İfşa furyası

Kerem Tunçeri, Can Yaman, Kubilay Aka, İzzet Yıldızhan, son olarak da Cem Özer...

Bu isimler son dönemde sosyal medyadaki uygunsuz mesajlarıyla gündeme geldi.
Cem Özer’in mesajlaştığı kişiye fotoğraflarını da yolladığı ortaya çıktı. Birini mesajla rahatsız etmek suçtur.
Birine taciz boyutuna ulaşan mesajlar göndermek ahlaka aykırıdır.
Ama unutmayalım ki ‘ifşa’ da bir suçtur.
Bu ifşa olaylarında sanki bir şeyler gözden kaçıyormuş gibi gelmiyor mu size de?
Adı üstünde mesajlaşma.
Karşılıklı yani.
Mesaj atan kadar mesaj atılan kişinin de yazdıkları ortada.
Üstelik bazılarında hiç de rahatsızlık duyuluyormuş gibi bir hâl tavır yok...
Ama sonra ne oluyorsa, bir anda bu ünlü isimler ifşa ediliyor.
Aralarında mesaj attığı kişiye rahatsızlık veren yok demiyorum, muhakkak vardır.
Ama tek taraflı bakmayalım bu olaylara.
Mesajları ifşa edenlerin çoğu, bir şöhret olma hırsı, gündemde kalma heyecanı içinde sanki.
Son birkaç örneği incele-diğimizde günlerce süren mesajlaş-malar görü-yoruz.
Hatta gülen suratlar, kalp emoji’leri havada uçuşuyor.
Madem rahatsızlık duyan bir taraf var, bu mesajlaşmaların kesilmesi gerekmez mi?
Doğru olan, cevap verilmemesi, hiçbir şey yazılmaması değil mi?
Hatta rahatsız edeni tek tuşla engellemek en kolay yol olmaz mı?
“Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek” diye bir suç var.
Hani pek ciddiye almadığımız...
İki kişi arasındaki özel konuşmaları ifşa etmek suç.
İki kişi arasındaki konuşmaları basın yoluyla ifşa etmek daha fazla cezayı gerektirecek bir suç.
Rahatsız edeni, taciz boyutunda mesajlar atanları hemen dava edelim, bu en doğal hakkımız.
Ama bunu yaparken bu mesajların yayılmasına neden olursak, haklıyken haksız duruma düşebiliriz.

İfşa furyası

Bıkmadan yazacağım!

Bir hafta sonu klasiği oldu, ne acı.
Pazartesi sabahlarına şoke edici görüntülerle uyanıyoruz hep.
Ne kötü.
Kurallara uyan bizim tayfadan sanki her hafta birileri eksiliyormuş ve karşı tarafa geçiyormuş gibi geliyor.
Ne düşündürücü.
Evlerde parti yapanlar bu hafta biraz akıllandılar.
Parti yapıyorlarsa bile sosyal medyadan görüntülerini paylaşmıyorlar.
Ama bazı mekanlardan gelen görüntüleri izleyince, bunlar herhalde başka bir gezegende yaşıyor, onların dünyasına korona falan uğramamış diyorsunuz.
Bebek’teki bir mekanda, adı Bebek Lokal olan mekanda bir sorumsuzluk örneği daha yaşandı. Mekan öyle doldu ki cumartesi akşamı...
Kalabalık dip dibe gece geç saatlere kadar eğlendi.
Müziğin sesi kısılmadı...
Kapılar erken kapanmadı...
İfşa furyası

Kuralların üzerine basılıp geçildi.
Sonra öğrendim, bu işletmeden herkes rahatsızmış.
Defalarca mühürleniyor...
Defalarca uyarı alıyor...
Ama nedense bunu pek umursamıyorlarmış.
Turizm ruhsatlı mekan için Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yazı yazdı.
Kısa süre içinde bakanlıktan bir yaptırım gelmesi bekleniyor.
Bu arada mekanın pazar akşamı yaptığı paylaşımlara bir göz gezdirdim. Hani belki bir özür mesajı görürüm diye. Dalga geçercesine, “İşte size sosyal mesafe, bakın kurallara uyuyoruz” diye boş masaları çekip paylaşmışlar.
Yahu kimi kandırıyorsunuz?
Bitti mi...
Hayır.
Diğer skandal Cihangir’de yaşandı.
Bir mekanda dansöz eşliğinde dans edenler, sosyal medya hesaplarından “Korona, bak dalgana kardeşim” yazılı görüntüleri paylaştı.
Bir tarafta kurallara uymaya hazır olan ama mekanlarını açamayan kulüp işletmecileri...
Bir tarafta gece gezip eğlenmeyi seven ama bilinçli olup evinde oturan kesim... Diğer tarafta bu sorumsuz işletmeler ve oraya giden müşteriler.

