Karabağ’da ‘soykırım’ arayan Mel Gibsongiller Gazze’ye baksın

Azerbaycan’ın 19 Eylül’de Karabağ’da Ermeni teröristlere karşı yürüttüğü operasyon 24 saatte zaferle sonuçlanırken, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Ermeni lobisi başta ünlü ünsüz kişiler, Türkiye içinden ve kaçak PKK destekçileri Türkleri “soykırım” ile suçladılar.

Haberin Devamı

Özellikle 1915 olaylarını hatırlatıp Ermenilerin bir kez daha soykırıma uğradığı yalanına dünyaca ünlü sinema sanatçısı Mel Gibson bile ortak olarak şu video mesajını paylaştı:

Karabağ’da ‘soykırım’ arayan Mel Gibsongiller Gazze’ye baksın

“Tarih trajik bir şekilde tekerrür ediyor. Gelişmekte olan modern soykırıma tanık oluyoruz. Medya bu konuya sessiz kalıyor. Yüzyıllardır inançlarından dolayı zulme uğrayan Ermeni halkı bir kez daha etnik temizliğe maruz kalıyor. Pek çok Ermeni, Azerbaycan ve Türkiye’nin elinde tarif edilemez dehşetler yaşıyor: can kaybı, zorla yerinden edilme, açlık ve tecrit. Onlar, nesiller boyunca ev dedikleri toprakların derinliklerine uzanan kökleri olan aynı Ermenilerdir. Uluslararası toplumdan ve tüm ülkelerden Dağlık Karabağ’daki Ermeni nüfusa yardım eli uzatmak, onlara koruma önermek ve güvenli bir şekilde taşınmaları amacıyla insani koridorlar oluşturmak için acil adımlar atmayı rica ediyorum.”

Haberin Devamı

Oysa tüm dünya ve Birleşmiş Milletler dahil uluslararası kuruluşlar Azerbaycan’daki Türklerin, Karabağ’ı terk etmek isteyen Ermenilere bırakın zarar vermeyi, yardım ettiğini gördü.

‘HAYVANSI İNSANLAR’ HAKARETİ

Peki, tüm dünyanın gözü önünde soykırıma uğrayan Gazze’de sistematik olarak katledilen siviller için Ermeni ve Yahudi lobilerinin oyuncağı olmuş Amerikalı, Avrupalı sinemacılardan, sanatçılardan tek ses çıkıyor mu?

Elbette hayır.

Aksine, İsrail’in sivillere yönelik katliamını meşru müdafaa diye görürken İngiliz BBC’nin yazdığı gibi Filistinliler “ölüyor”, İsrailliler ise “Öldürülüyor” diyerek iki yüzlü tavrını bir kez daha gösteriyorlar.

“Batılılar Filistinlilere destek olmalılar” diye bu satırları yazmıyorum, sadece ikiyüzlülüklerini bir kez daha göstermek istiyorum.

Karabağ’da ‘soykırım’ arayan Mel Gibsongiller Gazze’ye baksın

Bunun için sadece İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın sözlerine, yaptıklarına ve İsrail güçlerinin Cumartesi’den beri yaptıklarına bakmak yeterli.

İsrail Savunma Bakanı Gallant, ilk gün “Hamas bu sabah büyük bir hata yaptı ve İsrail devletine karşı savaş başlattı. İsrail askerleri her noktada düşmana karşı savaşıyor” dedikten iki gün sonra şu sözleri etti: “Gazze Şeridi’nde tam bir kuşatma emri verdim. Elektrik yok, yiyecek yok, gaz yok, her şey kapalı. Hayvansı insanlarla savaşıyoruz ve buna göre hareket ediyoruz.”

Yıllardır karadan, denizden ve havadan ablukaya aldığı 2 milyon Filistinli’nin yaşadığı her yeri hedef alan İsrail Savunma Bakanı’nın sivil ya da Hamas’lı ayrımı yapmadan Gazze’de yaşamını sürdürenlerden “Hayvansı insanlar” diye söz etmesi sadece onun işlediği suçun boyutlarını gösteriyor.

Haberin Devamı

KURALSIZ KİRLİ SAVAŞ

Nitekim
Gazze’ye, Gazze’de elektriksiz, susuz, ilaçsız, yiyeceksiz hayatta kalmaya çalışanlara öyle bir saldırı yapıyor, öylesine büyük bir suç işliyor ki sonunda İsrailli askerlerin işledikleri suçlardan mesul olmayacaklarını şu sözlerle açıkladı; “Bütün savaş kurallarını kaldırdık. Askerlerimiz hiçbir şeyden mesul tutulmayacak. Askeri mahkemeler olmayacak.”

Savunma Bakanı Yoav Gallant, dün de tarihe geçecek bir açıklama yaptı: “Tüm kısıtlamaları kaldırdım. Bizimle savaşan herkesi ortadan kaldıracağız ve elimizdeki her türlü tedbiri kullanacağız. Bölgeyi kontrol altına aldık. Şimdi tam taarruza geçiyoruz.”

Filistin konusunda İsrail’in haksızlıklarını, hukuksuzluklarını saymakla bitmez.

Haberin Devamı

Bununla birlikte Hamas’ın İsrailli sivillere yönelik saldırısı da kabul edilemez.

Ancak buna karşı İsrail Devleti’nin yıllardır sürdürdüğü sistematik saldırıyı Gazze’de yaşayanlara karşı topyekun bir soykırıma çevirmesine ise herkes itiraz etmeli. Çünkü, savaşın hukuku, savaşmanın da kuralları var.

İSRAİL’İN YAPTIĞI ‘SOYKIRIM’ TANIMI

İsrail ise tüm bu hukuk ve kuralların dışına çıkmış durumda.

İsrail’in yaptıkları, Nazilerin İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudilere karşı soykırım uygulaması sonrası 9 Aralık 1948 tarihinde BM Genel Kurulu’nda kabul edilen, “Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi”ndeki tarife uyuyor artık.

Sözleşmenin ikinci maddesi, soykırım suçunu şöyle tarif ediyor:

2. Madde

Soykırım oluşturan eylemler

Haberin Devamı

Bu Sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden herhangi biri, soykırım suçunu oluşturur.

a) Gruba mensup olanların öldürülmesi;

b) Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi;

c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kardıracağı hesaplanarak, yaşam şartlarını kasten değiştirmek;

d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak;

e) Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek;”

Azerbaycan Karabağ’da soykırım arayanlar ya da bu yazdıklarıma itirazı olanlar varsa; şimdi bu sözleşmedeki soykırım kabul edilen suçlara tek tek baksın. İsrail’in Gazze’de yaşayan Filistinlilere yaptıklarıyla karşılaştırsın.

Haberin Devamı

Karabağ’da “soykırım” suçu arayanlar İsrail’in Gazze’de bu suçu işlediğini görecekler.

Yazarın Tüm Yazıları