bakmayın, bu kadarı da çok ayıp.

İçinizdeki çürük elmaları, kötü zihinleri, klavye delikanlılarını temizleme vakti geldi sizin için.

Haberin Devamı

Samimiyetinize 10 puan

Türkiye’nin tek yürek olduğu o yardım gecesinde, Yeni Çamoluk Otomotiv herkesin yüzünü güldürdü.

50 bin lira bağış yapacakken kafası eski paraya gitti ve yanlışlıkla “50 milyar” dedi dükkan sahibi Hamit Duras.

Sonrasında başladı Çamoluk geyikleri.

Dünyayı yöneten 5 aile arasına girdiler.

Amazon ve Google gibi dev şirketlerle yarışa sokuldular.

Hatta Hamit Duras’ın fotoğrafı Bill Gates ile yan yana bile basıldı.

Tebessümümüzü ettik, esprimizi yaptık...

Ama fazlası hem onların hem de bizlerin canını sıkıyor. Hamit Bey’in belki de kendini zorlayarak yaptığı o yardım öyle kıymetli ki...

Ve samimiyetine öyle inanıyorum ki... Bu dalga işi fazla oluyor artık.

Evet, yapıldı ufak bir hata...

Ama tamam...

Haberin Devamı

İşi başka boyutlara taşımak yerine “İyi ki varsınız Çamoluk Otomotiv” demek daha anlamlı olacaktır artık.

Ne yapacağız peki

İyi insanlar

Samimi yardımlar ile göstermelik yardımları ayırt edebiliyoruz artık.

Ben canla başla uğraşan çok insan, ünlü gördüm. Aklıma geldikçe sırayla yazacağım hepsini.

Mesela yıllardan beri tanıdığım, yazar Muhammed Serkan Gül onlardan biri.

Kahramanmaraşlı olan Gül, depremin ilk anından sonra başladı çalışmaya.

Bilmiyorum kaç TIR gönderdi, bilmiyorum kaç kişiye dokundu, bilmiyorum kaç kişiyi seferber etti...

Bizim kendi çabalarımızla yaptığımız yardıma dahi destek olmak için kaç kez aradı.

Oldu da.

Haberi dahi yok kendisini yazacağımdan.

Ama böyle güzel insanları yazmayacaksak biz niye varız o zaman?

 

Yazarın Tüm Yazıları