Çıraklığını yapmadığın işin ustalığını yapmayacaksın

Nusret pandemi döneminden beri arada sırada Dr. Mehmet Öz’ü Instagram’dan canlı yayına alıyor ve sohbet ediyor.
Gazetecilik yapmaya çalışan Nusret, gündemdeki soruları Dr. Öz’e soruyor. Son olarak ‘asemptomatik’ hastalarla ilgili bir soru sormaya çalıştı Mehmet Öz’e. Soramadı.
Bir türlü dili dönmedi.
‘Asemptomatik’ diyemedi Nusret. Güldük eğlendik...
Şimdi Nusret’in yapması gereken; günde 10 dakika ‘asemptomatik’ diye pratik yapmak. Bu işi 1 haftaya kalmaz çözer. Hatta çözmekle kalmaz...
‘Kapiçinoooooo’ akımından sonra...
Kahvesinden bir yudum alıp ‘Asemptomatikkkkkkk’ deme akımını da başlatır. 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Bugün ne yapsak

Evden çıkmadan fit bacaklara sahip olmak mümkün. Bacak eritme egzersizleri konulu videolar gününüze renk katacak.

Alın çayınızı kahvenizi en yakın parka gidip oturun. Temiz havayı içinize çekin bugün.

Neşet Ertaş ustanın eski kayıtları albüm oldu. “Bozkırın Tezenesi” albümünü halen dinlemediyseniz Hemen! Hemen! Hemen!

Ekşi mayalı domatesli kekikli ekmekle tost yaptınız mı? Yapmadıysanız bugün dener misiniz? B-A-Y-I-L-A-C-A-K-S-I-N-I-Z!

Bir uzman önerisi: Kabuk tarçın ve karanfilli ılık elma kompostosu... Sabah ve öğlen için, sağlıklı bir alternatif.

Yazının Devamını Oku

Bugün ne yapsak

Astrologlar bu hafta sık sık hayaller dünyasına dalacağımızı söylüyor. Dikkat edelim...

Barış Manço’dan – Çıt Çıt Twist şarkısını açıp haftaya hoplaya zıplaya başlasak mı?

Bugün hiç koronadan bahsetmeyelim. Zor olacak ama deneyelim.

Dondurma tutkunlarına ‘MUA’ adlı dondurmacıyı öneriyorum. Günlük el yapımı İtalyan dondurmasının tadı bir başka.

Evde uzun zamandır tamir bekleyen eşyanız varsa haydi iş başına!

Yazının Devamını Oku

Otellerin büyük oyunu

Restoran ve kafeler kapandı. Üstelik ne zaman açılacağı da belli değil. Görünen o ki, 2021’in ilk günlerine kadar bu sistem böyle devam edecek.



Ama bir şey gözden kaçmış gibi sanki.
Dükkanlarını kapatan işletmecileri isyan ettiren bir adaletsizlik var sanki. O da otellerdeki restoran ve kafelerin açık olması.
Otel içindeki bu tip işletmelerin dışarıdan müşteri alması yasak, ancak iş sıkı tutulmazsa olacakları sayıyorum:
◊ Bazı otellerin içindeki mekanlar, dışarıdan müşteri alıp onlara oda kartlarından verecekler ve otel müşterisiymiş gibi gösterecekler.
◊ “Saat sınırımız yok, istediğiniz kadar oturun” diyerek müşteri çekip sistemdeki boşluktan yararlanacaklar.

Yazının Devamını Oku

Uzak durun

Bazı tipler var...

