"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Dikiz aynalarının kurban edildiği bir aşk üçgeni

Korona günlerinin ağır endişeli havasını dağıtacak en iyi şey tabii ki bir doz magazin.


Mesela gündemde bir Ece Erken mevzusu var.
Ne olup bittiğini tam takip edememişim aslında (yazıklar bana!).
Her şeyi en başından okumak zorunda kaldım.
Neyse ki sadece 15 saniye sürdü.
Meğer olay çok tipik bir vakaymış:
Kahramanımız 15 yıllık evli ve iki çocuk babası bir erkek.
Yazılanlara göre yaklaşık 1 yıl önce Ece Erken’le aşk yaşamaya başlamış.
Adam, kendi ifadesine göre, bu ilişkiyi karısına söylemiş.
Sonra da boşanma davası açmış.
Bir süre sonra bu ilişki medyada yer alınca Ece Erken de durumu gizlememiş, “Evet, böyle bir durum var” demiş.
Sanırım olay bundan sonra şiddetlenmiş.
Ece Erken’in 10 gün önce ilişki yaşadığı adam ve eşinin arabalarına saldırdığı anların görüntüsü bir anda ortalığa saçılmış.
Ortalığa saçan kişi elbette adamın eşiymiş...

AMA SUÇ BENDE SEVER GİBİYİM...

Olaya hakim olduğuma göre yüksek analizlerime başlayabilirim:
◊ Öncelikle adama şu açıdan bravo:
“Biri suçlanacaksa suçlanması gereken benim. Pişman değilim, arkasındayım. Sonuçta bu bir gönül ilişkisi” diye açıklama yaptı televizyon ekranında.
Genelde böyle durumlarda erkekler ortadan toz olur, köşelerine çekilirler, olay bir kadın kavgasına dönüşür.
Bu kez tam tersi olmuş.
Bir Mustafa Sandal şarkısında olduğu gibi erkek tarafı çıkıp “Suç bende” demiş, diyebilmiş. Bu da bir şey.
◊ Ece Erken’in über hatası da şu tabii:
Televizyonda sürekli ahlak bekçiliği yapıp sonra da evli adamla ilişki yaşaması.
Yani o eski deyişle, “büyük konuşması”.
◊ Peki arabaların dikiz aynalarının suçu ne? Madem öfkelisin, lastikleri filan patlatsaydın be Ece Erken, hiç mi film seyretmedin?
◊ Bu arada hepimiz sevgilimizle kavga etmiş, öfkelenmişizdir. Kimi tabak fırlatır o kavgalarda kimi de kendini, yerden yere olmak suretiyle...
O yüzden kurban edilen dikiz aynalarını gayet masum buldum.
Olabilir yani. Çocukça öfkeler, ama güzel öfkeler bunlar.
◊ Adamın eşi... Valla ben olsam en çok şunu düşünür ve sinir olurdum:
“Gitmiş, bana benzeyen bir kadına âşık olmuş.”
O da sonuna kadar haklı öfkesinde. Saçsın tabii görüntüleri.
Gel gör ki eşinin “Gönül bu” açıklamasıyla şimdi öfkesi bin kat daha artmıştır.
En iyisi Sezen’in son şarkısını dinleyip uzaklara dalması:
“Giden gitmiştir zaten, kesemem kesemem yolunu.”

SONUÇ?

Böyle aşk üçgenlerinde sonuç olmaz. Öyle mutlu son da...
Hiç mi dizi izlemediniz Allah aşkına?
Mesela yılların dizisi “The Affair”.
Sonunda ne oldu gördük sezon sezon süren “The Affair”de:
Yazar adam karısını aldattı. Çok âşık oldu. Ailesi dağıldı.
Sonra âşık olduğu kadınla gitti evlendi ve onunla da mutsuz son...
Zincirleme hadiseler işte.
Olan kafaları koparılan dikiz aynalarına oluyor bir tek.

Nisandaki etkinlikler de iptal

Korona sadece bu ay içindeki etkinlikleri değil, nisan ayındakileri de etkiledi.
Nisanda yapılacak iki sanat etkinliği Mamut Art ve Step İstanbul iptal edildi.
Step İstanbul haziranda yapılacak.
Mamut Art’ın yeni tarihi ise henüz belli değil.
Anlaşılan o ki, tüm etkinlikler haziran başına kayacak ve yaz başında sıkıştırılmış bir etkinlik bombardımanı yaşayacağız İstanbul’da.

X