Yaptıkları her şey mübahtır onlara göre...
“Yanlış” diye bir şey olmaz kitaplarında...
Kanatsız melektir kendileri...
Ama görmesinler bir başkasının ufak bir hatasını, anında başlarlar atıp tutmaya.
Yargı dağıtırlar.
¡¡¡
En ahlaklı kendisidir böylesinin...

Yazının Devamını Oku

Bugün ne yapsak

Güne Anjelika Akbar bırakalım mı? Besteci ve piyanist Akbar’ın yeni albümü “Candan İçeri” tüm dijital platformlarda.

Bugün ve hafta sonumuzun bir kısmını evde egzersize ayıralım. Dünya çapında 6 milyon abonesi olan YouTube kanalı ‘Popsugar Fitness’ ile evde egzersiz yapabilirsiniz.

¡¡¡

Bu akşam TRT 2’de “Bitmeyen Yürüyüş” adlı Japon yapımı bir film var. Kaliteli bir cuma akşamı geçirmenizi sağlayabilir.

¡¡¡

İBB Şehir Tiyatroları perdelerini kapattı. Oyunlar artık online devam edecek.

¡¡¡

Mutluluğu ıskalamış insanlar bizlere mutsuzluklarını empoze etmeye çalışıyor. 3 günlük bir uzak durma, yeni haftaya başlarken enerjimizi yükseltir.

¡¡¡

Yazının Devamını Oku

Bugün ne yapsak

Bulutlu güne Leonard Cohen’in “Famous Blue Raincoat” şarkısıyla başlayalım mı?

Meteoroloji uzmanları hafta sonu Uludağ ve Kartepe’de kar yağışı ihtimalini konuşuyor. Sokağa çıkmanın serbest olduğu saatlerde iyi bir alternatif olabilir...
* * *
‘Podcastyeditepe’ Türk kültüründe aile ve yemek konusunu uzmanlarla tartışıyor. Bilgilendirici olabilir.


Gümüşsuyu’ndaki ‘Gezi İstanbul’ adlı kafede keyif yapmak için son 2 gün.
Kendi yaptıkları enfes çikolatalardan deneyip bir kahveyle AKM inşaatındaki büyük ilerlemeyi izleyebilirsiniz. (Cuma gününden sonra paket servise devam edecekler.)

Yazının Devamını Oku

Sorumluları ifşa edelim

Yarın bazı özgürlüklerimize ara vermek zorunda kalacağız. Üstelik ne zamana kadar bilmiyoruz.



Peki kim bunun sorumluları...
◊ Şevval Şahin...
◊ Caner Karaloğlu...
◊ Aslan Gülman...
◊ Öykü Çelik...

Yazının Devamını Oku

Bugün ne yapsak

Güne cevizle başlayalım. Bir avuç içi kadar yeter.

* * *
İstanbul Boğazı’nın yanı başında yoga dersi alma fırsatımız var. Sait Halim Paşa Yalısı’ndaki yoga dersleri için biletler, biletix’te.
* * *
Mutfak Sanatları Akademisi’nde, kek yapımından taco’ya, börekten et pişirme tekniklerine kadar geniş bir ders programı var. Birine bugün kayıt yaptırın.
* * *
Hadi bugün sebze ve meyve ağırlıklı beslenelim. “Hayır asla olmaz” demeyin. Lütfen deneyin.
* * *

Yazının Devamını Oku

Bugün ne yapsak

İstanbul, Ankara ve İzmir’de yazdan kalma bir hava var bugün. Güneş çok cömert davranıyor. Haydi maskemizi takarak hafif bir yürüyüş yapalım.

Astrologlar uyarıyor. Venüs ve Jüpiter’in etkisiyle tembellik dolu birkaç gün bizi bekliyormuş. “Eyyy Venüs, eyyy Jüpiter sen mi büyüksün ben mi” deme vakti.

* * * 

Gardırop detoksu yapalım. Açın dolabı, giymediğiniz kıyafetlere bir bakın. Çıkarıp ihtiyacı olanlara verin. Dolabınız ve içiniz eş zamanlı ferahlayacak.

* * * 

Yazının Devamını Oku

Güzel söyler Deniz Seki

Ahmet Kaya şarkılarını söylemek kolay iş değil. Dinleyenin yüreğini titretmek lazım, herkesin harcı değil.

Çok kişinin sırf Ahmet Kaya şarkısı söylemeyi denediği için kariyeri başlamadan bitti, şaka değil...
AMA...
Deniz Seki söyler.
Hem de çok iyi söyler.
“İbo Show”da Ahmet Kaya’nın “Nereden Bileceksiniz” şarkısını söyledi Deniz Seki.
“Detone oldu” dendi.
“Bu şarkıyı sen söyleyemezsin” dendi.

Yazının Devamını Oku

Bugün ne yapsak

Bir bardak su ve bir bardak kefirle güne başlayın. Şahane bir başlangıç olur.

Bugün caz günü olsun. İlhan Erşahin’in yeni albümüne kulak verin.

Sürekli kendini anlatanlardan, sürekli kendinden söz edenlerden bir günlük uzak duralım mı? Hadi bugünlük bir deneyelim.

İş çıkışı İstiklal’in ara sokaklarında Londra’nın ara sokaklarında kaybolur gibi kaybolmaya ne dersiniz? Üstelik sendrom falan da kalmaz.

Tam tiyatroluk bir hava...

Yazının Devamını Oku

Kraliçe’nin maskesi

Ülkesindeki bir törene katılan İngiltere kraliçesi Elizabeth ilk kez maske ile görüntülendi.

İşin ülkemizi ilgilendiren tarafı ise, o maskenin Türk bir girişimci tarafından üretildiği iddiası oldu.
Tarhan Telli başarılı bir motosiklet üreticisi olarak tanınıyor.
Pandemi döneminde maske işine girdi.
Kraliçe Elizabeth’in katıldığı törende taktığı maskeyi gören Telli, “Motosikletimize bindiremedik ama maskemizi taktırdık” diye bir açıklama yaptı.

Ancak ortada bir kanıt yok.
Tarhan Telli “ben kendi maskemi tanırım” diyor.

Yazının Devamını Oku

Şiddet akşamının detayları

Tarih, 4 Mayıs.

Polisler gelen telefon üzerine Sermiyan Midyat ile Sevcan Yaşar’ın beraber yaşadıkları eve gidiyor.
Ortalık dağılmış.
Yaşanan arbede ortada.
Olayın herkesin bildiği kısımlarını atlıyorum.
Evden çıkmayı başaran Sevcan Yaşar, polis refakatinde eve geri dönüyor ve köpeğini almak istediğini söylüyor.
Kapıyı açan Sermiyan Midyat, “Buyrun köpeğiniz hanımefendi... Başka, para ister misiniz ücretiniz bu mu” diyerek hakaret ediyor.

Yazının Devamını Oku

İlber Hoca’nın en zor sınavı

Zor adamdır İlber Ortaylı.




Onunla sohbet etmek, hele ki röportaj yapmak ciddi bir birikim ister.
Beğenmediği bir şey oldu mu anında bozar sizi.
Agresif sempatikliğiyle tanıdığımız İlber Ortaylı’nın bambaşka bir yüzünü göreceğiz artık. Tuhaf markasının yapımını üstlendiği “‘Bi’ Sorum Var” programının yüzü oldu ünlü tarihçi. YouTube’da yayınlanan programda, İlber Hoca çocuklarla bir araya geliyor ve onların merak ettikleri soruları yanıtlıyor.
İlk bölümde Ortaylı’nın karşısına oturan ufak bir kız, “Bana Atatürk’ü anlatır mısınız” dedi. İlber Hoca “Size okulda anlatmıyorlar mı” diye hafif bir sitem etse de başladı anlatmaya. 10 dakikalık ilk bölüm çok keyifliydi. Sonraki bölümlerde çocuklar, kim bilir İlber hocalarını hangi zor sorularla köşeye sıkıştıracak.

Hakaret mi eleştiri mi

Yazının Devamını Oku

Aldatmak isteyene semt mekan fark etmez

Oyuncu Hazar Ergüçlü ile yönetmen Onur Ünlü son dönemin popüler çiftlerinden.


İlişkilerine de uzun zamandır devam ediyorlar.
Allah bozmasın.
Bize ilişki hakkında söz söylemek düşmez.
Ama Hazar Ergüçlü’nün son açıklamasına söylenecek birkaç şey var.
Geçtiğimiz günlerde Cihangir’de bir kadınla yakınlaşan Onur Ünlü’nün o görüntüleri Hazar Ergüçlü’ye sorulmuş. Güzel oyuncu “Cihangir’in ortasında sanmıyorum ki beni aldatsın” demiş.
Bu işin;

Yazının Devamını Oku

‘Sadakatsiz’i neden çok sevdik?

Sadakatsiz dizisi son bölümüyle yine gündeme damga vurdu. Dizide Cansu Dere’nin canlandırdığı Asya, kendisini aldatan eşinden intikam almak için onun en yakın arkadaşıyla birlikte oldu.


Sosyal medya Asyacılar ve anti-Asyacılar diye ikiye bölündü. Seviyoruz böyle ‘çetrefilli’ olayları.
Asya haklı mı?
Ama Bahar bu duruma ne diyecek? Mert’in de suçu yok mu? E ama Volkan zaten bunu hak ediyordu...
Tartışmalar sosyal medyadan yemek masalarına kadar taştı.
“Sadakatsiz” dizisini bu kadar sevme nedenlerimizden biri “kabul etmekte zorlandığımız biz”i yansıtması olabilir mi?
Çevremizde benzer aldatma hikayelerine tanıklık ettiğimiz, belki de yaşadığımız için bu kadar çok sevmiş olabilir miyiz “Sadakatsiz”i?

Sadakatsizlik ile aldatmayı ayırabilir miyiz?

Yazının Devamını Oku

Cem Yılmaz’ın istekleri

Cem Yılmaz’ın magazin basınını beğenmediği ortada. Ünlü komedyen sık sık eleştiriyor camiayı. Bazen eleştirinin de ötesine geçiyor, tavırlarını ciddileştirip sözlerini sertleştiriyor.

Cem Yılmaz istiyor ki;
Magazin muhabirleri onu gittiği yerlerde rahat bıraksın, görüntülemesin...
Evinin önünde asla muhabirler beklemesin...
Bir aşkla gündeme gelecek olursa, konu bir-iki dedikodudan sonra hemen kapatılsın...
İzole bir hayat istiyor kısaca...
Ama olmaz.
Çünkü;

Yazının Devamını Oku

Yeni döneme dair

Artık restoran ve kafe gibi işletmeler saat 22.00’den sonra kapılarını kapatmak zorunda.

Şimdilik bu yasakların aralık ayının ortasına kadar devam etmesi planlanıyor.
Yani öyle 1-2 haftalık bir yasak değil bu.
Yeni normale geçtiğimiz ilk günlerde de 22.00’de mekanlar kapanıyor ama neredeyse her gün türlü aksilikler yaşanıyordu.
Neydi bu aksilikler:
◊ Siz kepenkleri kapatın, biz içeride sessizce oturmaya devam edelimciler...
◊ Mekan çalışanlarına zorluklar çıkaran, işletmecilerin ceza yemesine neden olan müşteriler...
◊ “Abi bir 5 dakika daha be” diyen tipler...

Yazının Devamını Oku

Korona hanutçuları

Kural çiğnemek için bir yol elbet buluyoruz.

Para kazanma hırsıyla hem kendimizin hem de çevremizdekilerin sağlığını hiçe sayıyoruz.
Üstelik bazılarımız bunu yaparken gizlenmeye gerek bile duymuyor.
Geçtiğimiz hafta çarşamba günüydü.
Saatler gece yarısını geçeli baya bir vakit olmuş, biz dört arkadaş evlere dağılmak üzere, Nevizade civarlarından Taksim Meydanı’na doğru yürüyorduk.
Maskelerimiz takılı birbirimizin ne dediğini zar zor anlarken önümüzü biri kesti...
‘Rock müzik var, pop var, arabesk var’ gibi cümleleri hızlıca söylemeye başladı.
Normal saatlerde Taksim Meydanı ve çevresinde görmeye alışık olduğumuz, yoldan geçenleri restoran ve barlara davet eden kişiler vardır.

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI